EKONOMİ - 30 Aralık 2025 Salı 13:35

Yemeksepeti, 2025 sipariş özetini açıkladı

A
A
A
Yemeksepeti, 2025 sipariş özetini açıkladı

Yemeksepeti, 2025 yılı sipariş verilerini analiz ederek Türkiye’de kullanıcıların günlere, aylara ve lezzet tercihlerine göre nasıl bir "sipariş ritmi" oluşturduğunu ortaya koydu. Buna ek olarak platform, kullanıcılarının kendi hesapları üzerinden 2025 yılına ait sipariş alışkanlıklarını kişiselleştirilmiş ve eğlenceli bir formatta keşfedebildiği ‘2025 Keyif Özeti’ içeriğini de hayata geçirdi.



Online yemek sipariş markası Yemeksepeti, 2025 yılı boyunca milyonlarca siparişten elde edilen verileri analiz ederek Türkiye genelinde değişen tüketim alışkanlıklarına, hız ve pratiklik beklentilerine, gün ve dönem bazlı sipariş yoğunluklarına dair dikkat çekici içgörüler ortaya koyuyor. Platformun gerçekleştirdiği analiz; restoran siparişlerinin yanı sıra market siparişlerindeki öne çıkan ürünleri de kapsıyor.


Türkiye’nin en çok tercih ettiği lezzetlerde döner başı çekiyor


Platform verilerine göre 2025’te Türkiye’de en çok tercih edilen mutfaklar listesinde döner ilk sıradaki yerini korurken; burger ve pizza gibi global seçenekler ile kebap/Türk mutfağı kategorileri de kullanıcıların en sık yöneldiği lezzetler arasında öne çıktı. Veriler, Türk mutfağının geleneksel lezzetlerinin güçlü konumunu korurken, global tatların da günlük sipariş alışkanlıklarında önemli bir paya sahip olduğunu gösteriyor.


Büyükşehir verileri, İstanbul ve İzmir’de lahmacun gibi klasiklerin yanı sıra ayran ve mercimek çorbası gibi tamamlayıcı ürünlerin de sepetlerde güçlü bir eşlikçi olduğunu gösteriyor. İzmir’de ayran farklı boyutlarıyla listede birden fazla kez öne çıkarken; İstanbul’da mercimek çorbası en sık sipariş edilen ürünler arasında dikkat çekiyor.


Yılın ilk siparişi Adana’dan geldi


Türkiye’de 2025 yılının ilk Yemeksepeti siparişi 1 Ocak 2025 tarihinde Adana’dan verildi. Bu veri, yeni yılın ilk dakikalarında dahi kullanıcıların teslimat hizmetlerine yöneldiğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda farklı şehirlerde, günün her saatine yayılan sipariş alışkanlıklarının Türkiye genelinde güçlü bir süreklilik kazandığını da gösteriyor. Yılın ilk siparişinde gelenek bozulmadı ve Adana’dan verilen sipariş, şehrin simgesi Adana Kebap oldu.


Market siparişlerinde pratik ürünler öne çıktı


Market kategorisinde kullanıcıların en çok tercih ettiği ürünler arasında simit, maden suyu ve çikolata öne çıkıyor. Market siparişlerinde içme suyu, fırın ürünleri ve gazlı içecekler de kullanıcıların sıkça sepetine eklediği ürün grupları arasında yer aldı. Kategori bazında bakıldığında ise atıştırmalık ürünler, market siparişlerinin en yoğun olduğu ana kategori olarak dikkat çekiyor.


Silikon Dubai çikolatası kalıbından armutlu pizzaya sepetlerde sıra dışı tercihler


Kullanıcılar 2025’te sadece klasiklere değil, sıra dışı ürünlere de ilgi gösterdi. Yemek kategorisinde ‘Armutlu Pizza’ ve ‘Güneşte Kurutulmuş Tatlı Biber Salçası’ gibi gurme lezzetler dikkat çekerken; market siparişlerinde gıda dışı kategorisinde ‘Silikon Dubai Çikolatası Kalıbı’, ‘Mor Şampuan’ gibi kişisel bakım ürünleri sepetlerin sürpriz yıldızları oldu.


Haftanın favorisi Cumartesi, yılın öne çıkan ayı Mayıs


Platform verilerine göre 2025’te Türkiye’de siparişlerin en yoğun günü Cumartesi oldu. Yıl genelinde en çok sipariş verilen ay ise Mayıs olarak öne çıktı. Bu tablo, hafta sonlarının ve bahar aylarının sipariş alışkanlıklarında belirleyici rol oynadığını gösteriyor.


