ASAYİŞ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 14:32

Yalova’da kardeşini haraç için vurdurduğu ileri sürülen ağabeyden iddialara yalanlama

A
A
A
Yalova’da kardeşini haraç için vurdurduğu ileri sürülen ağabeyden iddialara yalanlama

Yalova merkezde bulunan lunaparkı işleten Ali Altınbaş’ı 30 milyon lira haracı vermediği için vurdurduğu ileri sürülen ağabey Muhammet Altınbaş’tan iddialara yalanlama geldi. Ağabey kardeşinin kendi iş yerine yaptığı saldırının görüntülerini paylaştı.


2 Mayıs’ta Yalova Sahili’nde bulunan lunapark işletmecisi Ali Altınbaş, (46) otomobiliyle Barış Manço Açık Hava Tiyatrosu arkasında geçeceği sırada yolun çöp kovalarıyla kapandığını gördü. Aracından yolu açmak için inen Altıntaş’a bu sırada 25 yaşlarındaki bir şüpheli tabanca 9 el ateş etti. Kurşunlardan 3’ü Ali Altınbaş’a isabet etti. Şüpheli daha sonra bölgeden koşarak uzaklaştı.


Eli, sağ ve sol bacağına isabet eden 3 kurşunla yaralanan Altınbaş, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Bir süredir ağabeyi Muhammet Altınbaş’ın (52) haraç aldığını iddia eden Ali Altınbaş, son olarak 30 milyon haraç istediğini ve bunu vermediği için vurulduğunu ileri sürmüştü.



Arkadaşını ihale dosyası aldığı için darp ettiler


İddiaları yalanlayan Muhammet Altınbaş, kardeşinin araç kiralama iş yerine gelerek arkadaşına saldırdığı ve çıkan kavganın görüntülerini paylaştı. Dubai’ye iş için gittiğini anlatan Altınbaş, yaşanan süreci şöyle anlattı:


"Ben 18 yaşında cezaevine girdim, 46 yaşında çıktım. Bu Ali Altınbaş adlı şahıs benim öz kardeşimdir. İhale olacaktı. Serkan Yenice isimli arkadaşım Yalova’daydı. ’İhaleye girsem olur mu abi’ dedi. ’Açık ihale kardeşim, herkesin ihalesine girebilirsin’ dedim. O da ihaleden dosya aldı. Bunlar yatağından kalkıp Serkan Yenice’yi arayıp daha gidip adamı konuşturmadan benim dükkanımda darp ettiler. Ondan sonra görüntülerde her şeyi görüyorsunuz. Silah çekme durumları var. Ben de oradayım. Ben silah taşımıyorum. Özellikle taşımıyorum. Çünkü onun bela getireceğini de biliyorum. Hep bildim. Bu bilinçle de hareket ettim. Ve bana sistematik olarak bu Ali Altınbaş ve onun yönlendirmesiyle ailem tarafından hep kötülük yapıldı. Ama ailem diye hepsini sineye çektim. Çok ağır şeyler yani bu. Hepsini sineye çektim. Hep sustum. Susmam onların kabadayılıklarını ve bana karşı sertleşmelerini artırdı."


Haraç iddialarının gerçek olmadığını vurgulayan Altınbaş, "Ben haraç istemiş olsam onlar bu cesareti bulabilirler mi? Benim dükkanımı gelip basabilecek cesareti, bana silah çekecek cesareti bulabilirler mi? Ama bu olayın olduğu gün, dükkanımı bastıkları gün rica ettiler. 10 kişi beni Yalova’da bulunan kafede yalvar yakar getirttiler, barıştıralım dediler. Kardeşim geldi bana kötü sözler söylediği için ’hani özür dileyecekti, barışacaktık’ deyip oradan kalktım. 2 saat sonra gidip emniyette beni şikayet ettiler. Kaldı ki ben onları dükkanımı basmasından dolayı yine kardeşimdir diye şikayet etmemiştim. Beni şikayet ettiler, ertesi gün beni alıp bir gün nezarette yatırdılar" diye konuştu.



"Bir bağlantım yok"


Yaşananlardan sonra Serkan Yenice’nin ihaleye girmekten vazgeçtiğini belirten Altınbaş, şöyle konuştu:


"Benim de zaten böyle bir niyetim yoktu. Hatta bu olan olaylardan eşim, çevrem hep bana yüklendiler. Dediler ki git, onlar cahil. Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar, git. Benim de yurt dışı hayalim vardı. Gidip de iş kurmak gibi. Hem bir tatil yapalım, hem kafamızı dinleyelim dedim. Oradan uzaklaştım. Bu sırada bu Ali Altınbaş isimli şahsa silahlı saldırı yapılmış. Beni aradılar görüntülü. Ben ne oldu diye bağırıyorum. ’Bu yaptırdı, bu yaptırdı’ diye orada videolar çekiyorlar. Kamuoyuna haraç istediğimi söylüyorlar. Hayatımda hiç kimseden, değil kardeşimden hiç kimseden bir tane haksız kazanç sağlamadım. Ceza ve hayatım dahil. Görüntülerde de izleyeceksiniz. En ufak bir bağlantımı tespit etsinler bu olayla alakalı ben kafamı bu olaya koyuyorum. Türkiye’ye de geleceğim. Bir aylık tatil için buraya geldim ve iş bakmak için geldim. Bütün hayatımı cezaevinde geçirerek ölmeye razıyım, eğer bir bağlantımı bu olayla ilgili tespit etsinler."



