EKONOMİ - 09 Eylül 2024 Pazartesi 11:18

Vestel CEO’su IFA 2024’te geleceğin mobilite stratejisini anlattı

A
A
A
Vestel CEO’su IFA 2024’te geleceğin mobilite stratejisini anlattı

Vestel, bu yılki Uluslararası Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (IFA 2024), yeni şirketi Vestel Mobilite’nin geliştirdiği şarj istasyonları, otomotiv elektroniği ve enerji depolama sistemlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Fuarda ‘Paradigma Değişimi: Mobilite’ başlıklı bir keynote konuşması gerçekleştiren Vestel CEO’su Ergün Güler, sektördeki radikal değişimleri ve Vestel’in mobilite pazarındaki hedeflerini katılımcılara aktardı.



Bu yıl 32’nci kez Uluslararası Tüketici Elektroniği Fuarı’na (IFA 2024) katılan Vestel, geçtiğimiz aylarda kurduğu yeni şirketi Vestel Mobilite’nin geliştirdiği ürünleri ziyaretçilerin deneyimine sundu. IFA’da şarj istasyonları, otomotiv elektroniği ve enerji depolama sistemlerini ziyaretçilerle buluşturduklarını kaydeden Vestel CEO’su Ergün Güler, fuar kapsamında gerçekleştirdiği ‘Paradigma Değişimi: Mobilite’ başlıklı keynote konuşmasında mobilite sektöründe son dönemde yaşanan radikal dönüşümleri dünyanın önde gelen şirketlerinden katılımcılara, uluslararası basına ve ziyaretçilere anlattı.



Şirketin konvansiyonel faaliyet alanlarında üç yılda iki kat büyüme hedeflerinin yanı sıra mobilite pazarında üssel büyüme beklediklerinin altını çizen Güler, “2030 yılında global mobilite pazarının, sadece bizim faaliyet gösterdiğimiz elektrikli araç komponentleri, elektrikli araç şarj istasyonları ve enerji batarya depolama çözümlerinin yaklaşık 580 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Vestel Mobilite olarak biz de bu pazarda üssel bir büyüme hedefliyoruz. Gelecek üç yılda Vestel Mobilite’nin piyasa değerini milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Uzun yıllardır bu sektöre yaptığımız yatırımlar, tüketici elektroniği alanındaki bilgi birikimimiz ile elektrikli otomotiv ekosisteminde sağladığımız avantaj ve farklı coğrafyaların önde gelen şirketleriyle kurduğumuz iş birlikleri bizi bu hedefimize ulaştıracak” diye konuştu.



’’Küresel mobilite devrimine liderlik edeceğiz’’


Geçen birkaç yılda mobilite pazarında hızlı bir paradigma değişimi yaşandığının altını çizen Güler, "Eskiden yeni bir otomobil geliştirilmesi dört yıl alırken; şimdi bu süre iki yıla düştü. Uzakdoğulu üreticiler bunu altı ayda yapabiliyor. Çünkü Uzakdoğu tüketici elektroniği alanındaki tüm mühendislik gücünü ve bilgi birikimini elektrikli araçlardaki potansiyeli görerek bu sektöre kaydırdı. Vestel, uzun yıllardır tüketici elektroniği alanında edindiği bilgi birikimi, yazılım, donanım ve tasarım yetkinliğini mobilite alanında da etkin şekilde kullanarak otomotiv sektöründe avantaj sağlıyor. Otomotiv sektöründeki bu değişim ve dönüşüm, oyun kurucuları da değiştirdi. Bununla birlikte sektörün birinci derece tedarikçi sistemi de değişiyor. Eskiden otomotiv ekosistemi girişi bariyeri çok yüksek kabul edilen bir endüstri iken bugün yeni nesil şirketler bu ekosisteme akıllıca dahil olabiliyor. Vestel bu noktada devreye giriyor. Sektördeki potansiyeli görerek çok önceden yaptığımız yatırımlar sayesinde dünyadaki birçok dev otomotiv firması ile çalışmaya başladık. Sunduğumuz mobilite çözümlerimizle geleceğin sürdürülebilir, yenilenebilir, online ve akıllı dünyasına yön vereceğiz. Vestel Mobilite ile küresel mobilite devrimine liderlik ederek gelişen elektrikli araç ekosisteminin önemli bir oyuncusu olacağız" ifadelerini kullandı.



