ASAYİŞ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 13:54

Tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt: "Maaşım dışında herhangi bir para almadım, para transferi yapmadım"

A
A
A
Tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt: "Maaşım dışında herhangi bir para almadım, para transferi yapmadım"

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 33. oturumunda, savunma yapan Yağmur Cansu Yeşilyurt "Murat Gülibrahimoğlu, Güney Cebeci şirketinde beni genel müdür olarak tayin etti. Herhangi bir imza yetkisi kullanmadım. Maaşım dışında herhangi bir para almadım, para transferi yapmadım. Şirket adına toplantılarda temsil görevi üstlenmedim" dedi.


‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 33. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt savunma yaptı.


Yağmur Cansu Yeşilyurt hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt yöneticisinin örgüte dahil olduğu ilk süreçten beri yanında yer aldığı belirtilmişti. Yeşilyurt’un kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı, 2021-2022 yılları arasında bir başka örgüt üyesi Ali Nuhoğluna ait şirkette "harita mühendisi" unvanı ile göstermelik görev yaptığı iddianamede kaydedilmişti. Yeşilyurt’un, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin tüm saha koordinasyonunu yürüttüğü hem de şirkette yürütülen naylon fatura işlemlerine dahili olduğu iddianamede açıklanmıştı. İddianamede tutuklu sanık Yeşilyurt’un kaçak döküm sahasına İBB iştiraki olan İSFALT görselleri asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriyormuş izlenimini sağladığı, örgüt liderinin de dahil olduğu gizli toplantılara katılabildiği, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun firarından sonra bile aktif görüşmeye devam ettiği ve talimatlar aldığı iddianamede kaydedilmişti.


Tutuklu sanık Yeşilyurt iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında "Henüz kanıtlanmamış bir örgüte üye olduğum gerekçesiyle haksız bir şekilde tutukluyum. Hayatım boyunca hiçbir örgüte üye olmadım. Hiç suç teşkil edecek bir eylemim olmadı. Benim para transferim, alışverişim olmadı. Ben Ekrem İmamoğlu ile resmi ya da olmayan hiçbir toplantıya katılmadım. Örgüte üye olmak suçlamasıyla maddi hiçbir delil olmadan tutuklu bulunduğumu düşünüyorum. Bir örgütten bahsediyoruz ancak biz 15 kadın tutukluyduk ve ben 14’üyle aşağıdaki nezarethanede tanıştım. Maden ocaklarının ölçülmesi, takiplerinin ve hesaplamalarının yapılması ile madencilik faaliyetleri kapsamında kullanılacak tesisler ve ofislerin inşasında görev aldım. Görevlendirmem, Murat Gülibrahimoğlu’nun beni harita mühendisi olmam sebebiyle görevlendirmesi üzerine oldu. İşçi işveren ilişkisi dışında suç teşkil edebilecek ya da suça delalet edebilecek herhangi bir eylemim olmadı. Daha sonra Murat Gülibrahimoğlu, Güney Cebeci şirketinde beni genel müdür olarak tayin etti. Güney Cebeci’de genel müdür olmam 2024 yılının Haziran ayında gerçekleşti. Şirkete ise 2025 yılının Mayıs ayında kayyum atandı. Bu süre zarfında herhangi bir imza yetkisi kullanmadım. Maaşım dışında herhangi bir para almadım, para transferi yapmadım. Şirket adına toplantılarda temsil görevi üstlenmedim. Tüm çalışma hayatım boyunca edindiğim izlenim, Murat Gülibrahimoğlu’nun tüm bakanlıklar, valilikler ve kamu kurum kuruluşlarıyla koordineli şekilde çalıştığı, çalışanlarına da yalnızca bilmeleri gereken konular ve mesleki uzmanlık alanlarıyla ilgili bilgi verdiği, bunun dışındaki konularda diyalog dahi kurmadığı yönündeydi. İddianamede benim Kuzey İstanbul isimli şirketin genel müdürü olduğum yazılmış. Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum çünkü Kuzey İstanbul’da çalıştığım 10 yıl boyunca harita mühendisliği dışında herhangi bir sıfat almadım. Bu sebeple iddianamede yer alan bilgilerin ne benimle ne de görevimle ilgisi bulunmaktadır. Harita mühendisliği dışında herhangi bir işe dahil olmadım. Cebeci Maden Sahası’nın maden bölgesi olması sebebiyle buradaki en yetkili kurum Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, ardından da yönetmelikle belirlenen valilik makamıdır. Kaldı ki söz konusu şirkete kayyum atandıktan sonra da aynı faaliyetlere devam edildi. Kaçak döküm şüphesi olsaydı bu faaliyetlere devam edilmezdi diye düşünüyorum. Anında kayyum bu faaliyetleri durdururdu. Bahsettiğim bu kadar kamu kurum ve kuruluşunun denetlediği bir yerde kaçak hafriyat sisteminin kurulmasında nasıl bir görev almış olabilirim? Müdahil olmadığım bir işte kamu savunma makamlarının bu kadar rahat bir şekilde ortaya bir iddia atıp, herhangi bir delile dayandırmadan beni suçlamalarını anlamlandıramıyorum" ifadelerini kullandı.


