ASAYİŞ - 24 Haziran 2025 Salı 11:06

Serpil Alkan’dan Edip Akbayram’a yönelik şok iddia: "Kuzenim Edip, 14 yaşındayken bana tecavüz etti"

A
A
A

Türk müziğinin usta isimlerinden biri olan ve geçtiğimiz Mart ayında hayatını kaybeden Edip Akbayram hakkında Serpil Alkan, şok iddiada bulundu. Serpil Alkan, Edip Akbayram ile kuzen olduğunu ve Akbayram’ın kendisine 14 yaşındayken tecavüz ettiğini öne sürdü. 

Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden biri olan ve geçtiğimiz Mart ayında 75 yaşında hayatını kaybeden Edip Akbayram hakkında, ölümünün ardından dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. İstanbul’da yaşayan ve sanatçının kuzeni olduğunu öne süren Serpil Alkan(65) Akbayram’ın 14 yaşındayken kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti. Alkan, ‘’Bana tecavüz ettiğinde 15 yaşına bile girmemiştim. Beni çağırmıştı. O zamanlarda bu olayı bilen bir de menajeri Atilla Arabacıoğlu vardı. Arabacıoğlu aynı zamanda Nilüfer’in de menajeriydi. Edip, beni yanında çağırmıştı, işte orada oldu. Yani ben zaten şimdi yeni bir kitap çıkarıyorum. Hayatım hakkında ve hepsini en ince detaylarına kadar anlatıyorum. Yani neden ve niçin? gibi sorular var. Beni suçlayan kişiler var, tabii bilmeyenler de var. Burada suç biraz benim, yani bir kadın namusunu ben korurken ben namussuz bir şekle girdim. Daha ne diyeyim artık. Bu olayın üzerinden 40 sene de geçse 50 sene de geçse insan ölene kadar unutmuyor. Bunu unutmak mümkün değil. Bunu unutmak için ya ölmem lazım ya da öldürmem lazım. Sonra kendime dönüp boşver dedim. Benim ağrıma giden şey istemeye istemeye affetmiş olmam’’ diye konuştu.

’’Bu olay yeni değil ve karısı ile birlikte çocukları da biliyor’’

Bu olayı kamuoyu ile paylaştıktan sonra Edip Akbayram’ın teyzesine gittiğini aktaran Alkan, ’’Teyzem beni aradı. Ayrıca, bu olayı zaten karısı biliyor çoluğu çocuğu biliyor. Bu yeni bir şey değil. Teyzeme gidip, bana tazminat davası açacağını söylemiş. Böyle bir şey var mı? Hem ben tecavüze uğruyorum hem de benim üstümden para kazanmak için teyzeme geliyor. Teyzem de bunu kovunca menajerine Atilla’ya gitmiş. Demiş ki ‘Serpil‘i ben mahkemeye vereceğim ve tazminat davası açacağım suç duyurusunda bulunacağım, şahitlik yapar mısın?’ demiş. O da yaparım demiş. Öyle deyince de tamam demiş. Peki ben ne söyleyeceğim. ’Sonuçta sen bu kıza tecavüz ettin, bana kendin söyledin’ demiş itiraf ettin. Ben de bunları söylerim deyince bu seferde beni mahkemeye vermekten vazgeçiyor. Sonuçta tutanak yok yalancı şahit de olmayınca öyle kalmış’’ diye konuştu.

’’Eğer ben isteseydim ailem beni Edip’le evlendirecekti’’

Edip Akbayram’ın menajeri olan Atilla Arabacıoğlu’nun tüm gerçekleri bildiğini ve bu süreçte Arabacıoğlu’ndan çokça destek gördüğünü de belirten Serpil Alkan, ’’Ben tabii kendimi ispat etmek için menajer Atilla ile konuştum. ’İnsanlar beni reklam yapıyorum sanıyor ve ben kendimi kurtaramıyorum’ dedim. O da ‘Serpil dedi, Edip bana bunları anlattı zaten’. Bunu eşi de biliyordu eşi hamileydi o zaman. 4 buçuk aylık hamileydi. Ben söyleseydim ailem beni Edip’le evlendireceklerdi. Ben tecavüzcümle evlenmeye mecbur muyum? 2004 yılında da savcılığa suç duyurusunda bulunmuşuz. Ama zaman aşımı olduğunu bile bile yine de mahkemeye verdim. Şimdi ben tabi ki hakkımı helal etmiyorum bunun öbür tarafı var. Ayrıca, kendimi aklamak için artık elimden geleni yaptım daha ne yapabilirim. Allah görüyor zaten benim haklı olduğumu. Edip özür dilesin diye benden hastanede yattığında yine konuşmuştuk. Avukatım, Aydın Egemen’den Allah razı olsun. Bu adamcağıza vekaletname vermiştim. Bakın 25 seneyi geçti avukatımı tutmuştum bugüne denk geldi. Zaten avukatım gerekeni yapar gelsinler suç duyurusunda bulunsunlar. Ben eğer suçluysam gelsinler. Ben buradayım kaçmıyorum, yerim belli yurdum belli. Ben susmuyorum buyursunlar bekliyorum’’ ifadelerini kullandı.

