SAĞLIK - 02 Mart 2026 Pazartesi 09:47

Türk ve Slovak bilim insanları ‘bataryasız’ kalp pili geliştirecek

A
A
A
Türk ve Slovak bilim insanları ‘bataryasız’ kalp pili geliştirecek

YTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peyman Mahouti, Slovak meslektaşları ile radyo frekansıyla şarj olan kalp pili ve medikal implantlar geliştirecek. Proje, TÜBİTAK ve Slovakya Bilimler Akademisi’nden destek aldı. Proje, giyilebilir sağlık teknolojileri için stratejik bir adım olarak görülüyor.


TÜBİTAK ile Slovakya Bilimler Akademisi (SAS) arasında yürütülen 2540 İkili İş Birliği Destek Programı 2025 yılı çağrısının bilimsel değerlendirme süreci tamamlandı. Yapılan inceleme sonucunda, Türkiye ve Slovakya arasındaki bilimsel iş birliğini güçlendirecek üç projenin desteklenmesine karar verildi.


Desteklenmeye hak kazanan çalışmalar arasında. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peyman Mahouti ve SAS’tan Dr. Juraj Kronek yürütücülüğündeki "Yeni Nesil RF Enerji Hasat Makineleri için Biyouyumlu Nanokompozitlerin Geliştirilmesi", Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Barış Özüdoğru ile SAS’tan Prof. Dr. Karol Marhold’un "Avrupa-Anadolu Biyocoğrafik Bağlantılarının Odağında Türkiye’nin Alyssum Cinsi ile Araştırılması" ve Acıbadem Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sinem Tuncel Kostakoğlu ile SAS’tan Dr. Boris Bilcik’in "Ftalosiyanin Temelli Polimerlerin PDT Verimliliği Üzerine Etkisi" başlıklı projeleri yer aldı.


Üç boyutlu baskı yöntemiyle enerji toplayıcı


YTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peyman Mahouti’nin eş yürütücülüğünde hayata geçirilecek olan BioNanoHarv projesi, medikal implant teknolojilerinde yapısal bir dönüşüme odaklanıyor. Çalışma kapsamında, biyouyumlu polimer nanokompozit malzemeler (PCL/TPU) kullanılarak, üç boyutlu baskı yöntemiyle implante edilebilir bir dielektrik (elektrik iletkenliği çok zayıf) enerji toplayıcı (harvester) geliştirilecek.


Yüksek dielektrik sabitine ve düşük enerji kaybına sahip olacak şekilde tasarlanan bu hibrit yapılar sayesinde, kalp pili gibi medikal cihazların batarya ihtiyacı duymadan dışarıdan gelen radyo frekans dalgalarıyla kendi enerjisini üretebilmesi sağlanacak.


Yapay zeka destekli optimizasyon


36 ay sürecek olan ve kapsamlı bir uzman iş gücü planlaması gerektiren projede, her iki ülkenin araştırmacıları kendi altyapı ve uzmanlıklarını tek bir cihaz konseptinde birleştirecek.


Türkiye ekibi; nanokompozit formülasyonların geliştirilmesi, eklemeli imalat süreçleri, çok bantlı cihazlar için mikrodalga tasarımı ve yapay zeka destekli optimizasyon aşamalarına liderlik edecek.


Slovakya ekibi ise implantların insan dokusuyla uyumlu olmasını güvence altına alacak antibakteriyel yüzey kaplamalarının sentezlenmesini ve in-vitro biyolojik güvenlik testlerini yürütecek.


Projenin son aşamasında, kalp dokusunu taklit eden özel fantomlar üretilerek entegre cihazın enerji toplama verimliliği, kararlılığı ve voltaj regülasyonu kontrollü radyo frekans maruziyeti altında test edilecek.


TÜBİTAK 2540 İkili İş Birliği Destek Programı kapsamında desteklenen projeye, TÜBİTAK tarafından 65 bin avro, Slovakya Bilimler Akademisi (SAS) tarafından ise 120 bin avro olmak üzere toplam 185 bin avro (yaklaşık 9.5 milyon TL) bütçe tahsis edilecek.


Başarılı olursa birçok alanda kullanılabilir


Araştırma sonucunda uluslararası yayınların yanı sıra yeni nanokompozit formülasyonlarına, özel kaplama tekniklerine ve üç boyutlu baskı teknolojilerine dair patentlenebilir çıktılar elde edilmesi planlanıyor. Üretilecek olan biyouyumlu, kablosuz güç aktarımına sahip implant prototipleri bu alandaki gelecek çalışmalar için önemli bir teknolojik temel oluşturacak.


"Giyilebilir sağlık teknolojileri için kritik"


TÜBİTAK desteği alan BioNanoHarv projesiyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Peyman Mahouti, "İmplant edilebilir tıbbi cihazların enerji ihtiyacını kablosuz olarak karşılayabilen, pil gerektirmeyen yenilikçi bir RF enerji hasat sistemi geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu açıdan projemiz, son derece stratejik bir öneme sahiptir" dedi.


Geliştirecekleri biyouyumlu ve yüksek dielektrik özellikli nanokompozit malzemeler sayesinde, kalp pili, biyosensörler ve diğer implant cihazlar gibi sistemlere dışarıdan kablosuz olarak elektrik verilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Mahouti şöyle konuştu:


"Böylece pil değişimi için gerekli cerrahi operasyonların sayısı azaltılarak hem hasta konforu artırılacak hem de sağlık maliyetleri düşürülecek. Gelecekte biyomedikal implantlar, giyilebilir sağlık teknolojileri ve kablosuz sensör sistemleri gibi birçok alanda kullanılabilecek yeni bir teknoloji platformu oluşturmayı hedeflemekteyiz."



