YEREL HABERLER - 23 Haziran 2017 Cuma 12:28

Konya Şeker ailesi 11 farklı kampüste iftarda buluştu

A
A
A
Konya Şeker ailesi 11 farklı kampüste iftarda buluştu

Konya Şeker’in geleneksel iftar yemeği, eş zamanlı 11 farklı kampüste ayrı ayrı gerçekleştirildi.

Konya Şeker’in geleneksel iftar yemeği, eş zamanlı 11 farklı kampüste ayrı ayrı gerçekleştirildi. Çumra Kampüsü’ndeki programa, AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk da katıldı. Ramazan-ı Şerif’in huzur, barış ve kardeşlik iklimini doyasıya teneffüs eden Konya Şeker ailesi, bir arada bulunmanın mutluluğunu bir kez daha yaşadı ve hep birlikte iftar açtı.


Konya Şeker, bu yıl da binlerce çalışanını, ülke gelişimine katkı sağlayan 11 kampüsünde eş zamanlı iftarın bereketinde buluşturdu. AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, Çumra Şeker Entegre Tesislerinde gerçekleştirilen iftar programına katıldı. Personelle birlikte yemek sırasına geçen AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk da ezanın okunmasıyla orucunu açtı.


Çalışanlarla bir süre sohbet eden Başkan Recep Konuk, konuşmasında, “Bir nefis imtihanını daha vermenin, rahmet ve bereket ayı bir Ramazan’ı daha idrak etmenin huzurunu yaşıyoruz. Bu rahmet ve bereket günlerinde iftar vesilesiyle Konya Şeker ailesi ile bir kez daha buluşmayı, bir önceki Ramazan’dan bu yana yaptıklarımızın üstüne yeni işler yapmış olarak alnımızın akıyla, gönül huzuruyla iftar sofrasında, iftar meydanında buluşmayı bizlere nasip eden Yüce Allah’a şükürler olsun. Temennim o dur ki, Bayram’dan sonra da başta ülkemizin üzerinden, memleketimizin üzerinden, Konya Şeker’in üzerinden Rabbim bu rahmet ve bereket iklimini esirgemesin, eksik etmesin, daha sonraki Ramazanlara da ülkemiz için, milletimiz için daha çok işler yapmış olarak erişmeyi bizlere nasip etsin” dedi.



“Konya Şeker büyümeye devam edecek”


Çumra’daki tesislerin bulunduğu alanın 13 yıl önce çorak bir arazi olduğunu belirten Başkan Recep Konuk, “İftarımızı açtığımız bu alan bundan sadece 13 sene önce çorak bir araziden ibaretti. Bu kampüsün o halini hiç görmemiş kardeşlerimizin sayısı bugün o manzarayı bilen arkadaşlarımızın sayısından kat be kat fazla. O günlerde belki de benim en yakınımdakiler dahil hiç kimse bu ailenin bir gün Konya Şeker yemekhanesinin dışında, alanlara dahi sığmayacak kadar geniş bir sofrada iftar yapacağını hayal etmemiştir. Bugün sadece Çumra Şeker kampüsünde değil, Cihanbeyli’de, Altınekin’de, Seydişehir’de, Sarıoğlan’da, Kaşınhanı’da, Karaman’da, Kangal’da, Soma’da, Karapınar’da, Konya’da kampüslerimizde iftar programında beraberiz. Şundan emin olabilirsiniz gün gelecek kurduğumuz iftar sofrası, Çumra Şeker’in bahçesine de sığmayacak. Sığmamalı da. Çünkü bu iftar sofrasına eklenen her tabak, bu iftar sofrasında kendine yer bulan her yeni kardeşimiz köylerde kurulan iftar sofralarının da zenginleşmesi demek. Tarlanın bereketinin zenginliğe dönüşmesi demektir. Tarladaki üretimin büyümesi demektir. Üreticinin daha çok üretmesi, ürettiğinden daha çok kazanması demektir” ifadelerini kullandı.



