GÜNDEM - 05 Kasım 2025 Çarşamba 15:22

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, korsan taşımacılığa karşı ses yükseltti

A
A
A
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, korsan taşımacılığa karşı ses yükseltti

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, korsan taşımacılıkla mücadeleye dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması düzenledi. Oda Başkanı Erkan Özkan, "Maalesef gelinen noktada durum çığırından çıkmış, adeta bıçak kemiğe dayanmıştır. Artık sineği öldürmek değil, bataklığı kurutma zamanı gelmiştir. İzmirli taksici esnafı olarak emek hırsızlarına dur diyecek yasal düzenlemelerin meclisten acilen çıkmasını talep ediyoruz" dedi.


İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, Karabağlar’daki merkez binası önünde bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Oda Başkanı Erkan Özkan, merkez ilçelerde görev yapan durak başkanları ve çok sayıda taksici esnafı katıldı. Açıklamalarda bulunan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, "Yaklaşık 1,5 - 2 yıldan beri Türkiye’deki tüm büyükşehirlerde taksi taşımacılığına alternatif olarak ortaya çıkan korsan illetine, korsan kabusuna karşı Türkiye’deki büyükşehir taksici esnafı büyük bir mücadele vermektedir. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak zaman zaman bu konuda çeşitli girişimlerde bulunuyoruz. Buraya gelen milletvekillerine, siyasi parti temsilcilerine ve Ankara’daki yetkililere dosyalar sunulmuş, korsan taşımacılıkla ilgili yaşadığımız sıkıntılar iletilmiştir. Ancak maalesef gelinen noktada durum çığırından çıkmış, adeta bıçak kemiğe dayanmıştır. Bu nedenle, konuyla ilgili yasal bir düzenlemenin artık kaçınılmaz hale geldiğini belirtmek istiyoruz. İzmir’den yükselen bu ses, hakkın ve hukukun sesidir. Yasal bir meslek ve yasal bir meslek kuruluşu varken, diğer tarafta kaydı ve denetimi olmayan, kimin çalıştığı belli olmayan araçlarla yapılan taşımacılık hem esnafımızın emeğini sömürmekte hem de ekmeğini çalmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Taksici esnafı aşağılayıcı şekilde gösterilmektedir"


Korsan taşımacılık sorununu sadece ekonomik bir boyut taşımadığını, aynı zamanda toplumsal bir sıkıntıya dönüştüğünü vurgulayan Başkan Özkan, "Son zamanlarda, İzmir’de yaşanan ve tüm Türkiye kamuoyunun gündemine gelen olayda, bir kadın ve teyzesi korsan takside büyük bir mağduriyet yaşamıştır. Bu tür olaylar artık toplum güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Biz, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak, taksici esnafının hakkının ve emeğinin çalınmasına karşı çıkıyoruz. Ne yazık ki bazı malum şirket sahipleri kamuoyuna yaptıkları açıklamalarla toplumu germekte, korsan taşımacılığın reklamları yasal televizyon kanallarında yayınlanmakta ve taksici esnafı aşağılayıcı şekilde gösterilmektedir. Bu durum, toplumda gerginlik oluşturmakta ve adeta bir çatışma ortamına zemin hazırlamaktadır" diye ekledi.



"Artık sineği öldürmek değil, bataklığı kurutma zamanı gelmiştir"


Taksicilik mesleğinde Yıllarca emek sarf ederek çalıştıklarını ifade eden Başkan Özkan, sözlerini şu şekilde noktaladı:


"Çocuklarımızı bu meslek sayesinde okuttuk ve büyüttük. Bu mesleğin yok olmasını istemiyoruz. Tüm siyasi partilerin bir araya gelerek mecliste korsan taşımacılıkla ilgili yeni bir yasal düzenleme yapmasını talep ediyoruz. Bu konu parti üstü bir meseledir. Türkiye’de 50 bini aşkın taksici esnafı bulunmaktadır. Tüm partilere sesleniyoruz. Parti farkı gözetmeden acilen bir kanun teklifi hazırlayın. Nasıl ki alkollü yakalanan sürücünün ehliyeti ilk seferde 6 ay süreyle alınıyorsa, korsan taşımacılık yapan kişilerin de ehliyeti aynı şekilde ilk seferde 6 ay, ikinci seferde daha uzun süreyle alınmalıdır. Mevcut yasalarla ve düzenlemelerle bu sorunla mücadele etmek mümkün değildir. Sayın İzmir Valimiz ve Sayın İzmir Emniyet Müdürümüz gerekli özveriyi göstererek denetimler yapmaktadır; ancak artık sineği öldürmek değil, bataklığı kurutma zamanı gelmiştir. Denetimlerle bu sorun çözülememektedir. Bu nedenle, İzmirli taksici esnafı olarak çoluk çocuğumuzun ekmeğini koruyacak, emek hırsızlarına dur diyecek yasal düzenlemelerin meclisten acilen çıkmasını talep ediyoruz."



İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, korsan taşımacılığa karşı ses yükseltti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis BEÜ’de Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma heyecanı Bitlis Eren Üniversitesi’nde Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması gerçekleştirildi. Üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği program, manevi atmosferi ve anlamlı anlarıyla dikkat çekti. Bitlis Eren Üniversitesi ile Bitlis Müftülüğü iş birliğinde, Üniversiteler Arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması, Bitlis Eren Üniversitesi Seçmeleri yapıldı. Üniversite yerleşkesinde düzenlenen yarışmada, öğrenciler Kur’an-ı Kerim tilavetinde maharetlerini sergiledi. Katılımcılar; tecvid kurallarına riayet, makam bilgisi, ses tonu ve okuyuş ahengi gibi kriterler üzerinden jüri tarafından değerlendirildi. Programın açılışında konuşan Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Kur’an-ı Kerim’in insan hayatındaki yerine değinerek, bu yıl 3’ncüsünü düzenledikleri yarışmaya katılanlara başarılar diledi. Elmastaş, bu yıl 3’ncüsünü gerçekleştirdikleri bu etkinliğin giderek yoğunlaşan bir programa dönüştüğünü belirterek, "Bu sene maşallah çok güzel bir ilgi var, katılım var. Onun için ben katılan herkese buradan teşekkür etmek istiyorum. İnşallah bu daha güzel bir şekilde devam edecektir. Tabii bunun üniversitemizde yapılıyor olması, Müftülüğümüzün öncülüğünde iki kurum birlikte yapıyor olması ayrı bir anlam ifade ediyor. Bizim için de bu gerçekten değerli bir program. Bizler Bitlis Eren Üniversitesi olarak ilmi çalışmalarımızın yanı sıra, manevi mirasımızı koruyan, onu yarınlara taşıyan gençlerin yetişmesine büyük önem arzu ediyoruz. Dolayısıyla bu tarz programlar, etkinlikler inşallah gençlerimizin manevi açıdan daha iyi yetişmesine de vesile olacaktır. Kur’an-ı Kerim’i okumak, Kur’an-ı Kerim ile hemhal olmak başlı başına bir şereftir hepimiz için. Bu tabii önemli bir program. Program, anlamlı bir program. Birazdan gençler burada Kur’an-ı Kerim’i okuyarak işte bir yarışma gerçekleştirilecek. Yarışmaya katılan tüm katılımcılara başarılar diliyorum." Programda konuşan İl Müftüsü Kadir Koçak ise, "Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen bu yarışmaya katılan tüm katılımcılara başarılar diliyorum" dedi. Koçak, "Bugün burada herhangi bir yarışma için değil kalplerimizi aydınlatan hayat rehberimiz olan bize hakkı, batılı, en iyiyi, en doğruyu anlatan yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in tilavetini dinlemek üzere araya geldik. Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor. İyilikte, güzellikte, iyi olan şeylerde, güzel olan şeylerde yarışın. Tam bugünkü Kur’an-ı Kerim yarışması da bunun aynısı. Çünkü Allah’ın kelamını okuma noktasında öğrencilerimiz inşallah yetişecekler. Peki en güzel, en iyi iş nedir? En iyi iş elbette ki bir insanın Kur’an’la tanışmasıdır. Bir insanın Kur’an’la tanışması demek onun istikbalinin aydınlanması ve çevresini de aydınlatması demektir. Çünkü Kur’an’la aydınlatmış nesiller ahlaklı, merhametli, adaletli ve sorumluluk sahibi bireylerdir. Sevgili öğrenciler, işte bizim en büyük hedefimiz de bu olmalıdır. Çevresmizi Kur’an’ın nuruyla aydınlatmak olmalıdır." Program Bitlis Eren Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyelerinden oluşan İlahi dinletisi ile devam etti. Daha sonra Seçici kurul üyelerinin tanıtımı ile davam eden programda yarışmacılar Kuranı Kerim yarışmasında dereceye girmek için yarıştı.