Duruşmaya sanık savunması ile devam edilmek üzere öğle arası verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit’te 8 bin öğrenci geleneksel oyunlar için sahaya indi Edremit’te "Geleneksel Çocuk Oyunları" etkinlikleri binlerce öğrencinin katılımıyla şölen havasında geçiyor. Kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığı etkinliklerde 8 bin 368 öğrenci, hem eğleniyor hem de geleneksel oyunları yaşatıyor. Balıkesir’in Edremit ilçesinde, çocukların dijital dünyadan uzaklaşıp geleneksel sokak oyunlarıyla sosyalleşmesini amaçlayan "Geleneksel Çocuk Oyunları" etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor. Edremit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Edremit Gençlik ve Spor Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen dev organizasyon, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Edremit Gençlik, Spor ve Kongre Merkezi’ nde gerçekleştiriliyor. Toplamda 8 bin 368 öğrencinin katılım sağladığı bu dev organizasyona, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Esmen ve Şube Müdürü Mesut Polat da bizzat katılarak çocukların heyecanına ortak oldu. Sahada oyun oynayan öğrencilerle yakından ilgilenen protokol üyeleri, geleneksel kültürün yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Birlik ve beraberlik duygusu pekişiyor Etkinlikler kapsamında unutulmaya yüz tutmuş oyunlar, modern tesislerde çocukların enerjisiyle yeniden can buluyor. Takım ruhu, birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği oyunlarda; mendil kapmaca, yakar top ve halat çekme gibi geleneksel oyunlar büyük çekişmelere sahne oluyor. İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Esmen, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için bu tür etkinliklerin kritik öneme sahip olduğunu belirterek, organizasyonda emeği geçen tüm öğretmenlere ve spor antrenörlerine teşekkür etti. Keyifli anların yaşandığı kongre merkezinde, öğrencilerin mutluluğu objektiflere renkli görüntülerle yansıdı.
Sakarya Dalların altın sarısında umut çiçekleri açtı Sakarya’da yetiştirilerek Türkiye’nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesine gönderilen ve adına şarkılar yazılan dalların "altın sarısı" ayvanın ağaçları çiçek açtı. Geçen sezon zirai dondan etkilenen ve rekoltesi yok denecek kadar az olan ayvanın beyaz çiçekleri yeni sezonda çiftçinin umudu oldu. Gül çiçeği ailesi içerisinde yer alan ve dalların "altın sarısı" olarak tabir edilen ayva ağaçları çiçek açtı. Sulu olması ve lezzetiyle ünlenen Sakarya ayvası, iç piyasanın ihtiyacının önemli kısmını karşılamasının yanı sıra birçok ülkeye de ihraç ediliyor. Pekmezi, kurutması, reçeli ile kompostosu yapılan ve daha olgunlaşmadan dalında alıcı bulan coğrafi işaretli Geyve ve Pamukova ayvası zorlu şartlar altında yetiştirilerek, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın diğer ucuna kadar gönderiliyor. Geçen sezon zirai dondan etkilenen ve rekoltesi yok denecek kadar az olan ayvanın beyaz çiçekleri yeni sezonda çiftçinin umudu oldu. "Tahmin ediyorum bu sene bolluk yılı olacak" Pamukova Ziraat Odası Başkanı Yaşar Ulukaya, "Adına şarkılar yazılan, bütün dertlere devam olan ayvamız bu sene gerçekten mükemmel. Herhangi bir don hasarımızda yok ve geçen seneki kaybettiğimiz rekolteyi tahmin ediyorum bu sene yakaladık. Geçen sene gerçekten doğal bir afet yaşadık ülke olarak. Bu sene rekoltemiz iyi, hava şartları da güzel gidiyor. Şu anda dördüncü ilaçlamayı yapıyorum ve ayvalarımızda herhangi bir hasar yok. Tahmin ediyorum bu sene bolluk yılı olacak. Pamukova ve Geyve yöresinde çıkarttığımız ayvalar ülkenin yüzde 52’sini karşılıyor. Burada kalite olarak toprak yapısı ve iklim şartları bakımından güzel ayvamız var. Dünya ülkelerine bunu ihraç edebiliyoruz, geçen sene mağduriyet yaşadık ve misafirimize ikram edecek ayvamız olmadı. Bu sene çok çok iyi. Ayvaları hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur etmeden satabilirsek ne mutlu bize" dedi.