“Konya Şeker’in büyümesini bekleyen on binler var”


Türkiye’de kurumlar vergisi mükellefi sayısının 2016 Haziran ayı itibarıyla 713 binin üzerinde olduğunu, Konya Şeker ölçeğindeki işletme sayısının ise ancak yüzlerle ifade edildiğini hatırlatan Başkan Recep Konuk, “Bu işletmelerin içinde Konya Şeker’den daha fazla doğrudan istihdam sağlayanlar da var, daha fazla üretim yapanlar da. Ancak Konya Şeker’in bir görünen yüzü var, bir de görünmeyen yüzü. Bizim şirketimiz, mensubu olduğunuz bu aile sanayide, ticarette taş taş üstüne koydukça tarladaki, tapandaki, meradaki, ağıldaki, bağdaki, bahçedeki üreticiye de istihdam sağlıyor, hem iş arayanın elinin ekmek tutmasını sağlıyor hem de tarlaya, meraya, bağa, bahçeye iş buluyor. O yüzden bizim daha çok büyümek için hem sebebimiz hem de bizden bunu bekleyen on binler var. Anadolu Sevdası şiirinde Abdürrahim Karakoç şöyle diyor; ’sen bizim köyleri görmedin ki hiç. Yolları toz, çamur, evleri kerpiç. O kirli kabukta, o en temiz iç. Hele bir yakından bakılsın da gör. Anlamaz bilmezsin sen bizim halkı. Sevgiyi bulasın yakına gel ki. Kalıplar gerçeği göstermez belki. Gönül perdeleri sökülsün de gör.’ İşte bizim gönül perdemiz şükürler olsun hep söküktür, çünkü biz bu topraklardan çıktık ve onun için biz köylümüz, çiftçimiz, üreticimiz için de çalışıyoruz” diye konuştu.



“Bizim için fabrikalar araç, üretici refahı amaçtır”


Konya Şeker’in, İSO sıralamasında Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında 31’inci sıraya yükseldiğini ifade eden Başkan Recep Konuk, “Bizim bir davamız, hedefimiz, sorumluluğumuz var. Konya Şeker olarak biz, bir fabrikamız daha olsun, namımız yürüsün diye çalışmıyoruz. Bizim için fabrikalar araç, üretici refahı amaçtır. O nedenle bütün arkadaşlarımdan, bütün kardeşlerimden beklentim şudur, yaptığınız işle, işinizde elde edeceğiniz başarıyla, bu kurumun bilançosuna yapacağınız katkıyla onlarca köydeki on binlerce üreticinin hayatını kolaylaştırdığınızı unutmadan bunu bir saniye bile aklınızdan çıkarmadan çalışmanız. Unutmayın ki, sizin ticaretimizde kaybedeceğiniz her kuruşta binlerce çiftçinin hakkı var. Bu şirkette benden başlayarak hiç kimsenin işini savsaklama, ihmal etme lüksü yok. Bu bir takım oyunu ve bu ailedeki on binin üzerindeki arkadaşımızın da yaptığı işle bu kurumu hedefine taşıdığını unutmaması lazım. Yani benim bu şirkete bir hedef çizmem ve o hedef için çalışmam yetmez, bu şirketteki kantar memurunun da, depocunun da, güvenlik görevlisinin de, ziraattaki çavuş arkadaşımızın da aynı hedefi benimsemesi ve aynı hedef için çalışması gerekir. Nedir o hedef, Konya’daki bir Çiftçi Kooperatifi şirketini dünyanın en büyük beş gıda markasından biri yapmak. Amerikan Başkanı John Kennedy NASA’yı ziyareti sırasında koridorda elinde süpürge ile bekleyen bir bayan ile karşılaşır ve ne yapıyorsun diye sorar; Bayan; Başkanım Ay’a adam gönderilmesine yardımcı oluyorum diye cevap verir. Muhtemelen Ay’a ilk astronot ayak bastığında o hanımefendi yaptığı işle bu hedefin gerçekleşmesine verdiği katkı nedeniyle en çok gururlananlardan biri olmuştur. Sizler de şunu unutmayın bu şirkette yaptığınız iş her ne olursa olsun, pozisyonunuz ne olursa olsun büyük ve ulvi bir gayeye yani ekonomi çarkının çiftçiyi öğütmemesine, çiftçinin büyükler arasında kendisine yer açmasına ve ekonomiden daha çok pay almasına hizmet ediyorsunuz. Bu gayeye hakkıyla hizmet eden, işine sahip çıkan ve işinin gereğini eksiksiz yapan herkes bu kurum için vazgeçilmezdir. Unutmayın ki, sizin sanayide kaybettiğiniz her bir dakika binlerle çarpılıyor. Unutmayın ki, sizin geç ürettiğiniz her ürün köylerdeki binlerce çiftçiye bu refah ve zenginlik yarışında zaman kaybettirir” dedi.



