GÜNDEM - 15 Nisan 2026 Çarşamba 17:14

Sancaktepe’de 3 yeni aile sağlığı merkezi hizmete açıldı

A
A
A
Sancaktepe’de 3 yeni aile sağlığı merkezi hizmete açıldı

İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde belediye tarafından yapımı tamamlanan 3 aile sağlığı merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı.


Sancaktepe Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Ayhan-Cahit Gülan, Gülizar Polat ve Musa Meral Aile Sağlığı Merkezleri için toplu açılış töreni gerçekleştirildi. Tören, Eyüp Sultan Mahallesi’nde bulunan Ayhan-Cahit Gülan Aile Sağlığı Merkezi’nde yapıldı. Açılış törenine, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Protokol üyeleri, kurdele kesiminin ardından merkezi gezerek yetkililerden bilgi aldı.


İlçenin farklı mahallelerinde hizmet verecek şekilde planlanan aile sağlığı merkezlerinin, bölgedeki birinci basamak sağlık hizmetlerine önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Eyüp Sultan Mahallesi’nde 352 metrekare alan üzerine kurulan Ayhan-Cahit Gülan Aile Sağlığı Merkezi, geniş kullanım alanıyla dikkat çekerken, Sarıgazi Mahallesi’nde 331 metrekarelik alanda inşa edilen Gülizar Polat Aile Sağlığı Merkezi’nin mahalle sakinlerinin sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırması bekleniyor. Osmangazi Mahallesi’nde 258 metrekare alanda hizmet verecek Musa Meral Aile Sağlığı Merkezi ise modern donanımıyla vatandaşlara hizmet sunacak.


Açılış töreninde konuşan Sancaktepe Belediye Alper Yeğin, "Güzel hizmetlerimizi halkımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Biz seçim öncesinde Sancaktepe halkının ihtiyaçlarını çok çalıştık, çok gayret gösterdik ve not aldık. Birbirine notlarımızı yerine getiriyoruz. Sekiz aile sağlığı merkezi ihtiyacının olduğunu raporlar bize gösteriyordu. Yedi aile sağlığı merkezi inşaatını sürdürüyoruz. İşte üçünü bugün açılışını yapıyoruz. Dört aile sağlığı merkezimizde önümüzdeki ay itibariyle hizmeti açmış olacağız. Bir tanesi Eyüp Sultan Mahallesi’nde, iki tanesi Emek Mahallesi’nde, bir tanesi de Abdurrahman Gazi Mahallesi’nde olmak üzere dört yeni aile sağlığı merkezimizde komşularımızla buluşturacağız. Yapılan hizmetlerin hepsi halkımız için Sancaktepeliler kamu yöneticilerinin temel görevi de sorumluluğu da halkın sorunlarını çözmek, kamu kurumlarının uyumu da en fazla halka kazandıran bir iş olarak karşımıza çıkıyor. Sancaktepe’de de bunu en iyi şekilde yerine getiriyoruz. Siyasi partilerle de bu konuda uyum içerisindeyiz. Eğer halkın bir menfaati yararı varsa yan yana gelebiliyoruz, yan yana durabiliyoruz. En fazla da kamu kurumlarıyla iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Bir caminin inşaatını tamamlayıp ilçe müftülüğümüze teslim ettik. Çok güzel bir polis karakolunun inşaat çalışmalarını tamamlayıp ilçe emniyet müdürlüğümüze teslim ettik. Bugün üç aile sağlığı merkezimizin inşaatını tamamlayıp sağlık bakanlığımıza, il sağlık müdürlüğümüze teslim ediyoruz. Birçok projeyi işte geçen ay, geçen hafta yine sorumlu vali yardımcımızın katılımıyla kıymetli kaymakamımızın katılımıyla hayvan bakım ve merkezinin açılışını gerçekleştirdik. Orada da bakanlığımızın, valiliğimizin destekleriyle, katkılarıyla böyle güzel bir hizmeti Sancaktepe’ye kazanırdık. Daha fazlasını yapacağız" dedi.


