GÜNDEM - 15 Ekim 2023 Pazar 11:12

İzmir’in en büyük Levanten köşkü 2024’te kullanıma açılacak

A
A
A
İzmir’in en büyük Levanten köşkü 2024’te kullanıma açılacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Osmanlı döneminde İzmir’de ticaretle uğraşan Paterson Ailesi tarafından kullanılan ve yıllardır atıl olan kentin en büyük Levanten köşkünde restorasyon çalışmalarına devam ediyor. 2024 yılının ilk yarısında kentlilerin kullanımına açılacak köşk, kültür amaçlı kullanılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilecek.


İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin önemli sivil mimari örneklerinden 164 yıllık Paterson Köşkü’ndeki restorasyon çalışmalarına hız verdi. Restorasyon çalışmaları tamamlandığında içerisinde küçük kafeteryalar, sergi salonları ve idari ofisleri barındıracak köşk, kültür amaçlı kullanılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilecek.



Özgün biçimiyle ayağa kalkacak


İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarihi Yapılar Şube Müdürü Can Yıldızhan, “Yürüttüğümüz çalışmalarda önceliğimiz, günümüze ulaşabilmiş özgün dokuya zarar vermeden yapıyı ayağa kaldırmak. İki kısımdan oluşan Paterson Köşkü’nde yürüttüğümüz çalışmalar çerçevesinde üç kattan oluşan ve tamamını koruduğumuz kuleli binanın restorasyonunu yüzde 80 oranında tamamlandık. Ana binada ise yapılan sıva raspaları sonucunda yapının neredeyse tamamının betonarme eklentilerden oluştuğunu tespit ettik. Bu eklentilerin tamamını kaldırarak, kurul onaylı projesine göre özgün malzemeler kullanarak yapıyı ayağa kaldırma çalışmalarımızı yüzde 55 oranında tamamladık. Beden duvarlarının örümü tamamlandıktan sonra çatı örtüsünü yapacağız” dedi.



38 odası var


Döneminin özgün mimari örneklerinden Paterson Köşkü’nün ilk sahibi John Paterson Leith, İskoçyalı bir tacirdi. İzmir’in 19. yüzyıl yaşam kesitini sergileyen anıtsal niteliklere sahip Paterson Köşkü, yapıldığı dönemde yüksek duvarlarla çevrili 133 dönüm büyüklüğünde bir bahçe içerisinde yer alıyordu. Arazide yarış atları, hayvan çiftlikleri, sera ve tarım alanlarıyla beraber müştemilatlar bulunuyordu. Döneminin en göz alıcı örneklerinden biri olan köşkün İngiltere’den getirilmiş şömine ve mobilyalarla süslenmiş 38 odası ve 60 hizmetlisi olduğu da biliniyor. Günümüzde ise köşk 25 bin 400 metrekare alana sahip. 1960 yılına kadar konut olan yapı daha sonra ofis, lojman ve halı fabrikası olarak kullanıldı. 1986 yılındaki yangında ana giriş bölümleri büyük ölçüde harap oldu.



İzmir’in en büyük Levanten köşkü 2024’te kullanıma açılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sinema oyuncusu Ercan Kesal, Kepez Kitap Fuarı’nda okumanın önemine dikkat çekti Oyuncu senarist ve yazar Ercan Kesal, Kepez Kitap Fuarı’nda gerçekleştirilen söyleşide hem oyunculuk hem de yazarlık deneyimlerini paylaştı. Kesal, bugüne kadar canlandırdığı karakterlerle kendini tanımladığını belirterek, "Bu karakterleri içtenlikle ve sürdürebilmemi sağlayan şey edebiyat. Sinemaya duyduğum hevesi gerçekçi kılan kitaplar oldu" dedi. Kepez Kitap Fuarı, söyleşiler, imza günleriyle dolu dolu geçiyor. Fuar, dokuzuncu gününde ziyaretçilerini birbirinden kıymetli yazarlarla buluşturmaya devam etti. Kepez Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında; oyuncu senarist ve yazar Ercan Kesal, düzenlenen söyleşide oyunculuk ve yazarlık deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Kesal, "Bu karakterleri içtenlikle ve sürdürebilmemi sağlayan şey her zaman edebiyat oldu. Sinemaya duyduğum hevesi gerçekçi kılan ise kitaplar oldu" dedi. Çocuklara hayal kurmayı öğretmenin önemine değinen Kesal, ebeveynlere şu mesajı verdi: "Çocuklarınıza hayal kurmayı öğretin ve onların hayallerine kulak verin. Modern yaşam çoğu zaman çocukların hayallerine ket vuruyor; biz ise başarıyı yalnızca not, derece ve para üzerinden ölçüyoruz." Okuma ve yazma alışkanlıklarına dair de tavsiyelerde bulunan sanatçı, "Okumak yazmanın başlangıcıdır. Çok okuyan biri mutlaka yazmaya başlar. Yazmanın tek reçetesi, disiplinli okumak ve yazmaktır. Kendi üslubunuzu bulduğunuzda ustalığa ulaşırsınız" ifadelerini kullandı. Ercan Kesal, yazarlık sürecinde disiplinin ve kendi üslubunu bulmanın önemine de dikkat çekti. "Yazmak sadece profesyonel kitaplar bastırmak veya yazar olarak anılmak değildir. Yazmak iyi geliyorsa ondan vazgeçmemelisiniz. Bazen kafamda şekillenen yazılar kağıda dökülmediğinde ara veririm, kitap okurum, eski hikayeleri tekrar gözden geçiririm" diyen Kesal, yazarlığın sürekli bir emek ve okuma süreci gerektirdiğini vurguladı. Söyleşinin ardından Kesal, soruları yanıtladı ve okurlarına kitaplarını imzaladı.