SAĞLIK - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 10:01

Form telaşı sakatlığa neden olmasın

A
A
A
Form telaşı sakatlığa neden olmasın

Yazın gelmesiyle birlikte daha fit görünmek adına plansız ve programsız başlanan sporun kas zorlanmaları, diz ve ayak bileği yaralanmalarına davetiye çıkardığının altını çizen Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, özellikle uzun süredir hareketsiz kalan kişilerin egzersiz yoğunluğunu kontrollü artırması gerektiğini vurgulayarak, basit önlemlerle ciddi sakatlıkların önlenebileceğini ifade etti.


Yazın gelmesiyle birlikte pek çok kişi daha fit görünmek ve form tutmak amacıyla spora yönelirken, bilinçsiz ve hazırlıksız yapılan egzersizler ciddi sakatlıklara neden olabiliyor. Özellikle uzun süredir hareketsiz kalan bireylerin bir anda yoğun tempolu spora başlamasının kas zorlanmaları, diz bağ yaralanmaları ve ayak bileği burkulmaları gibi sorunları beraberinde getirdiğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, yaz öncesi spor yapanlara önemli uyarılarda bulundu. Yaz başlangıcında ortopedi kliniklerine spor yaralanmaları nedeniyle başvuruların arttığını ifade eden Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, "Kış boyunca hareketsiz kalan vücut, ani yüklenmelere hazır olmayabiliyor. Özellikle halı saha maçları, koşu ve yüksek tempolu egzersizlere bir anda başlamak yaralanma riskini ciddi şekilde artırıyor" dedi.



Ani bir hareket aylar süren tedaviyle sonuçlanabilir


Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, "Kış boyunca ertelenen yürüyüşler, koşular, halı saha maçları bir anda hayatımıza giriyor. Ancak ortopedi kliniklerinde her yıl aynı tabloyla karşılaşıyoruz: Hazırlıksız başlanan spor ve bunun sonucunda oluşan sakatlıklar. En sık gördüğümüz yaralanmaların başında kas zorlanmaları, diz bağ yaralanmaları ve ayak bileği burkulmaları geliyor. Özellikle ani yön değiştirme içeren sporlarda diz yaralanmaları ciddi bir sorun oluşturabiliyor. ’Bir anda hızlanayım, biraz da zorlayayım’ düşüncesi, vücudun hazır olmadığı bir yüklenmeye maruz kalmasına neden oluyor. Sonuç ise haftalar, bazen aylar sürebilen bir tedavi süreci olabiliyor" sözlerini kaydetti. Yazın gelmesiyle birlikte spor sakatlanmalarının artmasındaki nedene de değinen Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, "Vücut yüklenmeye adapte olmadan yüksek tempoyla karşılaşıyor. Kış aylarında azalan kas gücü ve esneklik, denge ve koordinasyon kaybıyla birleştiğinde yaralanma riski belirgin şekilde yükseliyor. Buna bir de yetersiz ısınma ve uygun olmayan zemin veya ekipman seçimi eklendiğinde tablo kaçınılmaz hale geliyor" mesajını verdi.



Basit önlemlerle risk azaltılabilir


Spor sakatlanmalarının önüne geçebilmek adına birkaç basit önlem olduğunu aktaran Doç. Dr. İ Eralp Kaçmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Öncelikle spora kademeli başlamak gerekir. İlk günler yüksek tempo yerine kısa süreli ve düşük yoğunluklu egzersizler tercih edilmelidir. Vücudun alışmasına zaman tanımak, sakatlıkların önlenmesinde en önemli adımdır. Isınma alışkanlığı ise çoğu zaman ihmal edilir. Oysa egzersiz öncesi 10-15 dakikalık hafif tempo ve dinamik hareketler, kasları ve eklemleri spora hazırlar. Bu küçük yatırım, büyük sakatlıkların önüne geçebilir. Antrenman sonunda yapılacak germe egzersizleri de bir sonraki antrenmana hazır hale gelmemize yardımı olacaktır. Bir diğer önemli konu doğru ekipman seçimidir. Özellikle ayakkabı, zemin ve yapılan spor türüne uygun olmalıdır. Sert zeminde uygunsuz ayakkabı ile yapılan spor, ayak bileği ve diz yaralanmalarını davet eder. Benzer şekilde spora özgü koruyucu ekipman (kask, dizlik, bileklik) kullanımına da dikkat edilmelidir."



Spor sırasında ortaya çıkan ağrılara dikkat


Vücudun verdiği sinyalleri ciddiye almak gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, şöyle konuştu:


