ASAYİŞ - 27 Mart 2026 Cuma 12:14

Halı sahada yürek yakan ölüm: Kaleci top darbesi sonrası hayatını kaybetti

A
A
A

Kahramanmaraş'ta arkadaşlarıyla halı sahada futbol oynayan 48 yaşındaki Selahattin Atlı, maç sırasında göğsüne aldığı top darbesinin ardından fenalaşarak hayatını kaybetti.

Olay, Onikişubat ilçesindeki bir halı sahada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, akşam saatlerinde arkadaş grubuyla maç yapan 48 yaşındaki Selahattin Atlı, kalede bulunduğu sırada rakip oyuncunun sert şutunda topun göğsüne isabet etmesiyle bir anda yere düştü. Durumu fark eden arkadaşları hemen Atlı'nın yardımına koşarak ilk müdahaleyi yaptı. İhbar üzerine kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları ilk müdahalenin ardından Atlı'yı ambulansla hastaneye sevk etti. Hastanede doktorların tüm çabalarına rağmen Selahattin Atlı kurtarılamadı.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Mustafa Kutlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savaşın, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunduğunu belirterek, "Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen olan ve alanında dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getiren Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi 2026 (Stratcom Summit 2026) "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla İstanbul’da başladı. Stratejik iletişim konusunda dünyanın dört bir yanından alanında uzman isimleri bir araya getiren zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve farklı kuruluşlardan birçok temsilci katıldı. Belirsizliklerin arttığı bu dönemin, küresel ekonomiye de ciddi şekilde darbe vuran boyutlara ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kurallara dayalı sistem söyleminin yerini güç siyaseti alırken; güven, meşruiyet ve anlatı eş zamanlı sorgulanmaktadır. ’Güçlüysem istediğimi yapabilirim’ anlayışı uluslararası hukuku zayıflatırken, iç siyasette de meşruiyet krizlerine yol açmakta ve demokratik süreçlere zarar vermektedir. Gazze’de devam eden insani trajedi, bölgeye yayılan gerilim ve İran merkezli gelişmeler, uluslararası sistemin mevcut yapısıyla bu krizlere karşılık vermekte ne denli zorlandığını ortaya koymaktadır" dedi. "Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını bekliyoruz" Şu anda en sıcak meselenin İsrail’in kışkırtmasıyla başlayan İsrail-ABD ile İran savaşı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bu savaş, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunmaktadır. Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. İnsani maliyetlerin ötesinde ekonomik, çevresel maliyetler de maalesef karşımızda. Özellikle ticaret kanalıyla, lojistikle, turizm kanalıyla, yine gübre gibi temel girdiler başta olmak üzere tarım ve gıda üzerindeki etkilerle, yaşanan savaş dünyada büyük maliyetler üretir hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz. İran’da bunlar yaşanırken bir anlamda İran’daki savaşın gölgesinde, bu savaşın oluşturduğu atmosferden de istifade ederek; İsrail’in Gazze’de ortaya koyduğu eylemler, Batı Şeria’da ortaya koyduğu hukuk dışı eylemler, Lübnan’ı işgal etmesi, egemen başka bir ülkeyi işgal etmesi ve 1 milyondan fazla insanı yerinden yurdundan etmesi, yine Suriye’deki istikrarı tehdit eden eylemler içinde bulunması da altını çizmemiz gereken bir durumdur. Bir taraftan da tabii Mescid-i Aksa’nın bayram namazında dahi inananlara kapalı tutulması hiçbir ölçüyle kabul edilebilir bir durum değildir" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" Yapılanların hukuka, temel insan haklarına, inanç özgürlüklerine aykırı olduğu gibi Kudüs’ün ruhuna ve Hazreti İbrahim’in mirasına da büyük bir ihanet olduğunu söyleyen Yılmaz," Bütün dünyanın, uluslararası kurumların, yeniden bir güven inşa etmek isteyen tüm çevrelerin bu hukuk dışı yaklaşımlara mutlaka karşı çıkması ve güçlü bir şekilde sesini yükseltmesi gerekir. Cumhurbaşkanımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu haksızlıklara karşı ilkeli duruşunu gür bir şekilde itirazlarını ifade etmeye devam ediyor ve inanıyorum ki bir gün bu yaşadığımız sürecin muhasebesini yaptığımızda, tarihi yeniden yorumladığımızda, tarihin doğru tarafında olduğumuzu hepimiz görmüş olacağız. Doğru tutumları zor zamanlarda göstermek önemlidir. Rahat zamanlarda herkes konuşabilir. Önemli olan zor dönemlerde doğru tavrı, doğru iletişimi, doğru ilkeli duruşu sergileyebilmektir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu gerçekleştiriyor. Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" dedi. Gazze’de yaşanan soykırımda bu gerçekleri yansıtmaya çalışırken hayatını kaybeden gazetecilerin, basın mensuplarının bu süreçlerin en güçlü şahitleri olduğuna Yılmaz, "Bu durum bilgi boşluklarının manipülatif içeriklerle doldurulmasına ve algı üretimini daha kırılgan hale getirmiştir. Stratejik iletişim, dış dünyaya yönelik bir araç olmaktan ziyade toplumların dayanıklılığını güçlendiren, doğru bilgiye erişimi kolaylaştıran ve kamuoyunun dezenformasyona karşı direncini arttıran bir iç güvenlik unsuru haline de gelmiştir. Böylesine çalkantılı bir konjonktürde sahaya çıkan her aktörün önünde iki seçenek bulunur. Krizlerin önünde sürüklenmek ya da barış için, gidişatı değiştirmek için güçlü bir irade ortaya koymak. Türkiye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ikinci yolu tercih etmiş ve bu tercihini de sadece lafla, sözle değil; somut adımlarla tüm dünyaya kanıtlamıştır. Krizlerin derinleştiği anlarda taraflar arasında kurulan temasın devamlılığı, süreçlerin kontrol altında tutulabilmesinin yegane güvencesidir. Liderler her zaman önemlidir, her şartta önemlidir. Ancak fırtınalı zamanlarda, kaotik zamanlarda liderliğin önemi bir kat daha artmaktadır. Bu anlamda dirayetli liderliğiyle sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için ve küresel düzen için de son derece önemli bir değer olan Cumhurbaşkanımızın liderliğinin çok daha kıymetli hale geldiğini vurgulamak isterim. Rusya-Ukrayna savaşı yaşanırken her iki tarafla da görüşebilen, Tahıl Anlaşması gibi tüm insanlığı, küresel ekonomiyi ilgilendiren konularda mesafe alınmasını sağlayan lider Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Güney Kafkasya’da Azeri-Ermeni diyaloğunda ve barış çabalarında ne kadar önemli bir rol oynadığını hepimiz biliyoruz. Yine Afrika’da Etiyopya-Somali geriliminde ortaya koyduğu tavrı ve başarıyı tüm dünya izledi. Kısacası tüm kriz alanlarında Türkiye’nin ilkesel bir tavır ortaya koyduğunun altını çizmek istiyorum. Bu yaklaşım bir krize dönük, bir olaya dönük tavrın ötesinde sistematik bir tutumu sergilemektedir. Bu da tüm taraflarla iletişim içinde olan, barışı arayan, müzakereyi arayan bir tavırdır" diye konuştu. "Daha adaletli bir dünya mümkündür" Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın ’Dünya 5’ten büyüktür’ çağrısı tam da bu zeminde çok daha büyük bir anlam ifade etmektedir. Dünya 5’ten büyüktür. Dünya kaos arayanlardan, çatışma, savaş arayanlardan da büyük. Dünyanın barışa ihtiyacı var, insanlığın barışa ihtiyacı var ve bunun temeli de adalettir. Daha adaletli bir dünya mümkündür. Biz buna inanıyoruz ve bu yönde çaba sarf etmeye tüm gücümüzle devam edeceğiz. ’Güçlüysem haklıyım, güçlüysem her istediğimi yapabilirim’ diyen bir dünyada Türkiye olarak biz karşı bir tavır sergiliyoruz ve şunu söylüyoruz. Hem haklı olacağız hem de güçlü olacağız. İkisini bir arada yapacağız. Ben şuna yürekten inanıyorum. Bugünkü güç siyaseti, ’Güçlüysem her şeyi yapabilirim’ anlayışı sürdürülebilir bir anlayış değildir. İnsanlık ve insanlık ittifakı buna müsaade etmez. Mutlaka ve mutlaka bir dip dalgayla bu ortamın değiştiğini, farklı şartların oluştuğunu göreceğiz. İşte Türkiye Cumhuriyeti olarak insanlığın değerlerini en güçlü şekilde taşıma iradesiyle, hafızamızla, medeniyet birikimimizle bu sürece liderlik eden ülkeler arasında olacağımıza inanıyorum" dedi.
