GÜNDEM - 05 Mart 2026 Perşembe 13:49

Rektör Kırışık: "KAPGEM Türkiye’de çığır açan bir model haline geldi"

A
A
A
Rektör Kırışık: "KAPGEM Türkiye’de çığır açan bir model haline geldi"

Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen KAPGEM iftarında konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in Türkiye’de örnek alınan bir yapıya dönüştüğünü belirtti.


Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM)’in kuruluşunun ikinci yılı dolayısıyla düzenlenen iftar programında politika masalarının temsilcileri ve aileleriyle bir araya geldi.


Program, Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan KAPGEM çalışmalarını içeren ve Gençlik ve Spor Politikaları Masası tarafından geliştirilen "Spor Üniversitesi Modeli"ne ilişkin belgesel gösterimiyle başladı.


Belgesel gösteriminin ardından konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in iki yıllık gelişim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kırışık, merkezin ilk yılında teşkilatlanma ve yol haritası oluşturma çalışmalarına ağırlık verildiğini, ikinci yılda ise somut politika raporlarının üretildiğini belirtti.


Kırışık, "Bugün geldiğimiz noktada 13 tane politika raporu üretmiş bir merkeze sahibiz. Bu müthiş bir başarı. Türkiye’de olmayan, yapılmayan bir işi başarmış olduk. Üniversitemizde 160 akademisyenimizle, öğrencimizle, diğer kurum ve kuruluşlardan akademisyenlerle, Türkiye’den ve dünyanın çeşitli noktalarından bürokratlarla birlikte politika masalarımızı oluşturduk. Ve bu masalarımızda hakikaten Türkiye’de daha önce yapılmayan, son derece başarılı politika raporları ortaya çıktı." ifadelerini kullandı.


KAPGEM modelinin birçok üniversite tarafından örnek alınmak istendiğini kaydeden Kırışık, "Baktığımızda demek ki Türkiye’de büyük bir çığır açmışız. Sosyalfest’le nasıl bir çığır açmışsak, aslında Sosyalfest’ten daha büyük bir proje olan KAPGEM’le büyük bir çığır açtık ve Türkiye çapında örnek alınan bir kurum haline geldik. Biz bu öncülüğümüzü, önderliğimizi korumak ve devam ettirmek istiyoruz" dedi.


Gündeme ilişkin kısa analiz ve bilgi notları hazırlanması yönünde de çalışmalar yürüttüklerini belirten Kırışık, politika masalarının medya aracılığıyla kamuoyunu bilgilendirmesinin hem üniversitenin hem de akademik çalışmaların görünürlüğüne katkı sağlayacağını dile getirdi.


Rektör Kırışık, KAPGEM’in halihazırda 13 politika raporunu tamamladığını, 6 yeni raporun hazır durumda olduğunu ve yeni anayasa çalışmasına ilişkin hazırlıkların sürdüğünü açıkladı. KAPGEM’in Türkiye’ye model olacak bir kamu politikaları merkezi haline getirilmesini hedeflediklerini belirten Kırışık, merkezin üniversitenin akademik performansına da katkı sunduğunu vurguladı.


Merkezin akademik performansa da katkı sunduğunu aktaran Kırışık, üniversitenin THE Index’inde ilk kez listeye girerek sosyal bilimler alanında Türkiye’de 30. sıraya yükseldiğini, bu başarıda KAPGEM’in önemli payı bulunduğunu söyledi.


Mahalli İdareler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sancar ise yaptığı konuşmada, KAPGEM’in hazırladığı politika raporlarının toplumun tüm kesimlerini yakından ilgilendirdiğini dile getirerek dernek olarak bu çalışmalara destek vermek istediklerini ifade etti. Sancar, Mahalli İdareler Derneğinin 1989 yılında kurulduğunu ve 2006 yılında kamu yararı statüsü aldığını hatırlatarak, kamu politikalarının geliştirilmesine katkı sunmaya hazır olduklarını kaydetti.


Programa Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Elif Çepni ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Mahalli İdareler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sancar, dekanlar, yüksekokul müdürleri, akademisyenler, KAPGEM politika masalarının başkanları ve temsilcileri ile davetliler katıldı.


Program, günün anısına hatıra fotoğrafının çekilmesi ile sona erdi.



