EKONOMİ - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 09:25

Serbest piyasada döviz fiyatları

A
A
A
Serbest piyasada döviz fiyatları

Dolar 45,7190 liradan, euro ise 53,4900 liradan haftaya başladı.



İstanbul Kapalıçarşı’da 45,7170 liradan alınan dolar 45,7190 liradan, 53,4880 liradan alınan euro ise 53,4900 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 45,74 liradan, euro ise 53,03 liradan satılmıştı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Karsan otonom teknolojisini toplu ulaşımdan sonra havalimanlarına da taşımayı sürdürüyor Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası Karsan, otonom teknolojisini şimdi de hava ulaşımında test etti. Geçtiğimiz aylarda Frankfurt Havalimanı’nda iki haftalık bir demo ile Karsan Otonom e-ATAK’ın operasyonel yetkinliğini gözler önüne seren şirket, şimdi de Türk Hava Yolları ile İGA İstanbul Havalimanı’nda bir demo operasyonu gerçekleştirdi. Demo kapsamında gerçekleştirilen testler, iki farklı operasyon senaryosu üzerinden kurgulandı. "Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde öncü rol oynayanlardan Karsan, otonom teknolojisinin ulaştığı noktayla öne çıkıyor. Dünyanın ilk Seviye-4 otonom toplu ulaşım aracı olarak 2021’den bu yana gerçek yol şartlarında hizmet veren Karsan Otonom e-ATAK, toplu ulaşımdaki başarısını şimdi de farklı operasyonel kullanım alanlarında da gerçekleştirebileceğini kanıtladı. Bu kapsamda şirket, teknoloji partneri ADASTEC ve Türk Hava Yolları ile İGA İstanbul Havalimanı’nda bir demo operasyonu gerçekleştirdi. Araç, apron sahasında gerçek operasyon koşullarında toplamda 11 km test edildi. Demo sürüşleri iki farklı senaryo üzerinden kurgulandı. İlk senaryoda araç, Türk Hava Yolları Operasyon Merkezi - Ekip Terminali başlangıç noktasından Smart Kargo Sahası’na (SMARTIST Binası önü) ilerledi. İkinci senaryoda ise yine Türk Hava Yolları Operasyon Merkezi - Ekip Terminali başlangıç alınarak 200’lü Açık Park Sahası’na otonom sürüş gerçekleştirildi. Vardiya ekiplerinin çalışma alanlarına ve uçuş ekiplerinin uçak park pozisyonlarına ulaştırılmasını simüle eden bu senaryolar; otonom sürüş performansının gerçek operasyon koşullarında doğrulanması, algılama ve navigasyon sistemlerinin test edilmesi, güvenlik ve acil durum senaryolarının değerlendirilmesi ile operasyonel trafik etkileşiminin analiz edilmesi açısından önemli veriler ortaya koydu. Apron yolunda diğer hizmet araçlarıyla birlikte gerçek operasyon trafiği içerisinde hareket eden araç, üzerindeki LiDAR, radar, kamera ve gelişmiş sensör sistemleriyle rotasını sorunsuz şekilde tamamlayarak, otonom teknolojisinin havayolu lojistiğindeki potansiyelini de gözler önüne serdi. Otonom teknolojisinin potansiyelini açıkça gösterdik Bu önemli testin otonom teknolojinin gerçek operasyon ortamındaki kabiliyetini ve havacılık sektöründeki dijital dönüşüm potansiyelini net şekilde ortaya çıkardığını söyleyen Karsan Yurtiçi Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, "Yakın zamanda Otonom e-ATAK ile, Frankfurt Havalimanı’nda iki haftalık demo operasyonunu başarıyla tamamlamıştık. Şimdi de İGA İstanbul Havalimanı’ndaki bu başarılı demo ile apron operasyonlarında otonom mobilitenin uzun vadeli potansiyelini açık olarak gösterdik" dedi. Apronların yüksek güvenlik gerektiren alanlar olduğunu ifade eden Muzaffer Arpacıoğlu, şöyle devam etti: "Bu kapsamda araç; operasyonel verimlilik, insan hatasının minimize edilmesi, güvenlik standartlarının artırılması, dijitalleşme ve otomasyon