GÜNDEM - 23 Mayıs 2024 Perşembe 13:24

THY uçağı Bükreş’te tehlike atlattı

A
A
A
THY uçağı Bükreş’te tehlike atlattı

Türk Hava Yolları’na ait yolcu uçağının Romanya’da geçtiğimiz günlerde bir tehlike atlattığı ortaya çıktı. Pistin aydınlatma ve yön tabelasına çarparak hasar alan uçak sefere devam ederken, Romanyalı yetkililer olayla ilgili soruşturma başlattı.

Edinilen bilgiye göre, Türk Hava Yolları’nın Bükreş-İstanbul seferini yapan TK1046 sefer sayılı Airbus A330-300 tipi yolcu uçağı, 258 yolcu ve 10 mürettebatı ile Otopeni Havalimanı’nda pistte kalkış yapmak için hızlandığı sırada pistin kenarına doğru kayan uçak aydınlatma direklerini ve tabelaları yıktı.

Uçak sefere devam etti

Kalkış sırasında pistin kenarında bulunan aydınlatma direklerini ve tabelaları yıkan Türk Hava Yolları uçağının pilotları, seferi yapma kararı alarak uçuşa devam etti. Uçak sorunsuz bir şekilde İstanbul Havalimanı’na iniş yaparken, yapılan incelemelerde uçağın iniş takımlarında hasar oluştuğu görüldü.

Romanya Sivil Havacılık yetkilileri soruşturma başlattı

Türk Hava Yolları pilotlarının uçağın kaza yapmasına rağmen Bükreş Havalimanı’na dönmek yerine 280 yolcunun hayatını tehlikeye atarak İstanbul’a devam etmesi Romanya Sivil Havacılık otoritesi tarafından soruşturma başlatılmasına neden oldu. Romanyalı yetkililer, uçağın pistin kuzey tarafından 10 kenar ışığını ve G taksi yolu üzerindeki bir bilgi tabelasını tahrip ettiğini bildirdi. Kenar ışıklarının kırıldığı alanda pistin kuzey omuz kısmının bir bölümünün soyulduğu tespit edildi. Kenar ışıkları pistin hizmetinin kesilmesine veya NOTAM’lara ihtiyaç duyulmadan onarıldı. Olay ciddi bir olay alarak sınıflandırıldı ve soruşturma başlatıldı.

Selim Bayraktar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Diyadin merkez camii abdesthanesi bakımsızlığı ile tepki çekiyor Ağrı’nın Diyadin ilçesinde bulunan Merkez Camii’ne ait abdesthanenin uzun süredir bakımsız durumda olduğu belirtildi. Vatandaşlar, abdesthanenin hem fiziki şartlarının kötü olduğunu hem de kullanılamayacak derecede yıprandığını belirterek duruma tepki gösterdi. İlçe merkezinde yer alan Merkez Camii ve müştemilatının Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olduğu, cami çevresinde bulunan iki dükkân ile abdesthanenin de aynı kuruma bağlı bulunduğu ifade edildi. Yıllardır söz konusu dükkân ve abdesthanelerin kira gelirlerinin Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından tahsil edildiği ancak buna rağmen herhangi bir bakım veya onarım çalışmasının yapılmadığı öne sürüldü. Vatandaşlar, mevcut abdesthanenin yıkılmak üzere olduğunu ve ilçe merkezindeki bir camiye yakışmadığını dile getirerek, abdest almaya gelen birçok kişinin bu durumdan şikâyetçi olduğunu belirtti. Konunun daha önce yetkililere iletildiği ancak yapılan başvurulara, bakım ve onarımın Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiği yönünde cevap verildiği ifade edildi. Diyadin Merkez Camii abdesthanesinin elden geçirilmesini isteyen ilçe sakinleri, hem ibadet edenlerin mağdur olmaması hem de caminin çevre düzeninin ilçeye yakışır bir hale getirilmesi için yetkililerden acil çalışma beklediklerini belirtti.
Elazığ Bakanlıktan sanatçı belgesi alan usta, çit baskıyı geleceğe taşıyor Kültür ve Turizm Bakanlığından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçı belgesi alan Özlem Takuçin, Elazığ’a özgü çit baskı sanatını yaşatıyor. Takuçin, çalışmalarıyla bu sanatı gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Elazığ Halk Eğitim Merkezi’nde usta öğretici olarak görev yapan Özlem Takuçin, çit baskı sanatını yaklaşık 12 yıldır sürdürerek kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı belgesi verilen Takuçin, Elazığ’a özgü çit baskı sanatını hem öğretmeye hem de tanıtmaya devam ediyor. Geleneksel olarak seccade ve sofra bezlerinde kullanılan çit baskı, günümüzde çanta, fular, jüt kumaş ve havlu gibi farklı ürünlerde de uygulanıyor. Kültür Yolu Festivalleri ve Yaşayan Miras Festivalleri kapsamında farklı şehirlerde Elazığ’ı temsil eden Takuçin, bugüne kadar çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Takuçin ayrıca, geleneksel sanatların yaşatılması ve geliştirilmesi adına gerekli imkan ve çalışma alanlarını oluşturan Elazığ Halk Eğitim Merkezi Müdürü Kenan Tabar’a katkı ve desteklerinden dolayı teşekkür etti. "Bu sanatı yaşatmaktan gurur duyuyorum" Yaklaşık 12 yıl önce çit baskı sanatına başladığını ifade eden Takuçin, " Elazığ Halk Eğitim Merkezi’nde usta öğretici olarak görev yapıyorum. Çit baskı ustasıyım ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçı belgesi aldım. Yaklaşık 12 yıldır bu işi severek yapıyorum. Çit baskıyı ve Harput’u çok seviyorum. Harput’un kendine has bir değeri olduğu için bu sanatı yaşatmaktan gurur duyuyorum. Çit baskı, Elazığ’da yazmalara verilen ‘çit’ adından ve çit yazma baskıcılığından geliyor. Tokat’ta tahta baskı, Kastamonu’da taş baskı olarak bilinen bu sanat, Elazığ’da seccade ve sofra bezleriyle gün yüzüne çıkmıştır. Biz bu geleneği çanta, fular, jüt kumaş ve havlu gibi ürünlere taşıyarak günlük yasamın bir parçası haline getirdik" dedi. "Bu mirası sürdürebilecek yaklaşık 10 öğrencim var" Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçısı unvanı alan Takuçin, " İlk olarak Elazığ’da çit baskıyı tanıttım, ardından Kültür Bakanlığı’nın verdiği belgeyle Kültür Yolu ve Yasayan Miras Festivallerine katılarak farklı şehirlerde Elazığ’ı temsil etmeye çalıştım. Bu süreçte çok sayıda öğrenci yetiştirdim. Bugün bu isi yapabilecek 11-12 usta öğrencim bulunuyor. Ancak maddi getirisinin sınırlı olması nedeniyle insanlar bu alana yönelmekte zorlanıyor. Çit baskı, paradan önce gönülden sevilmesi gereken bir sanat. Buna rağmen su an bu mirası sürdürebilecek yaklaşık 10 öğrencim var ve inşallah bu sanatı onlara devrederek yasatmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.