GÜNDEM - 24 Nisan 2025 Perşembe 15:24

Prof. Dr. Altan’dan uyarı: "Yer altına değil, yer üstüne odaklanmalıyız"

A
A
A

İstanbul’da büyük korkuya neden olan 6.2’lik depremin beklenen büyük depremi öne çektiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan, "5 ila 6 büyüklüğü arasındaki deprem sayısı 50’ye veya 60’a ulaşacak ki büyük deprem olacak. Bu deprem bize şunu işaret ediyor: Ben büyük depremi öne çektim diyor. Yani 10 sene sonra olacaksa 8 sene, 5 sene geri çekti. Bir hareket var orada. Aynı noktada 5-6 sene sonra yine bir hareket oldu" dedi.

Marmara Denizi Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem ve artçıları mega kentte büyük tedirginliğe neden oldu. İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan, konuyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

"Bu bölgede hareketlilik var"

Hiçbir depremin zamanının bilimsel olarak verilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Altan, 6.2’lik depremin beklenen büyük depremi öne çektiğini ifade ederek, "Bilimsel olarak incelediğimizde 2019 yılında da aynı yerde 5.8 deprem oldu. Şimdi de aynı yerde 6.2 büyüklüğünde deprem ve artçıları olan 5.9 ve 4’lü büyüklüklerde depremler yaşadık. 5 ile 6 büyüklüğü arasında deprem sayısı 50’ye veya 60’a ulaşacak ki büyük deprem olacak. Bunu söyleyebiliriz. Bir de bu deprem bize şunu işaret ediyor: Ben büyük depremi öne çektim diyor. Yani 10 sene sonra olacaksa 8 sene, 5 sene geri çekti. Bir hareket var orada. Aynı noktada 5-6 sene sonra yine bir hareket oldu" dedi.

"Depreme dayanıksız bina sayısı 200 bin daha arttı"

Yer altından çok yer üstüne odaklanarak depreme dayanıklı binaların inşa edilmesine dikkat çeken Altan, "Yer altı çalışmaları değerlidir ama yer altına hiçbir önlem alamayız. Ama yer üstüne yapacağımız çok şey var. Güvenli binalarımız az. Depremin tek çözümü güvenli binalardır. İstanbul genelinde bir sürü yapıyı incelemeye gidiyoruz, kontrol ediyoruz. 1 buçuk milyon binamıza baktığımızda 500-600 bini hazır değil. Hepsi hasar görecek seviyede. Bu deprem, bu sayıyı 100 bin-200 bin daha artırarak 700 bin-800 bine çıkarttı. 200 bin binayı daha depreme dayanıksız hale getirdi. Allah’tan deprem 13 saniye sürdü. Eğer daha fazla sürseydi daha çok hasarlı binalarımız olacaktı" diye konuştu.

2000 yılı öncesi binalarda oturanlara kontrol uyarısı

2000 yılı öncesi yapıların dökme betonla, düz demirle, deniz kumuyla ve denetimsizlikle yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2000 yılı öncesi yapıları artık tek tek kontrol etmeliyiz. Çünkü depremlerde en çok hasar gören yapılar onlar. Eğer güçlendirilecekse güçlendirsinler. Yıkıp yeniden yapacaklarsa kentsel dönüşme sürüklesinler. Devletin de güzel imkanları var. Yarısı bizden kampanyaları açıyorlar. Belediyeler de hummalı şekilde çalışıyor. En zayıf halkamız vatandaşlar kaldı. Bu halkayı da sağlamlarsak depreme dayanıklı evlere kavuşuruz ve deprem de bizim için afetlikten çıkıp doğa olayı olur. Güvenli yapılarımız olsa, bu depremler panik olmayı gerektirecek depremler değil."

"Vatandaşlar binalarını kontrol ettirmeli"

Vatandaşların eve girmeden önce binalarını uzman inşaat mühendislerine, kamu görevlileri ya da belediyelere veya akademik üniversitelere müracaat ederek kontrol ettirebileceğini belirten Prof. Dr. Altan, binalardaki hasarın her zaman dışarıdan görülemediği konusunda uyardı. Altan, "Bilhassa bodrum katlara indiğimizde pas payı dediğimiz beton kaplama tabaka vardır. O demirin genleşmesinden dolayı bir bombe yapar. Patlamamıştır, çatlak da değildir ama korozyona uğramıştır. Biz onların hepsini tahribatsız bir inceleme sonucu görebiliyoruz ve teknik biçimde de raporumuzu yazabiliyoruz. Küçük gibi görünen depremleri önemsememiz gerekiyor. Depreme dayanıklı olmayan binalar her depremde mutlaka etkileniyor" ifadelerine yer verdi.

Elif Kızılçay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir ’Dur’ ihtarına uymadı, 122 bin lira ceza yedi Nevşehir’de polisin ’dur’ ihtarına uymayan 15 yaşındaki motosiklet sürücüsü, önce motosiklet ile daha sonra da yaya kaçmaya çalıştı. Yakalanan sürücüye 122 bin lira para cezası kesildi. Güzel Yurt Mahallesi 80. Yıl Bulvarı üzerinde uygulama yapan trafik polisi ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayan 15 yaşındaki plakasız motosiklet sürücüsü İbrahim P., kaçmaya başladı. Polis ekiplerinin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Sevk edilen ekiplerin de ’dur’ ihtarına uymayan sürücü, mahalle aralarına girerek izini kaybettirmeye çalıştı. Polis ekiplerinin kendilerini takip ettiğini fark eden sürücü tekrar kaçmaya başladı. Ürgüp Caddesi üzerinde ters şeritten kaçan ve kavşaklara ters şeritten giren çocuk sürücü kırmızı ışıklarda da durmadı. Polis ekipleri motosikletin gidiş istikametinde gerekli tedbirleri alarak motosiklet sürücüsünü durdurmaya çalıştı. Yaklaşık 15 dakika kadar polis ekiplerinden kaçan sürücü Cevher Dudayev Mahallesi Aksaray Caddesi üzerinde yakalanacağını anlayınca motosikleti yol kenarına bırakarak, motosiklette yolcu olarak bulunan 15 yaşındaki arkadaşı ile birlikte kaçmaya devam etti. Ekiplerin kovalamacası sonrasında yakalanan sürücü ve motosiklette yolcu olarak bulunan arkadaşı ekipler tarafından gözaltına alınarak çocuk şube ekiplerine teslim edildi. Yapılan sorgulamada çocuk sürücünün ehliyetinin olmadığı ve bu nedenle kaçtığı belirlendi. 15 yaşındaki sürücüye çeşitli maddelerden 122 bin lira ceza yazıldı. Motosiklet trafikten men edildi.
Kütahya Kütahya’da şehir içi toplu taşıma ücretlerine zam Kütahya’da şehir içi toplu taşımada uygulanacak yeni bilet ücretleri, Belediye Meclisi’nde yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edilerek yürürlüğe girdi. Kütahya Belediye Meclisi’nin 3. Dönem 1. Olağan Toplantısı, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci başkanlığında gerçekleştirildi. Yeni yılın ilk meclis toplantısında gündem maddeleri tek tek ele alınırken, şehir içi ulaşımı doğrudan ilgilendiren ücret tarifesi görüşmeleri öne çıktı. Toplantının üçüncü gündem maddesinde, Kütahya Minibüsçüler, Servis Araçları ve Halk Otobüsleri Esnaf Odası Başkanlığı tarafından sunulan fiyat artışı talebi müzakere edildi. Söz konusu talep, Belediye Meclisi’nin 3 Aralık 2025 tarihli ve 354 sayılı kararıyla Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edilmişti. Eşel Mobil Sistemi kapsamında değerlendirilen talep doğrultusunda hazırlanan komisyon raporu, meclis üyelerinin onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda yeni tarife oy çokluğuyla kabul edildi. Kabul edilen düzenlemeye göre, şehir içi toplu ulaşımda tam biniş ücreti 30 lira olarak belirlendi. İlkokul ve lise öğrencileri için indirimli kart ücreti 17 liraya, üniversite öğrencileri için biniş ücreti 24 liraya yükseltildi. Üniversite öğrencilerine yönelik ikamet kartı ücreti 22 lira olarak güncellenirken, üniversite hattı olarak bilinen 16 numaralı hatta biniş bedeli 12 lira oldu. Basın kartı kullanan yolcular için ücret 20 lira olarak belirlenirken, kredi kartı ile yapılan binişlerde ücret 30 lira, banka komisyonu ise 6 lira olarak uygulanacak. NFC ve QR kod ile yapılan temassız ödemelerde biniş ücreti 38 lira olarak belirlendi. Aktarma ücretinde ise herhangi bir değişikliğe gidilmedi ve bu bedel 10 lira olarak korunmaya devam edecek. Yeni ücretlerin, belediye tarafından belirlenecek tarihten itibaren uygulanacağı bildirildi.