DÜNYA - 06 Şubat 2012 Pazartesi 23:51

KARABÜKSPOR-SAMSUNSPOR MAÇININ ARDINDAN

A
A
A
KARABÜKSPOR-SAMSUNSPOR MAÇININ ARDINDAN

Spor Toto Süper Lig’de sahasında Samsunspor’u 2-1 yenen Kardemir D.Ç. Karabükspor ligin ikinci yarısında oynadığı 4 maçtan da galibiyetle çıkmayı başardı.
Maç sonrası Karabükspor Teknik Direktörü Bülent Korkmaz, "Ben hayatımda hiç 6 günde 3 maç oynamadım, Fenerbahçe maçının Pazartesi’ye alınması için başvurduk olmadı, herkesin bir vicdanı var, TFF’yi vicdanı ile baş başa bırakıyorum" dedi.
Korkmaz, maçın tamamında oyuncularının gösterdikleri performans ve mücadeleden dolayı kutladığını söyleyerek, "Maçta eksik olmamıza rağmen neredeyse son dakikalar hariç rakibe pozisyon bile vermedik. Hep söylerim Türk futbolcusu mücadele ettiği ve doğru yerde durduğu zaman kazanamayacağı maç yoktur. Bazı oyuncularım mevkilerinde olmamalarına rağmen iyi oynadı. Ben Karabüklülerden ve taraftarlarımızdan özür diliyorum. Yorgun olan Mehmet Yıldız’a penaltı attırdım. Birol atmalıydı. Penaltı gol olmadı. Takım
devre arasında büyük bir değişim yaşadı. Şu bir gerçekti ligin ilk yarısındaki kadroyla devam etseydik ligde kalmamız mümkün görünmüyordu. Üst üste maç oynuyoruz. Türk futbolcusunun bunu kaldırması biraz zor. Samsunspor maçının Pazartesi’ye alınması bizim için iyi olmadı. En azından Fenerbahçe maçının Pazartesiye alınması için müracaatımız oldu. Bizzat bende başvurdum. Ben hayatımda hiç 6 günde 3 maç oynamadım, Fenerbahçe maçının Pazartesi’ye alınması için başvurduk olmadı, herkesin bir vicdanı var, TFF’yi
de vicdanı ile baş başa bırakıyorum. Basınımızın bunu gündeme getirmesi lazım" dedi.
Her işte bir hayır olduğunu da söyleyen Korkmaz, "Çok güvendiğim Güven’in sakatlanması beni çok üzdü. Onun sakatlanması ile İlhan ilk on birde oynadı ve galip geldik" açıklamasında bulundu.
Karabükspor’u galibiyete taşıyan golleri atan İlhan Parlak da, "Maça kendimi çok iyi hazırlamıştım. Bugünde böyle oldu ve kazandığımız için mutluyuz" derken, Mustafa Sarp ise,içerde kaybetmeye tahammüllerinin olmadığını belirterek, "Bizim için 9 puanlık bir müsabakaydı. İçerde hiç kaybetmeden dışardan da getireceğimiz puanlarla biz bu ligde kalırız. İnşallah galibiyetlerimiz devam eder" ifadelerini kullandı.
Samsunspor Teknik Direktörü Mesut Bakkal ise oyuna kötü bir gol yiyerek başladıklarını, rakip 10 kişi kalınca çift forvete döndüklerini ancak yine kötü bir gol yiyerek yenildiklerini söyledi.Önemli bir puan kaybettiklerini de anlatan Bakkal, "Sahamızda 5 maçımız var, öncelikle bu 5 maçı almamız lazım bu maçlara talibiz. Umutsuz değilim. Bu takımın yaptıkları var. Puan alabileceğimiz bir rakipti ama böyle ucuz goller yersek istediğimizi alamıyoruz. Uç oyuncularımız iyi oynamadı, Gkekas’ın ishal oluşu da
buna eklenince etkili olamadık. Önümüzde Eskişehirspor maçı var. Bu maça konsantre olacağız. Bu maçla lige tekrar başlayacağız" dedi.
Bir gazetecinin 6 günde 3 maç oynanmasını doğru bulup bulmadığını sorması üzerine Bakkal, Avrupa’da futbolcuların yılda 70 maç yaptığını, artık futbolcu endeksli futboldan vazgeçilmesi gerektiğini, hiç bir futbolcunun kendisi dahil kulüpten üstün olamayacağını belirtti.
Samsunspor’un tek golünü kaydeden Murat Yıldırım, çok çaba sarf ettiklerini ama fazlasıyla göstermediklerini söyledi. Adem Alkaşi de çok basit goller yediklerini ve pozisyona giremedikleri için mağlup olduklarını kaydetti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.