SAĞLIK - 22 Ekim 2025 Çarşamba 12:20

Uygunsuz kontakt lens kullanımına dikkat: "Acılar içinde göz kaybedilebilir"

A
A
A

Gözlüğe alternatif olmasının yanı sıra estetik sebeplerle de kullanılan kontakt lenslere ilişkin konuşan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakmak, "Çok sayıda hasta başvuruyor, mikrobik durumlar gelişenlerin çok çok büyük bir kısmında kötü bir lens kullanım hikayesi mevcut. Gözün mikroptan delindiği durumlarla karşılaşabiliyoruz. Doktor tavsiyesi olmadan piyasada el altı olarak tabir edeceğimiz şekilde alınmış renkli kontakt lenslerin takıldığı ve uzun süre gözde kaldığı durumlarla çok karşılaşıyoruz. Bu durumlar gerçekten göz sağlığını tehdit eder, düşük bir ihtimaldir ama insanın acılar içinde gözünü kaybetmesi olabilir. Mutlaka doktor gözetiminde kullanmalarını tavsiye ediyoruz" dedi.

Gözlüğe alternatif olarak kullanılan kontakt lensler, yalnızca görme kusurlarını düzeltmek için değil estetik sebeplerle birçok kişi tarafından tercih ediliyor. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakmak, lenslerin doğru kullanımının önemine dikkat çekti. Dr. Çakmak, hekim kontrolü olmadan ve hijyen kurallarına dikkat edilmeden kullanılan lenslerin oluşturabileceği problemlere değinerek, doğru lens kullanımı hakkında bilgi verdi.

"Hastaların çok çok büyük bir kısmında kötü bir lens kullanımı hikayesi mevcut"

"Göz bozukluğu olduğu zaman önümüzde üç tane seçenek oluyor" diyen Dr. Öğretim Üyesi Çakmak, "Gözlük, kontakt lens ve ameliyat. Lenslerin kullanımı ilk olarak göz bozukluklarının tedavisi, ikincisi estetik amaçlı renkli kontakt lens kullanımı. Gözlük kullanımı bazen zor olduğunda, aktif spor yapımında, hızlı ve hareketli bir efor yapıldığı durumlarda lens kullanımı gerçekten konforlu ve daha rahat oluyor. Bu tarz durumlarda lens kullanımını daha ön planda tercih ediyoruz. Bazı durumlarda gözlük kullanımına göre daha büyük kolaylık sağlıyor olsa da bakımını ve doğru kullanım şeklini iyi takip etmek gerekir. Öncelikle hiçbir zaman hiçbir lensle geceleri uyumamayı tavsiye ederiz. Kontakt lensin temizliğine dikkat edilmesi gerekir, yoksa gözün oksijenlenmesi bozulur. Akşamları gözde lensle uyunduğu durumda hastalarımız gece boyunca kapaktan göze geçen oksijen akışını engellemiş olur. Oksijenlenemeyen ve günlerce de kontakt lense maruz kalan gözlerde enfektif, mikrobik durumlar oluşabilmekte. Kliniğimize kontakt lens kullanımına bağlı enfektif, mikrobik nedenlerle çok sayıda hasta başvuruyor. Bize başvuran, mikrobik durumlar gelişen hastaların çok çok büyük bir kısmında kötü bir lens kullanımı hikayesi mevcut. Akşamları lensle uyuyor, hijyenine dikkat etmiyorlar. Bu durumda bahsettiğimiz sorunların ortaya çıkma ihtimali katlanarak artıyor" dedi.