Kütahya Tavşanlı’da geleceğin odyometristlerine kariyer rehberliği Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Tavşanlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen "Kariyer Buluşması ve İşitme Günleri" etkinliği ile Odyometri bölümü öğrencileri sektörün önde gelen isimleriyle bir araya geldi. Tavşanlı Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen programa akademik kadro, sektör temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikte, işitme sağlığının dünü, bugünü ve geleceği masaya yatırıldı. Etkinliğin açılışında konuşan yetkililer, odyometrinin işitme sağlığının korunmasından rehabilitasyonuna kadar uzanan, teknolojiyle iç içe bir alan olduğunu vurguladı. Öğrencilerin sadece teorik bilgiyle yetinmemesi gerektiğini belirten konuşmacılar, bu tür buluşmaların mesleki bakış açısını geliştirmek ve güncel uygulamalarla tanışmak adına büyük fırsat sunduğunu ifade etti. "İşitme Günleri 2026" kapsamında, alanında uzman isimler öğrencilere deneyimlerini aktardı. Sektörde 20 yılı geride bıraktığını belirten Odyometrist Cenk Caba, işitme cihazı sektörünün sadece verilerden ibaret olmadığını, doğrudan bireyin yaşam kalitesine dokunan kritik bir süreç olduğunu söyledi. Caba, "Bu alana ulaştığınız andan itibaren kopamıyorsunuz. Sizlerin de mezun olduğunuzda bu alanda evrimleşeceğinize ve bizlerden daha iyi katkılar sağlayacağınıza inanıyorum" dedi. Eğitim seminerinde Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Fatih Sanver, Öğretim Görevlisi Büşra Türkoğlu ve Öğretim Görevlisi Ömer Faruk Demir akademik perspektif sunarken; Uzman Odyometrist Fatih Kırmızıgül ve Okan Hüdayet ise saha tecrübelerini paylaştı. İşitme cihazı teknolojilerindeki son gelişmelerin ve Türkiye distribütörlüğü yürütülen bazı markaların uygulama tekniklerinin anlatıldığı seminer, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Çanakkale Çanakkale’de öğrencilere su kullanımı hakkında farkındalık eğitimi Çanakkale’de ‘Dünya Su Günü’ etkinlikleri çerçevesinde ilkokul öğrencilerine çeşitli eğitimler verildi. Her alanda olumsuz etkileri görülen iklim değişikliği ile mücadele çerçevesinde çok sayıda tedbir alınıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı bu kapsamda özellikle toplumun tüm kesimlerinde farkındalık oluşturmaya yönelik önemli adımlar atıyor. Çanakkale’de tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla 22 Mart ‘Dünya Su Günü’ etkinlikleri çerçevesinde bu yıl Çanakkale Merkez Atatürk İlkokulunda suyun korunması ve sürdürülebilir kullanımının önemi hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla öğrencilere Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından bilgilendirme yapıldı. Çocuklara verilen eğitimde suyun önemi vurgulandı ve günlük hayatta uygulanabilecek tasarruf yöntemleri ‘azalt-kullan-değiştir’ stratejileri çerçevesinde anlatıldı. Etkinlik çerçevesinde öğrencilere; diş fırçalarken musluğun kapatılması, gereksiz su kullanımının önüne geçilmesi, yağmur suyunun değerlendirilmesi ve su kaynaklarının kirletilmemesi gibi konularda bilgiler verildi. İklim değişikliği ve kuraklık arasındaki ilişkiye değinilerek, suyun bilinçsiz tüketiminin gelecekte oluşturabileceği sorunlar anlatıldı. Etkinlikte ‘Bir damla su, bir damla gelecek’ temalı afiş yarışması düzenlendi. Yarışmada dereceye giren öğrencilere ödül verildi.