’’Serpil Hanım’ın istediği şeyler var. Biz de hukukçu olarak yanında kalmaya devam edeceğiz’’

Serpil Alkan’ın 20 yılı aşkın süredir bu davada avukatlığını yapan Aydın Egemen ise "Serpil hanım, hukuk ve adalet arayış içerisinde. Yani bir özür beklentisi içerisinde. Hukuk sadece kanunda yazılı bir evraktan ibaret değildir. Serpil Hanım asla yalan söylemez neyse onu ortaya koyan bir karakterdedir. Ben Serpil Hanım’a da söylüyorum. Serpil Hanım nedir amacın? Nereye kadar sürdüreceksin? diyorum, ‘Benim bu mücadelemde eğer bir tane aile içi istismara uğramış bir çocuk, bir kadın dahi benim bu dik duruşum bu mücadelemi görür ve o da bunu yargıya taşırsa bir kişiye dahi faydam olursa bu bile benim için yeter’ diyor. İstediği bu ve biz de onun yanında bir hukukçu olarak kalmaya devam edeceğiz. Onu tanımayanlar sosyal medya üzerinden neden öldükten sonra ortaya çıktın? Şimdi mi sırası geldi, meşhur mu olmaya çalışıyorsun? diye yazışmalarını okudum. Asla böyle bir şey söz konusu değil. Serpil Alkan‘ı tanımayanlar ancak bu yorumu yapıyor. Bakınız o zaman cumhuriyet savcılığına şikayet dilekçeleri var Serpil Hanım bu olayı medyaya ilk taşıdığını kendi de ifade etti. Bir avukat olarak da hukukçu olarak da bundan sonraki aşamada neler yapacağız? Türkiye Büyük Millet Meclisi‘ne bu konuda bu tür suçlarla ilgili zaman aşımını tamamen ortadan kaldıracak, çünkü Serpil Hanımın da ifadesi insanlığa karşı işlenmiş olan bu derece ağır bir suçu zaman aşımıyla son bulmaması gerekiyor. Dolayısıyla hukukçu olarak burada Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı sistemine nasıl bir katkı veririz bu tür hadiselerin yaşanmamasını nasıl sağlarız bunu mücadelesini veriyoruz’’ diye konuştu.

