- 23 Mart 2022 Çarşamba 10:58

Sanal alemde Kahramanmaraş Kalesine Fransız bayrağı diktiler

A
A
A
Sanal alemde Kahramanmaraş Kalesine Fransız bayrağı diktiler

Metaverse kullanıcısı bir kişi, sanal olarak Kahramanmaraş Kalesinde satın aldığı iş yerine Fransız bayrağı dikti.

Metaverse kullanıcısı bir kişi, sanal olarak Kahramanmaraş Kalesinde satın aldığı iş yerine Fransız bayrağı dikti. KSÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Şevki Karabekiroğlu duruma tepki göstererek, “100 sene evvel aldıkları ders onlara yetmemiş, içlerinde bir ukde kalmış. O zaman başaramadıkları şeyi bugün en azından sanal alemde başarmak adına böyle bir kendi kendilerini tatmin edecek bir yola girmişler" dedi. Birilerinin gerçek alemde arazi topladığını ama insanları sanal aleme yönlendirdiğini ifade eden Şevki Karabekiroğlu, “Büyük küresel aklın hedef tahtasında Türkiye ve Rusya var" diye de ekledi.


Pandemi sonrası dünyanın yeni ilgi alanı olan arttırılmış gerçeklik (metaverse) de ilginç bir olay yaşandı. Sanal olarak Kahramanmaraş kalesinde bulunan bir iş yeri alan ve kimliği gizli olan bir kullanıcı, buraya Fransız bayrağı dikti. Dünyadaki tüm kullanıcıların da buraya erişebilmesi için canlı izleme seçeneği koyan kişiye KSÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Şevki Karabekiroğlu tepki gösterdi.


İHA’ya açıklamalarda bulanan Karabekiroğlu, "Gerçekte yapamadıklarını sanalda yapmaya çalışıyorlar" diyerek, “Kaleye Fransız bayrağı koyanlar, Fransız olabilir veyahut onlara kendini yakın gören birileri olabilir. Bu da bize şunu ifade eder; 100 sene evvel aldıkları ders onlara yetmemiş, içlerinde bir ukde kalmış. O zaman başaramadıkları şeyi bugün en azından sanal alemde başarmak adına böyle bir kendi kendilerini tatmin edecek bir yola girmişler. Fakat bu yolların çıkmaz yol olduğunu anlamıyor ve bilmiyorlar. Neden? Türk milletine hala tanımıyorlar. Gerçek alemde ve fiziki alemde yapamadıkları kahramanlığı sanal alemde bu şekliyle yaparak dediğim gibi kendilerini aldatma yoluna gidiyorlar” ifadelerini kullandı.



“Bizim sağlam kültürümüz var”


“Fakat bu tür olaylar bizim milletimizi bilemekten başka, kendi değerlerine daha sıkı sahip olmaktan başka hiçbir işe yaramaz” diyen Karabekiroğlu, şöyle devam etti:


“Şimdi bu adamlar bizim erişemeyeceğimiz bir alandan bize vurdular. Yani Metaverse, bizim şu anda tam manası ile elimizin kolumuzun uzanamayacağı bir alan. Getirip o Fransız bayrağını koyarak bizim müdahale şansımızı elimizden almış gibi görünüyorlar. Fakat dediğim gibi ancak hayal aleminde yaşarlar. Onların sahip olduğu dünyada Metaverse bir şey ifade edebilir. Ama Müslüman Türklerin dünyasında bunun karşılığı yok. Yani bu adamlar bizim içimizden ancak kendi dünyalarına yakın insanlara etki eder. Bizim ayağı yere basan bir medeniyetimiz kültürümüz var, insani değerlerimiz var. Öyle hayal aleminde gezecek vaktimiz de zaten yok. En tehlikeli şeyler şu olacak; yani teknoloji veya her şey, bir bıçak katilin elinde cinayet işliyor, doktorun elinde şifa veriyor. Bunlar da böyle. Şimdi biz bu alanlardaki gerçekliği göz ardı edemeyiz. Edemeyeceğimize göre, buna uygun tedbirleri de almak zorundayız. Oradan gelecek tehlikelere karşın neslimizi koruyacağız. fakat orada da bir varlık göstermemiz gerekiyorsa göstereceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız da aynı artırılmış gerçeklik üzerine toplantı yaptı. Bu gerçeklere değindi orada. Bizim de yapmamız gereken özellikle ve özellikle bunu yapanların arka planındaki niyet. Ve biz o niyeti de çok iyi görmüyoruz. Yani insanları bir kuyunun içine hapsedip tabir yerindeyse kendileri dışarıda istedikleri gibi at oynatmak istiyorlar.”



“Bize sanalı dayatanlar gerçek dünyada arsa topluyor”


Sanal gerçekliği yapanların asıl gayelerinin arsa toplamak olduğunu ve bununla gıda piyasasını ele geçirmek olduğuna değinen Karabekiroğlu, “Florida’da ve dünyanın değişik yerlerinde milyonlarca dönüm arazi zaten satın alıyorlar. Yani bizi sanal aleme yönlendirirken kendileri gerçek alemde arazi topluyorlar. Niye? Çünkü geleceğin en önemli silahının gıda olacağını biliyorlar. Buna uygun yatırımla yapıyorlar ve silah teknolojileri üzerine artık yapay zekayı da kullanarak kendilerini geliştirmeye çalışıyorlar. Onlar o alemde yani hayatın gerçek boyutlarını dalmışken, bizi de istiyorlar ki, hayal alemine dalalım, ayakta uyuyalım. Onların yaptığı işler ile bihaber kalalım. Ne zaman uyanalım? Bütün bu film bittiğinde yani; toprak var, gıda silah her şey onların elinde, hayali bizim elimizde kalsın. Burada insanları sürüler halinde gütsünler; amaçları var. İşte bu tehlikeleri bilerek hareket edersek, belli bir kontrolü sağlamak zorundayız” ifadelerini kullandı.



“Büyük küresel aklın hedef tahtasında bir de Türkiye var"


Karabekiroğlu en son olarak şunları değindi:


“Bakın Rusya yasakladı Metaverse’yi. Hatta terörist ilan etti. Neden? Oradan gelen tehlikeyi görüyorlar. Kendi ülkeleri adına oradan ne gibi müdahaleler yapılacağını görüyorlar. Öyle zannediyorum ki bunun arkasındaki büyük küresel aklın hedef tahtasında bir de Türkiye var. Bunu da şuradan biliyoruz. Onların yayınladığı şeyler var, The Economist gibi dergileri var. O dergilerde genellikle böyle tehlikeli liderleri tarif ederken veya tasvir ederken iki kişiyi çok koyuyorlar. Birisi Putin, bir tanesi de Tayyip Erdoğan. Yani bunlardan ne anlaşılıyor; bu küresel hedeflerde Rusya ve Türkiye ön planda ve önüne konulmuş bir hedef gibi görünüyor. Haliyle de bu hedefe bu adamlar her kanaldan saldıracaklar. Özellikle de şu an sanal alemden gelen bir saldırı var. Buna karşı da biz işte diyorum ve devlet olarak toplum olarak veya aydınlar olarak elimizden gelen çareyi, tedbiri almak zorundayız.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.