’’Türkiye ve Avrupa caddelerinde yüzbinlerce şarj soketimiz kullanılıyor’’


Şirketin ürettiği elektrikli şarj istasyonlarıyla bugüne kadar Türkiye’de ve Avrupa’da 30’a yakın ülkede, 180 binden fazla şarj soketi yerleşimi yapıldığını belirten Güler, "Ev tipi ve küçük işletmelere yönelik AC serimizin üretimine 2017’de başlamıştık. 60kW, 120kW ve 180kW’lık hızlı tip şarj istasyonlarımız, çok hızlı şarj uygulamaları için de 240kW’lık, 400kW’lık ve 720KW’lık daha güçlü çıkış sunan DC serimiz mevcut. DC ürünlerimiz halka açık sayaçlı otoparklarda ve elektrikli filo depolarında sundukları 10 ila 45 dakikalık şarj süreleriyle kuyruk sürelerini önemli ölçüde azaltıyor. Bu yıl piyasaya sunduğumuz 720kW güç çıkışlı çok hızlı şarj istasyonumuzdan sonra hedefimiz 2025’te ise 1MW güç çıkışlı EVC’leri piyasaya sürmek. Yeni EVC’lerimizle sadece binek modellere değil toplu taşımada kullanılan elektrikli filo araçlarına da hizmet vermeyi amaçlıyoruz" dedi.



’’Farklı sektörlere ekran çözümleri sunuyoruz’’


Ergün Güler, şirketin araç içi ekran çözümünde mini LED ekran teknolojisini kullanarak canlı ve parlak renkler sunmasının pazarda önemli bir fark oluşturduğunu kaydetti. Bugün hem sürücülere hem de yolculara en iyi kullanıcı deneyimini sunmak için araç içi eğlence ve bilgi ekranlarını aynı kokpitte birleştirerek yekpare bir ekran ürettiklerini ifade eden Güler, "Buradan edindiğimiz tecrübe ile yakın zamanda havacılık sektörüne de tedarikçi olacağız. Ekran konusunda yıllara dayanan tecrübemizi bu yönde kullanmak fark oluşturmamızı sağlıyor" açıklamasında bulundu.



’’TOGG’un yekpare ekranını da Vestel üretiyor’’


Şirketin 2017’de dahil olduğu TOGG projesinde bugün yüzde 23 hisseye sahip olduğunu hatırlatan Güler, TOGG’da sadece hissedar olmadıklarını, aynı zamanda tedarikçi konumunda olduklarını söyledi. Bugün TOGG’un alametifarikalarından yekpare ekranını şirketin ürettiğini vurgulayan Güler, “Birçok elektrikli araçta olmayan mini LED teknolojisini kullanıyoruz. Elektronik alanındaki bilgi birikimimizi buraya aktardık. Şu an TOGG projesine yalnızca üretici olarak değil, tasarım, yazılım ve Ar-Ge alanında da destek veriyoruz” dedi.