ihtiyaçlarına güçlü şekilde cevap verdi. Bu başarılı demoyu, otonom teknolojisinin yalnızca toplu ulaşımda değil, farklı operasyonel kullanım alanlarında da konumlandırabildiğini göstermesi açısından stratejik bir adım olarak nitelendiriyoruz." Yapılan açıklamaya göre şirket, Türk Hava Yolları ve ADASTEC ekiplerinin bir araya geldiği toplantıda, apron içi yolcu taşımacılığı ve güvenlik süreçlerine yönelik değerlendirmelerin ardından, geleceğin mobilite çözümlerine ışık tutan demo sürüşü apron sahasında gerçekleştirildi. Toplantı sonrasında Türk Hava Yolları Genel Müdür Yardımcısı Kerem Kızıltunç, "Türk Hava Yolları olarak, Türkiye’de bir havalimanı apron sahasında gerçekleştirilen ilk otonom otobüs demo çalışmasına imza atarak sektörde yine öncü olduk. Karsan Otomotiv ve ADASTEC iş birliğiyle geliştirilen otonom otobüslerle, havalimanı operasyonlarımız için gerçekleştirdiğimiz bu test sürüşünde Ekip Terminalimizden başlayan yolculuğumuzu, Smartist kargo binamıza ve açık park pozisyonlarına da uğrayarak 11 kilometrelik bir rotada tamamen otonom şekilde tamamladık. Havacılığın kalbinin attığı apronda bu teknolojiyi sahada öncü olarak test etmek ve otonom sürüş deneyimini güvenli şekilde bizzat yaşamak gerçekten heyecan vericiydi. Bu çalışmaya katkı veren herkese teşekkür ediyorum" açıklamalarında bulundu. Atalay Taşkoparan, ADASTEC Kurucu Ortağı ve CCO’su olarak, şirketin Seviye-4 otonom sürüş teknolojisiyle havalimanı operasyonlarında güvenilir, ölçeklenebilir ve sahada karşılığı olan çözümler sunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "İGA, Avrupa Birliği’nin en yoğun havalimanı. Burada, ADASTEC’in otonom sürüş teknolojisini kullanan Karsan Otonom e-ATAK ile, gerçek trafik koşullarında bir personel taşıma senaryosu uyguladık. Senaryo, terminal binası ile uçak altı arasındaki taşıma ihtiyacına odaklandı. Otonom aracın gerçek trafik ortamındaki performansı, aprondaki ekip taşımacılığında operasyonel verimlilik ve güvenlik beklentilerini karşılayan, uygulanabilir bir çözüm olabileceği öngörüldü. Farklı havalimanı projelerinde edindiğimiz saha deneyimiyle, otonom mobilitenin havacılık operasyonlarında bir dizi sorunu çözeceğine ve büyük ölçüde yer tutacağına inanıyoruz. Şirket olarak, Karsan ile birlikte havalimanlarının güvenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Dünyanın farklı havalimanlarını geleceğin operasyonlarını birlikte şekillendirmeye davet ediyoruz." 60 bin yolcu deneyimiyle dünyada ilklerden Açıklamaya göre, otonom teknolojisinin mobilitenin dönüşümünde giderek daha önemli bir rol üstlenmesiyle birlikte araç, Avrupa ve ABD’de hayata geçirilen projelerle gerçek trafik koşullarında yolcu taşıyarak başarılara imza atıyor. ABD’de Michigan State University kampüsünde 1,5 yıl boyunca 5 kilometrelik bir rotada yolcu taşıyan araç, Norveç’in Stavanger şehrinde ise 2022 yılından bu yana biletli yolcu taşımayı sürdürüyor ve tünelden geçen ilk otonom otobüs olarak dikkat çekiyor. Rotterdam’da Avrupa’nın ilk otonom havalimanı shuttle’ını devreye alan Karsan, İsviçre ve İsveç’te açık trafikte yolcu taşıyan ilk otonom otobüs projelerini hayata geçirirken, Hannover’de ise KBA onayıyla kamuya açık yollarda test sürüşü gerçekleştiren ilk otonom otobüs oldu. Frankfurt’ta gerçekleştirilen otonom apron demo çalışması ise şirketin havalimanı operasyonları gibi yüksek güvenlik ve hassasiyet gerektiren alanlarda da otonom mobilite çözümleri sunabilme yetkinliğini ortaya koydu. 