EKONOMİ - 07 Mart 2022 Pazartesi 16:11

Türkiye hazır giyimde büyüyor

A
A
A
Türkiye hazır giyimde büyüyor

Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, 696 bin kişilik istihdam ordusu, 3,44 milyon ton üretim kapasitesiyle gerçekleştirdiği 22,5 milyar dolar ihracatla her geçen yıl büyümeye devam ediyor.

Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, 696 bin kişilik istihdam ordusu, 3,44 milyon ton üretim kapasitesiyle gerçekleştirdiği 22,5 milyar dolar ihracatla her geçen yıl büyümeye devam ediyor.


Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği 2022 yılı Şubat ayı raporuna göre, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü büyük bir ivme yakaladı. Sektör 2021 yılında dünyanın en büyük üretim kapasitesinde beşinci, Avrupa’nın en büyük yedinci ihracatçısı, Avrupa’nın en büyük denim ihracatçısı, dünyanın en büyük ikinci çorap ihracatçısı, Avrupa Birliği’nin en büyük üçüncü tedarikçisi oldu.


Hazır giyim sanayinde yüksek yatırım iştahı ise yüzleri güldürdü. Endüstri 4.0, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği, yeni kapasite, dijitalleşme amaçlı yatırımlar ise büyüme kaydediyor.


2015 yılında 104 belge (yatırım teşvik) alınırken bunun rakamsal maliyeti 170 milyon TL oldu. Bu rakam sırasıyla; 2016 yılında 138 belge, 225 milyon TL yatırım, 2017 yılında 199 belge, 580 milyon yatırım, 2018 yılında 321 belge 1 milyar 320 milyon TL yatırım, 2019 yılında 376 belge 1 milyar 940 milyon TL yatırım, 2020 yılında 476 belge, 2 milyar 690 milyon yatırım, 202 yılında bin 191 belge, 5 milyar 370 milyon yatırım şeklinde oldu.


Sektör geçen yıl en çok Almanya, İspanya, İngiltere, Hollanda, Fransa gibi ülkelere ihracat yaptı. 2020 yılında Almanya’ya 3 milyar 136 milyon 8 dolar ihracat yapan sektör bu rakamı 2021 yılında yüzde 10 artırarak 3 milyar 465 milyon 8 dolara çıkardı


Yine 2020 yılında İspanya’ya 2 milyar 20 milyon 9 dolarlık ihracat yapılırken, bu rakam 2021 yılında yüzde 34,6 artarak 2 milyar 716 milyon 6 dolara yükseldi.


2020 yılında İngiltere’ye 1 milyar 897 milyon 2 dolarlık ihracat yapılırken bu rakam 2021 yılında yüzde 9,4 artarak 2 milyar 069 milyon 3 dolar oldu.


2020 yılında Hollanda’ya 1 milyar 250 milyon 9 dolarlık ihracat yapılırken bu rakam 2021 yılında yüzde 22,2 artarak 1 milyar 526 milyon 5 dolar oldu.