Rektör Kırışık: "KAPGEM Türkiye’de çığır açan bir model haline geldi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kerkük Valisi Seman Ağaoğlu: "Bakanlık kabinesinde kesinlikle bir Türkmen bakanı oluyor" Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağaoğlu, "Bakanlık kabinesinde kesinlikle bir Türkmen bakanı oluyor. 3 tane bakanlık arasında dönüyor şu anda pazarlık. Biri illerden sorumlu devlet bakanı, biri dışişlerinden sorumlu devlet bakanı, biri de kadın aile bakanlığı. Üçünden birini yüzde yüz alacağız Allah’ın izniyle" dedi. Kerkük Vilayet Meclisi’nin 16 Nisan 2026 tarihinde düzenlenen oturumunda Kerkük Valisi olarak seçilen Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağaoğlu, İhlas Haber Ajansı’na özel röportaj verdi. Ağaoğlu, "Öncelikle Kurban Bayramı münasebetiyle bütün İslam aleminin ve özellikle Türk milletinin bayramını kutluyorum. Allah’tan inşallah hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz. Bildiğiniz üzere biz Osmanlı devleti yıkıldıktan sonra bugüne kadar Kraliyet dönemi, Cumhuriyet dönemi, Saddam Hüseyin’in diktatör dönemi, 2003’ten sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin ordusu ile işgal edilen Irak’ta her zaman, bütün müteakip hükümetlerde asimile politikasıyla karşı karşıya kaldık. Ve hiçbir zaman yüksek makam, yüksek mevki, yüksek görevlerde yer almadık. Tabii ki biraz emperyalist güçlerin de etkisi vardı. Her zaman bir Türk korkusu vardı açıkçası. Biz o topraklarda yüz yıldan beri mücadele ediyoruz. Katliamlara maruz kaldık, zorluklara maruz kaldık, kimliğimizi yitirmedik. Ve bugüne kadar her zaman o topraklarda milli mücadelemizi sürdürdük. Geçen yıl Nisan ayında ben Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanlığına geldikten sonra milletimize bir söz verdim. Dedim 2026’da Allah’ın izniyle Türk yılı olacaktır ve Türkmenlerin yılı olacaktır Irak’ta" diye konuştu. "Biz dedik ki, bakınız Türkiye’yi örnek alın" Ağaoğlu, "2025 yılında parlamento seçimleri oldu. Biz o seçimlerde de çok şükür Birleşik Irak Türkmenleri Cephesi listesiyle 3 tane milletvekili kazandık. Bağdat’ta etkili siyaset oluşturmaya başladık. Oyunun bir parçası değil, biz oyun kurmaya başladık. Şii, Sünni, Kürt demeden herkesle görüşmelere başladık. Siyasi kitle başkanlarıyla görüştük. Devlet İttifakı koalisyonu toplantılarına katıldım ben Türkmenleri temsilen. Ve biz orada bir mesajımız vardı. Biz denge siyasetinden bahsettik. Adaletin olması gerektiğini ve eşitlik olması gerektiğini. Kürt, Arap, Türkmen, Sünni, Şii, Hristiyan demeden bu topraklarda bir olmazsak Siyonistlerin oyunlarına hedef olacağız. Ki biliyorsunuz son aylarda Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail, İran’a yönelik bir savaş ama Irak da o bir payını aldı. Lübnan’da aynı olay oldu. Ve bu hala devam ediyor, yani o kriz hala devam ediyor. Hürmüz sıkıntısı devam ediyor. Biz de dedik ki, bakınız Türkiye’yi örnek alın. Bugün Türkiye’de bir barış süreci var" şeklinde konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü dış politikası olmasaydı bunu başaramazdık" Türkiye’nin güçlü dış politikası olmasaydı bunları başaramayacaklarını ifade eden Kerkük Valisi Ağaoğlu, "Bugün Türkiye’de farklı bir politika var ve hedef de Türkiye’nin bekasıdır. Milletin bekasıdır. Milletin bekası hedef olunca gerisi teferruattır. Bugün biz de Irak içerisinde eğer bu şekilde ayrıma devam edersek bu ülke yıkılır ve fitne tohumlarına, fitne oyunlarına karşı İsrail, Amerika gelip burayı da işgal eder. Eğer böyle bir senaryoyla karşı karşıya kalmak istemiyorsanız bugün Hristiyanlara da sahip çıkın, Türkmenlere de sahip çıkın, bütün diğer azınlıklara sahip çıkın. Bunlar bizim için önemli bir husustur. Birlik önemli bir mesajdır. Ve herkesi ikna ettik. Ama burada da bir gerçek vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü dış politikası olmasaydı son yıllarda ve açıkçası Türk kurumlarının da desteği olmasaydı orada bunu başaramazdık. Bugün Türkiye ne kadar güçlüyse dış Türkler o kadar güçlüdür. Ayakta kalabiliyor ve oyun kurabiliyor ve söz sahibi olabiliyor. Bunu da 2026’da valilik alma konusunda