EĞİTİM - 23 Temmuz 2024 Salı 09:11

Prof. Dr. Arif Hepbaşlı’ya ’Yaşam Boyu Başarı Ödülü’

A
A
A
Prof. Dr. Arif Hepbaşlı’ya ’Yaşam Boyu Başarı Ödülü’

Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, International Association of Green Energy tarafından verilen Lifetime Achievement Award’a (Yaşam Boyu Başarı Ödülü) layık görüldü.


Önceki yıllarda Stanford Üniversitesi’nin hazırladığı, “Dünyadaki En Etkili Bilim İnsanları” listesinde de yer alan Prof.Dr. Arif Hepbaşlı’nın uzun yıllardır “Ekserji” yani enerjinin kalitesi alanında yürüttüğü akademik çalışmalar bu kez de International Association of Green Energy (Uluslararası Yeşil Enerji Derneği) tarafından ödüllendirildi.



Dünyada üç bilim insanından biri


Prof. Dr. Arif Hepbaşlı ödülünü geçtiğimiz günlerde, Çin’in, Ningbo kentinde gerçekleştirilen törende aldı. Yeşil enerjinin tüm alanlarında akademi, sanayi ve toplum genelinde eğitim ve bilgi alışverişi için bir ağ oluşturmak üzere çalışan ve kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan International Association of Green Energy, 2021 bu yana enerji alanında başarılı çalışmalar yürüten bilim insanlarını ödüllendiriyor. Dernek tarafından yapılan biyometrik analizler sonucunda “Ekserji” alanında en fazla bilimsel çalışması olan dünyada üç bilim insanından biri olan Prof.Dr. Arif Hepbaşlı, aldığı ödül ile ülkemizin de gururu oldu.


12 yıl önce Yaşar Üniversitesi’nde İzmir ve Ege Bölgesi’nin ilk enerji sistemleri mühendisliği bölümünün kurucularından olan Prof.Dr. Hepbaşlı, böyle bir ödüle layık görüldüğü için çok mutlu olduğunu belirterek, “43 yıllık meslek yaşamım var. Bunun 10 yılı İzmir sanayisinde çeşitli sektörlerde çalışarak geçti. Sonrasında yurtiçi ve yurtdışında farklı üniversitelerde çalıştım. 2012 yılında Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda yer aldım. Bu başarıya götüren en önemli konulardan biri uluslararası alanda akademik izler vardır. Bilimsel olarak bunun adı “ h- index” bu akademisyenlerin performans göstergesidir. Ben buna akademik ayak izi diyorum. Akademik ayak izim ve uzun yıllara dayanan akademik çalışmalarım sonucunda layık görüldüm. Bu alanda çalışmalarıma öğrencilerimden de aldığım güç ile devam edeceğim” dedi.



Prof. Dr. Arif Hepbaşlı’ya ’Yaşam Boyu Başarı Ödülü’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."