GÜNDEM - 12 Ekim 2025 Pazar 14:07

İzmir’deki kooperatif mağdurları çözüm bekliyor

A
A
A
İzmir’deki kooperatif mağdurları çözüm bekliyor

İzmir’in Gaziemir ilçesinde İZBETON ve EGEŞEHİR öncülüğünde başlatılan kentsel dönüşüm projelerine katılan hak sahipleri, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi talebiyle bir araya geldi. Basın açıklaması gerçekleştiren İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz, "Her birimiz, ev sahibi olma umuduyla belediyenin ve dönemin yöneticilerinin güven veren sözlerine inanarak bu projelere üye olduk. O gün bize, ’bu proje belediye güvencesindedir’ denildi ve biz de bu sözlere güvenerek yola çıktık. Ancak bugün, o güvenin enkazı altında hukuk mücadelesi veriyoruz" dedi.


İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası kamuoyunda kooperatif ve kentsel dönüşüm mağdurları olarak anılan hak sahipleri, yaşadıkları probleme çözüm arıyor. 2022 yılı Şubat ayında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İZBETON A.Ş. ile İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi arasında imzalanan protokolle, Gaziemir Aktepe-Emrez Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin birinci etabı kapsamında 275 konut ve 9 işyeri inşaatı hedeflendi. Ancak projenin belirtilen sürede tamamlanmaması, hak sahiplerinin mağduriyet yaşamasına neden oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZBETON ve EGEŞEHİR öncülüğünde, belediye garantörlüğünde kurulan yapı kooperatiflere üye olduklarını belirten İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz, "Bugün sesimizi şantiyemizden duyurmaya çalışıyoruz. Hak sahipleriyle birlikte yaklaşık 5 bin aileyiz. Her birimiz, ev sahibi olma umuduyla belediyenin ve dönemin yöneticilerinin güven veren sözlerine inanarak bu projelere üye olduk. O gün bize, ‘Bu proje belediye güvencesindedir’ denildi ve biz de bu sözlere güvenerek yola çıktık. Ancak bugün, o güvenin enkazı altında hukuk mücadelesi veriyoruz. Oysa bu projelerin temelleri atılırken yanımızda belediye başkanları, siyasiler ve bürokratlar vardı; açılış törenlerinde fotoğraflar çekildi. Proje, ‘İzmir modeli’ olarak tanıtıldı, ‘Sosyal konut başarısı’ olarak lanse edildi. Bugün ise aynı kişiler sessiz. Ne belediye ne de parti temsilcileri var. Hiçbiri 5 bin ailenin çığlığını duymak istemiyor" ifadelerini kullandı.



"Bu süreçte ne İzmir Büyükşehir Belediyesi ne de projeyi sahiplenen Cumhuriyet Halk Partisi mağdurların yanında durdu"


İnşaatların 1,5 yıldır durduğunu söyleyen Alpyavuz, "Betonlar çatladı, demirler paslanıyor. Ama en çok da bizlerin umutları çürüyor. Bu süreçte ne İzmir Büyükşehir Belediyesi ne de projeyi sahiplenen Cumhuriyet Halk Partisi mağdurların yanında durdu. Oluşturulan komisyonlar ve açıklanan çözümler yalnızca sözde kaldı. Ne yüzlerini gördük ne de seslerini duyduk. Buradan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e sesleniyoruz. Bu kentin insanları size güvendi. O güvenin gereğini yerine getirin. Protokoller, kapalı kapılar ardında değil, mağdurların gerçek ihtiyaçları doğrultusunda şekillensin. Bu kez gerçekten taraf olun; sorumluluk alın, adaletli davranın. Bizim tek derdimiz evlerimiz, hakkımız, onurumuz ve geleceğimizdir. Evlerimiz ve umutlarımız çalındı" diye ekledi.