Sancaktepe’nin bir sağlık kenti olduğunu söyleyen Başkan Yeğin, "Türkiye’nin en donanımlı sağlık merkezlerinin olduğu bir ilçe olma yolunda hızla ilerliyoruz. Cumhurbaşkanımızın da önem gösterdiği bir proje şehir hastanesi projesi çok yakın zamanda inşaat çalışmaları tamamlanıp halkımızın hizmetine alınacak.


Türkiye’nin en özel donanımlı bakımı sağlıklı yaşam köyü projesi inşaat çalışmaları tamamlandığı çok yakın zamanda hizmete açılmış olacak. Türkiye’nin en iyi özel hastanelerinden daha donanımlı olacak olan ağız ve diş sağlığı merkezi inşaatı çok yakın zamanda Sancaktepe’de inşaatı başlayacak bütün ruhsat süreçleri, proje süreçleri tamamlandı. Bunun yanında yine İstanbul’un önemli hastanelerinden birisi İlhan Varank Hastanemiz Sancaktepe’de. Bin yataklı pandemi hastanesi olarak bilinen Feriha Öz Hastanesi ilçemizdeki pandemi hastaneleri geçici bir dönemle hizmet edebilecek diye düşünülmüştü. Ama büyük bir yatırımla en az yirmi beş yıl daha Sancaktepe’lere, İstanbul’a Türkiye’ye hizmet edebilecek bir donanıma sahip bir hale getirildi. Ortalama baktığınızda Sancaktepe’deki yatak sayısı yaklaşık altı bine ulaşmış durumda. Bu bir ilçe ölçeğinde çok önemli bir rakam. Bu anlamda da katkı yapan herkesin emeklerine sağlık. Biraz önce söylediğim gibi yapılan her iş ne olursa olsun. Kullanan halk, halk için yapılıyor. Her kim ne iş yapıyorsa teşekkür etmek lazım, takdir etmek lazım, siyasi bir görüşüne bakmamak lazım" diye konuştu.


İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen ise, "Sizleri İstanbul Valisi Davut Gül adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Bu güzel programa hepiniz hoş geldiniz diyorum. Evet benden önceki konuşmacılar gerek belediye başkanımız, gerek kaymakamımız, İl Sağlık Müdürlüğümüz, Halk Sağlığı Başkanımız olayı çok güzel bir şekilde ortaya koydu, anlattılar. Hedeflerini, gayelerini, ne yapmak istediklerini, nasıl yaptıklarını, ne için yaptıklarını, kim için yaptıklarını çok güzel bir şekilde ifade ettiler. Kamu çalışanları ya da kamu görevine gelenlerin temel gayesi içinden çıktığı halka en iyi şekilde hizmet etmektir. Eğer halktan topladığın parayı en iyi şekilde halka hizmet olarak sunma olarak özetlenebilecek kısa bir cümledir. Dolayısıyla bizler hem vatandaşımızın verdiği vergilerle finanse edilen devlet sistemini bir kör kuruşunu dahi zayi etmeden halkımızın hizmetine sunmak zorundayız. Bunda bu düşünceyle hareket eden herkese ben burada İstanbul Valimiz ve valilik adına da yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



Sancaktepe’de 3 yeni aile sağlığı merkezi hizmete açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Yavuz: "Eğitimciler, şikayet edilen, darbedilen insanlara dönüştürüldü" Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen saldırıyı kınayarak "Eğitimciler, şikâyet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü" dedi. Eğitim-Bir- Sen üyeleri, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okulun eski bir öğrencisi tarafından gerçekleştirilen saldırıyı protesto etmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplandı. Grup adına açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, eğitimcilere yönelik saldırılar ve bu saldırılara karşı alınması gereken önlemlere ilişkin konuştu. "Eğitimciler, yıpratılan, şikâyet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü" Şiddet olaylarının toplum içinde yaygınlaştığını, eğitim kurumlarının şiddet olaylarının sıklıkla yaşandığı alanlara dönüştüğünü ifade eden Yavuz, "Eğitim çalışanları şiddetin adeta açık bir hedefi olmuştur. Bu manzara, toplumsal değerlerin çöküş göstergesidir. Bu yaşananlar karşısında herkesin başını iki elinin arasına alıp, nereye bu gidiş sorusunu sormalı, sorumluluğunu düşünmelidir. Öğretmenin itibarsızlaşması, toplumsal değerlerin çöküş alametidir. Bu topraklarda, bin yıldır var olan, ‘Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir’ anlayışı terk edildi. Eğitimciler, her türlü mecra kullanılarak yıpratılan, şikâyet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü. Bu yanlış iklimin sonucunda, Siverek’te yaşadığımız vahim tablo ortaya çıkmıştır" ifadelerini kullandı. "Öğretmenler, öğrencisinden ve velisinden korkar hâle gelmiştir" Yavuz, Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde sıklıkla görülen silahlı okul baskınının bir benzerinin Türkiye’de gerçekleşmesinin, bugüne kadar yaşananlar sebebiyle görevleri başında can güvenliğinden endişe duyan eğitim çalışanlarını, daha büyük bir endişeye sevk ettiğini ifade etti. Yavuz sözlerine şu şekilde devam etti: "Tüm Türkiye’de bir gün iş bırakarak gösterdiğimiz tepki bu büyük endişenin görülmesini sağlamak amacı taşımaktadır. Her yıl öğretmenler günü kutlamaları yapılıyor. Öğretmenliğin değerine dair güzel sözler söyleniyor, öğretmenlerle yaşanmış kıymetli hatıralar paylaşılıyor. Ama hemen ertesinde hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Geliştirilen, kurulan mekanizmalar, toplumun üzerine boca edilen haberlerle öğretmenin itibarı yok olmaya devam ediyor. Biz öğretmene değer her şeye değer derken toplumda öğretmen sahipsizdir, vuranın yanına kar kalır düşüncesi hakim olmaktadır. Bu iklimde maalesef öğretmenler, öğrencisinden ve velisinden korkar hâle gelmiştir. Bu tablo doğru değildir. Bu tablodan ülkemize fayda gelmez. Yarınlarımız aydınlanmaz. Bu tablodan sevgi çıkmaz, saygı çıkmaz. Bu tabloyu kabul etmiyoruz." "Bu menfur saldırılar bizi 81 ilde iş bırakmaya ve kitlesel eylem kararı almaya sevk etmiştir" Öğretmenlerin zarar gördüğü saldırılara değinen Yavuz, "İstanbul’da Fatma Nur Çelik öğretmenimizin şehit edilmesi, Ankara Pursaklar’da bir grubun okula saldırarak öğretmeni darp etmesi ve dün Siverek’te öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, polisimizi ve vatandaşlarımızı hedef alan menfur saldırı bizi 81 ilde iş bırakmaya ve kitlesel eylem kararı almaya sevk etmiştir. Bu saldırılar sadece bireylere değil; eğitime, topluma ve doğrudan geleceğimize yapılmaktadır. Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırı, bir kez daha göstermiştir ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet artık münferit değil, yaygın bir toplumsal sorundur. Bu durum, toplumsal çürümeyi açıkça gözler önüne sermektedir. Bugün daha iyi bir eğitim için müfredatı, pedagojiyi ve geleceği konuşmamız gerekirken; şiddeti konuşmak zorunda kalıyoruz. Bunun sebebi, şiddetin artan toplumsal maliyetine rağmen, çözüm üretmekte yetersiz kalınmasıdır. Artık öyle bir noktadayız ki; eğitim çağındaki çocuklar şiddetin faili hâline gelmekte, silaha erişim kolaylaşmakta ve okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmaktadır. Aklı olanın da olmayanın da öğretmene, öğrenciye ve eğitim çalışanına yöneldiği bir zemin oluşmaktadır" şeklinde konuştu. Eğitimciye yönelik şiddetin, bireysel bir suç olmaktan çıkıp doğrudan bir iş güvenliği sorunu hâline geldiğini belirten Yavuz, eğitimcilere yönelik her saldırının, geleceği kararttığını ve eğitim ortamını zehirleyip toplumsal huzuru tehdit ettiğini ifade etti. "Okul polisi uygulaması yaygınlaştırılmalıdır" Eğitimciye yönelik, sanal medya üzerinden yapılan tehditlerin tespit edilip bölgedeki güvenlik birimlerinin harekete geçirilmesi gerektiğini ifade eden Yavuz, alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı: "Eğitim hakkını korumak eğitim ortamında güvenlik ve huzuru sağlamak için öğrenci disiplin yönetmeliği yenilenmelidir. Dijital mecralar yoluyla yapılan istismar, tehditler ve akran zorbalığı konusunda ebeveynlere sorumluluk yüklenmelidir. Okul polisi uygulaması yaygınlaştırılmalıdır. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli, okullardaki rehberlik hizmetleri artırılmalıdır. Sanal dünyada yapılanların gerçek ve bağlayıcı adli sonuçları olduğu bilinci öğrencilere kazandırılmalıdır. Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır. İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir. Çocukları ve gençleri şiddete özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir." "Ülkemizin geleceği için sizin kıymetlileriniz çocuklarınız için buradayız" Velilere seslenen Yavuz, "Öğretmenler sizlerin en kıymetli varlığınız olan çocuklarınıza hizmet için, dişini tırnağına takarak çalışmaktadır. Bu temel gerçeği kabul etmek gerekir. Çok basit konularla şikayet edilmek, okulda derste yaşananların aslını öğrenmeden tepki göstermek ve hedef haline getirmekle hiçbir yere varılamaz. Bizler ülkemizin geleceği için sizin kıymetlileriniz çocuklarınız için buradayız. Öğretmeni değersizleştiren, hedef hâline getiren anlayış en büyük zararını ilk başta çocuklarımıza ve ailelerine vermektedir. Biz bu kötü anlayışın karşısında öğretmenlerimizin itibarını korumak kadar, çocuklarımızı ve ülkemizin yarınlarını korumak içinde duruyoruz. Bugün Siverekli çocuklar için buradayız. Siverekli öğretmenlerimiz için buradayız" dedi. Konuşmasının sonunda şiddeti nefretle kınadıklarını dile getiren Yavuz, saldırıya uğrayan öğrenci, öğretmen, polis memuru ve vatandaşlara acil şifalar dilediklerini ifade etti. Basın açıklaması eğitimde şiddetin engellenmesine yönelik atılan sloganlarla sona erdi.