gördük ve yaşadık. Ve çok şükür diyorum 102 yıl sonra Kerkük’te ilk Türkmen valisi olarak seçildik" dedi. "Biz Türk’e yakışanı yaparız, biz bize yakışanı yaparız" Görevini Türk’e yakışır şekilde yapacağını ifade eden Ağaoğlu, "Bugün seçildiğimiz günden de bugüne kadar yaklaşık bir ay birkaç gün oldu, şunu söyledik. Bakınız adaletin tecelli etmediği bir devlet yıkılmaya mahkumdur. Biz adaletli olacağız. Birileri bizi eleştiriyor. Araplar vali oldu da yapmadı, Kürt vali oldu da yapmadı. Biz Türk’e yakışanı yaparız. Biz bize yakışanı yaparız. Biz Kürt semtlerine, Arap semtlerine, ilçelere, kasabalara her yere o adaleti getireceğiz. Her yere eşit davranacağız. Ve güçlü siyasi çalışmalarımızla Bağdat’ta ve yine buradaki kurumların desteğiyle, Cumhurbaşkanımızın desteğiyle bugün Allah’ın izniyle bayram biter bitmez Bağdat’ta bana söylenen, verilen söz. Başbakanın, yeni başbakan, eski başbakan, bütün siyasi kitle başkanları şunu dedi: ‘Gözünüz aydın olsun, bakanlık da veriliyor sizlere.’ Tabii o şu anda bir süreç vardır" ifadelerini kullandı. "Bakanlık kabinesinde kesinlikle bir Türkmen bakanı oluyor" Irak Bakanlık kabinesinde bir Türk bakanın yer alacağını açıklayan Kerkük Valisi Ağaoğlu, "Bakanlık kabinesinde kesinlikle bir Türkmen bakanı oluyor. Bu sadece şahsı, kimi seçeceğiz bakan olarak bir. Bir de 3 tane bakanlık arasında dönüyor şu anda pazarlık. Biri illerden sorumlu devlet bakanı, biri dışişlerinden sorumlu devlet bakanı, biri de kadın aile bakanlığı. Üçünden birini yüzde yüz alacağız Allah’ın izniyle. Bu da bizim inşallah daha da elimizi güçlendirir. Hem bugün Bağdat’ta bakanlık kabinesinde Türkmen bakanı var, Türkmenlerin, Türkmeneli’nin dertlerini oraya iletecek. Hem de Kerkük Valiliği bizde. O da çok önemlidir. İnşallah biz bize destek olan herkesi mahcup etmeyeceğiz. Orada adaleti göstereceğiz ve öyle bir hizmet yapacağız ki Kürt, Arap bundan sonra diyecek ki hep Türkmen valisi gelip görev yapsın" dedi.
İzmir Başsavcılık itiraz etmişti, 33 kediyi öldüren veteriner tutuklandı İzmir’in Buca ilçesinde 33 kedinin çöp konteynerinde ölü bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce adli kontrolle serbest bırakılan veteriner hekim H.E., başsavcılığın itirazı üzerine yeniden gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, geçtiğimiz hafta perşembe günü saat 10.00 sıralarında Buca ilçesi Barış Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir çöp konteynerinin içindeki poşetlerde ölü kediler olduğunu fark eden çevre esnafından İlhan Güngör, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine intikal eden emniyet güçleri, poşetlerde bazıları yavru olmak üzere toplam 33 ölü kedi bulunduğunu tespit etti. Yaşanan vahşetin ardından kedilerin kesin ölüm nedenini ve çöpe kim ya da kimlerce atıldığını belirlemek için polis ekiplerince geniş çaplı çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda olayla bağlantısı olduğu belirlenen veteriner hekim H.E., İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan H.E., ’çevreyi kasten kirletmek’ ve ’bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme’ suçlarından tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Başsavcılığın itirazı üzerine yeniden gözaltı Şüpheli H.E.’nin nöbetçi sulh ceza hakimliğince adli kontrolle serbest bırakılmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz etti. Yapılan incelemede İzmir 55. Asliye Ceza Mahkemesi itirazı haklı bularak kabul etti. Alınan yeni karar doğrultusunda veteriner hekim H.E., polis ekiplerince yakalanarak tekrar gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen veteriner hekim, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Bitlis Nemrut’taki 10 metrelik kar tünellerine yoğun ilgi Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Nemrut Kalderası yolundaki 10 metrelik kar tünelleri yoğun ilgi görüyor. Doğal güzelliğiyle her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Nemrut Krater Gölü yolunda kış aylarında biriken metrelerce kar, yaz mevsimine sayılı günler kala hala etkisini sürdürüyor. Dünyanın ikinci büyük krater gölü olma özelliğini taşıyan ve yaklaşık 2 bin 250 rakımdaki kalderaya ulaşımı sağlayan yolda, ekiplerin açtığı güzergahta yer yer 7 ila 10 metreyi bulan kar duvarları oluştu. Kış boyunca yoğun yağış alan bölgede karla mücadele ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar sonucu ulaşıma açılan yol, adeta devasa kar tünellerini andıran görüntüler ortaya çıkardı. Yolun iki yanında yükselen metrelerce kar kütleleri, vatandaşların ilgisini çekiyor. Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen çok sayıda ziyaretçi, serin havası ve eşsiz doğasıyla dikkat çeken Nemrut Kalderası’na akın etti. Van Gölü manzarası eşliğinde zirveye çıkan vatandaşlar, bir yandan yaz mevsimini yaşarken diğer yandan metrelerce yüksekliğe ulaşan kar duvarları arasında yürüyüp fotoğraf çekiyor. Bazı bölgelerde kar kalınlığının 10 metreye kadar ulaştığı belirtilirken, ortaya çıkan görüntüler görenleri hayran bırakıyor. Vatandaşlardan Mehmet Okay, "Yaz mevsimine sayılı günler kala böyle dev kar tünellerinin arasında yürümek gerçekten farklı bir deneyim. Sanki kış mevsimi devam ediyormuş gibi hissettik" dedi. Sedat Akman ise bayram tatilinde serin bir yer görmek istediklerini belirterek, "Buraya gelince karların hâlâ erimediğini görünce hayretler içerisinde kaldık. Manzara gerçekten çok etkileyici" ifadelerini kullandı. Öte yandan, dronla havadan görüntülenen kar tünelleri de ortaya güzel görüntüler çıkardı. Havadan kaydedilen görüntülerde, yol boyunca oluşan dev kar koridorları ve zirveyi kaplayan beyaz örtü doğaseverlerin ilgisini çekti. Özellikle bu mevsimde böylesine yoğun kar kütlelerinin görülmesi, bölgeyi ziyaret eden vatandaşlarda hayranlık uyandırdı. Kar tünellerini aşarak zirveye ulaşan vatandaşlar, Nemrut Kalderası’nın muhteşem manzarasını izleme imkanı buldu.
İstanbul İstanbul Boğazı’nda yunus sürüsüyle Kurban bayramı manzarası Kurban Bayramı tatilinde İstanbul Boğazı’nda oluşan turkuaz renkli deniz manzarası ile yunus sürülerinin kartpostallık görüntüler oluşturdu. Tarihi yarımada açıklarında görülen yunuslar, zaman zaman gemilerle yarışır gibi yüzdükleri o anlar havadan görüntülendi. Kurban Bayramı’nın ikinci gününde İstanbul’da etkili olan açık ve güneşli hava Boğaz’da eşsiz manzaraların ortaya çıkmasına neden oldu. Karadeniz ve Marmara Denizi arasındaki geçiş noktası olan İstanbul Boğazı’nda deniz suyu birçok noktada turkuaz renge büründü. Havadan çekilen görüntülerde özellikle tarihi yarımada açıklarında oluşan turkuaz renk tonları dikkat çekti. Uzmanlar, her yıl ilkbahar sonundan yaz aylarına kadar görülen bu doğa olayının güneş ışınlarının deniz yüzeyine geliş açısı, suyun berraklığı, plankton yoğunluğundaki değişimler ve Boğaz’ın çift yönlü akıntı sistemi nedeniyle oluştuğunu belirtiyor. Karadeniz’den gelen üst akıntı ile Marmara Denizi’nden gelen alt akıntının oluşturduğu farklı su yapıları da denizin renginin yer yer turkuaz görünmesine neden oluyor. Turkuaz sularda yunus şöleni Boğazın turkuaz sularında ortaya çıkan yunus sürüsü ise izleyenlere görsel şölen sundu. Havadan görüntülenen yunuslar sürü halinde ilerlerken zaman zaman su yüzeyine çıkarak nefes aldı. Bazı yunusların gemilerin ön kısmında oluşan dalgalarla birlikte yüzdüğü görüldü. Tarihi yarımada açıklarında seyreden bir yük gemisinin önünde yunuslar, gemiyle yarışır gibi hareket etti. Su yüzeyinde peş peşe sıçrayarak ilerleyen yunuslar dron kamerasına yansıdı. Görüntülerde birden fazla yunusun birlikte hareket ettiği ve turkuaz renkteki deniz üzerinde belirgin şekilde seçildiği görüldü. Bayram tatilinde kartpostallık manzara İstanbul’un simge yapılarının yer aldığı tarihi yarımada silueti önünde görüntülenen yunuslar, martılar ve turkuaz renkli Boğaz manzarası bayram tatiline ayrı bir güzellik kattı. Bir yanda İstanbul’un tarihi yapıları, diğer yanda masmavi ve turkuaz tonlara bürünen deniz ile yunus sürülerinin oluşturduğu görüntüler görenleri hayran bıraktı. İstanbul Boğazı’nda her yıl belirli dönemlerde görülen turkuaz renkli deniz görüntüsü ile yunusların oluşturduğu doğal şölen, Kurban Bayramı’nda ortaya çıkan en dikkat çekici manzaralardan biri oldu. (AFS-SB-