"CHP’den, Kılıçdaroğlu’ndan ve İZBETON’dan bahsediliyordu"


Deprem yönetmeliğine uygun olduğunu ve belediyeye güvenerek katıldığını ifade eden Abbas Yıldırım, "İZBETON’un ismini duyduk, Kılıçdaroğlu’nun açılışa geleceği söylendi. Böyle bir sisteme, bir kooperatife herkesin katılabileceğini düşündük. Sonuçta İzmir’den, CHP’den, Kılıçdaroğlu’ndan ve İZBETON’dan bahsediliyordu. Gittiğiniz bir yerde kaliteye ve markaya bakarsınız. Biz de böyle baktık, güvendik. Birkaç akrabamla birlikte girdik bu işe. Ben, çocuklarımın desteğiyle bir daire alabildim. Ancak zaman geçtikçe ‘Acaba girmeseydim daha mı iyiydi’ diye düşünmeye başladım. Duygusal anlamda çökmüş durumdayız. Geldiğimiz noktada paramız gitti ama karşımızda muhatap yok. Yarım kalan bir inşaatımız var. Arka tarafta da görüyorsunuz, bizden sonra başlanan bir inşaat hızlı şekilde ilerliyor. O da kısmen bu sürecin bir parçası gibi görünüyor. Biz paramızı ödememize rağmen yıllar geçti. Evet, burada bir mahkeme süreci var. Yarın yine bir duruşma olacak. Büyük ihtimalle yine birilerini serbest bırakacaklar. Biz ise gözümüz yaşlı, huzurumuz kaçmış, duygusal anlamda çökmüş bir şekilde beklemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.



"CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı bir törenle açıldı"


Bu projeye depremden korunmak amacıyla, belediyenin ve İZBETON’un güvencesine inanarak üye olduğunu söyleyen Mehmet Manav, "Aidatların eksiksiz ödenmiş olmasına rağmen, inşaat yıllardır ilerlemiyor. Burası, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı bir törenle, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından örnek proje olarak duyurulmuştu. Ama bugün geldiğimiz noktada, inşaat hala atıl vaziyette. Fiziksel gerçekleşme oranı yüzde 8 ile yüzde 9 arasında. Yeni belediye başkanı göreve geldiğinde, ‘Güvenceniz yine biziz, bu inşaatlara devam edeceğiz. Ayrılmak isteyen olursa, ödedikleri paraları faiziyle birlikte iade edeceğiz. Kalan üyelerle de devam edeceğiz’ şeklinde açıklama yaptı. Hatta ‘Projeden çıkanların yerine yine biz garantörüz’ dendi. Ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen herhangi bir ilerleme görülmedi. Genel başkan çıkıp ‘Anlaştık’ diyor, ama ortada bir anlaşma yok. Belediye başkanı ‘Projeler devam ediyor’ diyor, ama sahada somut bir gelişme yok. Bazı projelerde anlaşılmış gibi görünse de talep edilen rakamlar şu an sıfırdan bir daire alacak kadar yüksek. İnsanlar aidat ödemeye tekrar başlamış durumda, ancak belediyenin bu kez yarı yolda bırakmayacağına dair hiçbir güvence yok. Biz burada sadece garanti istiyoruz" diye konuştu.