Manisa Ege Bölge Oyunları Kula’da coşkuyla başladı Manisa’nın Kula ilçesi, Özel Olimpiyatlar Türkiye tarafından düzenlenen Ege Bölgesi Oyunları’na ev sahipliği yapıyor. Organizasyon, ilçe merkezinde düzenlenen kortej yürüyüşüyle başladı. Kula Ekin Pazarı’ndan başlayan ve Yunus Emre Kent Meydanı’nda sona eren kortej yürüyüşüne, Kula Selim Sabahat Palanduz Anadolu Lisesi bando takımı, ilçedeki okullardan çok sayıda öğrenci, Ege Bölgesi’nden gelen özel sporcular, antrenörler ve vatandaşlar katıldı. Bando eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte renkli görüntüler oluşurken, vatandaşlar korteje alkışlarla destek verdi. Kula Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilecek olan organizasyon kapsamında atletizm, bocce, masa tenisi, yüzme ve 3x3 basketbol branşlarında müsabakalar düzenlenecek. Oyunlara 16 farklı kurumdan toplam 150 özel sporcu katılırken, sporculara 40 antrenör ve 80 gönüllü eşlik ediyor. İki gün sürecek olan Ege Bölgesi Oyunları’nın ikinci günü olan 16 Nisan’da açılış seremonisi gerçekleştirilecek. Protokol üyelerinin de katılımıyla yapılması planlanan seremoninin ardından müsabakalar başlayacak. Sporcular, farklı branşlarda hem bireysel hem de takım kategorilerinde derece elde edebilmek için mücadele verecek. Organizasyon boyunca sporcular sadece sportif rekabet içerisinde olmayacak; aynı zamanda farklı şehirlerden gelen katılımcılar arasında dostluk bağlarının kurulması, sosyal kaynaşmanın sağlanması ve özel bireylerin toplumsal hayata daha aktif katılımının desteklenmesi hedefleniyor. Kula’da büyük bir heyecana sahne olan Ege Bölgesi Oyunları, müsabakaların tamamlanmasının ardından düzenlenecek madalya töreni ile sona erecek.
Balıkesir Başkan Akın: "Esnaf kazanırsa Balıkesir kazanır" Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, BESOB’un yeni hizmet binasının ve Burhaniye’deki restoranın açılışında yaptığı konuşmada, "Biz bu şehri birlikte yönetiyoruz. Esnafımız güçlüyse Balıkesir güçlüdür. Esnafımız kazanıyorsa Balıkesir kazanır. Bu anlayışla dayanışmayı büyüten, üretimi destekleyen, emeği yücelten bir şehir olmaya devam edeceğiz" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğinin yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Törene Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Palandöken, Balıkesir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Fehmi Erdem, Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Nazmi Yarış, oda ve dernek başkanları, diğer illerden gelen birlik başkanları ve basın mensupları katıldı. "Esnaf olmadan eşraf olmaz" ilkesiyle hareket ettiklerini söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, bu anlayış doğrultusunda sabahın erken saatlerinde dükkânını açan, akşam geç saatlere kadar çalışan, evine helal ekmek götürme mücadelesi veren esnafın her zaman yanında olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini belirtti. Göreve geldiği ilk günden itibaren her zaman esnafın en yakınında olduklarını kaydeden Akın, "Esnaf ve Sanatkâr İşleri Daire Başkanlığımızı kurduk. Şehrimizi ilgilendiren her önemli kararda, ilgili esnaf odalarımızla istişare ediyoruz. Ortak aklı egemen kılmak için hep birlikte çalışıyoruz. Açılışını yaptığımız bu hizmet binasını da tüm yapım süreçlerini tamamlayarak esnafımızın hizmetine sunduk. Yine Burhaniye Taylıeli’nde bulunan BESOB restoran binasının tadilatını da Balıkesir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğimiz ile birlikte tamamladık ve kullanımınıza hazır hale getirdik" şeklinde konuştu. "Esnafımızın gelişimini çok önemsiyoruz" Sosyal belediyeciliği sadece sözde değil, özde de hayata geçirdiklerini vurgulayan Akın, "Sağ elin verdiğini sol el görmeden anlayışıyla