GÜNDEM - 08 Şubat 2026 Pazar 09:38

Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu

A
A
A
Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu

Büyükçekmece’de düzenlenen programda, 50 yıl ve üzeri evli çiftler bir araya gelerek gençlere evlilikle ilgili tavsiyelerde bulundu. Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir" dedi.


Büyükçekmece Kumburgaz Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir dernek, 50 yıl ve üzeri evli kalan çiftler için anlamlı bir buluşma düzenledi. Programda, yarım asırdan fazla süredir evliliklerini sürdüren çiftler bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı. Uzun yıllardır aynı yastığa baş koyan katılımcılar, evliliklerinde sevgi, saygı, sabır ve anlayışın en önemli unsurlar olduğunu vurguladı. Gençlere tavsiyelerde bulunan çiftler, iyi günde de kötü günde de birlikte hareket etmenin evliliği ayakta tuttuğunu ifade etti. Son yıllarda boşanma oranlarının artmasından duydukları üzüntüyü dile getiren katılımcılar, evliliğin emek, fedakârlık ve karşılıklı hoşgörüyle yürütülebileceğini belirterek küçük sorunların büyütülmemesi gerektiğini, konuşarak ve anlayışla her zorluğun aşılabileceğini aktardı.



"Evliliğin devamı saygı, sevgidir"


Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir. Şimdi günümüzdeki, boşanmalar hep şu yönden oluyor, bunlar hep hazırcı oluyor, biz kendimiz kazandık, kendimiz çalıştık, kendimiz bu hale geldik. Şimdikiler tabii ki araba, ev, yat, kat istiyorlar. O yönden boşanmalar oluyor. Onlarda pek saygı, sevgi, yeni çiftlerde yok zannediyorum. Birbirine sarılmalı, iyi günde kötü günde beraber olmaları lazım. Birbirlerinin yanında olmaları lazım" dedi.


Osman Yurtkulu’nun eşi Medine Yurtkulu ise "Çok güzel geçti evliliğimiz Çok şükür, hiçbir kötülüğümüz olmadı, her zaman iyiydik iyi olduk, birbirimizi saydık sevdik. Çok şükür yalan konuşmadık. Sevgimiz, saygımız bu yaşa kadar gitti çok şükür. İyi olsunlar, birbirlerine saygıları olsun, büyüklerini küçüklerini bilsinler. Ömür boyu mutlu olsunlar" şeklinde konuştu.


Adıgüzel Çalışkan isimli bir başka katılımcı ise, "78 yaşındayım, 58 yıl 20 gündür evliyim. Çok iyi geçti, maddi durumumuzun iyi olduğu zaman da oldu kötü olduğu zaman da oldu. Vara hamdettik, yoka da şükrettik. Elhamdülillah bugünlere kadar gelmiş bulunuyoruz. Boşanmalar konusuna gelince, boşanmalar çok çoğaldı. Ben şunu tavsiye ediyorum gençlerimize, bir insan varlığa şükrederse, yoksulluğa da şükrederse, elhamdülillah aşamayacağı hiçbir engel olmaz. Hep beraber gönül gönüle, sırt sırta verdiğimiz müddetçe aşılmayacak hiçbir engel olmaz" ifadelerini kullandı.



"Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler"


Katılımcı Cemal Rıza Türker ise, "1967 yılında evlendik. Görücü usulü evlendim. Hanımlar kocalarına hizmet etmiyorlar. Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler. Eve gelince güzel muamele yapsınlar. En fazla bundan oluyor. Görücü usulüyle evlenenlerin yüzde sekseninde hiçbir ayrılık yok. Sevip de ayrılanlara ben kızıyorum" dedi.


Gülsüm Türker ise "Çok güzel bir evliliğimiz oldu. Çok mutluyum. Bu zamana kadar bizim gibi evli olan yoktur" diye konuştu.



Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Sanayinin ’Meryem Usta’sı hayaline kavuştu, artık işinin patronu İzmir’de otomobil tamirindeki titizliğiyle tanınan ve 3 üniversite mezunu olan 28 yaşındaki Meryem Garip, yıllarca süren çıraklık ve ustalığın ardından kendi tamirhanesini açtı. Daha önce çeşitli servislerde usta olarak çalışan Garip, şimdi Buca Otokent’te kendi işletmesinin başında müşterilerine hizmet veriyor. İzmir’de yaşayan 28 yaşındaki Meryem Garip, eğitim hayatı ile mesleki tutkusunu birleştirerek otomotiv sektöründe dikkat çeken bir başarı hikayesine imza attı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji ve Atatürk Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümlerinden mezun olarak 3 diploma sahibi olan Garip, baba mesleği olan otomobil tamirciliğini seçti. Sektörde çıraklıktan yetişen ve dünyaca ünlü markaların yetkili servislerinde usta olarak görev yapan Meryem Garip, hayalini gerçekleştirerek kendi tamirhanesini kurdu. "Hep kendi iş yerimi açma hayalim vardı" Buca ilçesindeki Otokent bünyesinde kendi iş yerini açan Garip; kaporta, boya, motor ve genel bakım gibi geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Kendi servisini kurma sürecini ve eğitim hayatını anlatan Meryem Garip, şu ifadeleri kullandı: "Baba mesleği tabii ki bu en büyük etken bana. Daha sonra merak, daha sonra tabii üniversite eğitimlerini tamamladıktan sonra mesleğin içine tamamen girmiş oldum. Elimden geldiği kadar kendimi geliştirmek için çaba sarf ettim. Hep kendi iş yerimi açma, kendi servisimi kurma hayalim vardı. Babam sağ olsun. Bana destekleri sayesinde ailem, çevrem, tüm hepsine teşekkür ederim. Hepsinin destekleri sayesinde kendi servisi başındayım artık. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji daha sonrasında İzmir Ekonomi Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema daha sonrasında tabii hepsi birbirinden farklı alanlar ama kendimi geliştirmek adına birden fazla şeye, alana giriş yaptım. Biraz daha kendimi geliştirmek, hani akademik anlamda da bir şeyler yapabilmek adına bunlara daha çok dayandım ama tabii ki mesleki alanda bu otomotiv sektörü beni daha çok cezbetti." "Kadınların özverisi daha farklı oluyor" Sektördeki kadın varlığının önemine değinen Garip, "Kadın olarak, tabii ki bu sektörde olunca daha çok dikkat çekiyor ve cezbediyor. Olumlu tarafla bakan tabii ki daha çok insan var. Hani olumsuz insanlara da inşallah ilerleyen zamanlarda bunları da alıştıracağız ve daha güzel yerlere geleceğiz inşallah. Keşke hani benim gibi böyle disiplinli, özverili çalışan daha fazla kadın olsa da onlar da benimle birlikte çalışsalar. Çünkü kadınların verdiği özveri daha farklı oluyor her zaman tabii ki. Gençlerimize de ve arkadaşlarımıza da yollarını açmak, önlerini aydınlatmak isteriz elimizden geldiği kadar" açıklamasında bulundu. Baba Ahmet Garip: "Kızımla gurur duyuyorum" Kızının başarısıyla gurur duyduğunu ifade eden ve Meryem Garip’i yetiştiren tamir ustası baba Ahmet Garip, kızıyla gurur duyduğunu söyledi. Garip kızının başarı hikayesiyle ilgili şu sözlere yer verdi: "Meryem bu mesleğe ilkokuldan sonra başladı. Meryem hem okuluna devam etti, hem liseyi, üniversiteyi sırasıyla okudu. Üç üniversiteyi bitirdi. Aynı zamanda da benim yanıma yardıma geliyordu. Baktım ki benim mesleği sevdi. Mekanik bölümü tercih etti o. Ben kaportacıyım. Bizim mesleğin