YEREL HABERLER - 14 Mayıs 2017 Pazar 15:39

Konya Şeker’den çiftçilere motorin avansı

A
A
A
Konya Şeker’den çiftçilere motorin avansı

Üreticinin yanında yer almayı şiar edinen Konya Şeker, tohum ve gübre desteğinden sonra motorin avansını da dağıtmaya başladı.

Üreticinin yanında yer almayı şiar edinen Konya Şeker, tohum ve gübre desteğinden sonra motorin avansını da dağıtmaya başladı.


Çiftçinin finansman sıkıntısına düşmemesi, piyasadaki dalgalanmalardan zarar görmemesi ve daha çok üretebilmesi için üzerine düşeni yapmaktan hiçbir zaman kaçınmayan Konya Şeker, tohum ve gübre desteğinden sonra motorin avansını da dağıtmaya başladı. Bu çerçevede 15 Mayıs 2017 Pazartesi günü 26 milyon 818 bin 848 TL tutarında, 5 milyon 986 bin 350 litre motorin avansı çiftçiye dağıtılacak. Konya Şeker’in tam da ekim, ilaçlama, gübrelemenin yapılacağı bir dönemde verdiği motorin avansı çiftçilerin arazide hasada kadar en yoğun çalıştığı dönemde gerçekleştiriliyor. Pancar, patates, mısır, ayçiçeği, buğday, arpa, elma, üzüm, süt, büyükbaş ve küçükbaş besi hayvanı alımları ile bölgede üretimin güvencesi konumundaki Konya Şeker’in 2017-2018 kampanya döneminde üreticiye yapacağı bitkisel ve hayvansal girdi ödemelerinin 2 milyar TL’yi bulması bekleniyor.



“Önceliğimiz, çiftçinin işini kolaylaştırmak”


Motorin avansıyla ilgili bir açıklama yapan AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı ve Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, her zaman üreticinin yanında yer aldıklarını, Konya Şeker’in birinci önceliğinin, öncelikli vazifesinin çiftçinin, üreticinin tarladaki işini kolaylaştırmak, üreteni, üretmek isteyeni zorluklar karşısında desteksiz bırakmamak olduğunu belirtti. Avans ödemesini düzenli bir şekilde sürdürdüklerini dile getiren Başkan Recep Konuk, “Desteklerimiz ürün hasat edilene kadar kesintisiz sürecek. 15 Mayıs 2017 Pazartesi günü dağıtımına başlayacağımız 26 milyon 818 bin 848 TL tutarındaki motorin avansı üreticimize nakit sıkıntısı çekmeden ekim, gübreleme ve ilaçlama yapma imkanı tanıyor. Çiftçimizin tarlasının tapanının, ağılının ahırının güvencesi olmayı kendisine hedef koymuş ve bu hedef çerçevesinde Konya Şeker güvencesi altına aldığı ürün ve üretici sayısını her yıl istikrarlı şekilde arttıran bir Konya Şeker var bugün. Dün sadece pancar Konya Şeker güvencesi altındaydı, bugün Konya Şekerin alımını gerçekleştirdiği tarımsal ürün sayısı 12’ye ulaştı. Dün sadece 17 bin çiftçiden alım yapıyorduk, şimdi yıl içinde ödeme yaptığımız çiftçi sayısı 50 bini aştı. Hem aldığımız ürün sayısı artıyor hem alım yaptığımız çiftçi sayısı artıyor. Bu hızlı büyümeye rağmen biz çiftçi hasat etsin getirsin demiyoruz, demedik, demeyeceğiz. Bizim bütün sanayi kuruluşlarından bir farkımız var biz sonuca odaklı bir şirket değiliz biz sürece odaklı bir şirketiz. Biz yapacağımız ürün alımından önce tarladaki üretimin nasıl başlayıp nasıl sürdürülebileceğine ve çiftçinin yaşayabileceği sıkıntıların giderilmesine biz nasıl destek olabiliriz ve üretimdeki sürdürülebilirlik nasıl sağlanır sorusuna odaklanıyoruz. O nedenle de tohumdan başlayarak hasada kadar üreticimizi desteksiz bırakmıyoruz. Konya Şeker olarak biz ürünü kapıdan alanlardan değil tohum tarlaya atılmadan önce ve atıldıktan sonra da hasada kadar çiftçinin yanında olan bir şirketiz. Yaptığımız ürün alımları ve o ürünü işleyerek çiftçimizin ürettiği ürünü değerli hale getiriyoruz ama ondan daha önce üretirken çiftçimizin omuzundaki yükü hafifletiyoruz” dedi.