İzmir’deki kooperatif mağdurları çözüm bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
Ankara Bakan Gürlek: "Faili meçhul dosyalarında devlet olarak kararlı bir irade ortaya koyuyoruz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul suçların aydınlatılması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde özel bir daire başkanlığı kurduklarını belirterek, "Şu ana kadar mahkemelerden 638 dosya alındı. Burada amacımız savcılık makamının yerine geçmek değil, teknik destek sağlayarak dosyaların yeniden değerlendirilmesini sağlamak" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı TGRT canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özellikle toplumda hassasiyet oluşturan faili meçhul dosyalar üzerinde yoğunlaştıklarını söyleyen Gürlek, "Rabia Naz, Gülistan Doku, Rojin Kabaiş gibi toplum vicdanını yaralayan olaylarda devlet olarak sonuna kadar kararlı bir şekilde süreci takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. "638 faili meçhul dosya yeniden inceleniyor" Faili meçhul suçlarla mücadele amacıyla yeni bir yapılanmaya gittiklerini ifade eden Gürlek, "Bir daire başkanlığı kurduk. Altında yeteri kadar tetkik hakimimiz bulunuyor. Bu birim şu ana kadar 638 dosyayı yeniden incelemeye aldı. Burada savcıların soruşturma yetkisine müdahale etmiyoruz. Sadece teknik destek veriyor, eksik delil ya da yeniden değerlendirilebilecek hususlar olup olmadığına bakıyoruz" diye konuştu. Dosyaların tamamının yeniden açılacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Gürlek, "Savcı bütün delilleri toplamış ve doğru bir karar vermiş olabilir. Ancak bazen gözden kaçan bir detay ya da sonradan ortaya çıkan yeni bir delil olabilir. Bizim yaptığımız, bu süreçlerde devletin kararlı olduğunu göstermektir" dedi. Gülistan doku davasında ABD’ye firar eden Umut Altaş’ın kilit isim olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Amerika’da firari biz bunun hakkında kırmızı bülten çıkarttık. Orada bizim Adli Müşavir arkadaşımız var, o da takip ediyor. Özellikle biz Umut Altaş’ın iadesini ivedilikle istedik. Sağ olsun onlar da hassasiyet gösteriyor" dedi. "İfade vereceğini düşünüyorum" Bakan Gürlek, Umut Altaş’ın Türkiye’ye geldiği zaman olayın çözüleceğini ifade etti. Bakan Gürlek, "Ben ifade vereceğini düşünüyorum. Sonuçta o da şu an suç ortağı, suçlu birisi olarak gözüküyor. Eğer üzerinde bir leke kalmamasını istiyorsa bildiklerini samimi olarak anlatması gerekiyor" dedi. Umut Altaş’ın en yakın görgü tanığı olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Abisiyle de görüşmeler yapıldı. Abisi de kardeşinin gelmesi konusunda olumlu irade beyan etti. Yani Umut Altaş gelirse mutlaka bu olaya ilişkin anlatacakları vardır" diye konuştu. "İkrarlar, tanık beyanı, maddi deliller de önemli" Faili meçhul cinayetlerde cesedin önemli bir delil olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Burada zaten verilmiş yüzlerce içtihat var. Cesedin ortaya çıkarılmasına gerek yok. Mutlaka ceset önemli bir delil ama onun haricinde ikrarlar, tanık beyanları, diğer maddi deliller. Burada bunlar yeterli. Yani cesedin olmaması olayın cinayet olmadığını göstermez. Bu halk nezdinde böyle bir düşünce var, bunun üzerine altını çizmek istiyorum." "Ceset olmadan da cinayet soruşturması yürütülebilir" Kamuoyunda tartışılan "ceset olmadan cinayet soruşturması olur mu?" sorusuna da değinen Gürlek, "Yargıtay’ın bu konuda çok sayıda kararı var. Ceset önemli bir delil ancak cesedin bulunmaması olayın cinayet olmadığı anlamına gelmez" açıklamasında bulundu. "Yargılamaların uzun sürmesi vatandaşta memnuniyetsizlik oluşturuyor" Göreve geldikten sonra en büyük sorunlardan birinin uzun süren yargılamalar olduğunu gördüğünü söyleyen Gürlek, "Bir boşanma davası 12 yıl, kira tahliye davası 4 yıl sürmez. Vatandaşın en büyük şikayetlerinden biri bu. Biz empati yapıyoruz. Uygulamayla ilgili sorunları biliyoruz" dedi. Hakim ve savcıların hedef süre uygulamasına uyması gerektiğini kaydeden Gürlek, "Hedef süre aşılırsa bunun gereği sorulacak. İş yoğunluğu veya personel eksikliği olabilir ancak hakimin şahsından kaynaklanan bir problem varsa bununda gereğini yapacağız. Burada makul süre hedef süre var. Herkes ona uyacak yapmak istediğimizde bu" diye konuştu. "Yasa dışı bahis gençliğin en büyük problemlerinden biri" Yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını vurgulayan Gürlek, "Göreve başladığım ilk gün 81 ilin başsavcısına genelge gönderdim. Yasa dışı