KÜLTÜR SANAT - 18 Şubat 2026 Çarşamba 09:36

Türk Telekom’dan yeni 5G reklam filmi

A
A
A
Türk Telekom’dan yeni 5G reklam filmi

Türk Telekom, marka yüzü sevilen komedyen Tolga Çevik’in rol aldığı reklam filmiyle "Türk Telekom’dan herkes için 5G" mesajını geniş kitlelere taşırken, müşterilerine herhangi bir ek ücret olmadan 5G’ye geçiş imkânı sunuyor.


Türk Telekom, Türkiye’nin 5G’ye geçişi için gün sayılırken fiber altyapısı ve 5G’de abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkıyla en iyi 5G deneyimini sunmaya hazırlanıyor. Türk Telekom’un ekran yüzü olan sevilen komedyen Tolga Çevik’in rol aldığı filmle 5G mesajları güçlü bir iletişim diliyle izleyiciyle buluşuyor. Reklam filminde "Türk Telekom’dan herkes için 5G" mottosu izleyiciye aktarılırken, müşterilerin herhangi bir ek ücret ödemeden 5G’ye geçebilecekleri vurgulanıyor. 1 Nisan itibarıyla kullanıma sunulacak olan 5G’de, en yüksek fibere bağlı baz istasyonu oranına sahip olan Türk Telekom, 5G çağının da öncüsü olmak için çalışmalarına devam etmeyi hedefliyor.


"Herkes için en iyi 5G deneyimini sunuyoruz"


5G’yi herkes için erişilebilir kılma vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden şunları ifade etti: "Türkiye’nin dijital dönüşümünde yeni bir dönemin kapılarını aralayan 5G teknolojisini 1 Nisan itibarıyla müşterilerimizle buluşturuyoruz. Türk Telekom olarak güçlü fiber altyapımız ve 5G’de abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkımız ile en iyi 5G deneyimini sunmaya hazırız. 5G’nin temelini oluşturan fiber gücümüzü avantaja dönüştürerek, en yüksek fibere bağlı baz istasyonu oranına sahip operatör olarak 5G çağında da öncü rolümüzü sürdürüyoruz. Reklam filmimizde de vurguladığımız gibi, ‘Türk Telekom’dan herkes için 5G’ diyoruz. Müşterilerimiz herhangi bir ek ücret ödemeden 5G’ye geçiş yapabilecek. Türkiye’nin 81 ilinde ve kırsal bölgelerinde hayatı hızlandıracak 5G’yi herkes için erişilebilir kılmak en önemli önceliğimiz. Güçlü altyapımız, teknoloji birikimimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızla ülkemizi yeni iletişim çağına taşıyoruz."


"Mobilde oyunu değiştiren marka konumundayız"


Türk Telekom’un mobil pazardaki güçlü konumuna da dikkat çeken Özden sözlerine şöyle devam etti: "Mobilde kararlı büyümemizi sürdürürken sektörde yalnızca bir oyuncu değil, oyunun dinamiklerini değiştiren bir marka konumundayız. Son yıllarda mobil numara taşıma pazarında en çok tercih edilen operatör olmamız, müşterilerimizin bize duyduğu güvenin en somut göstergesi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) açıkladığı Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu’na göre; 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla mobil müşteri sayısında pazarda ikinciliği elde eden Türk Telekom, mobil sektörde oyun kurucu rolünü pekiştirdi ve mobil Numara Taşıma pazarında da en çok müşteri kazanan operatör oldu" dedi.


Tolga Çevik ve yönetmen bu sefer Rize’de


Türk Telekom’un ekran yüzü olan ve Türkiye’nin sevilen komedyenlerinden Tolga Çevik, reklam filmiyle herkes için 5G’nin mümkün olduğunu anlatıyor. Rize’nin Çağlayan Köyü’nde başlayan filmde, 1 Nisan itibarıyla hayatımıza girecek olan 5G’nin Türkiye’nin 81 ilinin tamamında ve tüm kırsal bölgelerde kullanılabileceğine dikkat çekilirken, 5G’ye geçişte müşterilerin herhangi bir ek ücret ödemesine gerek olmadığı vurgulanıyor. Tolga Çevik’in "Arkadaşım" rolüne, yönetmen Fırat Parlak’ın eğlenceli uyumu eşlik ediyor.


Bir sonraki sahnede Toros Limanı’ndaki balıkçıklarla konuşan Tolga Çevik, 5G’ye geçerken tarifelerin aynı kaldığını, internet hızının arttığını aktarıyor. Ardından Rize’nin ünlü Çinçiva Köprüsü’nde horona katılan Tolga Çevik, horon ekibinin yanına 5G hızında geliyor.



