ASAYİŞ - 10 Ekim 2025 Cuma 14:45

Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı

A
A
A
Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı

İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin polislerin ’görevi kötüye kullanmak’ suçundan yargılandığı davanın duruşması bugün görüldü. Davanın 2. celsesinde açıklanan ara kararda, 21. Ağır Ceza Mahkemesi ile 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi.


Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti. Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olmadığı tespit edildi. Ayrıca, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı.


İki ayrı dava


Dorukhan Büyükışık’ın inşaat şantiyesinde ölü olarak bulunduğu olayda görevli 8 polis memuru hakkında dava açıldı. Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edildi. Polis memurlarının aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlendi. Bunun üzerine komiser Atakan K. (43), komiser Deniz A. (35), polis memuru Duygu Ö. (34), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (54), komiser yardımcısı Hüseyin V. (48), Emniyet Müdürü İsmail K. (58) ve polis memuru Musa E. (54) hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öte yandan olay günü şantiyede görevli olan bekçiler H.K. (68), H.A. (76), T.Ç. (40), A.G. (76) ve çalışan B.Ç.’nin (46) ifadelerinde ciddi çelişkiler olduğu belirtildi. Toplanan deliller ve uzman raporları doğrultusunda, Büyükışık’ın kasten öldürüldüğü ve cesedinin sonradan bulunduğu yere getirildiği değerlendirildi. Elde edilen tespitler neticesinde, olay yerinde bulunan şüpheliler hakkında TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştı.


2. celse


Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin 8 polis memurunun yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün İzmir Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 13 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleşen ve kayıtlara intihar olarak geçmesine karşın cinayet şüphesiyle yeniden dosyası açılan olaya ilişkin davanın bugün gerçekleştirilen 2. celsesinde ise tanık ifadeleri dinlendi. Celseye sanıklar, Atakan K., Duygu Ö., Musa E., Fikret S., Halil A., İsmail K. ve sanık avukatları; katılımcı Ethem Büyükışık ve müşteki avukatları ve tanık Barış A. katıldı.


Tanık Barış A. olay gününü anlattı


Celsede tanık olarak dinlenen Barış A. Cinayet Büro Amirliği’nde görevli olduğunu belirterek, "13 Mayıs 2018 Tarihinde ölüm alanına giden ekipteydim. Bir ölüm olayı bildirildi. Biz cinayet büro olduğumuzdan ve yakın olduğumuzdan oraya gittik. Gittiğimizde oraya savcı bey doktor bey yanındaki heyet bizden sonra geldi. İlçe ekipleri vardı. Olay yeri ekipleri de bizden sonra geldi hatırladığım kadarıyla Kamil D. ile birlikte gittik. Bir yoldan girdik büyükçe ve kazılmış bir temel alanı vardı henüz yapılmaya başlamamıştı diye hatırlıyorum. Bir de yüksekçe tamamlanmamış bir inşaat alanı vardı. Biz bu yolu yürüyerek çıktık, sağ taraftaki inşaat alanına girmedik, yaklaşık 50 - 100 metre yürüdükten sonra tekrar inşaat alanının yanı doğru yürüdük. Giderken bir araç gördüm ama ilgilenmedik. İnşaatın üzerinde resmi ve sivil ekipler vardı. Yukarı çıktığımda aşağıda maktulü gördüm. Sırt üstü yatıyordu diye hatırlıyorum. Ben notlarımı aldım, her gittiğim olayda böyleydi. İnşaat alanında bir telefondan bahsediliyordu. Sonraki gün zaten savcılık heyeti ve baba geldi ama aynı anda gelmediler. Bizim girişten yürüyerek inşaat alanına geçtiğimizi söylediğim alanda bir güvenlik kamerası olduğunu söylediler. Kamera görüntülerine gittim monitöre baktım. Orada bir görüntü açıktı ve bu görüntü karanlıktı. Biz cinayet şube olarak hiçbir zaman bir savcının söylediğinin dışına çıkmayız. Ölü muayene işlemi yapıldı, tutanaklar imzalandı sonra da ayrıldık" ifadelerini kullandı.