Yalova Yalova’da kardeşini haraç için vurdurduğu ileri sürülen ağabeyden iddialara yalanlama Yalova merkezde bulunan lunaparkı işleten Ali Altınbaş’ı 30 milyon lira haracı vermediği için vurdurduğu ileri sürülen ağabey Muhammet Altınbaş’tan iddialara yalanlama geldi. Ağabey kardeşinin kendi iş yerine yaptığı saldırının görüntülerini paylaştı. 2 Mayıs’ta Yalova Sahili’nde bulunan lunapark işletmecisi Ali Altınbaş, (46) otomobiliyle Barış Manço Açık Hava Tiyatrosu arkasında geçeceği sırada yolun çöp kovalarıyla kapandığını gördü. Aracından yolu açmak için inen Altıntaş’a bu sırada 25 yaşlarındaki bir şüpheli tabanca 9 el ateş etti. Kurşunlardan 3’ü Ali Altınbaş’a isabet etti. Şüpheli daha sonra bölgeden koşarak uzaklaştı. Eli, sağ ve sol bacağına isabet eden 3 kurşunla yaralanan Altınbaş, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Bir süredir ağabeyi Muhammet Altınbaş’ın (52) haraç aldığını iddia eden Ali Altınbaş, son olarak 30 milyon haraç istediğini ve bunu vermediği için vurulduğunu ileri sürmüştü. Arkadaşını ihale dosyası aldığı için darp ettiler İddiaları yalanlayan Muhammet Altınbaş, kardeşinin araç kiralama iş yerine gelerek arkadaşına saldırdığı ve çıkan kavganın görüntülerini paylaştı. Dubai’ye iş için gittiğini anlatan Altınbaş, yaşanan süreci şöyle anlattı: "Ben 18 yaşında cezaevine girdim, 46 yaşında çıktım. Bu Ali Altınbaş adlı şahıs benim öz kardeşimdir. İhale olacaktı. Serkan Yenice isimli arkadaşım Yalova’daydı. ’İhaleye girsem olur mu abi’ dedi. ’Açık ihale kardeşim, herkesin ihalesine girebilirsin’ dedim. O da ihaleden dosya aldı. Bunlar yatağından kalkıp Serkan Yenice’yi arayıp daha gidip adamı konuşturmadan benim dükkanımda darp ettiler. Ondan sonra görüntülerde her şeyi görüyorsunuz. Silah çekme durumları var. Ben de oradayım. Ben silah taşımıyorum. Özellikle taşımıyorum. Çünkü onun bela getireceğini de biliyorum. Hep bildim. Bu bilinçle de hareket ettim. Ve bana sistematik olarak bu Ali Altınbaş ve onun yönlendirmesiyle ailem tarafından hep kötülük yapıldı. Ama ailem diye hepsini sineye çektim. Çok ağır şeyler yani bu. Hepsini sineye çektim. Hep sustum. Susmam onların kabadayılıklarını ve bana karşı sertleşmelerini artırdı." Haraç iddialarının gerçek olmadığını vurgulayan Altınbaş, "Ben haraç istemiş olsam onlar bu cesareti bulabilirler mi? Benim dükkanımı gelip basabilecek cesareti, bana silah çekecek cesareti bulabilirler mi? Ama bu olayın olduğu gün, dükkanımı bastıkları gün rica ettiler. 10 kişi beni Yalova’da bulunan kafede yalvar yakar getirttiler, barıştıralım dediler. Kardeşim geldi bana kötü sözler söylediği için ’hani özür dileyecekti, barışacaktık’ deyip oradan kalktım. 2 saat sonra gidip emniyette beni şikayet ettiler. Kaldı ki ben onları dükkanımı basmasından dolayı yine kardeşimdir diye şikayet etmemiştim. Beni şikayet ettiler, ertesi gün beni alıp bir gün nezarette yatırdılar" diye konuştu. "Bir bağlantım yok" Yaşananlardan sonra Serkan Yenice’nin ihaleye girmekten vazgeçtiğini belirten Altınbaş, şöyle konuştu: "Benim de zaten böyle bir niyetim yoktu. Hatta bu olan olaylardan eşim, çevrem hep bana yüklendiler. Dediler ki git, onlar cahil. Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar, git. Benim de yurt dışı hayalim vardı. Gidip de iş kurmak gibi. Hem bir tatil yapalım, hem kafamızı dinleyelim dedim. Oradan uzaklaştım. Bu sırada bu Ali Altınbaş isimli şahsa silahlı saldırı yapılmış. Beni aradılar görüntülü. Ben ne oldu diye bağırıyorum. ’Bu yaptırdı, bu yaptırdı’ diye orada videolar çekiyorlar. Kamuoyuna haraç istediğimi söylüyorlar. Hayatımda hiç kimseden, değil kardeşimden hiç kimseden bir tane haksız kazanç sağlamadım. Ceza ve hayatım dahil. Görüntülerde de izleyeceksiniz. En ufak bir bağlantımı tespit etsinler bu olayla alakalı ben kafamı bu olaya koyuyorum. Türkiye’ye de geleceğim. Bir aylık tatil için buraya geldim ve iş bakmak için geldim. Bütün hayatımı cezaevinde geçirerek ölmeye razıyım, eğer bir bağlantımı bu olayla ilgili tespit etsinler."
İstanbul ODTÜ’nün mikro keşif aracı Ay’dan sonra Güneş’e gidecek Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), yerli ürünü "CHERI" isimli iki gezici keşif aracı (rover) ve girişimcileri ile SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda yerini aldı. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, "Ay’dan sonra şimdi Güneş’e de gitme hedefimiz var. Bunu da ilk kez burada açıklıyorum. Biz ODTÜ olarak yapay zeka kuantum teknolojileri gibi alanlarda geleceğin mühendisliğini tasarlıyoruz. Geleceğin mühendislerini yetiştiriyoruz" dedi. ODTÜ geliştirdiği yerli ürünü ve girişimcileriyle birlikte SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda yerini aldı. Yüzde 80 oranında yerliliğe sahip "CHERI" isimli iki gezici keşif aracı (rover), Ay’ın güney kutbundaki zorlu yüzey şartlarında görev yapacak, yapay zeka desteğiyle yüzeyin üç boyutlu haritasını çıkaracak. "CHERI" isimli proje kapsamındaki iki mikro keşif aracı, birbirleriyle etkileşimli şekilde Ay’ın güney kutbunda bilimsel veri toplayacak. Analizler gerçekleştirecek ve yapay zeka desteğiyle kendi rotalarını otonom şekilde belirleyip üç boyutlu haritalandırma yapabilecek. 2029 yılında Çin’den Ay’a gönderilecek. Yüzde 80 oranında yerliliğe sahip "CHERI" isimli iki gezici keşif aracının (rover) sergilendiği stantta açıklamalarda bulunan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, yeni hedeflerinin Güneş’e gitmek olduğunu açıkladı. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, "Evet, gerçekten Türkiye’nin savunma sanayindeki son yıllardaki yaptığı hamle hepimiz için bir gurur kaynağı. Özellikle dünyada gelişen bu çok üzücü hadiseler, savunma sanayinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Burada da SAHA EXPO’da Türkiye’nin en önemli iki etkinliğinden biri savunma alanında. Biz de ODTÜ ve ODTÜ TEKNOKENT olarak burada yerimizi aldık. ODTÜ uzay alanındaki birçok projeleriyle var. İşte daha önce de bahsettiğimiz gibi Ay yüzeyinde görev yapacak "CHERI" projesi, Çin Uzay Ajansı iş birliğiyle. Ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin uzay temalı Teknokent’i, bizim uzay alanındaki birçok diğer araştırmalarımızla beraber en önemli faaliyetimiz. Burada da zaten Türkiye’nin uzay pavilyonunun önündeyiz. ODTÜ Teknokent olarak da biz buraya girişimcilerimizi getirdik. ODTÜ TEKNOKENT NATO’nun inovasyon fonunun hızlandırma programı DIANA hızlandırma programının dünyadaki sayılı partnerlerinden, sayılı merkezlerinden biri. Burada da bizim uluslararası alanda hızlandırma programına aldığımız yeni girişimler burada. Ve ODTÜ TEKNOKENT’te de 100’ün üzerinde savunma sanayi ile ilgili firmalar da yine burada temsil ediliyor. Bu şekilde savunma sanayine biz üniversite olarak, ODTÜ olarak ve ODTÜ TEKNOKENT olarak katkı vermeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Ay’dan sonra Güneş’e de gitme hedefimiz var" "CHERI" hakkında bilgi veren Yozgatlıgil, "Bütün ekiple beraber yine Çin’e gittik. Geçen hafta oradaydık. Çin Uzay Ajansı ile teknik doğrulama toplantıları gerçekleştirdik. Bu çok zorlu bir süreç. Yani Ay’ın en zorlu şartlarında görev yapacak 2 adet uzay aracı; yapay zeka destekli, otonom haritalama ve örnekleme yapacak. Bununla ilgili Çin Uzay Ajansı ve Çin’in çok ciddi testleri, doğrulama faaliyetleri var. Biz de çok başarılı bir şekilde ilerliyoruz. Doğrulama faaliyetleri, testlerin sonuçları çok olumlu. Biz bu noktada yeni projeleri konuştuk. İşte Güneş’e gönderecekleri misyona da biz ODTÜ olarak başvuruda bulunacağız. İnşallah burada seçildiğimiz gibi Güneş misyonunda da seçileceğiz. Yani ODTÜ Ay’dan sonra şimdi ODTÜ Güneş’e de gitme hedefimiz var. Bunu da ilk kez burada açıklıyorum. Biz ODTÜ olarak yapay zeka kuantum teknolojileri gibi alanlarda geleceğin mühendisliğini tasarlıyoruz. Geleceğin mühendislerini yetiştiriyoruz" dedi.
Kayseri Melikgazi Zabıtası kasap ve baharatçıları denetledi Melikgazi Belediyesi zabıta ekipleri yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların daha sağlıklı ve güvenilir gıda maddelerine erişimi için kasap ve baharatçılara denetim gerçekleştirdi. İlçe genelinde gerçekleştirilen denetimlerde iş yerlerinin hijyen şartarı, ürünlerin son kullanma tarihleri, fiyat etiketleri ve genel düzeni titizlikle incelendi. Özellikle et ve et ürünlerinin, baharatların saklama şartları ekipler tarafından detaylı şekilde kontrol edildi. İlçede halk sağlığını korumak amacıyla rutin olarak denetimlerin artarak devam edeceğini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşlarımızın sıklıkla kullandığı kasap ve baharatçı gibi esnaflarımızı denetlemeye devam ediyoruz. Yapmış olduğumuz bu denetimlerle hem halk sağlığının korunması hem de haksız rekabetin önüne geçilmesini hedefliyoruz. Denetimlerde genel temizlik kurallarına uyulup uyulmadığını, üretim araçlarının temizliğini kontrol eden zabıta ekipleri, ürünlerin son kullanma tarihlerini, muhafaza şartlarını, fiyatlarını ve gramajlarını da kontrolden geçirdi. Kurallara uyan esnafımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Zabıta ekiplerimiz denetimlerde, eksiklik tespit ettiği işletmelere de gerekli uyarıları yaparak mevzuata uygun hareket edilmesi konusunda bilgilendirdi. Kurban Bayramı boyunca da sokaklarda, caddelerde kaçak kıyma çekimine de müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşlarımızın huzuru, sağlığı, güvenliği ve esenliği için denetimlerimiz aralıksız edecek" dedi.