Adıyaman Kaybolan otizmli çocuk için HES kapakları açıldı Malatya’dan Adıyaman’a yakınlarını ziyarete gelen ve bir daha kendisinden alınamayan 8 yaşındaki otizmli çocuk için HES kapakları açıldı. Edinilen bilgilere göre, İbrahim ve Neslihan Temel çiftinin 3 çocuğundan biri olan 8 yaşındaki Fırat Can Temel, yakınlarını ziyaret etmek amacıyla Malatya’dan Adıyaman’ın Çelikhan ilçesi Mestan bölgesine gelmişti. Ailesiyle birlikte yakınlarını ziyarete gelen Temel, evden çıkarak gözden kaybolmuş ve kendisinden bir daha haber alınamamıştı. İhbar üzerine jandarma ekipleri, UMKE ve AFAD ekipleri sevk edilerek arama çalışmaları başlatılmıştı. Her yerde Fırat Can’ın yakınlarda bulunan Kotur Çayı’na düşme ihtimali göz önüne alınarak çayda Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Polis Dalgıç ekiplerince arama başlatılmıştı. Ekipler çayda didik didik arama yaparken bölgede bulunan haber verildi. Olay yerine gelen polis dalgıç ekipleri su içerisinde, jandarma ekipleri ise karada arama yapmıştı. Fırat Can’ın izine rastlanılmaması üzerine Kotur Çayında kurulu olan özel bir firmaya ait HES (Hidroelektrik santrali) göletinde arama kararı alındı. HES gölet kapakları kontrollü şekilde açılarak su tahliye edildi. Ekipler burada da arama yaptı. Ekiplerin aramaları devam ederken Kotur Çayı’nda yaklaşık 5 kilometrelik alanda arama yapıldığı öğrenildi. Arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Kütahya KUTSO’nun ’Mart Ayı Meclis Toplantısı’ gerçekleştirildi Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Mart ayı meclis toplantısı, Meclis Başkan Yardımcısı Uğur Kırdar başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Oda’nın Çin’e gerçekleştireceği ziyarete değinerek, ticarette finansal ihtiyaçların yanı sıra planlama, üretim ve satış süreçlerinin önemine dikkat çekti. Gündem kapsamında KUTSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Tolga Eskioğlu tarafından Şubat ayı mizanı sunulurken, Yönetim Kurulu Üyesi Melih Aslan ise yönetim kurulundan intikal eden azami fiyat tarifeleri ile Şubat ayı faaliyet raporunu meclis üyelerine aktardı. Söz konusu tarifelerin; tatlıcılar, güzellik salonları, pastacılar, lokantacılar, kebapçılar, köfteciler, börekçiler-göveçciler, etli pideciler, içecek ve dondurma satışı yapan işletmeler, gözlemeciler ve fast food sektörlerini kapsadığı belirtildi. Meclis Üyesi Recep Çağdaş tarafından Hesapları İnceleme Komisyonu Raporu sunulurken, "İçimizden Bir Ses" gündem maddesinde Meclis Üyesi Süleyman Selvi "Ticaretin Vazgeçilmez Rolü" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Toplantıda ayrıca KUTSO Genel Sekreteri Hüseyin Feyyaz Ebeoğlugil tarafından, oda adına katılım sağlanan toplantı ve temsiller hakkında meclis üyelerine bilgi verildi. Gündem maddelerinin görüşülerek oylamaya sunulduğu toplantıda ilgili kararlar alınırken, KUTSO Mart ayı meclis toplantısı Meclis Başkan Yardımcısı Uğur Kırdar’ın iyi dilek ve temennileriyle sona erdi.