2026 yılında Salen ve Paris RATP’de gerçekleştirilen otonom demo projeleriyle birlikte şirket, farklı kullanım senaryolarında otonom teknolojisini geliştirmeyi sürdürecek. 160 bin kilometrenin üzerinde otonom sürüş deneyimine, 60 binden fazla taşınan yolcuya ve yüzde 99,5 başarı oranına ulaşan şirket, bugün 12 ülkede 16 farklı otonom proje ile dünyada açık trafikte yolcu taşıyan Seviye-4 ilk ve tek otonom otobüs olma özelliğini korumaya devam ediyor. Karsan Otonom e-ATAK sürekli hizmete hazır Gelişmiş Sensör Paketi ile donatılan araç, farklı hava koşullarında hassas navigasyon ve durumsal farkındalık sağlamak için birlikte çalışan LiDAR, radar, kameralar, GNSS ve en son teknoloji sensörlerin bir kombinasyonunu kullanıyor. Gece veya gündüz, farklı hava koşullarında 40 km/s hıza otonom sürüşte çıkabilen araç, bir otobüs sürücüsünün yaptığı; rota üzerindeki duraklara yanaşma, inme-binme süreçlerini yönetme, kavşak ve geçitlerle trafik ışıklarındaki sevk ve idareyi sağlama benzeri tüm işlemleri sürücüsüz olarak gerçekleştiriyor. Otobüsün AC ünitelerle 5 saatte, DC ünitelerle ise 3 saatte tam olarak şarj olabilme yeteneği, aracın sürekli hizmete hazır olmasını sağlıyor.
Muğla Fethiye Ölüdeniz-Kayaköy yolları yenilendi Muğla Büyükşehir Belediyesi, Fethiye ilçesinin dünyaca ünlü turizm merkezleri Ölüdeniz ve Kayaköy mahallelerinde başlattığı yol, cadde, bulvar ve meydan düzenleme çalışmalarını yeni turizm sezonu öncesinde tamamladı. 520 milyon TL yatırımla hayata geçirilen projeyle bölge modern, güvenli ve estetik bir görünüme kavuştu. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından dört etap halinde yürütülen çalışmalar kapsamında bölgede ulaşım güvenliği ve konforunu artıracak çok sayıda imalat tamamlandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından; 11 kilometre sıcak asfalt, 2,5 kilometre parke yol, 9 kilometre hendek beton imalatı, 2 bin 212 metrekare kaldırım begonit işi, 7 kilometre yağmur suyu hattı, 4,8 kilometre otokorkuluk, 2,1 kilometre motorcu dostu bariyer, 18 bin 63 metrekare kaldırım granit kaplama, 7 bin 391 metrekare kaldırım parke işi, 2,2 kilometre yenilenen düktil boru içme suyu hattı çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında bölgede yol üstü cep otoparkları ve harici otopark alanları oluşturularak özellikle yaz sezonunda yaşanan araç yoğunluğunun azaltılması hedeflendi. Düzenlenen yeni otopark alanlarıyla birlikte trafik akışının rahatlatılması ve ziyaretçilerin bölgeye daha konforlu erişim sağlaması amaçlandı. Projede ayrıca Ölüdeniz ve Kayaköy arasında kesintisiz yaya aksı oluşturularak yayaların güvenli ve konforlu ulaşımı ön plana çıkarıldı. Turizm bölgelerinde yürünebilir alanların artırılmasıyla hem kent estetiğinin güçlendirilmesi hem de ziyaretçilerin bölgeyi daha nitelikli deneyimlemesi hedeflendi. Yenilenen içme suyu hatlarıyla birlikte bölgenin altyapısı daha güçlü hale getirilirken, uzun yıllar hizmet verecek modern sistemlerle turizm sezonunda artan nüfusun ihtiyaçlarına da sürdürülebilir çözümler sunuldu. Turizm bölgelerinde güvenli ve modern ulaşım hedefi Özellikle yaz aylarında yoğun araç ve yaya trafiğinin yaşandığı Ölüdeniz ve Kayaköy mahallelerinde ulaşımın daha güvenli, konforlu ve modern hale getirilmesi hedeflendi. Yol, meydan ve altyapı düzenlemeleriyle birlikte bölgenin estetik görünümü güçlendirilirken; yapılan yatırımların bölge turizmine, yerel ekonomiye ve esnafa önemli katkı sağlaması amaçlandı. Turizm sezonu öncesinde tamamlanan proje ile hem bölge esnafının hem de yerli ve yabancı ziyaretçilerin daha rahat, güvenli ve kaliteli bir ulaşım imkânına kavuştuğu belirtildi. Kayaköy Mahalle Muhtarı Şenol Öztürk, "Kayaköy ve Hisarönü arasındaki yolumuz çok dardı, çok bozuktu. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras bu yolu bize tamamladı. Altyapılar yapıldı, yollarımız da şu anda çok güzel oldu. Ahmet Başkanımızdan, hepsinden Allah razı olsun" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Harita Teknikeri Umutcan Turgut, "Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak Fethiye ilçemizin Ölüdeniz ve Kayaköy mahallelerinde başlattığımız yol, cadde, bulvar, meydan yenilemesi ve düzenleme işi tamamlandı. Dört etaptan oluşan çalışmalar kapsamında 11 kilometre sıcak asfalt, 2,5 kilometre parke yol yapımı, Bin 860 metre beton oluk yapımı, 9 bin metre hendek beton imalatı, 2 bin 212 metre kare kaldırım vegonit işi, 7 bin metre yağmur suyu hattı, 4 bin 800 metre oto korkuluk, 2 bin 100 metre motor bariyer, 18 bin 063 metre kare kaldırım granit kaplama işi, 7 bin 391 metre kare kaldırım parke işi tamamlandı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın güvenli ve konforlu ulaşım vizyonu doğrultusunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz" dedi. Vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik projelere devam edeceklerini kaydeden Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın dünyanın en önemli turizm kentlerinden birisi olduğunu, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek, kentin altyapısını güçlendirmek ve misafirlere daha modern bir Muğla sunmak için çalışmaların aralıksız sürdürüldüğünü belirtti.
Kocaeli Sırt çantasıyla yollara düştü, 132 ülke gezdi Kocaeli’de yaşayan emekli makine mühendisi Mesut Nöbetçigil, çalışma hayatı ve emekliliğinde elde ettiği geliri gayrimenkule yatırmak yerine dünyayı gezmeye ayırarak bugüne kadar 132 ülkeyi ziyaret etti. Amerika’da aldığı mesleki eğitimler sırasında farklı kültürleri tanıma ve seyahat etme fırsatı bulan 67 yaşındaki Mesut Nöbetçigil, 2005 yılında emekli olduktan sonra dünya turuna ağırlık verdi. Emekliliğinin ardından iş güvenliği ve yapı denetim uzmanı olarak çalışmayı sürdüren Nöbetçigil, buradan elde ettiği kazancı da seyahatlerinde kullanıyor. Kendisini "turist" değil, sırt çantalı bir "seyyah" olarak tanımlayan Nöbetçigil, Amerika kıtasından Uzak Doğu’ya, Afrika’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada tek başına veya gruplarla seyahatler gerçekleştirdi. Son olarak mart ayında Güney Amerika’daki 9 ülkeyi gezen Nöbetçigil, seyahat hatıralarını ve mesleki tecrübelerini 8 ayrı kitapta topladı. Nöbetçigil, insanların birikimlerini ev ve arabaya yatırdığını, kendisinin ise dünyayı keşfetmeyi tercih ettiğini anlattı. Emeklilik sonrası da çalışmayı sürdürdüğünü belirten Nöbetçigil, kazandığı parayı yeni yerler görmek için harcadığını ifade etti. "Oralıymışım gibi yaşamaya çalıştım Seyahat tutkusunun, yıllar önce ABD’de katıldığı mesleki eğitimlerle başladığını belirten Mesut Nöbetçigil, "O dönemde Muavenet Gemisini Amerikalılar vurduğu için bize karşılığında gemi vermek istediler. Bunlar 1200 psi basınçlı buharlı gemilerdi. Türkiye’de yeterince bilinmediği için Amerika’da kurslar düzenlendi. O kursların en uzun süreli iki tanesine beni uygun gördüler. Orada hem bu gemilerle ilgili kurslara katılarak bilgi sahibi oldum hem de göçmen çocuklarının ve göçmenlerin gittiği kolejlere devam ederek İngilizcemi geliştirdim. Orada kaldığım süre boyunca, ’Para biriktireyim, Türkiye’ye dönünce bir şeyler alayım’ düşüncesiyle değil, oralı gibi yaşamaya çalıştım. Bu da bana güzel bir çevre kazandırdı. O çevrenin etkisiyle Amerika’nın birçok eyaletine defalarca gittim. Yaklaşık 40-42 eyalette neredeyse çat kapı gidebileceğim insanlar var" dedi. "132 ülke gezdim" Emekli olduktan sonra iş hayatından kopmadığını vurgulayan Nöbetçigil, "Şu anda 3-4 firmada hem iş güvenliği hem yapı denetim hem de müşavir firmalarda kontrollük yapıyorum. Çalışmayı seviyorum ama çalışırken de para biriktirme konusunda biraz farklı düşünüyorum. İnsanlar ellerine para geçince ev alır, araba alır, eşyasını değiştirir. Ben ise geziyorum. Turist gibi değil, daha çok sırt çantalı bir seyyah gibi geziyorum. En son 123 ülkeydi, şu an 132 ülkeye çıktı. En son mart ayında Panama’dan başlayıp Paraguay’dan çıkarak oradaki 9 ülkeyi karış karış dolaştım" diye konuştu. "20 senedir yoğun şekilde geziyorum" Nöbetçigil, sözlerine şöyle devam etti: "Vakit ve nakit bulduğum an yerinde duramayan bir adamım. Zaman zaman benim gibi amatör ruhlu arkadaşlarla gezdim, zaman zaman tehlikeli bölgelere turla gittim. Tek başıma gittiğim de oldu, arkadaşlarla gittiğim de oldu. Eğer zamanı yayarsanız bu iş ekonomik oluyor. Bir yere ’hemen gidip geleyim’ derseniz çok pahalıya geliyor. Aslında geziler emeklilikten önce başladı. Kuzey Amerika’yı tersanecilik döneminde gezdim. O zamanlar 45-50 yaşlarındaydım. 2005 yılında emekli oldum. Yani yaklaşık 20 senedir yoğun şekilde geziyorum. Özellikle Hindistan’ı karış karış gezdim. Bambaşka bir kültürün, bambaşka bir hayatın içine giriyorsunuz. Hijyen olmayan şartlar da oluyor ama bu işler fazla titiz insanların yapabileceği şeyler değil." "İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya’daki Angkor Tapınakları oldu" Seyahatleri sırasında tasarruf etmek için gece yolculuklarını tercih ettiğini belirten Nöbetçigil, "Amerika’yı boydan boya gezdim. Kuzey Afrika’yı, Mısır’ı, Orta Doğu coğrafyasını gezdim. Uzak Doğu’ya gittim, Filipinler’e kadar ulaştım. Gitmek istediğim yerler hala var. Mesela Japonya’yı sindire sindire gezmek istiyorum. Bir de arkadaşım çalışıyor; Gürcistan’dan girip Sibirya Ekspresi ile yapılan bir rota var. Her şehirde inip gezebiliyorsunuz, sonra tekrar trene biniyorsunuz. O sisteme kadar gitmek isterim. İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya’daki Angkor Tapınakları oldu. İnsan gerçekten bakınca büyüleniyor. Gazetelerde köşe yazmaya başladım. Şiire de merak sardım. Oldukça şiir birikti ve onları kitaplaştırdım. Yazdığım öyküleri de kitap yaptım. İki tanesi mesleki kitap; biri gemilerde gaz free işlemleri, diğeri inşaatlarda iş güvenliği üzerine. Onun dışında 6 kitabım daha var. Gittiğim yerlerden küçük hatıralar toplamayı da seviyorum. ’Bu ilginçmiş’ dediğim şeyleri, çantama sığacak kadar alıyorum. Ev aslında çok daha doluydu ama biraz cömertiz galiba. İsteyenlere veriyoruz" diye konuştu. "Güney Amerika’da insanlar Türkleri seviyor" Gittiği coğrafyalarda Türkiye’ye olan ilgiye de değinen Nöbetçigil, şunları kaydetti: "Güney Amerika’da insanlar Türkleri seviyor. Şili’de Atatürk büstü gördüm. Dünyanın farklı yerlerinde Atatürk ile ilgili birçok şey gördüm. Romanya’da, Hindistan’da, Meksika’da da rastladım. Çok saygı duyuyorlar. Dünyanın 7 harikası denilen yerlerin neredeyse tamamını gördüm. Özellikle Endonezya, Malezya gibi Uzak Asya ülkelerinde ve Güney Amerika’da Türkleri seviyor. Bir gün Ürdün’de çölde mola verdiğimiz bir yerde yaşlı bir adam cebinden buruşturulmuş bir Osmanlı haritası çıkardı. ’Biz kardeşiz. Gün