GÜNDEM - 21 Mayıs 2026 Perşembe 10:44

Yangınlarda vatandaşa, evinde ise oğluna umut oluyor

A
A
A
Yangınlarda vatandaşa, evinde ise oğluna umut oluyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda paramedik olarak görev yapan Gülden Demir, acil vakalarda yaşam için mücadele ederken, evinde de nadir görülen genetik hastalıkla yaşayan oğlu Bulut’un gelişimi için yıllardır umutla savaşıyor. Dünyada yalnızca 21 vakada görülen AKT3 gen bozukluğuna sahip Bulut’un, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olması ise aileye umut veriyor.


İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 2010 yılından bu yana paramedik olarak görev yapan Gülden Demir’in yaşamı, oğlu Bulut’un doğumuyla birlikte farklı bir mücadeleye dönüştü. Acil vakalarda insanların hayatına dokunan Demir, yıllardır evinde de oğlunun gelişimi için büyük bir mücadele veriyor. 9 yaşındaki Bulut Demir, dünyada yalnızca 21 kişide görülen AKT3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali ve yaygın gelişim geriliğiyle yaşamını sürdürüyor. Literatürdeki en nadir vakalardan biri olarak gösterilen Bulut’un durumu, aynı zamanda umut verici bir tablo ortaya koyuyor. Bulut, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olarak öne çıkıyor. Anne karnından itibaren zorlu bir süreç yaşayan Bulut, nöroloji, genetik ve farklı branşlarda yakından takip edildi. Henüz 1 yaşına gelmeden fizik tedavi ve özel eğitime başlayan Bulut, bugün de eğitim ve hareket terapilerine devam ediyor. Uzun süren genetik ve nörolojik testlerin ardından kesin tanı ise 5 yaşında konulabildi.



"4 yıldır o adımı bekliyorduk"


2014 yılında kızı Defne’yi, 2017’de ise oğlu Bulut’u dünyaya getiren Gülden Demir, oğlunun doğumundan kısa süre sonra gelişim farklılıkları fark ettiklerini söyledi. Uzun süre tanı konulamadığını belirten Demir, "3 aylık olduğunda hala başını tutamıyordu. Genetik testler yapılıyordu ama sonuç alamıyorduk" dedi. Bulut’un ilk adımlarını 4 yaşında attığını anlatan Demir, İzmir depremindeki 72 saatlik görevin ardından eve döndüğünde oğlunun ilk kez yürüdüğünü gördüğünü belirterek, "Bulut ilk kez adım atıyordu. Birçok insana göre geç olabilir ama bizim için çok büyük bir adımdı. Çünkü 4 yıldır onun yürümesini bekliyorduk" diye konuştu. Yıllar süren testlerin ardından Bulut’a, "akt3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali" tanısı konulduğunu aktaran Demir, oğlunun dünya literatürüne geçen 21’inci vaka olduğunu söyledi.



"Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti"


Doktorların Bulut’un gelişimini yakından takip ettiğini belirten Gülden Demir, oğlunun dünya literatüründeki 21’inci vaka olduğunu ve hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci çocuk olarak değerlendirildiğini söyledi. Tedavi sürecinde ilaç yerine eğitim ve destek çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade eden Demir, "Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti" dedi. 24 saatlik nöbet sistemiyle çalıştığını anlatan Demir, görev sırasında tüm dikkatini vakalara vermek zorunda olduğunu belirterek, "İnsanların en zor anlarında yanlarında oluyoruz. O anda kendi acımızı bir kenara bırakıp tamamen vakaya odaklanıyoruz" diye konuştu.



"Mücadeleci yönümü ortaya çıktı"


Süreç boyunca içine kapanmak yerine sosyal yaşamdan kopmamaya çalıştıklarını söyleyen Gülden Demir, "Görev başında olduğum gibi oğlumun yaşam mücadelesinde de pes etmedim. Ben düşersem Bulut’un da düşeceğinin farkındayım. Bulut daha yürüyemezken tırmanma duvarına çıkmak için mücadele ediyordu. O savaşıyorsa ben asla bırakamam. Bulut benim mücadeleci yönümü ortaya çıkardı. Bir de kızım var. Ailem için ayakta duracağım. Biz birbirimize güç veriyoruz" ifadelerini kullandı.



Yangınlarda vatandaşa, evinde ise oğluna umut oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum FK’nın Süper Lig’e yükselmesi şehri ayağa kaldırdı Trendyol 1. Lig play-off finalinde Esenler Erokspor’u 2-0 mağlup ederek Süper Lig’e yükselen Çorum FK’nın tarihi zaferi kentte büyük bir coşkuyla kutlandı. Binlerce taraftarın sokaklara döküldüğü kutlamaların oluşturduğu muhteşem görsel şölen havadan görüntülendi. Trendyol 1. Lig play-off finalinde Esenler Erokspor’u 2-0 mağlup eden Çorum FK, Süper Lig’e yükselen son takım oldu. Karşılaşmanın ardından Çorum’da binlerce vatandaş sokaklara ve caddelere akın etti. Taraftarlar konvoylar oluşturup şehir turu attı, kent meydanında, sokak ve caddelerde halaylar çekerek şampiyonluk sevincini yaşadı. Tüm şehri saran bu benzersiz şampiyonluk coşkusu ve cadde ve sokaklardaki yoğunluk, havadan görüntülendi. Taraftarlar duygularını paylaştı Şampiyonluk kutlamalarına katılan Sultan Kurman, "Çorumluyum, muhteşemiz. Süper Lig’e çıktığımız için muhteşem duygular hissediyorum. Helal olsun diyorum zafer bizimdir" dedi. Şehir takımının şampiyonluğunu ve sevinçlerini dile getiren Hatice Doymaz da, "Şu an kutlama için buradayız. Bunu hakediyorduk. Çok bekledik, Şampiyon Çorum" diye konuştu. Ailesiyle birlikte maç sonrası kutlamalara katılan Ali Ertun Kadinler ise, "Takımımız şampiyon oldu. Çok mutluyuz. Burada hep beraber eğleniyoruz. Süper Lig’e çıkmasını bekliyorduk. Bizim içinde güzel oldu. Herkese teşekkürler" şeklinde konuştu.
Ankara Bilgi Üniversitesinin kapatma kararı iptal edildi Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet kapatma kararının iptali hakkında Cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte, Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükten kaldırılmasına, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verildi. "İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek" Karar hakkında sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, mağduriyet yaşanmaması yönünde kararın güncelliğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek. Cumhurbaşkanımız, öğrencilerimizin eğitim hayatının aksamaması, ailelerimizin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarımızın haklarının gözetilmesi yönündeki süreci hassasiyetle yeniden değerlendirmiştir. Öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda karar güncellenmiştir. İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi. Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir. Alınan kararın öğrencilerimiz, ailelerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.