Türk Telekom’dan yeni 5G reklam filmi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Amasya Valiliği’nden şehirdeki içerik üreticilerine ’bilinçli içerik’ semineri Amasya’da içerik üreticilerine yönelik dijital çağda bilinçli içerik üretimi başlıklı seminer düzenlendi. Amasya Valiliği’nin düzenlediği programda çeşitli alanlarda yetkili isimler bilgilerini katılımcılarla paylaştı. Afet ve kriz anlarında etkili yönetim ile sosyal medya paylaşımlarına dikkat çeken Vali Önder Bakan, "Doğru bilgi kriz anında hayat kurtarırken yanlış bilgi ise telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor" dedi. Alanlarında etkin isimler sunum yaptı Afet ve kriz anlarında iletişim, sosyal medya mecralarının dünü, bugünü, geleceği, güncel siber tehditler, bireysel ve kurumsal koruma yöntemleri, çocuklarda ve hassas gruplarda sosyal medya, sosyal medyada yapay zekanın kullanımı, kamu düzeni ve kullanımı açısından sosyal medya kullanımı, yardım toplama mevzuatı ve bunun sosyal medyaya yansımaları, siber suçlara genel bakış ve hukuki çerçevesi başlıklı sunumlar gerçekleştirildi. Bakanlıklar ile İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin alanlarında gerçekleştirdiği çalışmalar izletildi. Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Yakup Türköz, Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazan Kahraman, Avukat Buğrahan Koçak ile sosyal destek uzmanı, emniyet ve jandarma görevlileri programda sunum yaptı. "Doğru bilgi kriz anında hayat kurtarıyor" Afet ve kriz anlarında etkili yönetim ile sosyal medya paylaşımlarının önemine dikkat çeken Amasya Valisi Önder Bakan, "Bilgi paylaşırken teyitli bilgi olması çok önemli. Sorumluluk bilincinde hareket etmek büyük önem taşıyor. Doğru bilgi kriz anında hayat kurtarırken yanlış bilgi ise telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor" diye konuştu. Büyük Amasya Oteli’nde gerçekleşen programa katılan içerik üreticisi Nagehan Öztürk, yapay zeka, siber suçlar gibi alanlarda bilgi edindiklerini belirtti. İçerik üreticisi İsmail Koç da, verimli geçen programı organize eden Amasya Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevlilerine teşekkür etti.
Kastamonu Genç sanatçı alçıyla duvarları resim tablosuna dönüştürüyor Kastamonu’da uzun yıllardır resimle ilgilenen 22 yaşındaki genç sanatçı, rölyef çalışmasıyla duvarları tabloya dönüştürüyor. Bir çalışma için günlerini harcayan sanatçı, yaptığı eserlerin yapay zeka ürünü olduğu sanıldığını ifade etti. Kastamonu’da yaşayan 22 yaşındaki Alperen Karaahmetoğlu, küçük yaşlardan itibaren resime duyduğu ilgiyi duvarlara yansıtıyor. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam eden Alperen Karaahmetoğlu, kabartma ve oyma teknikleriyle duvarlara rölyef çalışmaları yapıyor. İlk olarak çalıştığı bir kafenin duvarını rölyef sanatıyla buluşturan Karaahmetoğlu, gelen olumlu dönüşlerin ardından sanatını profesyonel hale getirmeye karar verdi. Daha sonra iş yerlerine, evlere, binalara alçı kullanarak kabartma ve oyma tekniğiyle rölyef çalışması yapmaya başlayan Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çizimleri tuval yerine duvara çiziyor. Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çalışmaları gören birçok kişinin yapay zeka ya da kalıp kullanıldığını düşündüğünü ifade etti. "Ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım" Kardeşlerinin de kendisi gibi resimle ilgilendiğini söyleyen Alperen Karaahmetoğlu, "Küçükken elime geçen ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım. Resime de ilgim hep devam etti. Liseyi de Güzel Sanatlar Lisesi’nde bitirdim, üniversite eğitimimi de Güzel Sanatlar Fakültesinde sürdürüyorum. Duvar resmi sektörüne yaklaşık 5 sene önce girdim. Çalıştığım kafenin duvarına resim yapmıştım. O zaman ki şartlarında çok bilinen bir teknik olmadığı için fazla talep görmedi. Daha sonra