2020 yılında Fransa’ya 809 milyon dolarlık ihracat yapılırken bu rakam 2021 yılında yüzde 27,6 artarak 1 milyar 31 milyon 9 dolar oldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da liseliler milli ve manevi değerleri ezgilerle yaşatıyor Samsun’da liseli koro grubu, milli ve manevi değerleri farklı kesimlerle buluşturarak kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sunuyor. Atatürk Anadolu Lisesi’nde görevli müzik öğretmeni Ferhat Doğan’ın öncülüğünde milli ve manevi değerler eğitimi kapsamında oluşturulan öğrenci korosu, toplumun farklı kesimlerine ulaşarak konserler veriyor. Huzurevleri, şehit ve gazi ailesi dernekleri, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve emniyet güçlerine yönelik konserlerde türküler, Türk dünyasının ortak ezgileri ve marşlar seslendiriliyor. Proje sayesinde öğrenciler sahne deneyimi kazanarak toplum önünde kendilerini ifade etme becerisi geliştirirken, aynı zamanda milli ve manevi değerlere sahip çıkma konusunda sorumluluk bilinci ediniyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda gerçekleştirilen çalışma, öğrencilere okul dışı öğrenme alanları sunarak eğitimi hayatın içine taşıyor. Proje koordinatörü Ferhat Doğan, gençlerin sesinde yeniden hayat bulan bu eserlerin kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir köprü görevi gördüğüne dikkati çekerek, şunları söyledi: "Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirdiğimiz projede öğrencilerimle oluşturduğumuz koroyla birlikte huzurevlerine, şehit derneklerine, gazi derneklerine, emniyet güçleri ve askeri personelimize yönelik konserler gerçekleştiriyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerimize okul dışı öğrenme alanları oluşturma amacıyla müzik dersini bu fikirle sentezleyerek hayata geçirdik. Öğrencilerimiz sahnede türkülerimizi ve Türk dünyası ezgilerini seslendirirken milli ve manevi değerlerimizi yaşayarak öğreniyor, aynı zamanda toplumla etkileşim kurarak sorumluluk bilinci kazanıyor. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiğimiz bu projemiz, ülkeye örnek teşkil ediyor." Öğrencilerin konserlerde seslendirdiği eserler, dinleyiciler tarafından da büyük beğeni topluyor.
Konya Konya’da otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik eğitim ve çalıştay Konya’da Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bireylere Yönelik II. Ulusal Eylem Planı (2023-2030) çerçevesinde, eğitim ve çalıştay programı gerçekleştirildi. Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen eğitim ve çalıştay programında kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, alan uzmanları, sivil toplum kuruluşları ile ilgili paydaşlar katılım sağladı. Programda, Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hakan Sarı başta olmak üzere alanında uzman akademisyenler tarafından otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik güncel yaklaşımlar, bilimsel çalışmalar ve hak temelli hizmet modelleri üzerine değerlendirme yaptı. Gerçekleştirilen programda, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin yaşam kalitesinin artırılması, eğitim, sağlık, sosyal hizmetler, istihdam ve toplumsal yaşama katılım süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Ayrıca kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi, yerelde yürütülebilecek çalışmaların değerlendirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılması amacıyla çeşitli oturumlar düzenlendi. Eğitim programında akademisyenler ve alan uzmanları tarafından katılımcılara otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin ihtiyaçlarına yönelik güncel uygulamalar, kapsayıcı sosyal politika yaklaşımları ve multidisipliner çalışma yöntemleri hakkında bilgiler aktarıldı. Çalıştay bölümünde ise katılımcılar tarafından çözüm önerileri geliştirilerek yerel düzeyde uygulanabilecek faaliyetler değerlendirildi. Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin toplumsal hayata aktif katılımının desteklenmesi ve ailelerin yaşamlarının kolaylaştırılması amacıyla kurumlar arası koordinasyonun büyük önem taşıdığını vurguladı.