Bitlis Bitlis’te çığ tatbikatı gerçeğini aratmadı Doğu Anadolu’nun çetin kış şartlarıyla bilinen şehirlerinden Bitlis’te gerçekleştirilen çığ tatbikatı, gerçeğini aratmayan görüntülere sahne oldu. Muhtemel bir çığ felaketine karşı hazırlık amacıyla düzenlenen tatbikatta ekipler, senaryo gereği kar altında kalan vatandaşları kurtarmak için zamanla yarıştı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca (AFAD) Bitlis’te çığda arama kurtarma tatbikatı gerçekleştirildi. Bitlis El Aman Hanı Kayak Merkezi’nde gerçekleştirilen tatbikata Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, AFAD İl Müdürü Kerem Oruk, kurum amirleri ve Sivil Toplum Örgütü temsilcileri katıldı. Senaryo gereği kayak yapanların üzerine çığ geldiği ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler Bitlis Valisi Ahmet Karakaya’nın talimatıyla arama kurtarma çalışmalarına başladı. Muhtemel afet ve acil durumlarda ekipler arasında iletişimi ve koordinasyonu güçlendirmek, birlikte çalışma kültürünü yaygınlaştırmak, hızlı ve etkin müdahale sağlamak ve Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında görevleri eksiksiz yerine getirmek için çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Başarıyla yapılan tatbikatta çığ altında kalanlar kurtarıldı. Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Bitlis İl AFAD Müdürü Kerem Oruk, tatbikatı 16 kurum, 15 sivil toplum kurumu, 228 personel ve 53 araçla tamamladıklarını söyledi. Oruk yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Seviye 1 Arama Kurtarma Tatbikatımızda senaryo gereği 4 vatandaşımız kayak yaparken kusurlu bölgeye girip çığ altında kalmıştır. Alınan ihbar üzerine önce jandarma koruyucularımız bölgeye kısa arama yaptı, UMKE ekiplerimiz alana girip detaylı tarama yaptı. Bir vatandaşımızı Life Sign Beep (Yaşam Sinyali) ile, diğerini köpekli arama ile ve 2 vatandaşımızı da son arama çalışmalarıyla bularak UMKE ekiplerine teslim ettik. Tatbikatımızı sorunsuz tamamladık; hedefimiz koordinemizi geliştirmek ve başarılarımızı bir üst seviyeye taşımaktır." Tatbikata, AFAD, Jandarma Komando Arama Kurtarma Timleri (JAK), Polis Arama Kurtarma (PAK) UMKE, İtfaiye, Türk Kızılayı ve AFAD Gönüllülerinden oluşan arama kurtarma ekipleri yer aldı.
İstanbul Arnavutköy’de, ARKENT’le İmrahor’da kentsel dönüşüm hızlanıyor İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında İmrahor Mahallesi’nde hayata geçirilecek proje için protokol imzaları atıldı. 1-7 Mart Deprem Haftası’nda gerçekleştirilen imza töreniyle birlikte mahallede güvenli ve modern yaşam alanlarının inşa edilmesi hedefleniyor. Arnavutköy Belediyesi iştiraki Arkent A.Ş. tarafından yürütülen İmrahor Mahallesi Kentsel Yenileme Projesi’nin protokol imza töreni Nuri Pakdil Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Programa Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Arkent A.Ş. Genel Müdürü Fatih Çetindere ve hak sahipleri katıldı. İmrahor’da 119 bağımsız bölüm yapılacak İmzalanan protokol kapsamında İmrahor Mahallesi’nde bulunan 10367 ada 1 parselde önemli bir proje hayata geçirilecek. Toplam 8 bin 213 metrekare arsa alanı üzerinde yükselecek projede 17 bin 186 metrekare inşaat alanı bulunacak. Proje kapsamında 119 bağımsız bölüm inşa edilerek mahalleye güvenli ve modern yaşam alanları kazandırılacak. "Deprem değil, tedbirsizlik öldürür" Törende konuşan Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yaşadığını belirterek, "Bugün 1-7 Mart Deprem Haftası. Depremi