- 19 Mart 2022 Cumartesi 11:40

Sosyal medya hakareti cezasız kalmasın diye 2 yıl bekledi

A
A
A
Sosyal medya hakareti cezasız kalmasın diye 2 yıl bekledi

Kahramanmaraş’ta avukatlık yapan Serpil Yabanoğlu, 2020 yılının Nisan ayında ünlü işletmeci Celal Çapa’nın eşi Şebnem Çapa’nın sosyal medyasında bir fotoğrafına yorum yaptı.

Kahramanmaraş’ta avukatlık yapan Serpil Yabanoğlu, 2020 yılının Nisan ayında ünlü işletmeci Celal Çapa’nın eşi Şebnem Çapa’nın sosyal medyasında bir fotoğrafına yorum yaptı. Fotoğrafla ilgisi olmayan başka bir kullanıcı tarafından kendisine yapılan hakaret yorumuna ise Yabanoğlu, cezasız bırakmamak için 2 yıldır hukuki mücadele veriyor.


2020 yılının Nisan ayında pandemi nedeniyle herkesin evde olduğu bir dönemde yaşanan olayda, Yabanoğlu sosyal medya hesabına bakarken, ünlü İşletmeci Celal Çapa’nın eşi Şebnem Çapa’nın bir cami fotoğrafı paylaştığını gördü. Fotoğraftaki camiyi Ortaköy Camiine benzeterek, Yabanoğlu, caminin hangisi olduğunu Çapa’ya sordu. Aradan bir zamana geçtikten sonra Çapa, fotoğraftaki caminin Bezmialem Valide Cami olduğunu söyledi. Çapa’ya teşekkür eden Yabanoğlu, daha sonra kendisine başka bir kullanıcı tarafından hareket edildiğini gördü. Bunun üzerine şahsı uyaran Yabanoğlu, hakaretlerin devam etmesi üzerine ekran fotoğraflarını alarak, Kahramanmaraş Cumhuriyet başsavcılığına şikayette bulundu.


Yabanoğlu, sosyal medyada gezinirken, Şebnem Çapa adında İnstagram kullanıcısının, evinin çok güzel bir manzarasını paylaştığını belirterek, "Evinin balkon manzarasında, boğazla birlikte ön tarafta cami silueti vardı. Bende hesapta paylaşılan camiyi merak ettim. Çünkü Ortaköy Camiine çok benziyordu. Şebnem Çapa’ya yorum yaparak caminin neresi olduğunu sordum. Kendisi de nezaketen; ‘Dolmabahçe Bezmialem Valide Cami’ olduğunu söyledi” dedi.


“Başka bir kullanıcı yorum yaptı”


Yabanoğlu, bu sorudan dolayı başka bir kullanıcının hakaret ettiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:


“Hemen arkasından aslında bu paylaşım ile hiç ilgisi olmayan, ‘Erol Akbalık’ isimli bir kullanıcı şahsıma yönelik; ‘İşte bu caminin adını nasıl bilmezsin, sen aptal mısın? tatlı su sazanı’ şeklinde aleni küçük düşürücü ithamlarda bulundu. Kendisini uyardım. Bu söylediklerinin hakaret içerikli olduğunu, ekran görüntüsü aldığımı ve şikayetçi olacağımı söyledim. Fakat devam etti. Buna benzer içerikle tekrar tekrar söylemlerde bulundu. Bu süreçte bu hakaretlerin yanına kalmamasını özellikle bu tür sosyal medya hesaplar üzerinden paylaşımlarda bulunan, insanların çok özgür davrandığını, yaptıkları paylaşımlardaki sözleri, kullandıkları kelimelerin hakaret içerikli olabileceğini ve sonrasında suç teşkil edeceğini özellikle anlamaları için, avukatım Emine Ağaoglu’na vekalet verdim. Soruşturma sürecinden sonra iddianame hazırlandı. Şahsın hakkında hakaret suçlaması ile Kahramanmaraş 9 Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmak üzere dava açıldı. 18 Mart 2022 tarihi itibarı ile bu davanın ilk duruşmasıydı. Şahıs yaptığı hakaretleri inkar edemedi. Kabul etti. Artık alenilik ilkesi gereği de ağırlaştırılmış bir hakaret cezası alabileceği kanaatindeyim”


“Türk adaletine güvenin”


Avukat Ağaoglu ise müvekkilinin ve aynı zamanda meslektaşı Serpil Yabanoğlu’nun, 2020 Nisan aylarında sosyal medya aracılığı ile hakarete uğramış olduğunu kendisine ilettiğini söyleyerek, "Yaptığımız incelemeler neticesinde, kişinin söylemlerinin kaba konuşma ve davranışı aştığı ve hakaret boyutuna vardığını anladık. Bunun üzerine dava açtık. Vatandaşlara şunu önermek istiyorum. Sosyal medya mecralarında kullanılan kelimeler hakaret boyutuna ulaşan küfürler ve sözcükler kesinlikle yargılama sürecine yansıyor ve karşılık buluyor. Türk Ceza Kanununda, hakaret iftira ve bazen taciz boyutuna ulaşan sonuçlar doğruyor. Zannetmeyin ki, ‘Bizi şikayette bulunuyor, bu şahıslar bulunamaz’ diye. Böyle bir şey yok. Bakın suç tarihi 2020 yılının Nisan ayı, şu an geldiğimiz noktada bu şahıs Kahramanmaraş 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılanıyor. Türk adaletine güvenelim” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.