GÜNDEM - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 12:33

Menemen çömlekçiliği Fransa’da tarih yazdı

A
A
A
Menemen çömlekçiliği Fransa’da tarih yazdı

Menemenli ustalar Fransa’da Akdeniz’in en prestijli yarışmalarından olan 5. Uluslararası Akdeniz Çömlekçiler Yarışması’na damga vurdu. Takım halinde birinciliği Menemen’in göğüslediği yarışmalarda çömlek ustalarını yalnız bırakmayan Aydın Pehlivan, "Ustalarımız 8 bin yıllık bir mirasın ve geleneğin temsilcisi olduklarını, aldıkları derecelerle gösterdi. Gururla söyleyebilirim ki, Menemen adına Fransa’da tarih yazıldı."


Fransa’da düzenlenen 5. Uluslararası Akdeniz Çömlekçiler Yarışması’na katılan Menemenli ustalar, elde ettikleri büyük başarılarla yalnızca Türkiye’yi değil, 8 bin yıllık Menemen çömlekçilik geleneğini de uluslararası arenada gururla temsil etti. 23-24 Mayıs 2026 tarihlerinde Menton kentinde Stefano Montanto direktörlüğünde gerçekleştirilen organizasyon, Akdeniz havzasının en önemli çömlek buluşmalarından biri olarak dikkat çekti. 13 ülkeden 31 ustanın katıldığı festivale Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın destekleriyle katılan Menemen ekibi hem sanatsal başarıları hem de kültürel temsiliyetiyle organizasyonun en çok konuşulan ekiplerin başında geldi. Festival kapsamında Menton Belediyesi ile kardeş şehir süreci üzerine önemli temaslarda bulunuldu. İki şehir arasında kültürel iş birlikleri, müzeler arası koordinasyon, ortak sergiler ve kültürel projeler üzerine verimli görüşmeler gerçekleştirildi. Festival katılımcıları ayrıca Menton İnsanlık Müzesi’ni ziyaret ederek kültürel miras ve sanat alanındaki çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldu.



Ödüller Menemen’e...


Yarışmalarda Menemenli ustalardan Gökhan Taşomcu estetik dalında birincilik elde ederken, Ali Hikmet Koç erkekler teknik kategorisinde ikincilik, Uliana Trandafilova Tekin ise kadınlar teknik kategorisinde ikincilik kazanarak Menemen’e üç önemli ödül kazandırdı. Toplam 9 ödülün 3’ünü alan Menemen ekibi, takım halinde organizasyonun birincisi olmayı başararak uluslararası platformda tarihi bir başarıya imza attı.



"Ülkem adına gururluyum"


Festivalde yalnızca yarışma başarılarıyla değil, kültürel birikimi ve uluslararası saygınlığıyla da dikkat çeken Menemen Çömlekçiler Derneği başkanı ve UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Ahmet Taşomcu ise festivalde jüri üyesi olarak görev alarak Menemen’i ve Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Taşhomcu,"Her biri birbirinden hünerli eller, bir kez daha toprağın etrafında kenetlendi. Yarışmalarda ve organizasyonda yapılan her çömlek, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gösterdi. Çünkü burada önemli olan şey yarışmanın ötesinde kültürel bir aktarım sağlayarak dostlukları pekiştirmektir. Geçmişte İtalya’dan ülkemize çömlekçilik alanında birincilik getirmiş biri olarak bu kez böylesi bir uluslararası organizasyonda jüri üyesi olduğum için şahsım ve ülkem adına gururluyum. Ülkemize başarıyla dönen tüm arkadaşlarımı kutluyorum. Buradaki başarılarımızı ve diyaloglarımızı 5. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’ne taşıyacağız. Destekleri için Menemen Belediye Başkanımız Sayın Aydın Pehlivan’a da teşekkür ediyorum." dedi.



Fransa’daki organizasyona Menemenli sponsor


Organizasyonda ayrıca Menemen’in önemli markalarından biri olan Gamus sponsor olarak yer aldı. Uluslararası platformlarda hem kendi markasını hem de Menemen’i başarıyla temsil eden firma, festivalin önemli destekçileri arasında bulunarak ilçenin tanıtımına katkı sundu.



Başkan Pehlivan’dan Menemenli ustalara sürpriz


Festivalin son gününde Aydın Pehlivan da yarışma alanına gelerek Menemenli ustalara sürpriz yaptı. Ustalara moral ve motivasyon desteği veren Başkan Pehlivan, sanatçılarla uzun süre vakit geçirerek kültürel dayanışmanın, ortak üretimin ve geleneksel sanatların yaşatılmasının önemine dikkat çekti.



"Kadim bir geleneği, geleceğe taşıyoruz"


Festivalde konuşma yapan Aydın Pehlivan, Menemen’in köklü çömlekçilik mirasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:


"Menemen, sekiz bin yıllık çömlekçilik geleneğini yaşayan ve yaşatan kadim bir kenttir. Bugün burada bulunan ustalarımız da bu büyük mirasın çok kıymetli temsilcileridir. Burada asıl mesele yarışmak değil; dostluğu büyütmek, kültürel bağları güçlendirmek ve bu köklü geleneği gelecek nesillere hep birlikte ulaştırmaktır. Elbette birliğin ve dostluğun yanında başarının da gelmesinden dolayı çok mutluyuz.Geçtiğimiz yıl Ahmet Taşhomcu ustamıza Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü’nü bizzat Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vermiş olması da motivasyonumuzu pekiştiriyor. Menemen olarak çömlekçilikte geçmişimizden aldığımız kadim geleneği, geleceğe taşıyoruz. Bu noktada da Menemen Belediyesi olarak gerek Uluslararası Çömlek Festivali’ni düzenleyerek, gerekse de yaptığımız diğer çalışmalarla çömlek ustalarımızın her zaman yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Bu yıl beşinci kez düzenleyeceğimiz Uluslararası Çömlek Festivali’nde de yepyeni yarışmalar ve ziyaretçilerimize yepyeni sürprizlerle yine unutulmaz bir etkinliğe imza atacağız."



Menemen heyeti, dostluk köprüleri kurdu


Akdeniz havzasındaki ülkelerin sanatçıları, seramik ustaları ve kültür temsilcileriyle dolu dolu geçen iki gün boyunca güçlü dostluklar kurduklarını ifade eden Menemen heyeti, organizasyondan yalnızca ödüllerle değil; yeni iş birlikleri, değerli ilişkiler ve önemli kültürel kazanımlarla döndüklerini belirtti.


Geçtiğimiz yıl Menemen’de başlayan dostluğun Menton’da daha da güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden heyet, kardeş şehir sürecinin kısa süre içerisinde somut adımlarla ilerlemesini temenni ettiklerini belirtti.


Menemen Belediyesi yetkilileri, Fransa’daki başarılı organizasyonun ardından şimdi tüm hazırlıkların 18-19-20 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek 5. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’ne odaklandığını ifade ederek, Akdeniz’in dört bir yanından sanatçıları yeniden Menemen’de ağırlamayı arzu ettiklerini belirtti.