dalları çok. Kendisi mekanik ağırlıklı çalıştı. Mekaniğe önem verdi. Tamiri daha çok sevdiği için onun tamir bölümüne aldım. Orada da başarılı olduğunu gördüm. Ben önce geçer sandım. Çünkü bizim meslek biraz ağırdır ama şu anki gelişen teknolojide gelişen aletlerle daha kolaylaştı işimiz. Rahatlıkla azimle sonra yapabileceği bir meslek oldu. Yani ben kızımdan bu kadar başarı beklemiyordum. Gerçekten beni de şaşırttı. Herkesi şaşırttı. Şu anda da işinde de başarılı. Çok titiz, çok temiz çalışıyor. Genellikle şaşırıyorlar yani ’acaba yapabilecek mi’ diyorlar. Yaptıktan sonra da özellikle Meryem’i istiyorlar. ’Meryem müsait mi’ diyorlar gelelim. Meryem de müsaitlik durumuna göre randevuyla çalışıyoruz zaten. Kendi özel müşterileri var artık. Başarılı, azimli ve mesleğimizi daha da ileri götürüyor. Daha yeni şeyler arayış içerisinde. Hatta bizi de şaşırtıyor çoğu zaman. Bizim göremediklerimizi görüyor. Daha değişik teknolojik aletler de keşfediyor. Yurt dışındaki servisleri takip ediyor. Oradaki yenilikleri bize tavsiye ediyor. Biz de görünce ’evet bu da varmış’ diyoruz. Yani bizden bu tekniklerde teknoloji olarak daha çok takip ediyor, daha çok araştırmacı. Kızımla gurur duyuyorum. Her insanın da kız çocuklarına bu fırsatı vermesi lazım. Artık çünkü mesleklerde kadınla erkek ayrımı kalmadı. İstedikten sonra, imkan verdikten sonra kadınlar da her şeyi rahatlıkla başarabilir." Müşteriler memnun: "Gönül rahatlığıyla güveniyorum" Meryem Garip’in işçiliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren ve otomobilini Meryem Usta’ya emanet eden müşterilerden Adil Han ise, "Ya en başta derler ki yani bu erkek işi olarak addediliyor ama Meryem’in ben öncesini de biliyorum. Bu babasının yanında yetişti. Sanayide yıllar boyunca bu işi yaptı. Onun dışında bağımsız olarak bayağı bu işle alakalı firmalarda çalıştı ve şu anda da işinde çok iyi. Gönül rahatlığıyla güveniyorum ve herkese de tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.
İzmir Sanayinin ’Meryem Usta’sı hayaline kavuştu, artık işinin patronu İzmir’de otomobil tamirindeki titizliğiyle tanınan ve 3 üniversite mezunu olan 28 yaşındaki Meryem Garip, yıllarca süren çıraklık ve ustalığın ardından kendi tamirhanesini açtı. Daha önce çeşitli servislerde usta olarak çalışan Garip, şimdi Buca Otokent’te kendi işletmesinin başında müşterilerine hizmet veriyor. İzmir’de yaşayan 28 yaşındaki Meryem Garip, eğitim hayatı ile mesleki tutkusunu birleştirerek otomotiv sektöründe dikkat çeken bir başarı hikayesine imza attı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji ve Atatürk Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümlerinden mezun olarak 3 diploma sahibi olan Garip, baba mesleği olan otomobil tamirciliğini seçti. Sektörde çıraklıktan yetişen ve dünyaca ünlü markaların yetkili servislerinde usta olarak görev yapan Meryem Garip, hayalini gerçekleştirerek kendi tamirhanesini kurdu. "Hep kendi iş yerimi açma hayalim vardı" Buca ilçesindeki Otokent bünyesinde kendi iş yerini açan Garip; kaporta, boya, motor ve genel bakım gibi geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Kendi servisini kurma sürecini ve eğitim hayatını anlatan Meryem Garip, şu ifadeleri kullandı: "Baba mesleği tabii ki bu en büyük etken bana. Daha sonra merak, daha sonra tabii üniversite eğitimlerini tamamladıktan sonra mesleğin içine tamamen girmiş oldum. Elimden geldiği kadar kendimi geliştirmek için çaba sarf ettim. Hep kendi iş yerimi açma, kendi servisimi kurma hayalim vardı. Babam sağ olsun. Bana destekleri sayesinde ailem, çevrem, tüm hepsine teşekkür ederim. Hepsinin destekleri sayesinde kendi servisi başındayım artık. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji daha sonrasında İzmir Ekonomi Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema daha sonrasında tabii hepsi birbirinden farklı alanlar ama kendimi geliştirmek adına birden fazla şeye, alana giriş yaptım. Biraz daha kendimi geliştirmek, hani akademik anlamda da bir şeyler yapabilmek adına bunlara daha çok dayandım ama tabii ki mesleki alanda bu otomotiv sektörü beni daha çok cezbetti." "Kadınların özverisi daha farklı oluyor" Sektördeki kadın varlığının önemine değinen Garip, "Kadın olarak, tabii ki bu sektörde olunca daha çok dikkat çekiyor ve cezbediyor. Olumlu tarafla bakan tabii ki daha çok insan var. Hani olumsuz insanlara da inşallah ilerleyen zamanlarda bunları da alıştıracağız ve daha güzel yerlere geleceğiz inşallah. Keşke hani benim gibi böyle disiplinli, özverili çalışan daha fazla kadın olsa da onlar da benimle birlikte çalışsalar. Çünkü kadınların verdiği özveri daha farklı oluyor her zaman tabii ki. Gençlerimize de ve arkadaşlarımıza da yollarını açmak, önlerini aydınlatmak isteriz elimizden geldiği kadar" açıklamasında bulundu. Baba Ahmet Garip: "Kızımla gurur duyuyorum" Kızının başarısıyla gurur duyduğunu ifade eden ve Meryem Garip’i yetiştiren tamir ustası baba Ahmet Garip, kızıyla gurur duyduğunu söyledi. Garip kızının başarı hikayesiyle ilgili şu sözlere yer verdi: "Meryem bu mesleğe ilkokuldan sonra başladı. Meryem hem okuluna devam etti, hem liseyi, üniversiteyi sırasıyla okudu. Üç üniversiteyi bitirdi. Aynı zamanda da benim yanıma yardıma geliyordu. Baktım ki benim mesleği sevdi. Mekanik bölümü tercih etti o. Ben kaportacıyım. Bizim mesleğin dalları çok. Kendisi mekanik ağırlıklı çalıştı. Mekaniğe önem verdi. Tamiri daha çok sevdiği için onun tamir bölümüne aldım. Orada da başarılı olduğunu gördüm. Ben önce geçer sandım. Çünkü bizim meslek biraz ağırdır ama şu anki gelişen teknolojide gelişen aletlerle daha kolaylaştı işimiz. Rahatlıkla azimle sonra yapabileceği bir meslek oldu. Yani ben kızımdan bu kadar başarı beklemiyordum. Gerçekten beni de şaşırttı. Herkesi şaşırttı. Şu anda da işinde de başarılı. Çok titiz, çok temiz çalışıyor. Genellikle şaşırıyorlar yani ’Acaba yapabilecek mi?’ diyorlar. Yaptıktan sonra da özellikle Meryem’i istiyorlar. ’Meryem müsait mi?’ diyorlar gelelim. Meryem’de müsaitlik durumuna göre randevuyla çalışıyoruz zaten. Kendi özel müşterileri var artık. Başarılı, azimli ve mesleğimizi daha da ileri götürüyor. Daha yeni şeyler arayış içerisinde. Hatta bizi de şaşırtıyor çoğu zaman. Bizim göremediklerimizi görüyor. Daha değişik teknolojik aletler de keşfediyor. Yurt dışındaki servisleri takip ediyor. Oradaki yenilikleri bize tavsiye ediyor. Biz de görünce ’evet bu da varmış’ diyoruz. Yani bizden bu tekniklerde teknoloji olarak daha çok takip ediyor, daha çok araştırmacı. Kızımla gurur duyuyorum. Her insanın da kız çocuklarına bu fırsatı vermesi lazım. Artık çünkü mesleklerde kadınla erkek ayrımı kalmadı. İstedikten sonra, imkan verdikten sonra kadınlar da her şeyi rahatlıkla başarabilir." Müşteriler memnun: "Gönül rahatlığıyla