’’İnsanlar evlerinde temiz enerji depoluyor’’


Güler, bugün dünyanın pek çok ülkesinde güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik depolama çözümlerinin hızla yaygınlaştığını belirtti. Özellikle Avrupa ülkelerinde gündüz güneş panelleri aracılığıyla enerji depolayan pek çok kullanıcı bulunduğunu söyleyen Güler, "Bireyler, batarya çözümleri sayesinde biriktirdikleri enerjiyi; akşam evlerinde kullanıyor. Bu, enerji maliyetlerinde önemli bir tasarruf anlamına geliyor, ayrıca son derece çevre dostu bir çözüm. Vestel bu bakış açısıyla dünya kaynaklarını daha verimli kullanmaya olanak sağlayacak çözümler üretiyor. Vestel Mobilite bugün telekomünikasyon sektörü için batarya çözümlerinin yanı sıra konut, ticari/endüstriyel ve yenilenebilir güneş/ rüzgâr enerji santralleri için enerji depolama sistemleri üretiyor. Hem konut hem de toplu kullanım için bu alanda ilk 75kwh ve 300kwh’lık ürünleri pazara biz sürmüştük. Bu yıl da güneş/rüzgâr enerji santralleri için kullanılacak 5mwh’lik depolama ünitelerini piyasaya sürmeye hazırlanıyoruz" diye konuştu.



Şirketin enerji depolama tasarımlarının hızlı kurulum sağladığının ve mevcut altyapılarla entegrasyon konusunda kolaylık sunduğunun altını çizen Güler, ürettikleri sistemlerin gelişmiş lityum demir fosfat pil teknolojisiyle verimli bir enerji depolama ve güvenilir bir güç kaynağı sağladığını sözlerine ekledi.



Sürdürülebilir mobilite çözümleri


Yapılan açıklamaya göre şirket, geleceğin sürdürülebilir dünyasına katkıda bulunma hedefiyle, enerji verimliliği ve çevre dostu teknolojiler geliştirmeye büyük önem veriyor. Vestel Mobilite’nin elektrikli araç şarj istasyonları (EVC’ler) ve enerji depolama sistemleri hem bireysel hem de ticari kullanıcılara temiz enerji kaynaklarını daha verimli şekilde kullanma imkânı sunuyor. Bu yenilikçi çözümler, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen enerjiyi depolayarak ve elektrikli araçların şarj ihtiyaçlarını karşılayarak, çevreye olan etkileri asgariye indirmeye yardımcı oluyor. Vestel’in geliştirdiği bu teknolojiler, enerji maliyetlerini düşürmekle kalmayıp, karbon ayak izini azaltarak daha yeşil bir geleceğe katkıda bulunmayı hedefliyor.



