SAĞLIK - 29 Temmuz 2025 Salı 10:52

Sıcaktan klimalı ortama geçerken dikkat: Tansiyon tehlikesi

A
A
A

Aşırı sıcak havaların kalp sağlığı ve tansiyon üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Peyman Levent Türkoğlu, sıcak ortamdan aniden klimalı ortama geçilmesi konusunda da uyarıda bulundu.

Tüm yurtta etkili olan aşırı sıcaklıklar, bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Özellikle kronik hastalığı olanları uyaran uzmanlar, rahatsızlığı olmayan kişilerin de aşırı sıcaklara karşı bazı tedbirler alması gerektiğini söyledi.

"Kalp daha fazla hızlı pompalamak zorunda kalıyor"

BHT Clinic İstanbul Tema Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Peyman Levent Türkoğlu, sıcak havaların en çok kalp, damar ve tansiyon üzerinde etkileri olduğunu belirtti. Türkoğlu, "Sıcak havada vücut ısısı artınca vücut otomatikman bu ısıyı düşürmek ister. Vazodilatasyon dediğimiz durum gelişir, bu da damarları genişletiyor ki ısıyı atabilsin. Damarlar genişleyince kalp hastası olanlarda, tansiyon hastalarında ciddi sorunlara neden olabiliyor. Kalp atışı artabiliyor. Çünkü kalp, genişleyen damarlara daha çok kan pompalamak zorunda kalıyor. Kalp debisi dediğimiz, her atımda atılan kan miktarı artıyor. Bu kalp yetmezliği, kalp kapak problemi olanlarda sorun oluşturabiliyor. Ayrıca damarlar genişlediği için tansiyonu olan hastalarda ani tansiyon düşüşlerine ve bayılmalara neden olabiliyor. Bazen de tam tersi etki yaparak sempatik aktivite arttığı için damarlarda büzüşme oluyor. Tansiyon düşeceğine artabiliyor" dedi.

Sıcaktan klimalı ortama geçerken dikkat: Tansiyon tehlikesi

"Potasyum içeren ürünler tüketin"

Günde en az 2-2 buçuk litre su içilerek elektrolit ve sodyum potasyum kaybının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Peyman Levent Türkoğlu, "Terlemeyle birlikte hem su hem de elektrolit dediğimiz sodyum potasyum kaybı oluyor. Tansiyonları çok yüksek olmayan kişiler doktor kontrolünde biraz tuzlu gıda kullanabilirler. Muz, domates, yeşil yapraklı sebzeler gibi potasyum içerikli ürünler yiyebilirler. Serin ortamda bulunmaları önemli ama çok da serin olmamalı. Çok sıcaktan birden serin ortama girince de tam tersi etki yapabiliyor. Açık renkli, bol giyişiler giymeliler. Dışarı çıkıyorlarsa sıcak saatlerde, 11.00-17.00 arası çıkmamaları, şapka ve gözlük kullanmaları gerekir" diye konuştu.

Türkoğlu, kalp hastaları dışında bazı grupların da risk altında olduğunu belirterek, "Spor yapanlar günün erken saatlerinde ya da akşam hava serinleyince spor yapsınlar. Tarlalarda çalışanlar da risk altında" uyarısında bulundu.

"Damarlar büzüşünce tansiyon yükseliyor"

Sıcak ortamdan aniden soğuk, klimalı ortama geçilmesinin da bazı riskler barındırdığını belirten Dr. Peyman Levent Türkoğlu, bunun nedenini ise şöyle açıkladı:

"Dışarıda, sıcak havada damarlar genişlemiş oluyor. Sıcak ortamdan birden klimalı ortama geçince 10-15 derece ısı farkı oluşuyor. Bu sefer damarlar büzüşmeye başlıyor, tansiyon yükselebiliyor. Bayılmalar ve kalp ritim bozuklukları yaşanabiliyor."

Türkoğlu, "Tansiyon ilacı kullananlar, kalp hastaları, diyabetli, şişman ve obez kişiler yaz aylarını doktor kontrolünde geçirmeli" diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize ‘Miray kuş’ imza gününde Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.