Antalya Trafik Haftası etkinliklerinde kurallara uyan 3 sürücüye plaket verildi Antalya’nın Manavgat ilçesinde Trafik Haftası’nda trafik ekiplerince açılan stantta, kural ihlali yapmayan 3 sürücü plaketle ödüllendirilirken vatandaşlar alkollü araç kullanmanın etkilerini Alkol Simülasyon Gözlüğü ile deneyimledi. 2-8 Mayıs Trafik Haftası kapsamında Manavgat Cumhuriyet Meydanı’nda etkinlik düzenlendi. Trafikle ilgili afiş ve dövizlerin yer aldığı standı gezen vatandaşlara çeşitli hediyeler verildi. Ayrıca trafik kurallarına uyan ve örnek davranış sergileyen 3 araç sürücüsüne plaket verildi. Örnek sürücü olarak plaket alan sürücüler, araç kullananları kurallara uymaya davet ederken, böylelikle kazaların önüne geçilebileceğini belirttiler. Farkındalık oluşturularak vatandaşların trafik kurallarına uymaları amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte en büyük ilgiyi Alkol Simülasyon Gözlüğü gördü. Alkolün etkilerini gözlükle deneyimlediler Alkol etkisi altında araç kullanmanın oluşturduğu zorlukları simüle etmek amacıyla tasarlanan gözlüğü takan vatandaşlar, kısa mesafe yürümelerine rağmen alkolün görsel algı ve koordinasyon üzerindeki etkilerini deneyimlediler. Etkinliğe Manavgat İlçe Emniyet Müdürü Murat Kenan Patat, İlçe Jandarma Komutanlığından J. Teğmen Oğuz Aktop, Manavgat Şoförler Odası Başkan vekili Galip Özden, Jandarma ve Emniyet Trafik Birim Amirleri ve Trafik görevlileri katıldı.
Kocaeli "Meme rekonstrüksiyonunda zamanlama hastaya göre belirlenmeli" Meme kanseri cerrahisi sonrası uygulanan meme onarımı (rekonstrüksiyon) işleminin hem fiziksel hem de psikolojik iyileşme sağladığını belirten Op. Dr. İsmail Tekfiliz, operasyonun zamanlamasının ve kullanılacak yöntemin hastaya özel olarak, multidisipliner bir yaklaşımla belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Meme kanseri sonrası uygulanan cerrahilerde, memenin yeniden oluşturulmasının hem fiziksel hem de psikolojik açıdan önemli bir süreç olduğunu belirten VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nden Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsmail Tekfiliz, "Meme rekonstrüksiyonu, hastanın vücut bütünlüğünü yeniden kazandırmayı ve yaşam kalitesini artırmayı hedefler. Günümüzde gelişen cerrahi teknikler sayesinde doğal görünüme yakın ve hastayı tatmin eden sonuçlar elde edebilmekteyiz" dedi. Meme rekonstrüksiyonunun zamanlamasının hastaya göre değişebildiğini ifade eden Op. Dr. Tekfiliz, "Rekonstrüksiyon işlemi meme alınmasıyla aynı seansta (eş zamanlı) yapılabileceği gibi, bazı hastalarda onkolojik tedavilerin tamamlanmasının ardından gecikmiş olarak da planlanabilir. Bu karar; hastanın genel sağlık durumu, tümör özellikleri ve alacağı kemoterapi ya da radyoterapi gibi ek tedavilere göre multidisipliner olarak verilir" diye konuştu. "Temelde iki ana yöntem uygulanıyor" Rekonstrüksiyonun temelde iki ana yöntemle gerçekleştirildiğini belirten Op. Dr. Tekfiliz, şöyle konuştu: "Alloplastik (protez ile yapılan) ve otolog (hastanın kendi dokuları ile yapılan) rekonstrüksiyon olmak üzere iki ana yaklaşım vardır. Alloplastik yöntemde doku genişletici ile silikon protezler kullanılarak ve iki aşamalı olarak meme oluşturulurken, otolog yöntemde ise hastanın uygun kendi dokularının meme dokusuna mikrocerrahi yöntemlerle transferi gerçekleştirilerek meme dokusu oluşturulması hedeflenir. Her iki yöntemin de kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır ve hasta özelinde değerlendirilmelidir." Tekfiliz, kendi cerrahi pratiğinde sıklıkla iki aşamalı alloplastik rekonstrüksiyonu tercih ettiğini vurgulayarak, "Bu yöntemde ilk aşamada doku genişletici yerleştirilerek cilt ve yumuşak dokular hazırlanır, ikinci aşamada ise kalıcı protez ile meme şekli oluşturulur. Aynı zamanda ikinci aşamada, diğer memeye de gerekli müdahale yapılarak simetri mümkün olduğunca sağlanmaya çalışılır. Bu süreç bize daha kontrollü ve öngörülebilir sonuçlar sağlar. Ancak hastanın beklentisi, yaşam tarzı ve anatomik uygunluğu doğrultusunda otolog rekonstrüksiyon da önemli bir alternatif oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. "Tedavi planı multidisipliner bir yaklaşımla oluşturulmalı" Meme rekonstrüksiyonunun yalnızca estetik bir işlem olmadığını vurgulayan Op. Dr. Tekfiliz, "Bu süreç aynı zamanda hastanın psikolojik iyilik halini destekleyen, tedavinin önemli bir parçasıdır. Amaç; hem onkolojik güvenliği sağlamak hem de hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağlamaktır. Bu nedenle tedavi planı; genel cerrah, medikal onkolog ve plastik cerrahın birlikte çalıştığı multidisipliner bir yaklaşımla oluşturulmalıdır. Her hastaya aynı yöntem uygulanmaz; doğru hasta seçimi, detaylı bilgilendirme ve kişiye özel planlama başarılı sonuçların anahtarıdır" ifadelerini kullandı.