güveniyorum" Meryem Garip’in işçiliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren ve otomobilini Meryem Usta’ya emanet eden müşterilerden Adil Han ise, "Ya en başta derler ki yani bu erkek işi olarak addediliyor ama Meryem’in ben öncesini de biliyorum. Bu babasının yanında yetişti. Sanayide yıllar boyunca bu işi yaptı. Onun dışında bağımsız olarak bayağı bu işle alakalı firmalarda çalıştı ve şu anda da işinde çok iyi. Gönül rahatlığıyla güveniyorum ve herkese de tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.
Isparta Böcek Müzesi 30 bin örnekle bilime katkı sunuyor, çocukların korkularını yeniyor Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren Böcek Müzesi, yaklaşık 30 bin örnekle bilimsel çalışmalara katkı sağlarken özellikle çocuklarda yaygın olan böcek korkusunun aşılmasına da destek oluyor. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü bünyesinde bulunan Böcek Müzesi, sahip olduğu zengin koleksiyonla dikkat çekiyor. Yaklaşık 30 bin böcek örneğinin yer aldığı müze, hem bilimsel araştırmalara katkı sunuyor hem de ziyaretçilerine biyolojik çeşitliliği yakından tanıma imkânı sağlıyor. Özellikle anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklar tarafından yoğun ilgi gören müze, entomofobi olarak bilinen böcek korkusunun yenilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Böcek biliminin, insanlığın hayatta kalma, pratik bilgi üretme ve bilimin ışığında kültürel çalışmalar yapma gibi temel uğraşlarının tamamıyla yakından ilişkili olduğu vurgulanırken; böceklerin insan kültüründe edebiyattan sanata, tarihten dine, halk sağlığından besin kaynağına kadar pek çok alanda önemli bir yere sahip olduğu ifade ediliyor. Bu yönüyle böcekler, insan kültürünün vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. Bitki Koruma Bölümü Böcek Müzesi, yalnızca bilim ve eğitim alanında değil, aynı zamanda tarih içinde yapılan bir yolculuğun biyolojik çeşitlilik penceresi olarak da öne çıkıyor. 26 Kasım 2002 yılında kurulan müzede, 11 takıma bağlı yaklaşık 100 familyaya ait bin 200’den fazla teşhisli tür bulunuyor. Toplam örnek sayısının 20 binin üzerinde olduğu müze, sadece üniversite için değil, Isparta kenti açısından da önemli bir prestij yapısı olarak değerlendiriliyor. ISUBÜ Bitki Koruma Bölümü Böcek Müzesi, 2005 yılında Türkiye’den "Uluslararası Böcek ve Akar Koleksiyonları" listesine giren ikinci böcek müzesi olma unvanını kazanırken, uluslararası merkezler tarafından "Entomological Museum of Isparta, Turkey (EMIT)" adıyla tanınıyor. Böcek Koleksiyonu 23 yıldır bilimsel standartlarda korunuyor Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Yorulmaz, aynı zamanda Böcek Koleksiyonu sorumlusu olarak görev yaptığını belirterek, koleksiyonun temellerinin 2002 yılında atıldığını söyledi. Yorulmaz, "2005 yılında uluslararası böcek ve akar koleksiyonu standartlarına uygun şekilde kapsama alındık. 2010 yılından itibaren ise koleksiyonumuz ziyarete açıldı ve o tarihten bu yana aktif olarak ziyaretçilerini ağırlıyor" dedi. Ziyaretçilerin yüzde 80’i anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklar Böcek Koleksiyonu’nun özellikle çocuklardan yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Prof. Dr. Yorulmaz, 2025 yılında toplam ziyaretçi sayısının bin 200’e ulaştığını belirtti. Ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 80’inin anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklardan oluştuğunu kaydeden Yorulmaz, "Amacımız biyolojik çeşitliliğin doğadaki önemini, canlıların ekosistemdeki rolünü ve korunması gerektiğini özellikle küçük yaşlarda anlatabilmek. Üniversitemizin toplumsal katkı misyonu kapsamında koleksiyonumuz önemli bir görev üstleniyor" diye konuştu. Hedef entomofobiyi yenmek ve biyolojik farkındalık oluşturmak Son yıllarda entomofobi olarak bilinen böcek korkusunun yaygınlaştığını dile getiren Prof. Dr. Yorulmaz, küçük yaşta böceklerle tanışmanın bu korkunun aşılmasında etkili olduğunu ifade etti. Yorulmaz, "Doğada yaklaşık 3 milyon tür ile canlılar arasında en fazla tür sayısına sahip olan böceklerin tanıtılması temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Koleksiyonumuzda 11 takıma bağlı yaklaşık 100 familyaya ait böcek bulunuyor. Bunların yaklaşık bin 200’ü tür düzeyinde teşhis edilmiş durumda ve toplamda yaklaşık 30 bin böcek örneği sergileniyor. Isparta özelinde ise nesli tehlike altında olan Apollo kelebeği büyük önem taşıyor" dedi.
Antalya Kepez’in Varsak Ayanoğlu Mahallesi’nde yaşam alanları yenilendi Kepez Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, Varsak Ayanoğlu Mahallesi’nde parklar, semt spor sahaları ve yeşil alanlarda toplam 63 bin 38 metrekarelik alanda kapsamlı bakım, yenileme ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştirdi. Kepez Belediyesi, mahallelerin yaşam kalitesini artırmak ve vatandaşlara daha modern, güvenli sosyal alanlar sunmak amacıyla Varsak Ayanoğlu Mahallesi’nde kapsamlı yenileme ve düzenleme çalışmaları gerçekleştirildi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmalar çerçevesinde Ayanoğlu Mahallesi’nde bulunan 10 parkta toplam 16 bin 119 metrekarelik alanda yenileme çalışmaları yapıldı. Parklardaki oyun grupları, yürüyüş yolları ve kent mobilyaları elden geçirilirken ahşap grubu, oyun alanları ve çöp kutularına boyama çalışmaları yapılarak alanlar daha estetik ve kullanışlı hale getirildi. Mahallede yer alan spor alanlarında da kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildi. 2 semt spor sahasında toplam 10 bin 978 metrekarelik alanda yenileme yapılırken, saha tellerine boyama işlemleri uygulanarak spor sahaları modern bir görünüme kavuşturuldu. Yeşil alanlara yönelik çalışmalarda ise 35 bin 941 metrekarelik alanda düzenleme yapıldı. Bu kapsamda ağaç budama, çim biçme, bitkilendirme ve genel bakım çalışmaları gerçekleştirilerek mahalle genelinde daha sağlıklı ve düzenli bir çevre oluşturuldu. Yapılan çalışmalarla birlikte Ayanoğlu Mahallesi’nde toplamda 63 bin 38 metrekarelik alanda yenileme ve düzenleme çalışması tamamlandı. "Güvenli ve modern alanlar oluşturduk" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Ayanoğlu Mahallesi’nde yapılan çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, mahallelerin ihtiyaçlarına göre planlı çalışmalar yürüttüklerini belirterek şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın günlük yaşamda kullandığı parklarımızı, spor alanlarımızı ve yeşil alanlarımızı düzenli olarak yeniliyor, bakım ve onarımlarını yapıyoruz. Ayanoğlu Mahallesi’nde gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalarla vatandaşlarımız için daha güvenli ve modern alanlar oluşturduk. Kepez’in tüm mahallelerinde halkımızın yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmalarımız aralıksız devam edecek."