Yalova’da kardeşini haraç için vurdurduğu ileri sürülen ağabeyden iddialara yalanlama

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gaziosmanpaşa’da Hıdırellez coşkusu Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından "Hıdırellez Şenliği" gerçekleştirildi. Etkinlikte Hıdırellez ateşi yakılırken sahne performansı sırasında Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, gitar çalıp şarkı söyledi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından baharın gelişini karşılama amacıyla "Hıdırellez Şenliği" etkinliği düzenlendi. Gaziosmanpaşa Belediye Bahçesi’nde düzenlenen programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte Hıdırellez ateşi yakılırken sahne performansları düzenlendi. Protokol konuşmaları sonrası AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, yakılan ateşten atladı. Etkinlik alanındaki "Başkana Sor" ağaçlarına vatandaşlar Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz’e soru ve düşüncelerini yazarak astı. Program sırasında Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, sahneye çıkarak gitar çalıp şarkı söyledi. Programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Hıdırellez şenlikleri hepimizin çocukluğundan bu tarafa güzel hatıralar biriktirdiğimiz, ülkemizde, coğrafyamızda, Balkanlarda ve Türkistan coğrafyasında bir gelenek haline gelmiş, inşallah bu akşam da geleceğe dair güzel hatıralar bırakacağımız bir programda bir aradayız. Kıymetli Belediye Başkan Vekilimize bu anlamlı ve güzel programda bizleri bir araya getirdiği için yürekten teşekkür ediyorum. Tabii bu programlar ilçelerimizde bizleri her bölgeden, her coğrafyadan, her anlayıştan kardeşlerimizin bir araya gelmesine vesile olmakta. Aslında içinde bulunduğumuz dönemde de en çok hasret duyduğumuz birlik ve beraberliği bir araya getiren güzel bir etkinliğin inşallah daha da devam edeceğini ve inşallah kıymetli başkan vekilimizin öncülüğünde Gaziosmanpaşa’nın yedisinden yetmiş yedisine tüm yaş gruplarında ve tüm renklerinde birlik ve beraberliğin en güçlü şekilde muhafaza olacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Programda bir konuşma yapan Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, "Baharın müjdecisi, bereketin ve umudun simgesi olan bir gündeyiz. Gaziosmanpaşa’da böyle güzel bir atmosferde, böyle güzel bir akşamı sizinle paylaşmaktan duyduğum mutluluğu, keyfi bildirerek başlamak istiyorum. Bizim için Hıdırellez sadece bir mevsim dönüşü, havanın ısınması, baharın gelişinden ziyade, kardeşliğin, paylaşmanın, bir arada olmanın, birlikte yeni ümitler beslemenin adı. Bizler bu anlayışla Gaziosmanpaşa’da sadece hizmet üreten bir anlayıştan ziyade insanların, dostlarımızın, komşularımızın gönlüne ulaşan, gönlüne dokunan, insanlarımızın yüreğine dokunan bir şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz. Çünkü bir şehri aslında güzel kılan, insanların arasındaki samimiyet, insanların arasındaki dayanışma ve gönül bağı olduğuna inanıyoruz. Bugün burada sahne performanslarımızla, etkinliklerimizle, çocuklarımız için hazırladığımız programlarla ve birazdan yakacağımız Hıdırellez Ateşimizle bu güzel geleneği hep birlikte yaşamak istiyoruz. Gaziosmanpaşa’mız farklılıklarıyla zengin olan ve dayanışmanın en güzel örneklerini yaşadığımız bir ilçe. Doğu’suyla, Batı’sıyla, Rumeli’siyle ve Roman’larıyla Gaziosmanpaşa’nın Türkiye’nin bir mozaiği halinde olduğu her yerde ifade ediyoruz" dedi. Tülay Şahin adlı vatandaş ise, "Hıdırellez Şenliği’ne kızımla birlikte geldik. Hıdırellez ateşi yakılacak. Her sene yapılan bir etkinlik. Sahne performansı da var. Heyecanla bekliyorum" dedi.