“Konya Şeker avans dağıtıyor, parayı bankada büyütmek yerine çiftçinin üretimini büyütüyor”


Konya Şeker tarafından ödenen avans tutarının, Türkiye’deki hatta dünyadaki bütün işletmeler için büyük rakamlar olduğunu aktaran Konuk, “Bu büyük rakamları üretime destek olmak için ayırmak, üreticiyi desteklemek için vermek her şirketin harcı değildir. Bu kadar büyük paraları 6-10 ay süre ile peşin ödeyip tarladaki üreticiyi ve tarladaki üretimi desteklemeye ayırmak için bir şirketin iki tane olmazsa olamazının olması gerekir. Birincisi o büyük paraları karşılayacak, o büyük paraları ödeyecek finansal güce sahip olmanız gerekir. İkincisi ise bilanço rakamları ve karlılık yerine birinci önceliğinizin çiftçi, üretici olması gerekir. Paranız var ama önceliğiniz ticaret ise paradan para kazanmanın yolunu ararsınız. Çiftçi dostuysanız, önceliğiniz tarladaki üretimdir. Ama paranız yoksa elinizden duadan başka bir şey gelmez. O nedenle hem imkân olacak hem de niyet halis olacak. Bizim niyetimiz halis, durduğumuz yerde belli,çiftçinin yanı. O nedenle paramızı bankada büyütmek yerine avansla çiftçiyi destek oluyor ve tarladaki üretimi büyütüyoruz” diye konuştu.



“Üreteni ve üretimi merkez kabul ediyoruz”


Hem milli sanayinin hem de milli sermayenin yolunun, milli ve güçlü tarım ve gıda sektöründen geçtiğini vurgulayan Konuk, tarım ve gıdayı stratejik bir sektör olarak gördüklerini ve geleceği bu doğrultuda planladıklarını kaydetti. Türkiye’nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisinin içinde yer alacağını, büyüyen Türkiye’de tarım sektörünün de daha hızlı büyüyeceğini dile getiren Başkan Konuk, “Konya Şeker olarak biz büyüyen Türkiye’nin ve o büyüyen Türkiye’de daha hızlı büyüyecek tarım ve gıda sektörünün asli sahipleriyiz. Tarım ve gıda sektörünün baş aktörlerinden birisi olarak da tarım ve gıdadaki büyümenin mimarlarından olduğumuzun idrakiyle üreteni ve üretimi merkez kabul ediyor, yatırımlarımızı üreteni destekleyecek üretimi arttıracak bir yaklaşımla planlıyoruz.Dağıtımını yaptığımız avans da bu yaklaşımımızın sonucudur. Dağıtımına başladığımız motorin avansının, tarlanın bereketini arttırmasını, bol yağışlı geçen bu senenin bereketli olmasını diliyor, bolluk ve bereket dolu bir yıl temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı yapıldı Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı yapıldı. Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryoda hastane personeli, güvenlik görevlileri ve polis ekipleri olası bir bebek kaçırma olayına karşı koordineli şekilde müdahale etti. "Doğru hareket etme kabiliyetinin artırılmasını hedefleniyor" Tatbikat kapsamında senaryo gereği bir şahıs, hastaneden bebek kaçırmaya çalıştı. Durumun fark edilmesi üzerine "Pembe Kod" alarmı verildi. Alarmın ardından hastane güvenliği ve polis ekipleri hızla harekete geçerek tüm giriş ve çıkışları kapattı. Kısa sürede yapılan çalışma sonucu şüpheli yakalanırken, bebek güvenli bir şekilde kurtarıldı. Yetkililer, bu tür tatbikatların olası risklere karşı hazırlıklı olmak adına büyük önem taşıdığını belirterek, personelin kriz anlarında hızlı ve doğru hareket etme kabiliyetinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti. "Pembe Kod Nedir?" "Pembe Kod", hastanelerde yeni doğan ya da çocuk hastaların kaçırılması riskine karşı oluşturulan acil durum yönetim sistemidir. Bu kodun verilmesiyle birlikte hastane genelinde alarm durumu ilan edilir; tüm kapılar kontrol altına alınır, giriş-çıkışlar sınırlandırılır ve güvenlik güçleri devreye girer. Amaç, olaya en kısa sürede müdahale ederek çocuğun güvenliğini sağlamaktır. Tatbikatın başarıyla tamamlandığı öğrenilirken, hastane yönetimi benzer uygulamaların belirli aralıklarla sürdürüleceğini bildirdi.
Elazığ Başkan Alan: "Sanayi sitesinde söylem dönemi bitti eylem dönemine geçilmeli" 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitesinin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarla istişarelerde bulunduklarını dile getiren Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik" dedi. Elazığ Ticaret ve sanayi Odası aylık Meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ile Meclis Üyeleri katıldı. Bu şehrin her sorununun, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın da sorunu olduğunu ve buna asla duyarsız ve ilgisiz kalamayacaklarını ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, "Zira biz biliyoruz ki ulaşımda, eğitimde, kültür-sanatta yeterince gelişememiş bir şehrin ekonomisi de gelişemez, kabuğunu kıramaz. Sosyal faaliyetlerin az olduğu şehirler iş dünyası ve yatırımcının ilgisini çekmez. Yatırımcısı değer görmeyen ve kadir kıymeti bilinmeyen bir şehre de yeni yatırımcılar gelmez" diye konuştu. Ağır geçen bir kış mevsimin ardından yine zaman zaman afet derecesine varan ve özellikle tarımsal alanların zarar görmesine sebep olan bir mevsimi yaşadıklarını ifade eden Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, oda olarak tarım alanları zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini anında başlattıklarını dile getirdi. Önceki günlerde Elazığ Sanayi Sitesindeki esnafları ziyaret ettiklerini ifade eden Başkan Alan; "Alın teriyle helal kazanç için her sabah kepenklerini besmeleyle açan Sanayi Sitesi esnaflarımızı ziyaret ettik. Emekle yoğrulan, güler yüz ve muhabbetle dolan her bir işyerimizde esnaflarımızın samimi gayretleri ve özverili çalışmalarının şehrimiz insanına ne kadar önemli katkılar sunduğunu bizzat gördük. Şehrimiz ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla sohbet edip sanayi sitesinin fiziki kapasitesinin yetersizliği ile yaşanan diğer sorunlar ve çözüm yollarını istişare ettik. 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitemizin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarımızla istişarelerde bulunduk. Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik. Konunun kesin çözümü adına önümüzdeki hafta Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında tüm milletvekillerimiz ve esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek nihai çözüm için somut adımlar atmayı hedefliyoruz. Ve artık bu sorun bitsin istiyoruz. Sanayi Sitesi gezimizde esnaflarımızla yaptığımız görüşmeler sonrası, mevcut Sanayi Sitemizin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediği ve bu sorunun artık sorun olmaktan çıkarılıp çözüme odaklanılmasına yönelik çağrımıza kayıtsız kalmayıp problemi TBMM kürsüsünden dile getirerek bizlere destek veren MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Diğer milletvekillerimiz ve Sanayi Sitesi esnaflarımızın katılımlarıyla odamız çatısı altında yapacağımız toplantıyla bu meselenin çözümüne odaklanalım istiyoruz" şeklinde konuştu.
Ankara AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Orav: "Türkiye, Avrupa için hayati bir ortak" Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Atanmış Büyükelçi Aivo Orav, Avrupa Günü etkinliğinde Türkiye’nin Avrupa için kritik bir ortak olduğunu vurgulayarak, "Günümüzün belirsizliklerle dolu dünyasında Türkiye, Avrupa için hayati bir ortaktır. Birlikte bizi tanımlayan değerleri koruyor, barış ve refahı ileriye taşıyoruz" dedi. Avrupa Günü, Ankara’da Cern Modern’de düzenlenen resepsiyon ile kutlandı. AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Atanmış Büyükelçi Aivo Orav, "Maddeyi Dönüştürmek" ve "İz" isimli dijital sergilerinin açılışını yaptı. Büyükelçi Orav ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay’ın yanı sıra yabancı misyon şefleri ve davetliler katıldı. Avrupa’nın bir barış projesi olarak inşa edildiğini ve bu sürecin iş birliğiyle güçlendiğini belirten Büyükelçi Orav, Avrupa Birliği’nin çatışmalarla dolu bir geçmişi ortak değerler temelinde bir geleceğe dönüştürme amacıyla kurulduğunu belirterek, "Avrupa Günü’nü, NATO’nun kilit bir müttefiki ve AB sürecinde önemli bir aday ülke olan Türkiye ile birlikte kutlamaktan onur duyuyoruz. Günümüzün belirsizliklerle dolu dünyasında Türkiye, Avrupa için hayati bir ortaktır. Birlikte bizi tanımlayan değerleri koruyor, barış ve refahı ileriye taşıyoruz" dedi. "Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı hukuka aykırı" Konuşmasında küresel gelişmelere değinen Orav, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın "acımasız ve uluslararası hukuka aykırı" olduğunu kaydetti. Sivillerin her gün acı çektiğini dile getiren Orav, "Eğer saldırganlık orada kazanırsa, bu hepimizi tehdit eder" ifadelerini kullandı. "Türkiye istikrar adası ve diplomasi köprüsü" Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Orav, bölgenin çatışmalar ve ekonomik krizlerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu tabloda önemli bir rol üstlendiğini kaydeden Orav, "Türkiye, bir istikrar adası ve diplomasi için bir köprü olmaya devam ediyor" diye konuştu. Küresel sorunlara işaret eden Orav, hiçbir ülkenin iklim ve güvenlik gibi krizleri tek başına çözemeyeceğini belirterek, iş birliğinin önemine vurgu yaptı. "Belirsizlik uluslararası sistemin yeni normali" Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Kemal Bozay da konuşmasında uluslararası sistemin ciddi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti. Bozay, "Uluslararası sistem üzerinde baskı oluşturan küresel bir jeopolitik dönüşüm sürecinden geçmekteyiz. Belirsizlik sıradan bir hal almıştır" dedi. Bu süreçte uluslararası ortamın giderek daha istikrarsız hale geldiğine dikkati çeken Bozay, mevcut sınamaların küresel ölçekte etkiler doğurduğunu ifade etti. "Türkiye güvenilir bir dayanak noktası" Bozay, Türkiye’nin NATO’daki aktif rolü, Avrupa kimliği ve AB üyeliğine olan bağlılığıyla öne çıktığını belirterek, "Türkiye, güvenilir bir dayanak noktası olarak öne çıkmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemdeki değerlendirmelerine atıfta bulunan Bozay, "Bugün mesele Ankara’nın nerede durduğu değil, Brüksel’in geleceğin dünyasında kendini nerede gördüğüdür" ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa için müreffeh bir geleceğe hazır" Bozay, Türkiye’nin Avrupa için müreffeh bir geleceğin inşasına katkı sunmaya hazır olduğunu ifade ederek, "Türkiye, bu çağrıyı kabul etmeye ve Avrupa için müreffeh bir gelecek inşa etmeye içtenlikle hazırdır" dedi.