Türk ve Slovak bilim insanları ‘bataryasız’ kalp pili geliştirecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’in saklı cenneti Yerköprü Şelalesi ziyaretçileri hayran bırakıyor Mersin’in Mut ilçesinde bulunan Yerköprü Şelalesi, kendine özgü ekosistemi, derin vadi içerisindeki doğal yapısı ve eşsiz manzarasıyla ziyaretçileri hayran bırakıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’deki 110 tabiat anıtından biri olarak tescillenen ve Mut ilçe merkezine yaklaşık 35 kilometre mesafede bulunan şelalenin yer aldığı alan, tabiat parkı statüsüyle koruma altında tutuluyor. Gezende Kanyonu ve derin vadilerden geçen Ermenek Çayı üzerinde yer alan şelalenin yaklaşık 110 milyon yıl önce Kretase (Tebeşir) döneminde oluştuğu belirlendi. 30 metre yükseklikten dökülen şelalenin aktığı noktadaki doğal su tünelinde bozulmamış sarkıtlar ve zengin bitki örtüsü dikkat çekiyor. Park içerisindeki yürüyüş parkurları, köprüler, merdivenler, dinlenme alanları ve seyir terasları ziyaretçilere doğayla iç içe bir gezi imkanı sunuyor. Şelalenin üst kısmındaki kaynak suyu ile Gezende Barajı’ndan gelen suyun tabandaki mağaradan akarak birleşmesiyle oluşan doğal yapı, bölgeyi daha da cazip hale getiriyor. Yeşilliklerle kaplı vadi içerisindeki şelale, özellikle sıcak havalarda yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanları arasında yer alıyor. Kıbrıs’tan geldiğini belirten Emre Şanlıkaya, internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucu bölgeyi ziyaret etmeye karar verdiğini ifade ederek, "Yavru vatan Kıbrıs’tan geliyorum. İnternette araştırdık, gördük. Yerköprü Şelalesi Mut’a bağlı ve yapı olarak muazzam. Buraya bayağı emek verilmiş. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. Kimse pişman olmaz. Yolu biraz yorucu olabilir ama gerçekten değer" dedi. Mersin’den gelen Muhammet Türk ise doğa güzelliğine hayran kaldığını belirterek, "Burayı görelim dedik. Gerçekten çok güzel bir yer. Herkesi bekleriz" ifadelerini kullandı. Yerköprü Şelalesi Tabiat Parkı’nın tarihçesi Yerköprü Şelalesi, Mut ilçesinde Göksu Nehri’ni besleyen Ermenek Çayı’nın aşındırıcı etkisiyle oluşan derin vadide yer alıyor. 30 metre yükseklikten dökülen şelaleye, yaklaşık 300 metre uzunluğunda ve 15 metre derinliğinde, turkuaz renkli doğal su tüneli eşlik ediyor. Zengin bitki örtüsü ve biyolojik çeşitliliğe sahip olan saha, 2011 yılında Tabiat Anıtı ilan edilirken, 2021 yılında ise Yerköprü Şelalesi Tabiat Parkı olarak tescillendi.
Burdur Uygulama noktasında arızalanan otomobilin yardımına, uygulamada durdurulan genç kadın usta koştu Burdur’da uygulama noktasında arızalanan otomobilin yardımına şans eseri uygulama noktasında polis ekipleri tarafından rutin denetimde durdurulan 21 yaşındaki kadın usta koştu. Genç kadın usta tarafından yapılan kontrolde aracın v kayışının koptuğu anlaşılırken araç çekici marifetiyle sanayiye çekildi. Burdur’un Bucak ilçesinde yaşayan ve çocukluğundan beri arabalara ilgi duyan 21 yaşındaki Edanur Gönen, 16 yaşında Bucak Oto Sanayi’de çırak olarak başladı. Yaklaşık 4 yıldır Burdur sanayisinin tek kadın ustası olarak çalışan Gönen, ailesinin ve ustasının desteğiyle bu ön yargıları kırarak müşterilerin ve diğer sanayi esnafının takdirini kazandı. Gece saatlerinde polis ekipleri tarafından rutin denetimler çerçevesinde uygulama noktasında durdurulan Gönen, yapılan sorgunun ardından yoluna devam edeceği sırada uygulama noktasında arızalanan bir aracın olduğunu fark etti. Kendi aracından inerek arızalanan aracın başına gelen Gönen, yaptığı kontrolde aracın v kayışının koptuğunu bu sebeple de çekici ile sanayiye gitmesi gerektiğini belirtti. "Elimden geldiğince de yardım etmeye çalıştım" Bucak Oto Sanayi’de 4 yıldır çalıştığını belirten Edanur Gönen, "Arkadaşımla Bucağa döndüğümüz sırada polis ekipleri tarafından uygulama noktasında durdurulduk. Yapılan kontrollün ardından yoluma devam edeceğim sırada başka bir aracın bozulduğunu gördüm. Aracım inerek yardım etmek istedim. Aracın v kayışı kopmuş. Burada aracı çekici ile sanayiye götürmek zorundalar. Elimden geldiğince de yardım etmeye çalıştım" dedi.