yürüttüğümüz Yakın Kart projemizde, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza sağladığımız destekleri özellikle yerel esnafımız üzerinden gerçekleştiriyoruz. Böylece hem vatandaşımıza destek oluyor hem de esnafımızı koruyoruz. Esnafımızın gelişimini çok önemsiyoruz. Bu yüzden ulusal fuarlara ve organizasyonlara katılım için her türlü desteği sağlıyoruz. Eğitim, seminer ve toplantılarınız için belediyemizin tüm imkânlarını esnafımıza sağlıyoruz. Unutulmaya yüz tutmuş mesleklerimizi yaşatmak ve korumak da boynumuzun borcudur. Servis ve taksi esnafımızın yıllardır yaşadığı mağduriyetleri de görmezden gelmedik. Hak kaybına uğrayan plakaların iade sürecini tamamladık. Ve elbette esnafımızın emeğini korumak için seyyar satıcılar ve korsan taşımacılıkla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Ekiplerimiz sahada, denetimlerimiz aralıksız devam ediyor" diye konuştu. "Biz, bu şehri birlikte yönetiyoruz" Balıkesir’de birlik ve beraberliğin hakim olduğunu aktaran Akın, "Biz bu şehri birlikte yönetiyoruz. Esnafımız güçlüyse Balıkesir güçlüdür. Esnafımız kazanıyorsa Balıkesir kazanır. Bu anlayışla dayanışmayı büyüten, üretimi destekleyen, emeği yücelten bir şehir olmaya devam edeceğiz. Ben inanıyorum ki birlikte çalıştıkça, birlikte ürettikçe Balıkesir’i çok daha güzel yarınlara taşıyacağız" dedi. Vali Ustaoğlu: "BESOB’un kurumsal kapasitesini güçlendirecek" Açılan yeni hizmet binasının hayırlı olmasını dileyen Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, "Esnaf odalarımız çok kıymetli kurumlarımızdır. Balıkesir; sanatıyla, kültürüyle köklü ve tarihi bir geçmişi olan şehirdir. Ahilik geleneğini yaşatmaya ve diri tutmaya çalışan; dürüst, ahlaklı ve erdemli kazancı ön planda tutan şehirdir. Açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni hizmet binasının Balıkesir Esnaf ve Sanatkarları Birliğimizin kurumsal kapasitesini güçlendireceğine inanıyorum" dedi. Palandöken: "Balıkesir’e hayırlı olsun" Açılışı yapılan yeni hizmet binasının Balıkesir esnafına büyük katkı sağlayacağını söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Palandöken, "Balıkesir’de güzel bir kültür var. Hem zanaat hem de zanaatkara verilen değer var. Esnafa da gereken destek veriliyor. Yeni hizmet binamızın şehrimize ve esnafımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Erdem: "Biz, birlikte başardık" Balıkesir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Fehmi Erdem yaptığı konuşmada sadece bir binanın açılışını yapmadıklarını dile getirirken, "Esnafımıza verdiğimiz değeri, hizmet anlayışımızı ve geleceğe olan inancımızı gösteriyoruz. Bu eserler ortak emeğin, inancın ve güçlü bir dayanışmanın sonucudur. Biz birlikte başardık. Birlikte daha büyük hedeflere yürüyeceğiz" ifadelerini kullandı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğinin yeni hizmet binasının açılış programının ardından Burhaniye Taylıeli Mahallesi’nde hizmete sunulan kahvaltı ve et restoranın açılışına katıldı. Ahilik geleneğini sürdüren esnaf teşkilatının birlik ve dayanışma duygularıyla tasarladığı her projenin kendileri için çok kıymetli olduğunu söyleyen Akın, "Taylıeli Mahallemizde hizmete alınan restoranımız esnaflarımızın birlik ve dayanışma duygularına karşı hissettiğimiz özenin en bariz kanıtıdır. Ben her zaman şunu söyledim: Biz, bu şehri birlikte yönetiyoruz. Esnafımız güçlüyse biz de güçlüyüz. Esnafımız kazanıyorsa şehrimiz de kazanıyor demektir. Biz; bu anlayışla şehrimizde birlik olabilen, alın terini ve emeği yücelten bir yönetim anlayışıyla çalışmaya devam edeceğiz. Ben, inanıyorum ki birlikte çalıştıkça ve birlikte ürettikçe Kuvayımilliye ruhuyla Balıkesir’i çok daha güzel yarınlara taşıyacağız" şeklinde konuştu.