Lokman Sarıkurt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce 80 yataklı hafızlık Kur’an kursunda sona gelindi DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Cumayeri ilçesi Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu, ilçede yapımı devam eden 80 yataklı Hafızlık Kur’an Kursu projesinde artık son aşamaya gelindiğini açıkladı. Gençlerin manevi eğitimine büyük önem verdiklerini vurgulayan Koloğlu, projenin kısa sürede tamamlanarak hizmete açılacağını belirtti. Cumayeri’nde yükselen bu önemli eğitim yatırımı, özellikle hafızlık eğitimi almak isteyen öğrenciler için modern ve donanımlı bir ortam sunacak. İlçede dini eğitimin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen proje, bölge halkı tarafından da büyük takdir görüyor. Başkan Koloğlu yaptığı açıklamada, "Gençlerimizin manevi eğitimi ve hafızlık çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bu tür kıymetli projeler, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın Kur’an-ı Kerim’i öğrenmesi ve hafız olarak yetişmesi adına çok önemli bir yere sahiptir" ifadelerini kullandı. Belediye ile müftülük iş birliğinde yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Koloğlu, kursun en kısa sürede tamamlanması için desteklerin sürdüğünü dile getirdi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte ilçede önemli bir eksikliğin giderileceği ifade ediliyor. Başkan Koloğlu ayrıca, bu anlamlı eserin hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür ederek, "Başta hayırseverlerimiz olmak üzere, müftülüğümüze ve katkı sunan tüm kişi ve kurumlara gönülden teşekkür ediyorum" dedi. Tamamlanma aşamasına gelen Hafızlık Kur’an Kursu’nun açılışıyla birlikte Cumayeri’nin manevi eğitim alanında önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor.
Manisa Manisa’da müzik dolu proje başlıyor Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen "Genç Sahne Manisa" projesiyle lise öğrencileri, kendi kurdukları müzik gruplarıyla sahne deneyimi yaşayacak. Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü, gençlerin sanatsal ve kültürel gelişimini desteklemek amacıyla dikkat çeken bir projeye imza attı. "Genç Sahne Manisa" adıyla duyurulan proje kapsamında, Manisa genelindeki resmî ve özel liselerde eğitim gören öğrenciler, oluşturdukları müzik gruplarıyla yeteneklerini sergileme fırsatı bulacak. Proje süreci, öğrencilerin hazırladıkları performans videolarının değerlendirilmesiyle başlayacak. Belirlenen kriterleri karşılayan gruplar ise ilerleyen aşamada canlı sahne performansına davet edilecek. Final aşamasında başarılı bulunan öğrenciler, Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda kurulacak sahnede izleyiciyle buluşacak. Yarışma formatının ötesine geçen projede; müzikal uyum, teknik yeterlilik, sahne hâkimiyeti, özgünlük ve yorum gücünün geliştirilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin sanatsal yönlerini keşfetmeleri ve kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam oluşturulması amaçlanırken, aynı zamanda okullarına olan aidiyet duygularının güçlendirilmesi de hedefler arasında yer alıyor. Manisa İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile örtüştüğünü belirterek, gençlerin milli ve kültürel değerlerinden kopmadan çağdaş eserler ortaya koyabileceklerine inandığını ifade etti. Uğurelli, öğrencilerin sanat alanında da önemli başarılara imza atacaklarına olan güvenini dile getirdi. Öte yandan etkinlik süresince gerçekleştirilecek tüm video ve fotoğraf çekimlerinin, öğrencilerden oluşan Manisa Çocuk TV ekibi tarafından yapılacağı bildirildi.
Manisa Manisa’da ’Din ve hayat’ uluslararası arenada masaya yatırılacak Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenecek olan "Uluslararası Geçmişten Günümüze Manisa’da Din ve Hayat Sempozyumu", yerli ve yabancı çok sayıda akademisyeni Manisa’da buluşturmaya hazırlanıyor. Manisa’nın köklü dini ve kültürel mirası, ekim ayında uluslararası katılımla akademik bir zeminde ele alınacak. 16-17 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek sempozyum, Manisa’nın tarihi süreçte dini, sosyal ve kültürel hayatına yön veren dinamikleri disiplinlerarası bir yaklaşımla değerlendirmeyi amaçlıyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde yapılacak etkinlikte, alanında uzman çok sayıda bilim insanı bildiri sunacak. Sempozyumun onursal başkanlığını Prof. Dr. Rana Kibar, başkanlığını ise Prof. Dr. Halit Ev üstlenirken, düzenleme kurulunda üniversitenin farklı akademik birimlerinden çok sayıda öğretim üyesi yer alıyor. Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilim ve danışma kurulu, etkinliğe uluslararası nitelik kazandırıyor. Sempozyum kapsamında; Manisa’da tarihi süreçte dini hayat, dini kurumlar, alimler ve ilim geleneği, din eğitimi, modernleşme sürecinde din, din ve toplum ilişkisi gibi pek çok başlık ele alınacak. Ayrıca dini çeşitlilik, sosyal hizmetler, sanat ve estetik ile güncel sorunlar da akademik çerçevede münazara edilecek. Bildiri özetlerinin 15 Nisan tarihinden itibaren kabul edilmeye başlanacağı sempozyumda, son başvuru tarihi 1 Eylül olarak açıklandı. Kabul edilen bildiriler 15 Eylül’de ilan edilecek, sempozyum programı ise 1 Ekim’de kamuoyuyla paylaşılacak. Yetkililer, sempozyumun Manisa’nın dini ve kültürel mirasının akademik açıdan ortaya konulmasına katkı sağlamasının yanı sıra, yeni bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi ve şehir hafızasının güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olacağını ifade etti.