SAĞLIK - 28 Ekim 2025 Salı 13:14

Kanserde yaşam süresi uzuyor, yan etkiler azalıyor

A
A
A
Kanserde yaşam süresi uzuyor, yan etkiler azalıyor

Onkolog Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, kanser tedavisinde son yıllarda öne çıkan en büyük gelişmelerden birinin "Kişiselleştirilmiş tedavi" yaklaşımı olduğunu, bu yaklaşımın tedavi süreçlerini tamamen değiştirdiğini söyledi. Kanserde artık herkes için aynı tedavi yöntemini kapatan "Kişiselleştirilmiş tedavi" döneminin başladığını belirten Doç. Dr. Görümlü, "Artık her hastaya özel, genetik yapıya göre belirlenen tedavilerle çok daha başarılı sonuçlara ulaşıyoruz" dedi.


Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık ayında onkoloji alanındaki gelişmeleri anlattı. Görümlü, bu alanındaki gelişmelerin son 20 yılda kanser teşhisi konan hastalarda hastalık sonuçlarında önemli ölçüde değişimler ve iyileşmeler gösterdiğini ifade etti. 80’li yıllarda kanser tanısı alan hastaların 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 30-40’larda iken, günümüzde bu oranların yüzde 80’lerin üzerine çıktığını ifade eden Doç. Dr. Görümlü, şöyle konuştu:


"Geçmişte kanser tedavisinde yalnızca kemoterapi seçenekleri bulunurken, bugün akıllı ilaçlar ve hedefe yönelik tedavilerle hastaya özel planlamalar yapılabiliyor. Biliyoruz ki, kanserin lokalizasyonu ya da türü aynı da olsa her insanda farklı keşifler ve farklı seyir göstermekte, tedavi cevapları da farklı olmaktadır. Bu da her kanser hücresinin farklı genetik özellikler taşıması ile ilişkilidir. Son yıllarda onkoloji alanındaki en önemli gelişmelerden biri tümörün gen haritasının çıkartılarak her hastanın tümörünün hangi genetik özelliklere sahip olduğunu tespit etmeye dayanan, kapsamlı genetik analizlerle kişiye özel tedavi yaklaşımlarının ortaya konulabilir hale gelmesidir. "Kişiselleştirilmiş tedavi" adını verdiğimiz bu yaklaşım, kanser tedavilerini hastanın ve tümörünün genetik yapısına göre uyarlayarak daha az yan etki ve daha iyi yaşam kalitesi sağlamayı hedefleyen bütünsel tedavi modelini ortaya koymaktadır. Bu, tedavileri hastanın genetik yapısına göre düzenleyen bir kanser tedavi yaklaşımıdır. Kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımının faydaları arasında daha az yan etki, daha hızlı iyileşme süreleri ve tedavi sırasında ve sonrasında daha iyi bir yaşam kalitesi yer almaktadır."



Sıvı biyopsi ile iğnesiz tanı koyulabiliyor


Doç. Dr. Görümlü, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımıyla birlikte gelişen önemli yeniliklerden birinin de "likit biyopsi" yöntemi olduğunu söyledi. Geleneksel doku biyopsisi yerine yalnızca bir kan örneğiyle tümörün genetik bilgilerine ulaşmak mümkün hale geldiğini belirten Görümlü, bu sayede hem tanı sürecinin kolaylaştığını hem de tedaviye daha hızlı başlanabildiğini vurguladı. Görümlü, "Ayrıca tedavi sırasında tümörün genetik yapısı zamanla değişebildiği için bu yöntemle güncel bilgiler elde edilebiliyor" dedi.



İmmünoterapiden başarılı sonuçlar alıyoruz


Bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı harekete geçiren "immünoterapi" tedavilerinin de birçok kanser türünde etkili şekilde kullanıldığını hatırlatan Doç. Dr. Görümlü, "Özellikle akciğer, kalın bağırsak, mesane ve mide kanserlerinde, immünoterapiden büyük başarılar elde ediyoruz. Hangi hastanın bu tedaviden yarar göreceği de yine genetik analizlerle belirlenebiliyor" diye konuştu.



Nüks risk önceden belirleniyor


Kanser hastalarının en büyük korkularından birinin de "nüks" olduğunu ifade eden Görümlü, hastalığın tedaviye yanıtını ya da tekrarlama riskini belirlemek için "dolaşan tümör DNA testi"nin uygulandığını belirtti. Bu testin yaygınlaşmaya başladığını kaydeden Görümlü, ameliyat sonrası kalan hücrelerin varlığının, tedavinin etkinliğinin ya da hastalığın tekrar edip etmediğinin bu testle erkenden tespit edilebildiğini söyledi.



