ASAYİŞ - 14 Kasım 2023 Salı 09:25

Sosyal medya siteleri üzerinden görev yaparak para kazanacaksın dediler 30 bin TL dolandırdılar

A
A
A

Sosyal medya üzerinden ’ek gelir kazanmak ister misiniz’ başlıklı reklamlar yayınlayan şahıslar tuzaklarına çektikleri kişilere ek gelir imkanı sunacaklarını söyleyerek dolandırıyor. Arnavutköy’de yaşayan Batuhan Yerdelen isimli gençte sanal dolandırıcıların tuzağına düşerek 30 bin TL dolandırıldı.

Gelişen teknolojiyle birlikte Dünya’da bir çok işlem elektronik olarak yapılmaya başlandı. Özellikle pandemi döneminde artan internet kullanımı sonrasında dolandırıcılarda sanal ortamda yeni yöntemler üretmeye başladı. Sosyal medya platformları üzerinden ’ek gelir kazanmak ister misiniz’ başlıklı reklamlar yayınlayan dolandırıcılar reklama tıklayan kişilere kendilerine internet ortamında yapacakları görevler vereceklerini ve tamamlanan görevler sonrasında para kazanacaklarını söylüyor. Görevleri yapmak için para yatıran kişiler küçük miktardaki ödemeleri geri alırken görevlerin ilerlemesiyle birlikte artan miktardaki ödemeleri geri alamadı.

Arnavutköy’de yaşayan Batuhan Yerdelen isimli gençte sosyal medya üzerinden tıkladığı reklam sonucunda para kazanma hayali kurarken 30 bin TL dolandırıldı. Yerdelen emniyete giderek şikayetçi olurken dolandırıcıların rahat konuşmaları ise pes dedirtti. Kendi oluşturdukları mesajlaşma platformu üzerinden dolandırıcılık işlemini gerçekleştiren dolandırıcılar kendilerini şikayet edeceğini söyleyen mağdurlara ise polislerle beraber çalıştıklarını söyleyerek polis fotoğrafları yolladı.

Polislerle beraber çalışıyoruz diyerek polis fotoğrafları yollayarak kandırdılar

Kendilerinin dolandırıldığını anlayan sosyal medya kullanıcılarını paralarını kurtarmak için yaptıkları yazışmalarda dolandırıcılara kendilerini şikayet edeceklerini ve polise gideceklerini söylediklerinde ise inanılmaz cevaplarla karşı karşıya kaldı. Dolandırıcılar şahıslara polislerin ve karakol ortamının bulunduğu alanların fotoğraflarını atarak kendilerinin polislerle çalıştığını belirtti. O konuşmalarda mesajlaşma uygulamasında kayıt altına alındı. Mağdur olan Batuhan Yerdelen ise emniyete giderek şahıslardan şikayetçi oldu.

“Beleşten para kazanmak olmuyor, alın teriyle paranızı kazanın”

Yaşadıklarını anlatan mağdur Batuhan Yerdelen, “Ben Arnavutköy’de yaşıyorum. Ben bir iş ilanı gördüm ve beni ek gelir kazanacağımı söyleyerek yönlendirdiler. Ben bu işe başladım Aslı diye biriyle konuştum ve bana görevler vermeye başladılar. Ben para yatırdım ve iki katını kazandım daha sonra görevler büyüdükçe bende daha fazla kazanmak istedim. Para yatırdıkça daha fazla kazandığımı söylüyorlardı. 5-10 bin derken son görev dediler ve bunu yapınca bütün parayı alabileceksiniz dediler ama parayı çekemedim. Beni başka birine yönlendirdiler ve o kişi benden 7 bin TL daha istedi. Ben tüm parayı çekemedim dolandırıcı olduklarını anladım ve 30 bin TL para kaybettim. Bize internet üzerinden ürün aldığımızı ve satıldıkça komisyon alacağımızı söylediler. Çok bilindik bir sayfayı kopyalamışlar sahte sayfaymış. Ben komisyon aldığımı düşündüm ve 50 bin TL param birikti diye düşündüm ama dolandırıldım. Ben tek mağdur değilim bir sürü mağdur olan var daha fazla para kaybeden var. Kendi kurmuş oldukları platform üzerinden bizimle iletişime geçiyorlar. Polislerle anlaşmalı olduklarını söylediler. Gençlere mesajım beleşten para kazanmak olmuyor alın teriyle paranızı kazanın” ifadelerini kullandı.

