POLİTİKA - 12 Mayıs 2026 Salı 16:03

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan "Terörsüz Türkiye" mesajı

A
A
A
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan "Terörsüz Türkiye" mesajı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’a, İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen törende ‘Terörsüz Türkiye Onur Ödülü’ verildi. Törende bir konuşma yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’de terör meselesinin tamamen raflara kaldırılması, yok edilmesi konusunda önemli bir siyasi kararlılığı ortaya koymuştur" dedi.


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘İstanbul Üniversitesi Ödülleri 26’ya katıldı. Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonunda düzenlenen ödül töreni Sanatçı Ferhat Göçer ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı sanatçılarının konseriyle başladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a, İstanbul Valisi Davut Gül, Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, akademisyenler ve davetliler katıldı. Konserin ardından İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, günün anlam ve önemiyle ilgili konuşma gerçekleştirdi.



İstanbul Üniversitesinden, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a onur ödülü


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a ‘Terörsüz Türkiye’ konusunda onur ödülü verileceğini söyledi. Konuşmasına devam eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, "Bugün ilk defa takdim edilecek olan İstanbul Üniversitesi Onur Ödülü; hukuk devleti ve evrensel bir barış açısıyla değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, Terörsüz Türkiye sürecinde gösterdiği güvenli katkılar göz önüne alınarak, üniversitemiz mezunu ve mensubu olan kıymetli devlet adamı, TBMM Başkanımız Prof. Dr. Numan Kurtulmuş Beyefendi’ye bu ödülü takdim edeceğiz" dedi.



"TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan teşekkür"


Onur ödülünü aldığı için teşekkürlerini dile getiren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Özellikle bu ödülün gerekçesi olarak ortaya konan Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bütün siyasi partilerin katılımıyla oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’muzun çalışmaları dolayısıyla bu ödüle layık görülmüş olmam da benim için fevkalade büyük bir onur vesilesidir" dedi.



"Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’de artık terör meselesinin yok edilmesi konusunda önemli bir siyasi kararlılığı ortaya koymuştur"


Terörsüz Türkiye süreciyle Türkiye’de artık terör meselesinin tamamen raflara kaldırılmasının hedeflendiğini söyleyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Bildiğiniz gibi cumhuriyetimizin ilk asrının en önemli sorunu olan Türkiye’deki terör meselesinin ortadan kaldırılması, tam manasıyla barışın, kardeşliğin, dayanışmanın tesis edilmesi ve Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilerek Türkiye’de artık terör meselesinin tamamen raflara kaldırılması, yok edilmesi konusunda önemli bir siyasi kararlılığı Türkiye Büyük Millet Meclisi ortaya koymuştur. Yaklaşık 21 toplantı sonunda ortak bir metin oluşturularak bu konuda sadece bir Türkiye deneyi değil, bir Türkiye modeli dünyadaki çatışma çözümleri bakımından ortaya konmuştur. Bu çerçevede bu komisyon çalışmalarında emeği olan bütün arkadaşlarımıza, bütün siyasi partilerden arkadaşlarımıza da buradan teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Bu toplantılar boyunca Türkiye’nin her farklı kesiminden insanlar gelmiş; üniversitelerden, akademinin farklı yerlerinden, sivil toplum kuruluşlarından, Türkiye’nin farklı bölgelerinden insanlar gelerek bu sorunun nasıl çözülebileceğine ilişkin fikirlerini masaya koymuş ve büyük bir olgunlukla bu konu tartışılarak sonunda Türkiye’de çok nadir görülen bir şey gerçekleşmiş ve bütün siyasi partilerin ittifakla kabul ettiği bir rapor benimsenmiştir. Ümit ederim ki bu raporda ortaya konulan yol haritasının gereği olan adımlar atılır ve Türkiye’de artık terör tamamen geride kalır ve Türkiye kendi gelişme istikametinde hızlı adımlarla yoluna devam eder" ifadelerini kullandı.



"İstanbul Üniversitesi’nin bundan sonraki çalışma mücadelesinde üç temel konuyu odak noktasına alması gerektiği kanaatindeyim"