Büyükışık: "34 polis bu işe bulaşmış"


Celsede söz alan Ethem Büyükışık ise olayla ilgili 6 ayrı soruşturma devam ettiğini belirterek, "Biri kasten öldürme suçu. Şu an da 21’inci ağır ceza mahkemesinde ilk duruşması yapıldı. Bu dava içinde çok sayıda bu sanıklar ve tanıkların dışında çok sayıda bizim rakamlarımıza göre 34 polis bu işe bulaşmış. İki bilgisayar kasası vardı harddisk, bunları sivil polis aracıyla olay yerinden götürdüler diyor. Cinayet işleniyor o gece, ondan sonrasında olay yeri inceleme bitiyor, sonrasında toplantı yapılıyor. O gün bu sanıklar ve burada olmayan sanıklar cinayet soruşturmasını yöneten M.T. ve T.T. emrinde çalıştılar. Kamera görüntüleri, Ü.Y. şantiyeye gittiğinde çıkarıldı ve al bunu bırak dediler. Bunlarla ilgili polis araştırma yaptı. O gün görüntüleri kimsenin almadığını söylüyor. Ben izlemedim diyor zaten bir ifadesinde, imza at dediler attım diyor. Üç şirket ayrı olay yeri krokisi üretti. Bir az önce gösterdiğim A Blokun olduğu yerde kamera olduğunu söylediler. Hepsi sahte bunların. M.T. ve T.T. o gün olay yeri incelemenin amirliğini yaptı. Barış A. ifadesinde diyor ki, darp olarak görsek soruşturmaya başlardık. Sonrasında rapor çıktı, ben de uyardım arkadaşları. Şu ana kadarki bütün görev listeleri elinizdeki sahte. Mesela Atakan K. olay yerinde görevli, listede izinde göstermişler. Hiç kimse listede gösterildiği şekilde değil. Musa Ç. diye bir adam var. Polis merkezinde görevliydim diye ifade verdi, bu adalet sarayı da dahil olmak üzere İzmir’in farklı ilçelerinde bütün adresleri dolaşmış, kasten öldürme şüphelileriyle bir görüşme yapmış" diye ekledi.


Ara karar


Savunmalarının ve tanık beyanının ardından açıklan ara kararda, olayla ilgili olarak 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosya ile duruşması görülen 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi.