Vestel CEO’su IFA 2024’te geleceğin mobilite stratejisini anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Bakan Uraloğlu: "2009’da açılan YHT’de 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilecik’te T26 tüneli şantiyesini ziyaret etti. Uraloğlu, "2009’da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-İstanbul ve Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hatlarındaki trenlerin seyir sürelerini düşürecek kritik bir nokta olan T26 tüneli şantiyesini ziyaret etti. Yetkililerden aldığı brifing sonrası bir açıklama yapan Uraloğlu, "Dün, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattımızdaki yapım çalışmalarını yerinde incelemek üzere Afyon’daki Sinanpaşa şantiyemizi ziyaret etmiştik. Bugün de Ankara-İstanbul ve Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hatlarındaki trenlerimizin seyir sürelerini düşürecek kritik bir nokta olan T26 Tüneli şantiyemizde Bilecik’te bir aradayız. Çalışma arkadaşlarımızdan projedeki son durumla ilgili detaylı bilgi aldık ve çalışmalarımızdaki ilerlemeyi bizzat gözden geçirdik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık. Son 24 yılda demiryolları alanında hayata geçirdiğimiz güçlü yatırımların sahadaki karşılığını da çok daha net görüyoruz" dedi. "2009’da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu açıklamasının devamında, "Demir yolu yolcu taşımacılığı, özellikle yüksek hızlı trenlerle birlikte ülkemizde adeta yeni bir döneme girdi. Yüksek hızlı Trenler yalnızca şehirleri birbirine bağlamakla kalmadı; aynı zamanda vatandaşlarımızın ulaşım alışkanlıklarını da köklü biçimde değiştirdi. Sunduğu konfor, ekonomiklik, yüksek hız ve emniyet avantajları sayesinde öncelikli tercih edilir bir ulaşım aracı haline geldi. Mesela bugün Ankara’dan Eskişehir’e, İstanbul’a ya da Sivas’a seyahat eden vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü tercihini demiryolundan yana kullanıyor. İlk olarak 2009’da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti. Yine, 2025 yılı da demir yolu taşımacılığı açısından verimli ve başarılı bir yıl oldu. Geçen yıl boyunca yüksek hızlı trenler, ana hat trenleri, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcuya hizmet sunduk. Yaklaşık 12 milyon yolcu yüksek hızlı trenleri tercih etti ve en yoğun hattımız yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı oldu. Hizmete başladığından bu yana da Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattımızla 42 milyon 600 bin yolcumuz seyahat etti. Şu anda da; Ankara-İzmir Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Halkalı-Kapıkule, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum, Karaman-Ulukışla gibi yeni hızlı tren hatlarının yapımlarına devam ediyoruz" dedi. "Bozüyük-Bilecik kesiminde yer alan 5 bin 587 metrelik T26 tünelimiz, hattın en kritik noktalarından biridir" Bakan Uraloğlu, 2028 yılında demir yolu ağını 17 bin 287 kilometreye ulaştırmayı ve doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı da 27’ye yükseltmeyi hedeflediklerini anlatarak, "İnşallah, 2053 yılında da ülkemizin dört bir yanını hızlı tren hatlarıyla birleştirerek 48 saatte tüm Türkiye’yi gezeceğiz. Şimdi de sizlere bahsettiğim bu başarı ivmesini daha da güçlendirmek için T26 Tüneli’nde incelemelerde bulunuyoruz. Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı’nın Bozüyük-Bilecik kesiminde yer alan 5 bin 587 metrelik T26 tünelimiz, hattın en kritik noktalarından biridir. Çünkü T26 tünelinin tamamlanıp buranın hızlı tren hattına bağlanmasıyla; mevcutta kullanılan 9,1 kilometrelik konvansiyonel hat yerine 8 kilometrelik yüksek hızlı tren hattı kullanılmaya başlayacaktır. Böylece bu kesimde trenlerimiz saatte 55 km yerine 250 km hızla kesintisiz seyredebilecek, 20 dakikada geçilen bölüm 9 dakikaya inecek, tek hat nedeniyle oluşan tren buluşma gecikmeleri de tamamen ortadan kalkacaktır. Çalışmalarımızdaki son durumu özetleyecek olursak; tünelin güvenlik tünelleri ve aç-kapa imalatları dâhil tamamını 31 Aralık 2025 itibarıyla bitirdik. Yani tünelimizin kazı çalışmalarını tamamladık ve tüneli açtık" ifadelerine yer verdi. "Sapanca-Geyve arasındaki 12 kilometrelik güzergâhta da altyapı, üstyapı ve elektromekanik yapım çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor" Bakan Uraloğlu son olarak, "Üstyapı, elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarımız ise hızla devam ediyor. Planımıza göre; üstyapı imalatlarını 2026 yılı 3. çeyreğinde, elektrifikasyon ve sinyalizasyon imalatlarını ise 2027 yılı 2. çeyreğinde tamamlamayı hedefliyoruz. Yine, buranın devamında Sapanca-Geyve arasındaki 12 kilometrelik güzergâhta da altyapı, üstyapı ve elektromekanik yapım çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. O kesimdeki işin fiziksel ilerlemesi de oransal olarak yüzde 65’in üzerindedir. Oradaki çalışmalarımızı da 2028 yılının 2. çeyreğinde tamamlanmayı planlıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ’Ana yurdumuzun demir ağlarla örülmesi’ vizyonuna sahip çıkmaya devam edeceğiz. Yapımları devam eden ve hayata geçireceğimiz yeni projelerle ülkemizi daha hızlı, daha güvenli ve daha modern bir demiryolu ağıyla buluşturacağız" dedi.