SAĞLIK - 29 Ocak 2026 Perşembe 11:04

Zayıflama iğneleri masum değil: Tiroit kanserine neden olabiliyor

A
A
A

 Son zamanlarda büyük ilgi gören zayıflama iğneleri, her ne kadar etkili olsa da doktor kontrolü dışındaki kullanımı tiroit kanseri, pankreas iltihabı, safra kesesinde taş oluşumu gibi ciddi yan etkilere neden olabiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, özellikle internette satılan sahte zayıflama iğnelerine karşı vatandaşı uyarıyor.

Kullanımı tartışma konusu olan zayıflama iğneleri, zayıflama tedavisinde başarı sağladığı gibi bilinçsiz kullanımda birçok sağlık sorununu beraberinde getiriyor. İstanbul Beykent Üniversite Hastanesi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, zayıflama iğnesi tedavisiyle ilgili bilgi verirken vatandaşlara da önemli uyarılarda bulundu.

"Tokluk hormonunu taklit ediyor"

Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, "Zayıflama iğneleri şu anda çok revaçta, halk arasında sıklıkla kullanılıyor. Bu iğneler farklı maddelerden oluşuyor ama genel çalışma prensipleri şu şekilde:
Tokluk hormonunu taklit ederek işlev gösteren maddeler içeriyor. Bu şekilde hastalarda tokluk sağlayıp az yemek yemelerini ve böylece kilo vermelerini sağlıyor. Zayıflama çayları gibi masumane şeyler değil, ciddi yan etkileri olabiliyor. Muhakkak doktor kontrolünde kullanılması gerekli. Hastaların kendi başlarına, kendi tercihleriyle kullanabilecekleri ürünler değil" dedi.

"Zayıflama iğneleri bırakıldıktan sonra kilo alma ihtimali var"

Zayıflama iğnelerine, diyet, spor ve düzenli yaşamın yetersiz kaldığı durumlarda başvurulduğunu belirten Kerimoğlu, "Kullanım sonrasında tekrar kilo alım da söz konusu olabiliyor. Neticede bunlar bir ilaç, kullanıldıkları süre boyunca etkili ama bırakıldıktan sonra tekrar kilo alınma ihtimali var. Bu yüzden muhakkak hastaların yaşam tarzlarını değiştirerek devam ettirmeleri en önemli şey" diye konuştu.

Zayıflama iğneleri masum değil: Tiroit kanserine neden olabiliyor

Obez hastalarda zayıflama iğnesi yetersiz kalıyor

Ailesinde tiroit kanseri ya da kalp rahatsızlığı olan hastalarda bu ilaçların kullanımının kısıtlı olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu ilaçlar aşırı obez hastalarda pek fayda sağlayamayabiliyor, yetersiz kalabiliyor. Bu hastalarda mide küçültme ameliyatı daha uygun olabiliyor. Daha düşük kilodaki hastalar için etkili olabiliyor ama etkisi sınırlı süreyle kısıtlı ve kalıcı bir etki değil. Muhakkak iğne kullanımı sona erdikten sonra hastaların yaşam tarzlarını değiştirmiş olmaları gerekiyor."

Uzun dönemde ciddi hasarlara neden oluyor

Doktor tavsiyesi dışındaki kullanımının yan etkilerine değinen Kerimoğlu, "Kontrolsüz kullanımında ciddi mide ağrılarına, bulantılara, kusmalara, kalp hastalığı olan bazı hastalarda tansiyon yükselmesine sebep olabiliyor. Daha uzun dönemde tiroit kanseri, pankreas iltihaplanması, safra kesesinde taş oluşumu gibi yan etkileri var. O yüzden bu etkilerden kaçınmak için mutlaka bir doktor kontrolünde, dozu ayarlanarak kullanılması gereken ilaçlar" dedi.
El altından ya da internetten temin edilen zayıflama iğneleriyle ilgili uyarıda bulunan Dr. Kerimoğlu, bu iğnelerin sahte olabileceğini belirterek doktor reçetesi dışında kullanılmaması gerektiğini hatırlattı.

Zayıflama iğneleri kalıcı çözüm değil

"Zayıflama iğneleri sihirli bir değnek değil. Tek dokunuşla tüm her şeyi çözüyor da değil" diyen Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, "İş eninde sonunda hastanın yaşam tarzına geliyor. İğne kullanımından sonra zayıflamayı etkileyen yaşam tarzı, beslenme düzeni, uyku düzeni gibi birçok faktör var. İğneler kalıcı bir sonuç sağlamıyor. Ömür boyu zayıflama iğneleri kullanılamayacağına göre hastanın önce bunu bilmesi gerekir" diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.