İstanbul Üniversitesi’nin bundan sonraki çalışmasında üç temel konuyu odak noktasına alması gerektiğini söyleyen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "3 konuyu ifade ederek sözlerimi tamamlamak istiyorum. Bu çerçevede İstanbul Üniversitesi’nin bundan sonraki çalışma mücadelesinde ve mesaisinde üç temel konuyu odak noktasına alması gerektiği kanaatindeyim. Bunlardan birisi; insan onurunu merkeze koyan bilimsel hassasiyet. Tekraren söylüyorum; insan onurunu merkeze koyan bilimsel hassasiyet. Bundan asla taviz vermeden, adımlarımızda güçlü bir şekilde yolumuza devam etmemiz lazım. İkincisi; ilim mutlaka toplumsal faydayı büyütmek için ortaya konulmalıdır. Halktan kopuk, insanların geleceğine bir şey söylemeyen ve insanların sorunlarını çözme perspektifinden uzak bilimsel gelişmelerin de toplumsal faydayı sağlamayacağı açıktır. İkinci olarak da diyoruz ki mutlaka bilimsel çalışmalarımız toplumsal faydayı sağlamalı ve güçlendirmeli. Üçüncüsü ise küresel sorunlara karşı duyarlı bir şekilde olmak ve küresel sorunların çözümüne küresel cevapları hazırlama becerisine ve kapasitesine sahip olmak. İstanbul Üniversitemizin ve bütün iddialı üniversitelerimizin bu üç temel konuyu bilimsel çalışmaların odağına alması gerektiği kanaatindeyim. Bu vesileyle dünyanın bundan sonraki döneminde gerçekten her alanda sözü güçlü, gücü tesirli olan bir Türkiye’yi hep beraber oluşturacağız. Üniversitelerimizin bundan sonraki bu hedefte en etkin merkezlerden birisi olacağı aşikardır. Nasıl İstanbul Üniversitesi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte ve Osmanlı’nın modernleşme sürecinde öncülük yaptıysa, bundan sonraki süreçte de dünyada yeni bir sözün, yeni bir paradigmanın, yeni bir çıkışın ortaya konulmasında da her alanda öncülük yapacak bir güce, kuvvete, kudrete ve birikime sahiptir" ifadelerini kullandı.


Program, konuşmaların ardından ödül takdimi ile sona erdi.



TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan "Terörsüz Türkiye" mesajı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’teki komşu cinayeti davasında sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Siirt’te Gülhan Börülce’nin (39) lojmanda bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık Şükrü K. (33) ve eşi Fatma K. (30) tutuklu bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Maktulün eşi Ramazan Börülce, annesi Şükran Güngör, babası Bayram ve kardeşi Muhammed Önder de SEGBİS aracılığıyla Ankara’dan duruşmaya bağlandı. Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanıkların "tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme" ve "nitelikli yağma" suçlarından cezalandırılması ve mevcut hallerinin devamı yönünde görüş belirtti. Duruşmada, müştekiler ve avukatları, sanıkların cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devam etmesi talebinde bulundu. Sanık Şükrü K. ise esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında, suçu tek başına işlediğini, eşi Fatma K’nin masum olduğunu söyledi. Sanık Fatma K. de suçsuz olduğunu iddia ederek, beraati yönünde karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Şükrü K. hakkında "tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme" ve "nitelikli yağma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıl hapis cezası ile tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, sanık Fatma K’nin ise hakkında isnat edilen suçlardan beraatini kararlaştırdı. Olayın geçmişi İki çocuk annesi Gülhan Börülce, 17 Aralık 2025’te merkez Barış Mahallesi’ndeki askeri lojmanda bıçaklanmış halde bulunmuş, ekiplerce yapılan kontrolde yaşamını yitirdiği belirlenen kadının cenazesi Ankara’da toprağa verilmişti. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Börülce’nin komşusu Şükrü ve eşi Fatma K. tutuklanmıştı.
Iğdır Iğdır’da "Azerbaycan Yatırım Fırsatları: Nahçıvan Bölgesinin Stratejik Avantajları" semineri Iğdır Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde Nahçıvan’ın yatırım ve ticaret alanındaki stratejik avantajları ele alındı. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesinde "Azerbaycan Yatırım Fırsatları: Nahçıvan Bölgesinin Stratejik Avantajları" semineri düzenlendi. Seminer, İstiklal Marşı ile Azerbaycan Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Seminerde konuşmacılar, Nahçıvan’ın jeopolitik konumu, lojistik avantajları, yatırım imkanları ve bölgenin ekonomik potansiyeli hakkında bilgiler verdi. Nahçıvan’ın Türkiye ile olan stratejik bağlantısına dikkat çekilen programda, özellikle ticaret, sanayi, tarım ve ulaştırma alanlarında önemli fırsatlar sunduğu ifade edildi. Katılımcılara Azerbaycan’daki yatırım süreçleri ve teşvikler konusunda da sunum yapıldı. Nahçıvan Ekonomi Bakanı Kazım Hüseyneliyev, konum olarak Iğdır ve Nahçıvan’ın stratejik önemine değinerek, "Iğdır Azerbaycan ve Nahçıvan için çok önemli bir şehirdir. Yaşı müsait olanlar iyi hatırlar, 1990’lı yıllarda, Azerbaycan bağımsızlığı yeni kazandığı zaman çok çetin durumlar vardı. Aynı zamanda Azerbaycan’ın ayrılmaz parçası olan Nahçıvan’da da ekonomik durum iyi değildi. O zaman Nahçıvan’da halkın talebiyle Yüksek Meclis Başkanlığına Haydar Aliyev seçildi. Onun büyük tecrübesi sayesinde Nahçıvan bu çetin durumlardan kurtuldu" dedi. Nahçıvan’ın ekonomik gelişim sürecinde Türkiye ile Iğdır’ın büyük katkıları olduğunu ifade eden Hüseyneliyev, "Bunun en büyük vesilelerinden biri Türkiye ile sınır kapısının ve gümrük köprüsünün yapılması oldu. Bu köprü Nahçıvan için artık bir ümitti, aynı zamanda bu köprü üzerinden taşınan mallar Nahçıvan’ın ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir rol oynamıştır. Elbette ki Nahçıvan bunu hiçbir zaman unutmamıştır" diye konuştu. Türk dünyası arasındaki bağın güçlendiğine dikkat çeken Hüseyneliyev, "Şahit oluyoruz ki son dönemlerde Türk devletleri arasında ilişkiler varlık gösteriyor. Türk dünyası arasındaki bu alaka Iğdır ve Nahçıvan aracılığıyla birleşiyor. Yani Türkiye’nin Türk dünyasına açılan bir kapısı da Nahçıvan’dır. Bu bizim birliğimizi ve beraberliğimizi biraz daha arttıran bir meseledir." dedi. Programa Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Kazım Hüseyneliyev, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Azerbaycan’ın Türkiye’deki Ticaret Temsilcisi Tamerlan Tağıyev ile çok sayıda davetli katıldı.
İstanbul Mahkeme başkanından sanık avukatlarına: "Hızlanması için bize yardımcı olun, kaç gündür duruşma yapıyoruz, bu tempoda duruşma yapan heyet yok" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında mahkeme başkanı sanık avukatlarına, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 36. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık eski Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin savunma yaptı. Ahmet Şahin hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgütün Büyükçekmece’deki faaliyetlerinin takibi için örgüt lideri tarafından meclis üyesi olarak yerleştirildiği ifade edilmişti. Şahin’in başka soruşturma kapsamında tutuklanan Hasan Akgün’ün yerine Başkanvekili olarak görevlendirildiği ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş tarafından Büyükçekmece Belediyesi’nde "sistem" için para toplaması amacıyla yetkili kılındığı aktarılmıştı. Şahin’in Büyükçekmece’de bulunan büyük inşaat projelerinin, alışveriş merkezlerin imar ve ruhsat konusundaki taleplerini örgüt lideri ve yöneticilerine ilettiği de iddianamede aktarılmıştı. Sanık Şahin iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Sözde örgütün faaliyetlerinin takibi için meclis üyeliğine yerleştirildiğim iddiası var. 2009 yılından beri meclis üyesiyim. Siyasetin her bir kademesinde emek verdim. Büyükçekmece’de 42 yıldır yaşıyorum. 4 seçim dönemi boyunca listelerin birinci sıralarından meclis üyesi seçildim. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün yerine seçildim. Belediye başkanvekilliğinin bir suç idaresine çevrildiğine inanmak istemiyorum. Ben Fatih Keleş’i siyasetten tanırım. Aramızda ast, üst emir talimat ilişkisi olamaz. Hiyerarşi iddiasını da kabul etmiyorum. Üzerime atılı örgüt üyeliği suçunu kabul etmiyorum" dedi. Duruşmada ardından Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya’nın savunmasına geçildi. Kaya hakkında iddianamede, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi olduğu, bu sebeple nüfuzunu kullanarak belediye ile sivil vatandaşlar arasındaki aracı kişi olduğu belirtilmişti. Kaya’nın sivil vatandaşların belediyedeki iş ve işlemleri için resmi bir sıfatı olmamasına rağmen nüfuzunu kullanarak devreye girdiği, belediyeye işe alınacak şahıslar konusunda da yine belediyede resmi sıfatı bulunmamasına rağmen aracılık yürüttüğü iddianamede kaydedilmişti. Kaya’nın İBB kaynaklarından kendisine maddi menfaat temin etmeye çalıştığı iddianamede açıklanmıştı. Kaya, mesleğinin iş insanı olduğunu ve aylık gelirinin 300 bin TL olduğunu söyleyerek, "Ben İBB’de çalışan değilim, altyapı üstyapı yapmıyorum. Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı örgüt üyesiymişim. Ben ne yaptım, ne talimat vermiş bana, ne işini yapmışım? Bu dosyada bana yöneltilen bir eylem yok. Sanıklar arasında tanığım 2-3 kişi var, biri eniştem Ekrem İmamoğlu. Ben haksız zenginleşmedim ben zengindim zaten. Zenginleşmeye ihtiyacım yoktu benim. Ben çok üzgünüm böyle bir olay bana yaşatıldığı için. Ben bu ülkeye yatırım yapmış, SSK, vergi primi ödemiş, işçisinin parasını zamanında ödeyen, bu ülkeye döviz kazandıran biriyim. İddianame çıktı okudum, ‘mahkeme başkanı beni tensip ile bırakır’ dedim. Ortada bir şey yok. Tek bir şey var 380 gündür ben cezaevindeyim. Ben iyi bir iş insanıyım. Ben o koltukta olsam bunların hepsini bırakırım. Eğer kamuya zarar vermişsem ödeyeceğim 10 katını. İş adamıyım ben. Kendi paramdan ödeyeceğim" dedi. Mahkeme başkanı Kaya’nın avukatlarının savunmasının ardından yaptığı açıklamada, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Süreci biz de uzatmaktan memnun değiliz. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. Duruşma yarına ertelendi.