farklı alanlarda çalışma sürecim oldu, kafelerde ve farklı sektörlerde çalıştım. Ama sanatım için vakit yeterli olmadı. "Benim yaptığım işe de ‘yapay zeka’ diyorlar" Yaptığı sanata vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Karaahmetoğlu, "Günümüzde yoğun talep görüyor, insanlar ilgi gösteriyorlar. El yapımı sanat malzemelerine hasret kaldık. Günümüzün belası yapay zeka, benim yaptığım işe de ‘yapay zeka’, ‘kalıptan çıkartmış, oraya yapıştırmış’ dediler. Yapay zekaya yetişebildiysek ne mutlu bana" diye konuştu. "Bu işin en uzun süren safhası tasarım" Yaptığı eserlerin yapılma sürecini anlatan Karaemetoğlu, "Bu teknik, Rönasans’tan, Orta Çağ’dan nasıl devam ediyorsa biz de ham maddeleri biraz değiştirerek aynı şekilde devam ediyoruz. O zaman mermer tozu kullanılıyorsa şu an alçı kullanılıyor, o zaman yumurta akı kullanılıyorsa şu an tutkallar ve akrilikler kullanılarak aynı emekle işliyoruz. Bu çalışmanın yapımında tasarımını da kendim yapıyorum. Bu işin en uzun süren safhası tasarım. Bu işi bir kez yaptıktan sonra bina yıkılana kadar göz önünde olacak. Toplum olarak el emeğine gereken değeri veren bir millet olduğunu düşünüyorum. Bir defa yapıldıktan sonra o eser orada hep kalacak. Tasarımdan sonra işçiliği başlıyor. Her çalışmada teknik değişiyor. Yüzeyler birbirini tutmuyor. Kastamonu’da yılın büyük kısmında havanın soğuk olmasından dolayı alçının kuruması zaman alıyor. Alçı kurumadığı için zaman istiyor" şeklinde konuştu. Türkiye’yi sanat dünyasında iyi bir yere taşımayı hedeflediğini dile getiren Karaahmet, "Oturduğum bir kafelerde, gittiğim bir yerde yaptığım tablonun olması, rölyefin olması beni çok mutlu ediyor. Yaptığım işten dolayı çok mutluyum. İnsanların olumlu dönüşleri beni çok mutlu ediyor. İnsanlar görmese sadece ben bile görsem seviniyorum. Çünkü bir duvara ruh katıyorsunuz. Tamamen zihninizden tasarladığınız işleri ortaya koymak mutlu ediyor. Bu işi mesleğim haline getirmek istiyorum. Amacım sanat adına ülkemizde ve ülkemiz dışında bir şeyler yapmak" ifadelerini kullandı.
Kütahya Kütahya’da 5 bin yıllık göç yeniden başladı Kütahya’nın Domaniç ilçesinde her yıl doğanın en dikkat çekici olaylarından biri yaşanıyor. Binlerce yıldır sürdüğü belirtilen kurbağa göçü, bu yıl da başladı. Sadece bu bölgede görüldüğü belirtilen Domaniç kurbağaları, üreme dönemlerinde sergiledikleri ilginç davranışlarla dikkat çekiyor. Hava şartlarına bağlı olarak genellikle 15 Mart ile 15 Nisan tarihleri arasında ormanlık alanlardan çıkan kurbağalar, yaklaşık bin 500 rakımdaki Topuk Yaylası Göleti’ne doğru zorlu bir yolculuğa başlıyor. Göç sırasında Domaniç-İnegöl yolu üzerinden geçmek zorunda kalan kurbağalar, ne yazık ki araç trafiği nedeniyle büyük risk altında kalıyor. Yaklaşık 20 yıl öncesine göre sayılarının ciddi şekilde azaldığı belirtilen kurbağaların, her yıl binlercesi araçların altında kalarak hayatını kaybediyor. Uzmanlar, bu durumun devam etmesi halinde türün yok olma riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor. Üreme süreci dikkat çekiyor Domaniç kurbağalarının üreme davranışı da oldukça ilginç. İri olan dişi kurbağa, erkeği sırtına alarak gölete ulaşıyor. Gölette ise erkeğin yardımıyla spiral şeklinde uzun sıvı yumurta dizileri suya bırakılıyor. Üreme sonrası dişi kurbağanın öldüğü, erkeklerin ise yeniden ormanlık alana döndüğü gözlemleniyor. Tarihi keşiflerle destekleniyor Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından Seyitömer bölgesinde yapılan kazılarda bulunan 5 bin yıllık kurbağa figürlerinin de Domaniç kurbağalarını temsil ettiği değerlendiriliyor. Bu keşifler, söz konusu göçün tarihi derinliğini ortaya koyuyor. Doğal miras niteliği taşıyan bu göç, korunmadığı takdirde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Uzmanlar ve çevreciler, yetkililerin acil önlem alması gerektiğini vurguluyor.