bahis, uyuşturucu ve yolsuzluk suçlarıyla mücadelede kararlı olunmasını istedim. Ben başsavcılıkta yaparken yasadışı bahis gençliğin en büyük problemi. Devlet gençlerimizin hem fiziken hem ruhen korumak zorunda. Bizde yasadışı bahis oynamak kanunumuzda suç değil. Oynatan, yer ver imkan sağlayan, para transferini yapan, aracılık yapanlar hakkında Türk Ceza Kanununda düzenlemeler var. Yasadışı bahisle mücadele etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Uyuşturucu kullanma yaşı çok düştü" Uyuşturucu ile mücadele konusunda da değerlendirmelerde bulunan Gürlek, "Uyuşturucu kullanma yaşı maalesef çok düştü. Özellikle çocukların ve gençlerin korunmasına yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz. Uyuşturucu gençlerimizde sıkıntı oluşturuyor. Mücadele etmemiz gerekiyor" dedi. Uyuşturucu suçlarında kullanıcıdan başlayarak dağıtıcı ve organizasyon yapısına ulaşıldığını belirten Gürlek, "Kullanıcıyı yakaladığınızda size kimden aldığını söylüyor. Bu şekilde zincirin üst halkalarına ulaşılıyor. 1 ay içerisinde İstanbul’da kokain yakalandı, silsileyi yakalamanız gerekiyor. Bizim amacımız uyuşturucunun kötü olduğunu, gençlerimizin özenmemesini istiyoruz. İstanbul’daki kokain haritasını çözdük. Yani İstanbul’a gelen kokain miktarı, kimlerin getirdiği altı tane büyük dağıtıcı. Bunların hepsini tek tek biz bulduk. Sağ olsun Emniyet Müdürlüğümüzde camların komutanlarımızda çok güzel çalışmalar. Sürekli olarak da operasyon yapılıyor" diye konuştu. TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik’in belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili sorusuna Gürlek, "Yani ben savcı olarak da görev yaptığım için diyorum; bütün arkadaşlarımız dosyanın tarafına bakmaz, kapağına bakmaz. Şahsın belediye başkanı olması, A partisinde olması, B partisinde olmasına bakmaz ki söylediğiniz gibi, geçen de açıkladık rakamları; AK Partili belediyelere de operasyon yapıldı. Yakın zamanda Halfeti, biliyorsunuz kayyımdı, operasyon yapıldı. Bildiğim kadarıyla tutuklandı. Şimdi burada bütün suç örgütlerinin bir amacı var. Biz sizin söylediğiniz, şu an yargılamaya konu, iddianameyi yazım aşaması tamamlandığı için diyorum, suç örgütünün bir elbette amacı var. Bir yolsuzluk havuzu oluşturuyor. Bu yolsuzluk havuzu ile aynı şekilde bir Cumhurbaşkanlığı fonu oluşturuyor. Yani sonuçta şahıs Cumhurbaşkanlığı adayı olmak istiyor. Burada havuzda biriken paralar da fonla birlikte bir Cumhurbaşkanı adayı olmak için bir yol haritası çiziyor. Bir de bir partiyi dizayn etme olayı var. Bunu da biz belirttik; yani biliyorsunuz delegelere para verilmesi, rüşvet dağıtılması. Bunlar iddianamede yazıyor" dedi. "Özkan Yalım’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlıktan beyanda bulunduğunu duydum" Bakan Gürlek, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’in etkin pişmanlıktan faydalandığını açıkladı. Gürlek, "Özkan Yalım’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlıktan beyanda bulunduğunu duydum. Etkin pişmanlıktan faydalanacak olanların samimi olması lazım, bildiklerinin tamamını anlatması lazım. Gökhan Böcek’in de etkin pişmanlık beyanları alındı. Bu devam eden bir soruşturma süreci" ifadelerini kullandı. "Suça sürüklenen çocuklarla ilgili cezalar artırılacak" Çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığına dikkat çeken Gürlek, "Bunlarla ilgili 12. yargı paketinde bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Bu konuda meclisimize gönderdik sayın milletvekillerimizin takdirinde. Özellikle bizim sistemimizde çocuk kavramı suça sürüklenen çocuk kavram 12 ve 18 yaş aralığında. Bizde ikili bir sistem var. 12 ve 15 yaş, 15-18 yaş. Özellikle verilen cezaların çocuklara verilen cezaların toplumda cezasızlık algısı oluşturduğunu kanaat getirdik. Bu konuda cezaların bazı suçlarda adam öldürme işte dolandırıcılık, ırza karşı suçlar, uyuşturucu, ticareti gibi suçlarda arttırılmasına ilişkin bir teklif hazırladık. Aynı şekilde biliyorsunuz suça sürüklenen çocuklar konusunda infaz sistemi farklı. Yani ceza evinde yaptıkları bir gün iki gün sayılıyor. Örgütler cezai indirimleri bildikleri için çocukları kullanıyor. Bu nedenle bazı suçlarda çocuklara yönelik cezaların artırılmasına ilişkin düzenleme hazırladık" dedi. Özellikle adam öldürme, uyuşturucu ticareti ve cinsel suçlar gibi ağır suçlarda infaz sisteminin değiştirileceğini kaydeden Gürlek, "Toplumdaki cezasızlık algısını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.