Ankara KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır" dedi. Ankara’da EkoAvrasya Vakfı, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği paydaşlığında, "Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ekonomik İlişkilerin Güçlendirilmesi" başlıklı toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, özellikle ifade etmek isterim ki ekonomisinden önce konumuyla alakalı; Akdeniz’in ortasında 3355 kilometrekarelik bir Türk toprağında, 1974’ten sonra, Türkiye Cumhuriyeti kurduktan sonra verilen savaş sonrasında, ilk kez ve son kez verilen savaş. Şehit kanlarıyla, mücahit kanlarıyla kazanılan 74 savaşından sonra büyük bir zaferin sonucunda kurulan 17. Türk devletidir. Türklük devletine devam edilen, işte biraz önce de ifade edildiği gibi bütün izolasyonlara ve ambargolara rağmen ayakta duran, 195 ülkenin tanımadığı, 155 ülkenin tanımadığı, dünyanın tanımadığı ama Türkiye’nin tanımasıyla hayatta var olan, var olmaya devam edecek olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Özellikle ifade etmek isterim, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ’Bir Türk dünyaya bedeldir, bir Türkiye dünyaya bedeldir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki savaşın Kıbrıs adasının önemini gösterdiğini ifade eden Amcaoğlu, "Yaklaşık 2 buçuk aydır süren savaşın ortaya çıkardığı acı gerçekler var ki, işte Kıbrıs adasının ne denli önemli olduğu. 1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, Kıbrıs Türk idaresinde bir sıkıntı yaşamaması konusunda Millet Meclisinde kendi milletvekillerini uyarırken; ’Oradaki Kıbrıs Türkünün bir sıkıntı yaşamaması, aksi takdirde İskenderun Körfezinden dışarı çıkamazsınız, bütün ikmal yollarınız tıkanır’ dediği noktada olduğu gibi gerçekleri yaşıyoruz. Buradaki nöbet sadece o 3355 kilometrekarelik topraklarda yaşayan Kıbrıs Türkünün, 455 yıl önce 1571’de oraya varan Osmanlı’nın torunlarının, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı bir sorumluluk değildir. Oradaki nöbet ve sorumluluk, 300 milyonluk Türk nüfusunun ve başta Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle sorumluluk alanı içerisinde var olma mücadelesinden başka bir şey değildir" şeklinde konuştu. Kıbrıs’ın ekonomik hedeflerinden bahseden Amcaoğlu, "Ölçeğine baktığınızda, hedefleri olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bahsederken; şu an 30.000 yatak kapasitesiyle 50.000 yatak kapasitesine ulaşmayı 2030’a kadar hedefleyen, yıllık 2 milyon turisti ile yaklaşık 4 milyonluk turisti hedefleyen, şu anki 88.000 yükseköğrenim öğrencisiyle birlikte 150.000 yüksek eğitim öğrencisi bilişim ve inovasyonla buluşturmayı hedefleyen ve bunun yanında da şu an 160 milyon dolarlar civarında olan ihracatını önümüzdeki 2030 yılına kadar 1 milyar dolara çekme hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte omuz omuza mücadele veren bir Kıbrıs Türk halkından rahatlıkla bahsedebiliriz" diye konuştu. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Ticaret Bakanlığının KKTC’ye katkılarından bahseden Amcaoğlu, şunları kaydetti: "Burada bulunmuşken özellikle ifade etmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığının yıllardır vermiş olduğu katkılar ortada. Ama özellikle Profesör Doktor Ömer Bolat’ın da yönetimindeki Türkiye Ticaret Bakanlığının son 2022 yılından ötürü ve beridir vermiş olduğu destek çok açık ve bariz bir şekilde ortada. Ve ülkemizin sadece turizmle değil, yaklaşık 4 milyar dolarlık ithalatın karşılığında dış ticaret açığını sağlayan turizmle değil, yüksek eğitimle değil; kendi kendine yetebilen bir sanayi ile, kendi alanlarındaki ihtiyacını üretebilen bir üreticisiyle, sanayicisi ve ticaret adamıyla birlikte var olma savaşı başarıyla devam etmektedir. Birkaç rakam vermek istiyorum. 2021’de yaklaşık 128 milyon dolar olan ihracatının 38 milyon dolarını Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamıyla yapabilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin şu anki geldiği nokta; 157 milyon dolarlık ihracatının 68 milyon dolarlık kısmını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamında Türkiye’ye yapabiliyor. Ve özellikle son birkaç yıldır pozitif anlamdaki gayretleriyle sayın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın sadece Ocak-Mart ayındaki rakam 41 milyon dolara tekabül edebiliyor 3 aylık sürede. Neden? Uzun gayretler ve görünebilir olması konusunda Kıbrıs Türkünün izolasyon ve ambargolarla yaşarken oradaki hayatını devam ettirebilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomik çarkı hazırlayabilmesi için, bu desteklerin daha da aşağılara ulaşabilmesi için hedefler bu doğrultudaydı. Özellikle şunu ifade etmek isterim ki; oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır." Konuşmanın ardından Bakan Amcaoğlu’na plaket takdim edildi.