gelecek bunu anlayacaksınız’ dedi. Çok etkileyici bir andı." "Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak" Türkiye’yi de büyük ölçüde gezdiğini belirten Nöbetçigil, "Tamamını değil ama büyük kısmını gördüm. Van’a henüz gidemedim. Onun dışında Güneydoğu’yu, Karadeniz’i, Erzurum’u, Erzincan’ı uzun uzun dolaştım. Hayat insana verilmiş bir armağandır. Her sabah kalkınca ’Bugün de yaşıyorum’ diye şükrediyorum. İnsanların zamanı iyi değerlendirmesi lazım. Vakit ve nakit birer imkandır. Kimisi ev alır, kimisi araba değiştirir. Ben ise dünyayı keşfetmeyi seçtim. Artık belli bir doygunluk içerisindeyim. Mütevazı yaşamaya alıştım. Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak" ifadelerini kullandı. "Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim" Son olarak, "Çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı?" sorusuna ise Mesut Nöbetçigil, şu yanıtı verdi: "Bence ikisi de önemlidir ama önce gezen bilir. Tabii boş gezmekten bahsetmiyorum. 132 ülkeyi gezmek bana bir apartman parasına mal olmuştur ama hiç hesabını yapmadım. Şimdi sırada Rusya var. Sonrasında Avustralya, Yeni Zelanda ve Tazmanya’ya gitmeyi düşünüyorum. Daha sonra da Türkistan taraflarına geçmek istiyorum. Eğer kafa dengi bir yol arkadaşınız varsa, sırt çantasıyla oldukça ekonomik şekilde seyahat edebilirsiniz. Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim. Hayatı dolu dolu yaşamak istiyorum. Gençler de zamanını iyi değerlendirsin. Dünyaya bir kere geliyoruz. Tabii ki ’her şeyi satıp savurun’ demiyorum. Çalışın, emek verin ama temel ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra sürekli daha yenisini almak yerine biraz dünyayı görün, birkaç yer gezip gelin."
İzmir Kanseri yenen 8 kahraman çocuk Kıbrıs’ta devletin zirvesiyle buluştu Lösemi ve kanseri yenerek sağlıklarına kavuşan 8 kahraman çocuk, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) devletin zirvesiyle bir araya geldi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman makam koltuğunu çocuklara devrederken, Ankara’daki hastaneyi ziyaret etme sözü verdi. Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) tarafından yürütülen ’Dünyayı Geziyoruz’ projesiyle KKTC’ye giden 8 çocuk, Lefkoşa’da üst düzey resmi temaslarda bulundu. Heyet, ilk olarak KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından makamında ağırlandı. Çocuklarla yakından ilgilenen ve onlarla sohbet eden Erhürman, makam koltuğunu sırasıyla miniklere devretti. Çocukları her Kıbrıs ziyaretlerinde ağırlamaktan mutluluk duyacağını belirten Erhürman’a teşekkür plaketi takdim edildi. Cumhurbaşkanı Erhürman, heyetin daveti üzerine ilk Ankara programında LÖSANTE Hastanesi’ni ziyaret edeceğinin de sözünü verdi. Büyükelçilik ve üniversiteye anlamlı ziyaret Lefkoşa temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile de görüşen heyet, hastalıkla mücadele projelerini aktararak Büyükelçi’ye ziyaret anısına teşekkür belgesi sundu. Görüşmenin ardından Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’na geçilerek çelenk bırakıldı. Ada turuna Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) ile devam eden çocuklar, Rektör Prof. Dr. Mehmet Ali Yükselen’i ziyaret etti. Kampüste üniversiteli gönüllü gençlerle bir araya gelen minik kahramanlar, renkli görüntülere sahne olan duvar boyama etkinliğine katıldı. Şarkılar eşliğinde kampüs duvarını löseminin farkındalık rengi olan turuncuya boyayan çocuklar, dev harflerle ’Umut varsa iyileşme de vardır’ yazarak üniversitede kalıcı bir iz bıraktı.