en acı şekilde yaşayan toplumlardan biriyiz. Kısa süre önce Kahramanmaraş merkezli depremleri yaşadık. Ben yüksek mimar bir kardeşiniz olarak o depremde ikinci gün Hatay’ın Kırıkhan ilçesine gittim. Enkazdan hayatını kaybeden vatandaşlarımızı çıkardık, yardım çalışmalarına katıldık. Orada gördüğümüz şey şuydu: Deprem öldürmez, tedbirsizlik öldürür. Evlerimizi ve iş yerlerimizi yenileyerek depreme hazırlıklı olmak zorundayız" şeklinde konuştu. Kentsel dönüşümün hem can güvenliği hem de şehirlerin geleceği için önemli olduğunu ifade eden Candaroğlu, "Arnavutköy Belediyesi olarak yaklaşık bir buçuk yıl önce Arkent şirketimizi kurduk. Amacımız vatandaşlarımız ile müteahhitler, kurumlar ve kamu arasında köprü olmaktı. Bugün hamdolsun vatandaşlarımızın desteğiyle çığ gibi büyüyen bir süreç var. Yaklaşık 10 adada maliklerle yüzde yüz anlaşma sağladık. Hiçbir adada pay satışına gitmeden bu süreci yürütüyoruz" diye konuştu. Arnavutköy genelinde 13 adada bin 222 bağımsız bölüm Arnavutköy’de yürütülen kentsel yenileme çalışmalarının yalnızca İmrahor ile sınırlı olmadığını belirten Başkan Candaroğlu, "Bu proje mahallemize değer katacak. Hemşehrilerimize güvenli ve modern yaşam alanları sunacak ve geriden gelen vatandaşlarımıza da örnek olacak. İmrahor Mahallesi’nde sözleşmesini imzaladığımız 10 yapı adasında yaklaşık 763 konut ve 185 ticari bağımsız bölüm olmak üzere toplam 948 bağımsız bölüm üretimine başlanmış durumda. Bunun yanı sıra Haraççı Mahallesi’nde belediyemize ait alanlarda 3 yapı adasında yaklaşık 256 konut ve 18 ticari bağımsız bölüm planlanıyor. Böylece iki mahallede toplam 13 yapı adasında 1.019 konut ve 203 ticari alan olmak üzere toplam bin 222 bağımsız bölümü Arnavutköy’e kazandıracağız" dedi. "Vatandaş talebi her geçen gün artıyor" Projenin her geçen gün vatandaşların ilgisini çektiğini söyleyen Arkent A.Ş. Genel Müdürü Fatih Çetindere, "Bu çalışmalara öncelikle belediyemize ait arsalar üzerinde örnek projeler geliştirerek başladık. Bakanlık protokolü kapsamında ruhsat süreçleri yürütüldü. Daha sonra vatandaşlarla anlaşmalar yaptık. Yapılan projeleri ve inşaatların hızını gören vatandaşlarımızın talepleri arttı. Şu anda sürekli olarak ofisimize başvurular geliyor. Talep gelen bölgelerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün imzasını attığımız ada da talep gelen yerlerden biri" diye konuştu. "Van depremini yaşadım, dönüşüm önemli" Projede yer alan hak sahiplerinden Ahmet Çok ise geçmişte hissedarlar arasında mahkeme süreçleri yaşandığını ancak sürecin anlaşmayla sonuçlandığını belirterek, "Hisseler nedeniyle bir süredir mahkeme süreçleri vardı. Ancak çoğunluk sağlanınca dava geri çekildi. Bugün de imza töreni için bir araya geldik. Ben Van depreminde bulunmuş bir insanım. Depremi birebir yaşayan biriyim. Allah kimseye yaşatmasın. Bu yüzden bu tür dönüşümler çok önemli. Kendi dönüşümümüzün yapılması bizim için çok değerli" dedi. "Arnavutköy’e yeni bir vizyon kazandıracak" Projenin Arnavutköy için önemli bir adım olduğunu söyleyen hak sahiplerinden Mustafa Ateşoğlu ise, "Başkanımızın ve Arkent yönetiminin vizyonuyla ortaya çıkan bu proje bizim için çok değerli ve anlamlı. Arnavutköy’e yeni bir vizyon kazandıracak, yeni bir yol haritası oluşturacak bir çalışma. Böyle bir projenin parçası olduğumuz için memnunuz. Arnavutköy Belediyesi başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Program, protokol imzalarının atılması ve hak sahipleriyle yapılan görüşmelerin ardından sona erdi.