Menemen çömlekçiliği Fransa’da tarih yazdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kesintisiz enerji için UEDAŞ’ın tüm ekipleri sahada Kurban Bayramı boyunca kesintisiz enerji hizmetinin sürdürülebilmesi için UEDAŞ, saha ekipleriyle 7/24 görev başında olacak. Bayram süresince oluşabilecek olumsuzluklara hızlı müdahale edebilmek adına teknik altyapı ve operasyonel hazırlıklarını tamamlayan şirket, 420 saha personeli ve 194 aracıyla bölgede aktif görev yapacak. UEDAŞ, enerji arzının kesintisiz devam etmesi için tüm operasyon planlamalarını hazır hale getirdi. Özellikle yaz döneminde artan nüfus hareketliliği, tatil bölgelerindeki yoğunluk ve enerji tüketimindeki yükseliş nedeniyle saha organizasyonlarını güçlendiren şirket, ekiplerini bayram boyunca aktif şekilde sahada konumlandıracak. UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, bayram süresince enerji hizmetinin kesintisiz şekilde devam etmesi için tüm ekiplerin sahada aktif görev yapacağını belirterek, "Yaklaşık 35 bin kilometrekarelik hizmet bölgemizde vatandaşlarımızın bayramı sorunsuz geçirebilmesi için operasyonel hazırlıklarımızı tamamladık. Bayram boyunca yüzlerce saha çalışanımız, teknik personelimiz ve operasyon ekiplerimiz 7 gün 24 saat esasına göre görev başında olacak. Operasyon merkezlerimiz ve çağrı merkezimizle birlikte tüm süreçleri anlık olarak takip ediyoruz" dedi. Şebeke yönetiminde kullanılan dijital takip sistemleri sayesinde arızaların anlık izlendiğini ifade eden Gençoğlu, "SCADA ve uzaktan izleme sistemlerimiz üzerinden enerji akışını sürekli kontrol altında tutuyoruz. Özellikle yaz döneminde yoğunluk yaşanabilecek bölgelerde ekip ve araç planlamalarımızı artırdık. Arızalara hızlı müdahale ederek vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlamak için sahada olmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımız da herhangi bir olumsuz durumda çağrı merkezimiz ve dijital kanallarımız üzerinden bize 7/24 ulaşabilir" diye konuştu. UEDAŞ, güçlü teknik altyapısı, saha organizasyonu ve deneyimli ekipleriyle bayram boyunca da "Hayatın Her Yerinde" anlayışıyla hizmet vermeye devam edecek.
Ankara Ticaret Bakanlığı’ndan otomotiv ihracatında tarihi rekor vurgusu Ticaret Bakanlığı, 2025 yılında otomotiv sektörünün 41,5 milyar dolarlık ihracatla tarihi bir rekora ulaştığını belirterek, 2026 yılında yeni rekorlar için sektörün tüm imkânlarla destekleneceğini açıkladı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv endüstrisinin geçtiğimiz yılı Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamıyla tamamladığı ifade edildi. Sektörün, bir önceki yıla göre büyüme ivmesini koruyarak 41,5 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığı ve lider konumunu sürdürdüğü kaydedildi. Açıklamada, Türk otomotiv sanayisinin küresel tedarik zinciri dönüşümlerine ve teknolojik değişimlere hızlı uyum sağladığı vurgulanarak, sektörün 190’dan fazla ülke ve serbest bölgeye ihracat gerçekleştirdiği belirtildi. ’Hafif ticari araç üretiminde Türkiye Avrupa’da birinci’ İhracatın yüzde 70’inden fazlasının Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, Türkiye’nin motorlu taşıt üretiminde dünyada 12’nci, Avrupa’da 5’inci sırada yer aldığı aktarıldı. Hafif ticari araç üretiminde ise Türkiye’nin Avrupa’da birinci sırada olduğu bildirildi. Bakanlık açıklamasında ayrıca, yeşil dönüşüm, batarya teknolojileri ve yazılım odaklı mobilite çözümlerine yönelik çalışmaların hız kazandığı belirtilerek, sektörün 2026 ve sonrası için daha yüksek hedeflere odaklandığı ifade edildi. Ticaret Bakanlığı’nın destek programlarıyla otomotiv sektörünün yanında olmaya devam edeceği kaydedildi.
Yalova 116 yıllık efsane geri dönüyor Türkiye’de köy statüsünde yaşatılan son ve en uzun soluklu er meydanı geleneği olan Tarihi Fevziye Güreşleri, Altınova Belediyesi’nin öncülüğünde 116. yılında yeniden başlıyor. Türkiye’nin pehlivanları 19-20 Haziran tarihlerinde Marmara’nın Er Meydanı Fevziye Güreşleri’nde buluşuyor. Yalova Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, bir asrı geride bırakan bu tarihi geleneği birlikte yaşamak ve yaşatmak için tüm vatandaşları Feyziye Köyü’ne davet etti. Ata sporumuz yağlı güreş geleneğini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen 116. Tarihi Fevziye Yağlı Pehlivan Güreşleri, uzun bir aranın ardından yeniden er meydanına taşınıyor. "Hasret bitiyor, Er Meydanı yeniden kuruluyor" sloganıyla duyurulan büyük buluşmada, yeniden davullar çalacak, dualar edilecek ve Türkiye’nin pehlivanları Marmara’nın Er Meydanı’nda kol bağlayacak. Yöresel oyunlar ve geleneklerin yaşatılacağı Fevziye Köyü, yeniden önemli bir kültür şölenine ev sahipliği yapacak. Altınova’nın köklü değerlerinden biri olan Fevziye Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin yeniden başlamasını sağlayan Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, "Burası Fevziye Er Meydanı. Biz hazırız, hasret bitiyor. Altınova’mızın köklü geleneği, ata sporumuzun