Uygunsuz kontakt lens kullanımına dikkat:

"Gözün mikroptan delindiği durumlara kadar karşılaşabiliyoruz"

Bilinçli lens kullanımın sağlık için önemine dikkat çeken Dr. Çakmak, "Gözde kontakt lense bağlı gelişen durumların da diğer vücuttaki mikroplar gibi çeşitli seviyeleri var. Bazıları hafif bir damlayla, antibiyotik tedavileriyle toparlarken, bazıları ağır ve çok ağır damla tedavileri, hastaneye yatış gereken durumlar olabiliyor. Daha da ağır durumlarda acilen ameliyat etmemiz gereken, gözün bütünlüğünü koruyamadığı, mikroptan delindiği durumlara kadar varabilen ve tek nedeninin kötü, doğru olmayan lens kullanımı olduğu durumlarla karşılaşabiliyoruz. Pek çok konuda olduğu gibi kontakt lens teknolojisinde de gözün oksijenlenmesini artıracak yönde teknolojik gelişmeler günümüzde oluyor. Lens yabancı bir cisim olduğu için gözde küçük hafif bir reaksiyon şeklinde damarlar oluşması mümkün. Uzun süreli lensin gözde kaldığı durumlarda bu damarların da çok abartılı ve göz sağlığını tehdit edecek şekilde oluştuğunu görmekteyiz. Lens alırken doktor reçetesiyle alınmasını tavsiye ediyoruz. Doktorun göze uygun gördüğü çap, tavsiye ettikleri dışında alınmamasını öneriyoruz. Lens kullanırken mutlaka su temasından kaçınmayı, asla denize, havuza, duşa, hamam, saunaya girmemeyi tavsiye ediyoruz. Bu durumlarda bahsettiğimiz enfeksiyon riskleri katlanarak artıyor" şeklinde konuştu.

"Lensin tükürük gibi şeylerle ıslanılmasıyla karşılaşabiliyoruz"

Kış aylarında kapalı alanlara geçişle beraber alerjilerin de arttığını gördüklerini ifade eden Dr. Çakmak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yaz tatili dönüşü olduğu için ekran maruziyetleri de kış aylarında daha yüksek olduğu için ekrana bakarken çok uzun süre aralıksız zaman geçirmemeyi, göz kırpmayı ihmal etmemeyi ve göz kuruluğu ya da rahatsız olduğu durumlarda göz muayenesi öneriyoruz. Lenslens solüsyonu hariç hiçbir şeyin temas etmemesini tavsiye ediyoruz. Hastalarımızdan gördüğümüz musluk, içme suyu, bazen tükürük gibi şeylerle ıslatılmasıyla karşılaşabiliyoruz. Asla tavsiye etmiyoruz. Kullanım şekline uyarak, eğer lens 15 günlükse ya da aylıksa süreci dolduğu gibi değiştirmelerini rica ediyoruz. Mutlaka her akşam, hatta mümkünse eve girildiği anda gözden çıkarılıp temiz bir şekilde kutulara konulmasını ve günlük ya da aylık, 15 günlük şekilde yeni lense geçmelerini tavsiye ediyoruz. Özellikle yanlış ve uygunsuz lens kullanımı çok daha fazla olmak üzere göz kuruluğunu tetikler. Doktor tavsiyesi olmadan piyasada el altı olarak tabir edeceğimiz şekilde alınmış renkli kontakt lenslerin takıldığı ve uzun süre gözde kalıp, her gün çıkartılmadığı durumlarla çok karşılaşıyoruz. Bu durumlar gerçekten göz sağlığını tehdit eder, düşük bir ihtimaldir ama düşük ihtimal insanın acılar içinde gözünü kaybetmesi olabilir. Bu duruma dikkat etmelerini ve mutlaka doktor gözetiminde kurallara uyarak kullanmalarını tavsiye ediyoruz."