2025 verileri, platform kullanıcılarının favori lezzetlerinden vazgeçmezken yeni tatlara da kapı araladığını gösteriyor. Türkiye genelinde kullanıcılar, yıl boyunca ortalama yaklaşık 7 farklı restoran deneyimleyerek kişisel lezzet haritalarını genişletti. Lezzet keşfinde sınırları zorlayan bir kullanıcı ise yıl boyunca 27 farklı restoran deneyimleyerek bu alanda öne çıktı. Bu tablo, kullanıcıların hem müdavimi oldukları markalara sadık kaldığını hem de farklı mutfak kültürlerini ve yeni restoranları keşfetme konusunda istekli olduklarını ortaya koyuyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Eğlencelerin simgesi zurnayı 55 yıldır ağaçlara şekil vererek üretiyor Halk oyunlarının, nişan, düğün, miting ve açılışların davulla birlikte vazgeçilmezi olan zurna üretimini 55 yıldır severek sürdüren Hüseyin Öztürk, Gaziantep’te zurna üretimi yapan 2 ustadan biri olarak kaldı. Gaziantep’te yaşayan 70 yaşındaki Hüseyin Öztürk, kentin kültürel miraslarından olan zurna yapımını ustasından öğrendiği geleneksel yöntemlerle sürdürmeye devam ediyor. 55 yıldır atölyesinde davulla birlikte vazgeçilmez enstrümanlarından olan zurna üretimi yapan Öztürk, mesleğin artık son temsilcisi olarak mesaisini sürdürüyor. Sanatın son ustalarla birlikte kaybolmasından endişeleniyor Mesleğini ilk günkü aşkla sürdüren zurna ustası Öztürk, ürettiği zurnaları Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor. Kurumuş kayısı ağaçlarına adeta yeniden can vererek enstrümana dönüştüren Öztürk, bu sanatın son ustalarla birlikte kaybolmasından endişeleniyor ve mesleğini de geleceğe taşıyacak çırak bulamamaktan yakınıyor. Temin ettiği kayısı ağaçlarını kuruttuktan sonra ilk aşamada tornada içlerini boşaltan, daha sonra tığla akort deliklerini açan, tel takan ve boyadıktan sonra hazır hale getiren Öztürk’ün zurna yapımında karşılaştığı zorluklar sadece zaman ve malzemelerle sınırlı kalmıyor. "Mesleğe 15 yaşında başladım" Türk kültürünün önemli bir parçası olan zurna yapma mesleğine ilkokulu bitirdikten sonra başladığını belirten Öztürk, "Ben bu mesleğe 15 yaşında başladım. Ustamın yanında mesleğe başladım. Ustam iyi zurna yapıyordu. İyi bir ustaydı. O günden beri mesleğe halen devam ediyorum. 1975 yılında askere gittim. Ondan sonra dükkanımı açtım. Halen devam ediyorum. O zaman bu meslek güzeldi, çalışırdık. Başka bir meslek de öğrenmedim. Eskiden mesleğimiz iyiydi. Şimdi pek para kazanamıyoruz ama yine de idare ediyoruz" dedi. "Mesleğimi seviyorum" Mesleğini yıllardır severek yaptığını belirten Öztürk, "Bizim akrabalarımızda bu meslekte çalışan vardı. Biz de bu zurna yapan ustanın yanında çalıştık. O zaman bu mesleği öğrendim. Ustamın yanında 9 yıl çalıştım. Askeri gidip geldim. Ayrı dükkan açtım. Mesleğimiz olduğu için meslek bize çok kolaydı. Bir zorluğunu görmedim. Bir tane makinem vardı. Hala o makineyle üretim yapıyorum ve ben devamlı zurna üzerine çalıştım" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’te zurna yapan iki usta kaldı" Mesleğinin önceki yıllarda daha popüler olduğunu belirten Öztürk, "Önceki yıllarda mesleğimiz çok güzeldi, sürekli çalışırdık ve para kazanırdık. Ama şimdi eski işler kalmadı. Zurna çalan azaldı. Orkestra çıktı. Mesleğimizi öldürdüler. Eskiden ustalar çoktu. Her köşede bu mesleği yapanlar vardı ama zurna yapan yoktu. Zurna yapan bir kişiydi. Zaten mesleği de bana o ustam öğretti. Gaziantep’te tek zurnacı ustamdı. Şimdi zurna yapan iki usta kaldı" şeklinde konuştu. "Eski işlerimiz kalmadı" Zurnanın kayısı ağacından yapıldığını belirten Öztürk, bir günde bir adet zurna yapabildiğini bildirerek, "Yaptığım zurnaları müşterilerime satıyorum. Eskiden müşterim çoktu. Şehir dışından çok müşterim geliyordu. Mesleğimiz gittikçe ölmeye mahkum ve eski müşterilerim yok. Önceki yıllarda biz hiç boş durmazdık, çalışırdık" ifadelerinde bulundu. "Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustaya yaptırıyoruz" Müzisyen Şükrü Özçalar ise, "Zurna çalmayı babamdan öğrendim. Yaklaşık 30 seneden beri de bu işi yapıyorum. Mesleğimiz biraz geriledi. Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustadan alıyorum. Gaziantep’te zurna yapan sadece iki kişi var. Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustaya yaptırıyoruz. Bugüne kadar hep kendisiyle çalıştık. Hüseyin usta çok güzel bir zanaatkar. O yüzden memnun olduğumuz için zurnayı hep kendisine yaptırıyoruz" diye konuştu.