(AD-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Bursa, ülkemizin Yüksek Hızlı Tren ağına bağlanacak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bursa’dan yola çıkan bir tren Osmaneli üzerinden Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattına bağlanacak. Böylece Bursa, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere ülkemizin Yüksek Hızlı Tren ağına bağlanacak" dedi. Bakan Uraloğlu, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi’ne ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Bursa–Osmaneli kesiminde çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Uraloğlu, "Bursa-Osmaneli kesiminde çalışmalarımızda önemli bir aşamaya geldik. Bu kesimi bu yılın ikinci yarısında tamamlamayı planlıyoruz. Böylece Bursa, Yüksek Hızlı Tren ağımıza katılacak 12. il olacak" açıklamalarında bulundu. "Bursa, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere ülkemizin yüksek hızlı tren ağına bağlanacak" Bursa-Osmaneli kesiminin, Bursa’yı doğrudan Türkiye’nin ana yüksek hızlı tren ağına bağlayacak kritik bir bağlantı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Bu kesim tamamlandığında Bursa’dan yola çıkan bir tren Osmaneli üzerinden Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattına bağlanacak. Böylece Bursa, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere ülkemizin yüksek hızlı tren ağına bağlanacak" diye konuştu. "Hat, yılda yaklaşık 30 milyon yolcuya hizmet verecek kapasitede olacak" Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı’ndaki çalışmalara ilişkin bilgi veren Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı’mızı 201 kilometre uzunluğunda saatte 250 kilometre tasarım hızına uygun hayata geçiriyoruz. 25 tünel ve 16 viyadük inşa edeceğimiz hat, yılda yaklaşık 30 milyon yolcuya hizmet verecek kapasitede olacak." "106 Kilometrelik kesimdeki çalışmalarımızı bu yılın ikinci yarısında tamamlamayı hedefliyoruz" Osmaneli, Yenişehir, Yenişehir Havalimanı, Gürsu ve Bursa güzergahını takip eden 106 kilometrelik kesimdeki çalışmaların bu yılın ikinci yarısında tamamlamayı hedeflediklerini aktaran Uraloğlu, "Kazı-dolgu, tünel ve sanat yapısı işlerini tamamladık. Üstyapı işlerinde ise yüzde 90 ilerleme kaydettik. Osmaneli, Yenişehir, Yenişehir Havalimanı, Gürsu ve Bursa güzergahını takip eden 106 kilometrelik kesimdeki çalışmalarımızı bu yılın ikinci yarısında, Bursa’dan itibaren Teknosab, Karacabey, Dağkadı ve Kuşcenneti güzergahındaki çalışmalarımızı ise 2028 yılında tamamlamayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.
İzmir Karşıyaka’da yükseliş sürüyor Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta oynanan 24. hafta mücadelesinde Uşakspor’u deplasmanda mağlup ederek üst üste 4. galibiyetini elde etti. TFF 3. Lig 4. Grup’ta 24. hafta mücadelesinde Karşıyaka, deplasmanda karşılaştığı Uşakspor’u 2-1 mağlup etti. Yeşil-kırmızılı ekip, bu sonuçla üst üste dördüncü galibiyetini elde ederek puanını 53’e yükseltti. İzmir ekibi, 3. sıradaki yerini korurken bir maç eksiği bulunan 2. sıradaki Eskişehirspor ile arasındaki puan farkını da 1’e indirdi. 4 maçlık zorlu periyot Son haftalarda gösterdiği performansla yükselişe geçen Karşıyaka’yı zorlu bir fikstür bekliyor. Play-off mücadelesi veren Uşakspor’u mağlup eden yeşil-kırmızılılar, önümüzdeki hafta yine play-off hattında yer alan ve kendisinin bir basamak altında bulunan Ayvalıkgücü ile sahasında karşı karşıya gelecek. Kaf-Kaf, bu mücadelenin ardından deplasmanda play-off hattının hemen altında bulunan ve ilk altıya girmeye çalışan Denizli İdman Yurdu ile karşılaşacak. Bu maçın sonrasında ise Burhanettin Basatemür ve öğrencileri, ikinci sırada yer alan ve doğrudan rakibi konumundaki Eskişehirspor’u taraftarı önünde ağırlayacak. İzmir temsilcisi, zorlu periyodun son maçında ise düşme hattından uzaklaşmaya çalışan bir diğer İzmir ekibi Bornova 1877’ye deplasmanda konuk olacak. Yeşil-kırmızılıların bu dört karşılaşmanın ardından play-off hattındaki konumu büyük ölçüde netlik kazanacak.
Ankara Bakan Gürlek: "Kadını dışlayan, şiddet uygulayan zihniyete karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Kadını dışlayan, onurunu zedeleyen, şiddet uygulayan, haksızlık yapan zihniyete karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Bakan Gürlek, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı ve ötekileştirmeyi reddettiklerini belirterek, kadınlara haksızlık yapan anlayışa karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Gürlek paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Kadınlar; emeğin, cesaretin ve fedakarlığın simgesi, ailenin ve toplumun temelidir. Tarihin her döneminde çalışkanlıkları, azimleri ve başarılarıyla dünyayı güzelleştiren kadınlar, bugün de adaletin, merhametin ve umudun en güçlü temsilcisidir. Kadına daima önem veren, cenneti annelerin ayaklarına seren bir medeniyetin mensupları olarak kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı ve ötekileştirmeyi reddediyoruz. Kadını dışlayan, onurunu zedeleyen, şiddet uygulayan, haksızlık yapan zihniyete karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bugüne kadar kadın haklarının korunması ve güçlendirilmesi konusunda gerek yasal gerekse idari olarak birçok önemli düzenlemeyi hayata geçirdik. 28 Şubat’ta vesayetçilerin inançlara ve yaşam tarzına vurduğu darbenin izlerini ortadan kaldırdık. Başörtüsü ve giyim tarzı nedeniyle ayrımcılığa uğrayan kadınların mağduriyetlerini giderdik, eğitim ve çalışma haklarının önündeki engelleri ortadan kaldırdık. Siyasette, adalette, eğitimde, çalışma hayatında kısacası her alanda kadınların rolünü artıracak, haklarını güçlendirecek adımlar attık. Adalet ve yargı teşkilatımızda görev yapan 10 bin 358 kadın hakim ve savcımız, 1.211 hakim-savcı adayımız ve yardımcımız, 46 bin 572 kadın personelimizle daha güçlüyüz. Şiddete sıfır tolerans ilkesiyle kadınların bir damla dahi gözyaşının akmadığı; adaletin, eşitliğin ve saygının hakim olduğu bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere hayatın her alanında emek veren, başarılarıyla geleceği aydınlatan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun."