ÇEVRE - 14 Ocak 2026 Çarşamba 11:23

Tarihi Safranbolu evlerinde masalsı kış manzarası

A
A
A
Tarihi Safranbolu evlerinde masalsı kış manzarası

Karabük’ün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu ilçesindeki tarihi evler, kış mevsiminde yağan karla birlikte havadan görüntülendi. Dron pilotu Ahmet Eşter Dönmez’in çektiği tek plan dron çekimleri, beyaz örtüyle kaplanan tarihi dokunun detaylı manzarasını masalsı görüntüler ortaya çıkarttı.


Osmanlı döneminden günümüze ulaşan ve kendine özgü mimarisiyle dikkat çeken Safranbolu evleri, kar yağışıyla birlikte adeta kartpostallık görüntülere sahne oldu. Havadan alınan görüntülerde, bitişik nizamda inşa edilen cumbalı evlerin çatıları karla kaplanırken, dar sokaklar ve taş yollar beyaz örtüyle bütünleşti. Tek plan halinde kaydedilen çekimlerde, Safranbolu’nun tarihi çarşı bölgesi ve çevresindeki konakların mimari uyumu net bir şekilde görülüyor. Kışın sessizliğiyle birleşen manzara, ilçenin tarihi dokusunu daha da ön plana çıkarırken, ortaya görsel bir şölen çıktı. Karlar altındaki Safranbolu tarihi evleri hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekerken, havadan görüntüler ilçenin dört mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu.



Tarihi Safranbolu evlerinde masalsı kış manzarası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Oyuncu Ufuk Bayraktar hakim karşısında: "Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım" Oyuncu Ufuk Bayraktar, bir işletmeyi koruma adı altında sahibinden para istediği, reddedilmesi üzerine işletme sahibine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek yumrukla saldırdığı iddiasıyla 11 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Ağlayarak savunma yapan Bayraktar, "Ben kimsenin parasını gasp etmeye yönelik söylemde bulunmadım. Amacım gençlere iş bulmaktı" dedi. Mahkeme başkanı ise "Sen iş bulma kurumu musun? Senin görevin mi bu?" şeklinde sordu. Beyoğlu’nda 20 Ağustos 2025’de oyuncu Ufuk Bayraktar’ın bir işletmeye giderek işletmeyi koruma adı altında para istediği, işletme sahibinin bunu reddetmesi üzerine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek yumrukla saldırdığı iddiasıyla yargılanmasına başlandı. İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanık Ufuk Bayraktar ve Volkan Akbaş hazır bulundu. Duruşmaya müşteki Ahmet P. ile taraf avukatları da katıldı. "Konu kesinlikle yanlış anlaşılmış. Korumak benim ne haddime. Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım" Duruşmada kimlik tespiti yapılan Bayraktar, lise mezunu ve sanatçı olduğunu belirterek aylık gelirinin 1 milyon lira olduğunu söyledi. Savunma yapan Bayraktar, yaklaşık 45 yıldır Cihangir’de bulunduğunu belirterek, "Orada babamdan kalma bir çay bahçesi bulunmaktadır. Alkol tüketiminden dolayı sıkıntılar yaşıyorum. Sabah 10.00’dan akşama kadar içerdim. Bu nedenle olayın ayrıntılarına tam olarak hakim değilim. Ahmet P.’den haraç istemedim, konu kesinlikle yanlış anlaşılmış. Korumak benim ne haddime. Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım, birçok hayır işim de olmuştur" dedi. "Ben mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim" Savunmasına devam eden Bayraktar, "Ben mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim. Zaten oyunculuk yapmam nedeniyle birçok esnafı tanırım. Yine bir gün yeşil reçeteli ilaç almıştım, üzerine de alkol tüketmiştim. Kendimde olmadığımı hatırlıyorum ve arbede olduğunu hatırlıyorum. Ayrıntılara vakıf değilim. Kayıtları izleyince müştekiye vurduğumu gördüm. Öfke kontrolüm gitmiş, üzgünüm. Ben müştekiye esasen kendisinin dükkanında oldukça yüklü bedeller ödeyerek oturmamıza rağmen kendisinin benim dükkanıma bir çay içmeye dahi gelmemesine sinirlenmemdir. Yağma kastıyla hareket etmedim" şeklinde konuştu. Şikayetini geri çekti Müşteki Ahmet P. ise ifadesinde, işlettiği kahvaltı salonuna Bayraktar ile birçok arkadaşının geldiğini ve sarhoşluk durumlarından oldukça rahatsızlık duyduğunu söyleyerek, "Bayan garsonlardan birine ’seninle evlenmek istiyorum’ muhabbeti de yapmış. Hesaplarını öderlerdi zaten ama tüm mesaimi o masaya harcıyordum ve işletmeme uymayan bir masaydı. Ufuk Bayraktar ile ağabeyim bir şeyler konuşmuşlar, ben sadece parasal olarak 25’i duymuştum. Benden ise ’mahallenin gençlerine 10 bin lira tabla silme parası verin, iş yapsınlar, paket servis atsınlar, mahallenin gençleri çalışsın’ dedi. Benim yüzüme ’bunca zaman bir çay içmeye gelmedin’ diyerek vurması üzerine ben şikayetçi oldum ancak şiddet durumundan sonra erkek kardeşimden olayın doğrusunu öğrendim. Bayraktar’ın sözlerini ilk başta yanlış anlamışım. Sanıklardan şikayetçi değilim" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı: "Sen iş bulma kurumu musun?" Duruşmada mahkeme başkanı, sanık Bayraktar’a dönerek, "Sen iş bulma kurumu musun? Senin görevin mi bu, iş bulmak gençlere? Ben gelsem senden mahallenin gençlerine iş bul para ver desem ne yaparsın?" diye sordu. Bayraktar ise "Elimden gelen her şeyi yaparım, gelmiyorsa yapmam" diye yanıtladı. Ağlayarak söz aldı: "Amacım gençlere iş bulmaktı. 3 milyon dolarlık film yaptığımdan benim zaten paraya ihtiyacım yoktur" Daha sonra söz alan Bayraktar sesi titreyerek, "Bu şekilde burada durmak beni üzüyor. Ben kimsenin parasını gasp etmeye yönelik söylemde bulunmadım. Amacım gençlere iş bulmaktı. 3 milyon dolarlık film yaptığımdan benim zaten paraya ihtiyacım yoktur. Ben o mahallede büyüdüm, ben yapmasam kim yapacak?" ifadelerini kullandı. Duruşma ertelendi Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Ufuk Bayraktar’ın ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına ve eksikliklerin giderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bayraktar ve Akbaş’ın müşteki Ahmet P.’ye ait işletmeye giderek bir müddet orada oturdukları, bu sırada müştekinin kardeşi olan Halil P.’yi görüp onunla bir toplantı yapmak istediğini söyledikleri, daha sonra müşteki Ahmet P.’nin şüphelilerin yanına gittiğinde Ufuk Bayraktar’ın ekranında ’kartlar yeniden dağıtılıyor oyunda biz de varız’ şeklinde yazı bulunan telefonu müştekiye göstererek ’bu işletmeye çökmeye çalışıyorlar, mahallemizin gençleri burayı korusun, siz onlara haftalık 25 bin lira para verin, onların Whatsapp grupları var bütün mahalle bu çocukların, ben onlar para kazansın diye söylüyorum’ şeklinde sözler söyleyerek müştekiden koruma adı altında para istediği anlatıldı. "Şikayetini geri çek ben hallederim konuyu" diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi Müşteki Ahmet P.’nin bunu kabul etmemesi üzerine bu kez kendisinden haftalık 10 bin lira kadar fiyatı düşürdüğü, ancak müştekinin kendilerinin polisin koruyacağını söyleyerek bu talebi reddettiğinin aktarıldığı iddianamede, Ufuk Bayraktar’ın ise bu kez ’sonra görüşeceğiz’ diyerek diğer şüpheli ile birlikte mekandan ayrıldıkları, bu olayın ardından geçen süre zarfında mekana birkaç kez gelen şüphelilerin ardından 1 ay kadar görünmedikleri ancak en son 20 Ağustos 2025’de tekrardan geldiklerinde Ufuk Bayraktar’ın sinirli bir şekilde müştekinin yanına gelerek tekrardan kendisiyle konuşmak istediğini belirttiği kaydedildi. Bayraktar’ın müştekinin kendisiyle konuşmak istememesi üzerine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek müştekiye saldırıp yumrukla vurduğu, müştekinin polis çağırmasıyla olay yerine polisler geldiğinde diğer şüpheli Volkan Akbaş’ın müştekinin yanına gelerek ’şikayetini geri çek ben hallederim konuyu’ diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi. 11’er yıl 3’er aya kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Ufuk Bayraktar ve Volkan Akbaş’ın ’iş yerinde birden fazla kişi ile birlikte yağmaya teşebbüs’ suçundan 7’şer yıl 6’şar aydan 11’er yıl 3’er aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu; "Dünyanın en önemli tekstil üreticilerinden birisiyiz" Almanya’da düzenlenen Heimtextil Fuarı’nda 57 Denizlili firma Türk ev tekstilini dünyaya tanıtırken, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu firmalara destek için fuarda yer aldı. Ev tekstili sektöründe dünyanın en prestijli fuarları arasında yer alan Heimtextil Fuarı, Almanya’nın Frankfurt kentinde kapılarını ziyaretçilere açtı. Dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini bir araya getiren fuarda, Denizli’den 57 firma stant açarak Türk havlusu ve ev tekstili ürünlerini uluslararası vitrine taşıdı. Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Heimtextil Fuarı’nda Denizlili firmaları yalnız bırakmadı. Fuara katılan firmaların stantlarını tek tek ziyaret eden Kasapoğlu, sektör temsilcileriyle görüşerek yapılan ticaretler hakkında bilgi aldı. Fuar hakkında yaptığı açıklamada, Denizli’den 57 firmanın Heimtextil fuarına katıldığını ve geçen seneye göre katılımcı sayının biraz daha azaldığını belirten DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, "Bunda tabi 2025 yılında tekstil sektörünün geçirdiği sıkıntılı durumlar etkili oldu. Zaman zaman dile getirdiğimiz tekstilde yaşanan sıkıntıların, ihracatta yaşanan sıkıntıların etkisiyle sayımız biraz daha azalmış durumda. Ama genel olarak 2026’ya olumlu bir giriş olduğunu görüyoruz. Stantlarımızı dolaşıyoruz, firmalarla görüşüyoruz, yöneticilerle konuşuyoruz, beklentileri değerlendiriyoruz, fuarı değerlendiriyoruz. Genel olarak sıkıntılı bir süreçten geçsek de 2026 için umutların yüksek olduğunu gözlemledik bu fuarda. İnşallah geçmiş günleri unutturan, sıkıntılı günleri unutturan, güzel, hareketli, bereketli dönemin başladığı bir fuar olur" ifadelerini kullandı. Türkiye firmalarının düşük kur, yükselen maliyetler sebebiyle dünya pazarında rekabet güçlerinin azaldığını söyleyen DSO Başkanı Kasapoğlu, "Biliyorsunuz, tekstil ihracatımız da geçen sene düşüşle kapattı. Denizli’deki düşüş Türkiye’ye göre biraz daha az diyebiliriz ama genel olarak dünyada tekstil ithalatının arttığı, alımların arttığı bir dönemde maalesef ihracatımız geriler pozisyonda. Ancak tabi şunu da söylemek lazım, yani bugün stantları gezdiğimizde, dolaştığımızda şunu da gözlemliyorum. Herkes yeni ürün geliştirmek, yeni koleksiyon yapmak konusunda oldukça hevesli. Bunu da ortaya koymuş durumdalar. Gerçekten Türk starları, Avrupa’nın stantlarıyla yarışır bir kaliteye sahip. Dünyanın en önemli üreticilerinden birileri olduklarını gösteriyorlar bunları bu fuarda. Dolayısıyla umutluyuz. Firmalarımızın yanındayız. Ekonomiyi işaret ediyoruz, sektörümüzü işaret ediyoruz. Milletvekillerimiz bizlerle beraber, oda başkanlarımız bizlerle beraber. Denizli için, sanayi için daha iyi neler yapılır bunları konuşuyoruz. Umarım 2026 hepimiz için iyi bir yıl olur" şeklinde konuştu.
Denizli Başkan Tatık; "Geçici görüntüler değil, kalıcı altyapı üretiyoruz" Tavas ilçe merkezinde yıllardır her yağışta yaşanan su taşkınları ve altyapı sorunlarına kalıcı çözüm için çalışmaların sürdüğünü belirten Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Geçici görüntüler değil, kalıcı altyapı üretiyoruz" dedi. Tavas ilçe merkezinde uzun yıllardır yoğun yağışlarla birlikte yaşanan su birikintileri, taşkınlar ve altyapı yetersizlikleriyle ilgili kapsamlı çalışmalar sürüyor. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, yürütülen yağmur suyu altyapı ve üstyapı çalışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, projelerin günü kurtarmaya değil, ilçenin önümüzdeki onlarca yılını güvence altına almaya yönelik olduğunu vurguladı. Başkan Tatık, yağmur suyu altyapı çalışmalarının planlı, etaplı ve teknik gerekliliklere uygun şekilde ilerlediğini belirterek, 1. etap çalışmalarının 09 Nisan 2025 tarihinde ihale edildiğini, 02 Mayıs 2025’te sözleşmesinin imzalandığını söyledi. Bu etap kapsamında Şehit Albay Karaoğlanoğlu, Vali Recep Yazıcıoğlu ve Kabristan Caddeleri ile Adalet Sokak’ta yağmur suyu hattı imalatlarının yapıldığını ifade eden Başkan Tatık, çalışmaların 14 Ağustos 2025’te tamamlanmasının planlandığını ve sözleşme bedelinin 11 milyon 883 bin 15 TL olduğunu kaydetti. 2. etap yağmur suyu hattı çalışmalarının ise 07 Kasım 2025’te ihale edildiğini, 11 Aralık 2025’te sözleşmesinin imzalandığını aktaran Başkan Tatık, bu etapta Ramazan Köylü ve Necip Savcı Caddeleri ile 1204, 1221, 3110/1 ve 3120 sokakların kapsama alındığını söyledi. Çalışmaların 250 gün süreceğini ve 11 Eylül 2026’da tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Başkan Tatık, ikinci etap sözleşme bedelinin 59 milyon 800 bin TL olduğunu ifade etti. Çalışmaların iki etap halinde yürütülmesinin nedenine de değinen Başkan Tatık, "Asfaltı yapıp tekrar kazmak hem kamu kaynağını israf etmek hem de vatandaşımıza eziyet etmektir. Bu nedenle yağmur suyu hatlarını üstyapıyla uyumlu ve kalıcı olacak şekilde etaplandırdık" dedi. Sarp Deresi Islah Projesi’ne de değinen Başkan Tatık, DSİ tarafından başlatılan ancak güzergâh sorunları nedeniyle yarım kalan proje için gerekli yazışmaların yapıldığını, deşarj noktalarına ilişkin olarak parsel sahiplerinden muvafakat alınması sürecinin başlatıldığını ve çalışmaların tüm kurumlarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü belirtti. Geçici su birikintilerinin yanlış yorumlandığını ifade eden Başakan Tatık, henüz işletmeye alınmamış hatlar üzerinden yapılan eleştirilerin teknik gerçeklerle örtüşmediğini vurguladı. Tüm yağmur suyu hatlarının Eylül 2026 itibarıyla tam kapasiteyle işletmeye alınmasının planlandığını söyleyen Başkan Tatık, "Biz fotoğrafla algı değil, mühendislikle çözüm üretiyoruz. Tavas için sabırla, planla ve sorumlulukla çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.