"Spor sırasında ortaya çıkan ağrı, ‘devam et, açılırsın’ diye göz ardı edilmemelidir. Erken dönemde verilen kısa bir ara, uzun süreli sakatlıkların önüne geçebilir. Unutmamak gerekir ki sporun amacı kısa sürede maksimum performans elde etmek değil, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam alışkanlığı kazandırmaktır. Bu nedenle sabırlı olmak ve vücudu dinlemek en doğru yaklaşımdır. Yaz ayları aktif bir yaşam için önemli bir fırsat sunuyor. Doğru planlama ve bilinçli hareketle hem form tutmak hem de sakatlanmalardan korunmak mümkün. Spora ideal şekilde başlayarak, yazı sağlıklı geçirebilirsiniz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Çelik: "Türkiye, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye’nin çevresindeki krizlere rağmen dünyanın "barış adası" olarak öne çıktığını belirterek, "Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. "Bunlar büyük bir mücadelenin eseri" Türkiye’nin dünyanın barış adası olarak öne çıktığını anlatan Çelik, "Türkiye’nin yukarısında Rusya-Ukrayna konusundaki kriz devam ediyor. Türkiye’nin güneyindeki Gazze’de soykırım maalesef devam ediyor. Doğumuzda İran’a dönük olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in haksız, hakkaniyetsiz ve hukuksuz saldırısının neticesi olarak ortaya çıkan tablo maalesef insani, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. Balkanlar’da birtakım olaylar gerçekleşiyor. Bütün bunun ortasında Türkiye’miz, nazar değmesin, gıpta edilen, üzerine titrenilen, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor. Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" ifadelerini kullandı. "Bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Büyük Türkiye’ davası için mücadele verdiğini belirten Çelik, "Cumhurbaşkanımızın bütün ömrünü vakfettiği Büyük Türkiye davası, bu davanın gereklerini yerine getirme konusunda cesur, tereddütsüz ve tavizsiz mücadelesi ve tabii sizlerin, sizlerden öncekilerin hep beraber verdiği bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" diye konuştu. "Dimdik ayakta durduk" Geçmiş dönemlerde siyasi baskılarla karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Çelik, "Vesayetin en karanlık zamanlarında, vesayetin en zor zamanlarında ve dünyanın en kötü şartlarında Cumhurbaşkanımıza bilinen ve bilinmeyen siyasi suikastlerle ve siyasi tehditlerle gelirlerken, bütün siyasi kadrolarımızın ve partimizin üzerine bir kabus gibi çökmeye çalışırlarken tek bir parti temsilcimizi bile sökemediler, dimdik ayakta durduk" dedi. Adana teşkilatındaki birlik ve beraberliğe vurgu yapan Ömer Çelik, "Allah’a şükürler olsun ki Adana’da bütünleşme devam ediyor, büyüme devam ediyor, AK Parti Adana’ya imza atmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından partililer bayramlaştı.
Sinop Sinoplu kaptan, İsrail zulmünü anlattı Gazze’ye insani yardım götüren Küresel SUMUD Filosu’nun Sinoplu kaptanı Tahsin Ünlü, uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğradıklarını; tecrit, şiddet ve gasba maruz kaldıklarını söyledi. İsrail ablukasını kırmak ve Filistin halkına insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’e açılan Küresel SUMUD Filosu’nda görev yapan Sinoplu tekne kaptanı Tahsin Ünlü, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ünlü, Kıbrıs’ın 80 mil açığında, uluslararası sularda İsrail askerleri tarafından hukuksuzça alıkonulduklarını ve 3 günlük bir tecrit süreci yaşadıklarını söyledi. Uluslararası hukukun hiçe sayıldığını belirten Kaptan Tahsin Ünlü, "Kıbrıs’ın 80 mil güneyinde, İsrail’in kendi topraklarından 180-200 kilometre uzakta, hiçbir uluslararası hakkı ve hukuku olmadan gerçekleştirdiği bir saldırıydı bu. Alıkoyma sonucu 3 günlük bir tecrit oldu; bunun 2 günü deniz, 1 günü kara hapishaneydi. Ardından Türkiye’nin girişimiyle ülkemize getirildik" dedi. "Konteynerlerde balık istifi kaldık" Gemi güvertesindeki ilkel şartlarda tutulduklarını aktaran Ünlü, "Gemilerin ortasına boş konteynerler koymuşlar. Kirli, soğuk, kadın-erkek karışık balık istifi yatar derece bir yerde kaldık. Açlık susuzluk sorun değil, biz bunu 3 gün çektik ama Filistinli kardeşlerimiz bunu yıllardır yaşıyor. Bizim yaşadığımız problem, onların yaşadıklarının yanında bir hiç kalır" ifadelerini kullandı. "Elektroşok ve şiddet uyguladılar" Gözaltı sürecinde ağır şiddete maruz kaldıklarını dile getiren Ünlü, "Kadın-erkek ayırt etmeden darp edilen arkadaşlarımız oldu. Ters kelepçe, darp ve işkence yapıldı. Yardım isteyen kadınlara elektroşok ile bayıltma gibi işlemler uygulandı. İsrail bunu kendi yayın organlarında bizleri rahat transfer ederken görüntüleyip dünyaya şiddet kullanılmadığını iddia edebilmek için lanse etmeye çalışıyor. Ayrıca pasaportlarımızın içine koyduğumuz paralara el koydular, 1 dolara bile tamah edip gasp ettiler" şeklinde konuştu. Hem Türk hem İsrail vatandaşı olan kişilerin İsrail ordusunda görev yaptığına dair ifşalara değinen Ünlü, "Farkındalık oluşturup yurt dışındaki insanların, özellikle Siyonistlerin Türkiye’deki mülkiyet haklarını ve vatandaşlıklarını ellerinden almamız gerekiyor. Sınır dışı yasağı koymalıyız" dedi. "Gemi hapishanesinde arkamızda namaza durdular" Filonun hedefine tam olarak ulaşamasa da küresel uyanışa vesile olduğunu belirten Kaptan Tahsin Ünlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Farklı ülkelerden, farklı din ve ırklardan gelen aktivistlerle çok büyük bir fikir alışverişi yaptık, muazzam bir dayanışma içindeydik; hatta orada bir kardeşimiz Müslüman oldu. İslam’ın orada yayılışına, İsrail’in gemi hapishanelerinde İslam’dan tamamen bihaber olan Güney Amerikalıların arkamızda saf tutup namaza durduğuna şahit olduk. Hedefimiz Gazze’ye varmaktı; bunu tam bir zafer olarak niteleyemeyiz ama hezimet de değil. Çünkü bir hezimet olması için tamamıyla başarısız olmamız gerekiyordu. Bu süre zarfında dünyanın çeşitli yerlerinden, Avrupa’da ve Güney Amerika’daki insanlar bu konunun üzerine çok fazla düşmeye başladılar ve büyük bir uyanış başladı."