GÜNDEM - 15 Ağustos 2025 Cuma 11:24

Romanyalı ve Türk şefler İstanbul’da gastronomi için buluştu

A
A
A
Romanyalı ve Türk şefler İstanbul’da gastronomi için buluştu

Romanyalı şefler Türk yemeklerini incelemek için geldikleri İstanbul’da, Bahçeşehir Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü şeflerinden çiğ köfte, revani, patlıcan ezmesi, ayran aşı, hünkarbeğendi, sütlaç yapılışını öğrendiler.


Bahçeşehir Üniversitesi (BAU), "Erasmus+ Programı" kapsamında yürütülen Gastronomik Kavşaklar Projesi (The Gastronomic Crossroads Project) kapsamında Romanya’dan gelen şef ve kursiyerleri ağırladı. BAU Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü şefleri eşliğinde Türk yemeklerini deneyimleyen Romanyalı şef ve kursiyerler, müzik eşliğinde çiğ köfte yoğurarak keyifli anlar yaşadılar.


Mutfak geleneklerinin paylaşıldığı kültürel bir köprü işlevi gören proje kapsamında gerçekleştirilen Gastronomik Kavşaklar Projesi’ne Bahçeşehir Üniversitesi ev sahipliği yaptı. Erasmus+RO tarafından finanse edilen ve Black Sea FooDignity tarafından koordine edilen proje kapsamında BAU Gastronomi kampüsüne gelen Romanyalı şef ve kursiyerler, ülkemizin lezzetlerinin nasıl yapıldığını BAU Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü şefleri tarafından tanıtılan yemekler ile deneyimlediler.



Çiğ köfte yoğurdular


Türk şeflerin yönlendirmesiyle kültürel lezzetlerimizi hazırlayan Romanyalı misafirler, Şef Ertuğrul Karakaya eşliğinde çiğ köfte yoğururken revani, patlıcan salatası, hünkarbeğendi, ayran aşı ve börek gibi yemeklerin yapımını öğrendiler. Gastronomi tutkunu Romanyalı misafirler bir yandan çiğ köfte yoğururken bir yandan da müzik eşliğinde keyifli anlar yaşadılar. Çiğ köftenin lezzetini çok beğendiklerini belirten Romanyalı şef ve kursiyerler, Türk lezzetlerini deneyimledikleri ve bazı yemeklerin nasıl yapıldığını öğrendikleri 2 günlük etkinlikte, İstanbul’daki tarihi Mısır Çarşısı’nı da gezdi.



Üç ülkenin tarihi mirası


BAU Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Başkanı Dr. Kerem İlaslan, "Erasmus+ Programı kapsamında, Romanya’dan Bükreş Tarım Bilimleri ve Veteriner Hekimlik Üniversitesi (USAMV), İspanya’dan Universidad Pontificia Comillas ICAI-ICADE (UPC & Madrid Culinary Campus) ile Türkiye’den Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) iş birliğinde yürütülen projenin ev sahipliğini yaptık. Bu projenin temel amacı; uzman şefleri, akademisyenleri ve kursiyerleri bir araya getirerek üç ülkenin tarihî mutfak mirasını incelemek ve bu gastronomi kültürleri arasındaki ortak bağlantıları ortaya çıkarmaktır. Proje, atölye çalışmaları düzenlemeyi ve gastronomi alanında modern mesleki eğitimin temellerini atmayı hedeflemektedir" dedi.



Mutfak kültürümüzün tanıtılması önemli


Proje kapsamında öne çıkan hedefler arasında; doğal ürünlerin sürdürülebilirliğinin ve korunmasının sağlanması olduğunu da belirten Dr. Kerem İlaslan "Bu projede tarihî pişirme yöntemlerinin günümüz koşullarına uyarlanması, atık azaltma stratejilerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir tarihî gastronominin mesleki eğitime ve modern uygulamalara entegre edilmesi yer almaktadır" dedi. Dr. Kerem İlaslan, paydaşı oldukları programın ülkemizin tanıtımı açısından da önemli olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Üniversiteler arasındaki iletişim bizim için önemli bir yere sahiptir. Dünyanın en zengin mutfaklarından birine sahibiz. Mutfağımızın ve kültürümüzün tanıtılması adına bu gibi etkinlikleri önemsiyoruz."




Romanyalı ve Türk şefler İstanbul’da gastronomi için buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dev kanatlar Kızılcahamam’da görüntülendi Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde yaban hayatı heyecanı yaşandı. Doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, nesli koruma altındaki kara akbabaları Çeltikçi bölgesinde dev bir sürü halinde görüntülemeyi başardı. Ankara’nın doğal zenginlikleriyle bilinen ilçesi Kızılcahamam, dünyanın en nadir kuş türlerinden biri olan kara akbabaların (Aegypius monachus) en önemli yaşam alanlarından biri olma özelliğini koruyor. Bölgede çalışma yapan doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, Çeltikçi mevkisinde nadir rastlanacak bir doğa olayına tanıklık etti. 30-40 tanelik dev sürü objektife yansıdı Doğa gezisi sırasında yol kenarında beslenme odağında toplanan devasa bir grubu fark eden Demirbaş, vakit kaybetmeden deklanşöre bastı. Genellikle oldukça ürkek ve insanlardan uzak yaşayan kara akbabaların, yaklaşık 30-40 bireyden oluşan bir sürü halinde bir arada bulunması, fotoğrafçılık ve doğa gözlemi açısından büyük bir başarı olarak nitelendirildi. "O Anları Görüntülemek Büyük Heyecandı" Görüntüleri yakalayan doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, yaşadığı deneyimi şu sözlerle aktardı: "Çeltikçi bölgesinde yol üzerinde seyir halindeyken bu muazzam grubu fark ettim. Sayıları 40’ı bulan kara akbabalar birleşim başındaydı. Bu kadar büyük bir sürüyü bir arada görmek her fotoğrafçıya nasip olmaz. Hem bir doğasever hem de bir fotoğrafçı olarak o anları kayıt altına almak benim için büyük bir heyecandı." Doğanın Dev Kanatlıları Güven Altında Kanat açıklıkları 3 metreyi bulabilen ve Avrupa’nın en büyük kuşlarından biri olan kara akbabaların Kızılcahamam’da bu kadar kalabalık bir popülasyonla görüntülenmesi, bölgedeki ekosistemin korunmuşluğuna dair de önemli bir mesaj veriyor.
Adana Doğan: "Çukurova çiftçisi iki yıldır afetlerle mücadele ediyor" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çukurova çiftçisinin iki yıldır afetlerle mücadele ettiğini ve acil destek verilmesi gerektiğini söyledi. Adana ve Çukurova genelinde 2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık ve artan girdi maliyetlerinin ardından 2026 yılında etkili olan aşırı yağışlar, tarımsal üretimi bir kez daha ağır şekilde etkiledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuyla ilgili açıklama yaptı. Doğan, çiftçilerin iki yıl üst üste doğal afetlerle karşı karşıya kaldığını hatırlatarak, "Çukurova çiftçisi iki yıldır afetlerle mücadele ediyor, acil destek şart. Üreticinin artık dayanma gücü kalmadı" diye konuştu. Başkan Doğan, 2025 yılının üretici açısından son derece zor geçtiğini hatırlatarak, "Kuraklık, don olayları ve yüksek maliyetler nedeniyle çiftçimiz zaten ciddi kayıplar yaşadı. 2026 yılında ise bu kez aşırı yağışlar nedeniyle tarlalar su altında kaldı, ekili alanlar zarar gördü. Birçok üreticimiz ürününü yeniden ekmek zorunda kaldı" dedi. Bu durumun çiftçi üzerindeki mali yükü katladığını vurgulayan Doğan, üreticinin aynı ürüne ikinci kez yatırım yapmak zorunda kaldığını, tohumdan gübreye, mazottan işçiliğe kadar tüm giderlerin yeniden oluştuğunu söyledi. "Tarım sektörü stratejik bir alan olarak değerlendirilmeli" Yaşanan bu gelişmelerin yalnızca çiftçiyi değil, doğrudan toplumun tamamını ilgilendirdiğine dikkat çeken Doğan, "Ekonominin temel taşlarından biri olan tarım sektörünün ülke ekonomisinde kritik bir rolü var. Çukurova gibi verimli bir bölgede yaşanan üretim kayıpları ülke ekonomisine de olumsuz yansıyacaktır. İstihdamdan ihracata kadar birçok alanda belirleyici rol oynayan tarımda yaşanan daralmanın zincirleme etkiler oluşturması kaçınılmaz olacaktır. Tarım, sadece üreticinin geçim kaynağı değil, aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliğinin temelidir. Çiftçi üretmezse sofralar boş kalır. Bugün yaşanan bu kayıplar, yarın gıda arzında ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle tarım sektörü stratejik bir alan olarak değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Yüreğir Ziraat Odası Başkan Doğan, çiftçilerin içinde bulunduğu zor durumdan çıkabilmesi için hükümete acil destek çağrısında bulunarak, zarar gören üreticilere doğrudan destek verilmesi, kredi borçlarının faizsiz ertelenmesi ve girdi maliyetlerini düşürecek önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Doğan, ayrıca afetlerden etkilenen bölgeler için özel destek ve teşvik paketlerinin gecikmeden açıklanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Doğan, "Bugün çiftçimizi kaybedersek yarın üretimi kaybederiz. Bu da sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir kayıp olur. Bu nedenle üreticimizin yanında olunmalı ve sürdürülebilir tarım politikaları acilen hayata geçirilmelidir" diyerek yetkilileri Çukurova çiftçisinin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için etkili adımlar atmaya davet etti.