Hasibe Karadağ - Ahmet Faruk Sarıkoç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Jeotermal tesiste üretilen çiçekler, kentin renklenmesinde önemli rol alıyor Elazığ Belediyesi, kentin yeşil dokusunu güçlendirmek ve mevsimlik çiçek ihtiyacını yerinde karşılamak için faaliyet aldığı Cip sera alanında üretilen çiçekler kentin estetik bir görüntü kazanmasını sağlarken, açılan tesisle birlikte dışarıya bağımlılığın azalmasıyla birlikte de mali tasarruf sağlıyor. Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, kentin yeşil dokusunu güçlendirmek ve mevsimlik çiçek ihtiyacını yerinde karşılamak amacıyla Cip sera alanında tohumdan fide üretim çalışmalarını sürdürüyor. Modern üretim tekniklerinin kullanıldığı serada yetiştirilen çiçek fideleri, Elazığ’ın park, bahçe ve refüjlerini renklendiriyor. 10 bin metrekare alan üzerine kurulu Cip sera alanında yürütülen üretim sürecinde, kaliteli ve sertifikalı tohumlar tercih ediliyor. Uzman ekipler tarafından hazırlanan ekim viyollerine yerleştirilen tohumlar, otomatik sulama ve iklimlendirme sistemleri sayesinde kontrollü şartlarda çimleniyor. Fidelerin gelişim sürecinde sıcaklık, nem ve ışık dengesi düzenli olarak takip edilerek maksimum verim hedefleniyor. Tesiste, 20 günde üretimi gerçekleştirilen çiçekler arasında özellikle kadife çiçeği ve zinya türlerine ağırlık verilirken, üretilen fideler ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde kentin farklı noktalarına ekilerek şehrin daha estetik ve modern bir görünüm kazanmasında önemli rol alıyorlar. "Çok az bir maliyetle çiçeklerin üretimlerini yapıyoruz" Cip jeotermal sera alanının toplamda 10 bin metrekare alan üzerine kurulu olduğunu belirten Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Erdem Key, "Bu tesisimiz içerisinde mevsimlik çiçek üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu tesisimiz içerisinde 7-8 çeşit çiçek üretimi yapıyoruz. İlkbahar ve sonbahar dönemleri olmak üzere yılda iki defa yapıyoruz. Bu çiçeklerimiz ortalama bir ay içerisinde alana dikimi yapılacak hale geliyor. 20 günlük bir periyot içerisinde tohumlar, fide haline geliyor. Fide halinden sonra da içeride bakımlarının ardından ekim için buradan alıyoruz. Çiçeklerin burada yetiştirilmesi asgari bir maliyete neden oluyor. Daha önceden ihale yöntemiyle bu çiçekleri satın aldığımız için çok fazla maliyet oluşuyordu, fakat şu anda kendimiz ürettiğimiz için çok az bir maliyetle çiçeklerimizin üretimlerini yapıyoruz. Burada yetiştirdiğimiz çiçeklerimizi tamamıyla peyzaj çalışmalarımızda kullanıyoruz. Peyzaj çalışması yaparken, kentin kavşaklarında, orta refüjlerinde ve park alanlarında ekiplerimiz tarafından dikimleri yapılıyor. Yetiştirdiğimiz tohumların fideye dönüşmesi adeta bir bebek gibi bakılarak özenle yetiştiriliyor" ifadelerini kullandı.
Düzce 80 yataklı hafızlık Kur’an kursunda sona gelindi DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Cumayeri ilçesi Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu, ilçede yapımı devam eden 80 yataklı Hafızlık Kur’an Kursu projesinde artık son aşamaya gelindiğini açıkladı. Gençlerin manevi eğitimine büyük önem verdiklerini vurgulayan Koloğlu, projenin kısa sürede tamamlanarak hizmete açılacağını belirtti. Cumayeri’nde yükselen bu önemli eğitim yatırımı, özellikle hafızlık eğitimi almak isteyen öğrenciler için modern ve donanımlı bir ortam sunacak. İlçede dini eğitimin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen proje, bölge halkı tarafından da büyük takdir görüyor. Başkan Koloğlu yaptığı açıklamada, "Gençlerimizin manevi eğitimi ve hafızlık çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bu tür kıymetli projeler, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın Kur’an-ı Kerim’i öğrenmesi ve hafız olarak yetişmesi adına çok önemli bir yere sahiptir" ifadelerini kullandı. Belediye ile müftülük iş birliğinde yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Koloğlu, kursun en kısa sürede tamamlanması için desteklerin sürdüğünü dile getirdi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte ilçede önemli bir eksikliğin giderileceği ifade ediliyor. Başkan Koloğlu ayrıca, bu anlamlı eserin hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür ederek, "Başta hayırseverlerimiz olmak üzere, müftülüğümüze ve katkı sunan tüm kişi ve kurumlara gönülden teşekkür ediyorum" dedi. Tamamlanma aşamasına gelen Hafızlık Kur’an Kursu’nun açılışıyla birlikte Cumayeri’nin manevi eğitim alanında önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor.
Manisa Manisa’da müzik dolu proje başlıyor Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen "Genç Sahne Manisa" projesiyle lise öğrencileri, kendi kurdukları müzik gruplarıyla sahne deneyimi yaşayacak. Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü, gençlerin sanatsal ve kültürel gelişimini desteklemek amacıyla dikkat çeken bir projeye imza attı. "Genç Sahne Manisa" adıyla duyurulan proje kapsamında, Manisa genelindeki resmî ve özel liselerde eğitim gören öğrenciler, oluşturdukları müzik gruplarıyla yeteneklerini sergileme fırsatı bulacak. Proje süreci, öğrencilerin hazırladıkları performans videolarının değerlendirilmesiyle başlayacak. Belirlenen kriterleri karşılayan gruplar ise ilerleyen aşamada canlı sahne performansına davet edilecek. Final aşamasında başarılı bulunan öğrenciler, Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda kurulacak sahnede izleyiciyle buluşacak. Yarışma formatının ötesine geçen projede; müzikal uyum, teknik yeterlilik, sahne hâkimiyeti, özgünlük ve yorum gücünün geliştirilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin sanatsal yönlerini keşfetmeleri ve kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam oluşturulması amaçlanırken, aynı zamanda okullarına olan aidiyet duygularının güçlendirilmesi de hedefler arasında yer alıyor. Manisa İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile örtüştüğünü belirterek, gençlerin milli ve kültürel değerlerinden kopmadan çağdaş eserler ortaya koyabileceklerine inandığını ifade etti. Uğurelli, öğrencilerin sanat alanında da önemli başarılara imza atacaklarına olan güvenini dile getirdi. Öte yandan etkinlik süresince gerçekleştirilecek tüm video ve fotoğraf çekimlerinin, öğrencilerden oluşan Manisa Çocuk TV ekibi tarafından yapılacağı bildirildi.
Manisa Manisa’da ’Din ve hayat’ uluslararası arenada masaya yatırılacak Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenecek olan "Uluslararası Geçmişten Günümüze Manisa’da Din ve Hayat Sempozyumu", yerli ve yabancı çok sayıda akademisyeni Manisa’da buluşturmaya hazırlanıyor. Manisa’nın köklü dini ve kültürel mirası, ekim ayında uluslararası katılımla akademik bir zeminde ele alınacak. 16-17 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek sempozyum, Manisa’nın tarihi süreçte dini, sosyal ve kültürel hayatına yön veren dinamikleri disiplinlerarası bir yaklaşımla değerlendirmeyi amaçlıyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde yapılacak etkinlikte, alanında uzman çok sayıda bilim insanı bildiri sunacak. Sempozyumun onursal başkanlığını Prof. Dr. Rana Kibar, başkanlığını ise Prof. Dr. Halit Ev üstlenirken, düzenleme kurulunda üniversitenin farklı akademik birimlerinden çok sayıda öğretim üyesi yer alıyor. Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilim ve danışma kurulu, etkinliğe uluslararası nitelik kazandırıyor. Sempozyum kapsamında; Manisa’da tarihi süreçte dini hayat, dini kurumlar, alimler ve ilim geleneği, din eğitimi, modernleşme sürecinde din, din ve toplum ilişkisi gibi pek çok başlık ele alınacak. Ayrıca dini çeşitlilik, sosyal hizmetler, sanat ve estetik ile güncel sorunlar da akademik çerçevede münazara edilecek. Bildiri özetlerinin 15 Nisan tarihinden itibaren kabul edilmeye başlanacağı sempozyumda, son başvuru tarihi 1 Eylül olarak açıklandı. Kabul edilen bildiriler 15 Eylül’de ilan edilecek, sempozyum programı ise 1 Ekim’de kamuoyuyla paylaşılacak. Yetkililer, sempozyumun Manisa’nın dini ve kültürel mirasının akademik açıdan ortaya konulmasına katkı sağlamasının yanı sıra, yeni bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi ve şehir hafızasının güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olacağını ifade etti.