Kanser tedavisinde artık daha güçlüyüz


Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımının yalnızca tedavide değil, risk analizi, erken tanı ve hastalık öncesi korunmada da kullanıldığına dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Kişiye özel tedavi yaklaşımları büyük bir umut vadetse de, henüz tüm kanser türleri için evrensel olarak yararlı olmadığını belirtmek önemlidir. Akıllı ilaçlar birçok kanser türünde hızla kullanıma girmekle birlikte, bazı kanser türlerinde halen standart kemoterapi tedavileri rutin olarak kullanılmakta ve başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Devam eden araştırmalar, akıllı ilaçların ve immunoterapi tedavilerinin uygulanabilirliğini genişletmeyi ve tüm kanser hastaları için daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlamaktadır. Elbette erken tanı hâlâ çok önemli, ancak ileri evre hastalarda bile artık umut veren gelişmelerle karşı karşıyayız. Kanserle savaşta artık elimiz daha güçlü."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Karacasu’da üniversite öğrencilerine çevrimiçi suç unsurları anlatıldı Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksekokulu’nda (MYO), Aydın İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı personeli Siber Güvenlik Uzmanı Uğur Bulut ve Komiser Yardımcısı Günay Keman tarafından "Dijital Okuryazarlık Neden Önemlidir?" başlıklı bir eğitim programı gerçekleştirildi. Eğitimde dijital okuryazarlık konusu ele alınarak bireylerin akıllı cihaz ve sistemleri etkin biçimde kullanabilme, dijital ortamlarda yer alan bilgiyi anlama, değerlendirme, üretme ve paylaşma becerileri akademik bir perspektifle değerlendirildi. Dijital okuryazarlığın yalnızca teknik yeterlilikten ibaret olmadığı, aynı zamanda eleştirel düşünme, etik farkındalık ve güvenlik bilinci gibi unsurları da kapsadığı vurgulandı. Eğitim kapsamında dijitalleşme sürecinin bireysel ve toplumsal yaşama etkileri incelenerek özellikle çevrim içi platformlarda artış gösteren suç türlerine dikkat çekildi. "Nitelikli dolandırıcılık", "sazan avcılığı (oltalama/phishing)", QR kod dolandırıcılığı, yatırım dolandırıcılığı, online alışveriş dolandırıcılığı ve sanal bahis uygulamaları gibi güncel tehdit unsurları ele alındı. Katılımcılara, dijital içeriklerin güvenli biçimde oluşturulması, iletilmesi ve paylaşılması süreçlerinde dikkat edilmesi gereken temel ilkeler aktarılarak kişisel verilerin korunması ve güvenli parola kullanımı konularında uygulamaya dönük öneriler sunuldu. Ayrıca, dijital ortamlarda karşılaşılan şüpheli durumların nasıl analiz edileceği ve hangi resmi mercilere başvurulması gerektiği hususunda bilgilendirme yapıldı. Gerçekleştirilen eğitim programının, dijital risklere karşı toplumsal farkındalığın artırılmasına ve bireylerin bilinçli internet kullanımı konusunda güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Bilecik Belekoma Tayfa taraftar grubundan istifa çağrısı 1969 Bilecikspor Kulübü’nün taraftar grubu olan Belekoma Tayfa, ligde alınan kötü gidişatlar sonrası yönetime istifa çağrısında bulundu. Bilecik 1. Amatör Lig A Grubu’nda mücadele eden 1969 Bilecikspor Kulübü ligin 10’uncu haftasında Gülümbespor’a kaybetmesinin ardından Belekoma Tayfa taraftar grubundan Kulüp Başkan Mehmet Ergün’e tepki geldi. Belekoma Tayfa taraftar grubu yapılan yazılı açıklamada, "Bu üç yılda Bilecikspor’a değer katmak bir yana, kulübü hem maddi hem manevi anlamda yıprattınız. Görevlerinizi yerine getirmediniz. Verdiğiniz sözlerin arkasında durmadınız. Mali tablo konusunda camiaya açık, net ve denetlenebilir bir açıklama yapılmamaktadır. Kulüp içinde konuşulan usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları karşısında suskun kalmanız, bu şüpheleri daha da büyütmektedir. Şeffaf olamayan bir yönetimin güven vermesi mümkün değildir. Daha da vahimi; kulüp başkanının taraftarla hiçbir bağ kurmaması, tribünü yok saymasıdır. Bu arma tribünle yaşar. Taraftarı muhatap almayan bir anlayış, bu kulübü temsil edemez. Bugün yükselen istifa çağrılarına kulak tıkamanız, sessiz kalarak süreci yok saymanız en çok sizin zararınıza olacaktır. Bu çağrılar kişisel değil, kulübün geleceği içindir. Görmezden gelmek sorumluluğu ortadan kaldırmaz, aksine daha da büyütür. Şunu da herkes bilmelidir; bu kulüp kimsenin babasının malı değildir. Bu arma şahsi tasarruf alanı değildir. Burası bir şehrin ortak değeridir. Artık gerçekleri kabul edin, bu süreci yönetemediniz. Bu kulübü ileri taşıyamadınız, bu camianın güvenini kaybettiniz. Şimdi yapılması gereken bellidir, daha fazla zarar vermeden, daha fazla değer kaybettirmeden, derhal istifa edin. Bilecikspor sahipsiz değildir. Bu şehir de bu arma da susmayacaktır" ifadelerine yer verildi.