Batuhan Toprak

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Anne cinayetindeki ’kanlı mont’ detayı düğümü çözdü Aydın’ın Germencik ilçesinde Meryem Akgün’ün (76) oğlu tarafından öldürülmesiyle ilgili soruşturma kapsamında evde bulunan kanlı montun sahibi tutuklanırken, şüphelinin ifadesinde, "Kanın montuma nasıl bulaştığını bilmiyorum" diyerek kendini savunduğu öğrenildi. Olay, geçtiğimiz 8 Mart günü Germencik ilçesi Çamköy Mahallesi’nde meydana geldi. 76 yaşındaki Meryem Akgün’ün evinde ölü bulunmasının ardından soruşturma başlatıldı. Yaşlı kadının baş kısmındaki darp izleri üzerine olayın cinayet olabileceği değerlendirilirken oğlu İbrahim A. gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 348 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü incelenirken, çok sayıda kişinin ifadesine başvuruldu. Yapılan çalışmalar sonucunda şüpheler, yaşlı kadının oğlu İbrahim A. üzerinde yoğunlaştı. Gözaltına alınan İbrahim A. ifadesinde, annesiyle arazi anlaşmazlığı nedeniyle uzun süredir sorun yaşadığını söylediği öğrenildi. Olay günü bir arkadaşıyla Yeniköy civarında define aradığını anlatan İbrahim A.’nın, daha sonra annesinin evine gittiğini ve aralarında çıkan tartışmanın büyümesi üzerine sinirlenerek evde bulunan odunla annesinin başına vurduğunu itiraf ettiği öğrenildi. İtirafın üzerine gerekli işlemleri tamamlanan İbrahim A., 12 Mart’ta sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kanlı mont olayın seyrini değiştirdi Soruşturmayı derinleştiren Germencik Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen Fırat B.’yi de gözaltına aldı. Şüphelinin evinde yapılan aramada ise kan lekeleri bulunan bir mont ele geçirildi. Kriminal inceleme sonrasında monttaki kan izlerinin Meryem Akgün’e ait olduğu tespit edildi. Cinayet şüphesiyle gözaltına alınan Fırat B.’nin suçlamaları kabul etmediği, ifadesinde ise, "Olayla bir alakam yok. Olay yerinde hiç bulunmadım. Montuma kan izleri nasıl bulaştı bilmiyorum" diyerek kendini savunduğu öğrenildi. Adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Bakan Şimşek: "Nisan’da dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Martta yıllıklandırılmış cari açık 39,7 milyar dolar gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz" dedi. Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Martta yıllıklandırılmış cari açık 39,7 milyar dolar gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz. Mayıs ayında ise uzun bayram tatilinin etkisiyle cari dengede geçici bozulma bekliyoruz. Diğer taraftan savaşın turizm gelirleri üzerindeki etkilerinin sınırlı kaldığını görüyoruz. Bu yıl enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki yüksek seyir nedeniyle cari açık artacak. Uyguladığımız programla sağladığımız kazanımlar ve güçlenen makroekonomik temeller sayesinde bu artışın yönetilebilir seviyelerde kalacağını ve geçici olacağını değerlendiriyoruz. Mart’taki 1 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım girişi ile yıllıklandırılmış giriş 12,6 milyar dolar oldu. Ülkemizin risk primi CDS savaş öncesi döneme yaklaşırken borç çevirme oranlarındaki yüksek seyir devam ediyor. Meclis’te görüşülen Yatırım Teşvik Paketi’nin finansman yapısını desteklemesini bekliyoruz. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, katma değerli üretimi ve yeşil dönüşümü destekleyen politikalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
Eskişehir Sivrihisar Belediye Başkan Yardımcısı saldırıya uğradı Eskişehir Sivrihisar Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Taş, belediye binasında çıkan arbede sırasında bir şahsın saldırısı sonucu yaralandı. Sivrihisar Belediyesi tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Bugün Sivrihisar Belediye Başkanımız Sayın Habil Dökmeci’ye yönelik saldırı girişiminde bulunmak amacıyla belediye binasına gelen ve daha önce Belediye Başkanımıza karşı tehdit ve hakaret suçlarından ceza aldığı bilinen H.A. isimli şahıs, belediye binasında yaşanan arbede sırasında Belediye Başkan Yardımcımız Mehmet Taş’ı yaralamıştır. Olayın ardından gerekli sağlık müdahaleleri gerçekleştirilmiş olup, Başkan Yardımcımız Mehmet Taş’ın tedavi süreci devam etmektedir. Yaşanan saldırıya ilişkin hukuki süreç Belediyemiz tarafından ivedilikle başlatılmış; ilgili şahıs hakkında hem Belediyemiz hem de Sayın Mehmet Taş tarafından ayrı ayrı suç duyurusunda bulunulmuştur. Şüpheli şahsın, ifade süreci de Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmektedir" denildi. "Bizler hukuka güveniyoruz" Açıklamada, "Kamu hizmetinin yürütüldüğü belediye binalarında şiddet, tehdit ve saldırı girişimlerinin hiçbir şekilde kabul edilmesi mümkün değildir. Sivrihisar’da bugüne kadar büyük bir hassasiyetle korunan huzur ortamını bozmaya yönelik her türlü hukuka aykırı girişimin karşısında olduğumuzu; hukuka uygun şekilde gerçekleştirdiğimiz tüm işlem ve uygulamaların da sonuna kadar arkasında durduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiririz. Demokratik toplum düzeninde çözüm yolu; tehdit, baskı ve şiddet değil, hukuk ve meşru zemindir. İnsanların can güvenliğini tehlikeye atan, kamu düzenini bozan ve kamu görevlilerine yönelik saldırı gerçekleştiren kişiler hakkında hukuk devletinin gereğinin eksiksiz şekilde yerine getirileceğine olan inancımız tamdır. Bizler hukuka güveniyoruz. Aynı zamanda, hukuk devletinin korunabilmesi adına hukuka güvenmek zorunda olduğumuzu da özellikle ifade ediyoruz" ifadeleri yer aldı.
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.