sönmeyen meşalesi Tarihi Fevziye Yağlı Pehlivan Güreşleri 116. yılında yeniden şahlanıyor. Bir asrı geride bırakan bu tarihi geleneği birlikte yaşamak ve yaşatmak için tüm hemşerilerimizi 19-20 Haziran tarihlerinde Fevziye Köyü Er Meydanı’na bekliyoruz" dedi. Tarih boyunca Fevziye’de kürsü yapan pehlivanların Kırkpınar’da da boy gösterdiğini hatırlatan Fevziye Köyü Muhtarı Ahmet Necmi Yüksel, 116 yıldır yağlı güreş geleneğini yaşatan bir köy olarak Türkiye’de önemli bir değere sahip olduklarını belirtti. Yüksel, tarihi güreşlerin yeniden başlamasına öncülük eden ve destek veren Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca ’ya teşekkür etti. Gelenekten geleceğe uzanan bu büyük buluşma 19 Haziran Cuma günü saat 20.00’de konser programı ve Kafkas yöresel halk oyunları gösterisi ile başlayacak. 20 Haziran Cumartesi günü sabah saat 10.00’dan itibaren ise pehlivanlar er meydanına çıkacak.
Adana Adana’da buğday hasadı öncesi biçerdöverlerin bakımı yapılıyor Adana’nın Kozan ilçesinde buğday hasadı öncesi ürün kaybının önüne geçmek için biçerdöverlere bakım yapılıyor. Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen buğday için hasat dönemi bayramın ardından başlayacak. Hasat öncesi de çiftçiler biçerdöver bakımlarını yaptırıyor. Kozan Sanayi Sitesi’nde bakımı yapılan biçerdöverler için ustalar titizlikle çalışıyor. Bu yıl yüksek rekolte beklenen buğdayda ürün kaybının önüne geçilmesi açısından biçerdöverlere bakım büyük önem taşıyor. "Tarlalarda yürüyen fabrika" Ustalardan Cemil Can Yıldız, makinelerin bakımının titizlikle yapıldığını söyledi. Yıldız, "Tarlalarda yürüyen fabrika" olarak nitelendirdiği biçerdöverlerde rekolte kaybının en aza indirilmesi için bakımın büyük önem taşıdığını ifade etti. Yıldız, "Artık son dönemlere geldik. Çiftçimizin az zayiat vermesi için bakımlar çok önemli. Sezonda herhangi bir arıza olmaması gerekiyor. Bu iş sezonluk olduğu için makinelerin arıza vermeden çalışması hem bizim hem de çiftçimizin yararına. Yangın tüplerinin dolu olması lazım. Özellikle zincir aksamı, kayış aksamı, bilye sistemi, motor yağ bakımları ile kırık ve çatlak kontrollerini yapıyoruz. Aksi takdirde hem çiftçi zarar eder hem biz zarar ederiz" dedi. "Bakım yapılmazsa zarar büyüyor" Bakımlı biçerdöverlerin verimi artırdığını belirten Yıldız, "Bakımlı ve bakımsız biçerdöver arasında dönüm başına yaklaşık 5 kilogram fark oluşabiliyor. Bu da geniş arazilere vurulduğunda büyük kayıp demek. Bu yıl verimlerin yüksek olmasını bekliyoruz. Çiftçinin zayiat yaşamaması için bakım şart. Bazı biçer sahipleri yağlamayı geciktiriyor ya da arızaları önemsemiyor. Bu da büyük zararlara yol açıyor" diye konuştu. "Aşırı ısınma yangın riski oluşturuyor" Biçerdöverlerin sürekli çalışan makineler olduğuna dikkat çeken Yıldız, aşırı ısınmanın yangına neden olabileceğini kaydederek, "Tarlalarda eski döven taşları, çakmak taşlarıyla karşılaşabiliyoruz. Bunlar da yangın riskini artırıyor. Çevre ilçelerden de yoğun talep var. Genel itibarıyla bakımları tamamladık. Bir biçerdöverin ortalama bakım maliyeti 100 ila 150 bin lira arasında değişiyor. Makine ne kadar hor kullanılırsa maliyet o kadar artıyor, ne kadar dikkatli kullanılırsa o kadar düşüyor" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Okul saldırısında hayatını kaybeden Kerem’in babası: "Bayram geldi ama bize bayram gelmedi" Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerden Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör, bayramın kendilerine gelmediğini belirterek, "Bizim en büyük talebimiz, çocuklarımızın isimlerinin yaşatılması" dedi. Kahramanmaraş Valiliği tarafından düzenlenen mevlit programıyla okul saldırısında hayatını kaybedenler anıldı. Program sonrası saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki 5’inci sınıf öğrencisi Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör, toplumun ailelerin verdiği desteğin kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade ederek, "Çocuklarımız bize yük olmadan gitti. Bu toplum onların her şeyini düşündü. Allah bu milletten razı olsun. Biz babamızı kaybettiğimizde bile bu kadar ağır bir acı hissetmedik. Evlat acısı çok başka. Çocuklarımızın ve öğretmenimizin bu toplumun kalbine girdiğini görüyoruz. Milletimizin sahip çıkması bize güç veriyor" dedi. Verilen desteğin devam etmesini istediklerini belirten Güngör, "Bizim en büyük talebimiz, çocuklarımızın isimlerinin yaşatılması. Daha 10-11 yaşında çocuklardı. Hayalleri, gelecekleri vardı. Hepsi yarım kaldı, çalındı. Bir anne ve babanın isteği, evladının adının yaşatılmasıdır. Geride kalan aileler iyi değil. Bayram geldi ama bize bayram gelmedi. Evlerde insanlar saatlerce uyuyor, toparlanmaya çalışıyor ama acı çok büyük. Biz ailelerle sürekli görüşüyoruz. Toplumumuzdan isteğimiz, çocuklarımızın isimlerinin yaşatılması. Milletimizin desteğini gördükçe ayakta kalmaya çalışıyoruz. Evlat kaybetmek kolay değil. Bu süreçte yanımızda olan herkesten Allah razı olsun" diye konuştu.