“Mağdur olan köylümüzün de daha çok kazanması için çalışıyoruz”


AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, “Özellikle bu aileye sonradan katılan arkadaşlarıma söylüyorum, 2000’li yılların başında sayıları yüzlerle ifade edilen arkadaşlarımız birilerinin ayağına basma yürekliliğine ve cesaretine sahip olmasaydı, halis bir niyetle tarlada üretene ekonomiden aslan payını alma niyetiyle yola çıkıp, bu niyete tavizsiz sahip çıkmasaydı bugün aranızdaki binlerce kardeşimiz bu ailenin bir parçası olamaz, Konya Şeker İSO sıralamasında Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında 31’inci sıraya yükselmezdi. Konya Şeker’in tüm işletmeleri dahil edildiğinde üretimden satışlara göre İSO sıralamasında Türkiye’nin en büyük 16’ncı şirketinden daha fazla üretim yapmasını sağlayan, bu şirketin sahip olduğu ve ilanihaye sahip çıkacağı yürek ve niyettir. Onun için bizim ürettiğimiz iş sahası sadece fabrikada çalışanlarımızla sınırlı değil. Biz ayrıca üreticinin, mağdurumuzun, mağdur olan köylümüzün de üretmesini, daha çok kazanmasını, o arazisindeki, tarlasındaki bereketin zenginliğe dönüştürülmesi için de çalışıyoruz. Bunun da neticelerini aldık. Dün birkaç ürünle sınırlı olan Konya Şeker’in aldığı ürün portföyü bugün çeşitlenmiştir. Üretici ne üretiyorsa, besi hayvanından sütüne, arpasından mısırına, pancarına, patatesine kadar birçok ürünü Konya Şeker alarak üreticiyi de destekliyor, onun da gelecekle ilgili kurduğu hayallerine pozitif katkı veriyor“ ifadelerini kullandı.



“Konya Şeker, Anadolu köylüsünün bayraktarlığını yapıyor”


Konya Şeker’in bir misyonu temsil ettiğini dile getiren Başkan Konuk, “Ekonomik vizyonu yol kenarlarında tarhana, bulgur, erişte, salça, kavun, karpuz satmaktan ibaret sanılan Anadolu köylerinin ve Anadolu köylüsünün sanayicilikte de bayraktarlığını yapıyor. Bu kurum yaptığı işlerle, yaptığı üretimle çiftçinin, üreticinin bayramları bayram gibi kutlaması için çalışıyor. Bir nefis imtihanının daha sonuna geldik. Daha nice Ramazanlara daha da büyümüş bir Konya Şeker ailesi olarak ermeyi Rabbimin hepimize nasip etmesini temenni ediyor, ‘Ya Rab Bayram Eyle Bayramımızı’ diyerek hepinizi muhabbetle kucaklıyor, yaklaşan bayramınızı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "Vakıf geleneği, toplumsal dayanışmanın en güçlü örneklerinden biridir" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Vakıf Haftası çerçevesinde Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Halit Uğurlu ve beraberindeki heyeti ağırladı. Başkan Büyükkılıç, vakıf geleneğinin toplumsal dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Halit Uğurlu ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti. Başkanlık Toplantı Salonu’nda Vakıf Haftası dolayısıyla gerçekleşen ziyarette, vakıf kültürünün geçmişten günümüze taşıdığı değerler ve bu kapsamda gerçekleştirilecek çalışmalar ele alındı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Büyükkılıç, vakıfların Türk-İslam medeniyetinin en önemli yapı taşlarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Vakıf anlayışı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve insan odaklı hizmetin en somut tezahürüdür. Ecdadımızın ayağı kırık leylekler için dahi vakıf kuracak kadar ince düşünceli bir miras bıraktığını biliyoruz. Bu değerleri yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. Büyükkılıç, Kayseri’de vakıf kültürünün güçlü bir şekilde yaşatıldığını vurgularken, Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Halit Uğurlu ise Vakıf Haftası kapsamında yürütülecek faaliyetlere ilişkin bilgi vererek, hafta boyunca gerçekleştirilecek programlarla vakıf bilincinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Bursa BBS ve BÜYEM’den yapay zekâ destekli e-ticaret programı İş dünyasının dönüşümüne yön veren Bursa Business School, "Yapay Zeka Destekli E-Ticaret ve E-İhracat Dönüşüm Programı"na ev sahipliği yaptı. Bursa Business School, dijital dönüşüm ve küresel rekabette öne çıkmak isteyen firmalara yönelik eğitim programlarını sürdürürken, iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik yeni nesil içerikleriyle dikkat çekiyor. Bu kapsamda BBS ve BÜYEM iş birliğinde Yapay Zekâ Destekli E-Ticaret ve E-İhracat Dönüşüm Programı düzenlendi. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde gerçekleşen programda, Öğretim Üyesi Ahmet Rasim Çağın tarafından katılımcı firmalara yapay zekayı e-ticaret ve e-ihracat süreçlerine entegre etmelerine katkı sağlayacak teorik ve pratik bilgiler aktarıldı. "Yapay zeka iş dünyasında önemli bir kırılma noktası oluşturdu" Eğitmen Ahmet Rasim Çağın, uygulamaya yönelik yapay zekâ dersleri verdiğini belirterek, "Uludağ’da yapay zekânın ticaret, sanayi, ihracat ve e-ticaret alanlarında nasıl kullanılabileceğini ele aldığımız son derece verimli bir program gerçekleştirdik. Teknolojideki dönüşümün doğrudan iş hayatına nasıl uygulanabileceğini tartıştık. Doğanın içinde böyle bir iş okulu ve tesis yapısını ülkemize kazandırdıkları için BTSO’ya teşekkür ederim." dedi. Yapay zekânın internete ve cep telefonlarına benzer bir kırılma noktası oluşturduğunu vurgulayan Çağın, "Yapay zekâ hayatımızın her alanında yer almaya başladı. Üzerinde çalıştığımız projelerde yapay zekâ hem maliyetlerin azalması hem de ciroyu destekleme açısından şirketlere ciddi değer katıyor. Bu teknolojinin geri dönüşü yok; gelip geçici değil kalıcı bir teknoloji. Ne kadar hızlı öğrenip iş hayatına uygularsak rakiplerimizin o kadar önüne geçeriz." ifadelerini kullandı. "Artık e-ticaretin başında ‘e’ kalkmalı" BTSO E-Ticaret Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ise eğitimlerin önemine dikkat çekerek, "BBS’de gerçekleştirilen eğitimler çok kıymetli. Ben de burada katılımcı olarak yer alıyorum. Mevcut içerikleri uygulamalı olarak yapay zekâ üzerinden çalıştırıyoruz. Yapay zekâ kullanımı herkese hız kazandıracak. Artık e-ticarette her şey hız üzerine kurulu. 40 kişinin yaptığı işleri tek kişiye düşürebilecek AI agent’lerin (yapay zekâ aracıları) sayısı artıyor." dedi. Bu tür etkinlikleri artırmak istediklerini belirten Sülün, "Geleneksel ticaret anlayışını kırmakta zorlanıyoruz. Artık e-ticaretin başındaki ‘e’ kalkmalı; ticaretin kendisi bu dönüşüme evriliyor. Bundan sonraki eğitimlerimizi sektördeki paydaşlarımızın taleplerine göre şekillendireceğiz. Devletimiz de ivmesini e-ihracata çevirmiş durumda. Eğitim planlamalarımızı bu doğrultuda yapacağız." diye konuştu. "Eğitim iş akışımıza olumlu katkı sağlayacak" Eğitimde yer alan Ehiltek Kalıp Tasarım Kıdemli E-Ticaret Yöneticisi Taha Taştekin de ilk kez BBS eğitimine katıldığını belirterek, "Gerek düzenlendiği yer gerek organizasyon gerek eğitmen kalitesi ve işlenen içerik açısından çok iyi bir eğitimdi. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteriyoruz ve bu eğitimin iş akışımıza olumlu katkı sağlayacağına inanıyorum. Aldığımız çıktılarla operasyonumuzu daha da geliştireceğiz. BTSO, BBS ve değerli eğitmenimize teşekkür ederim. Bundan sonraki eğitimlere de mutlaka katılmak isterim." dedi. "Eğitim beklentimin üzerindeydi" Bilplastik Yönetim Kurulu Üyesi Alihan Biliktü ise, "yapay zekâ eğitiminde çok kıymetli bilgiler edindik. Aynı ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışma fırsatı bulduk. Beklentimin çok üzerindeydi. Uludağ’da düzenlenmesi de ayrı bir değer kattı. Bundan sonra da sektörümle ilgili eğitimlere katılmayı düşünüyorum." ifadelerini kullandı. "Eğitim farklı bir yaklaşımla hazırlanmıştı" Pakkens firmasında satış bölümünde çalışan Can Demiralay da eğitimin kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını belirterek, "Eğitimin ilk bölümünde teknik bir başlangıç yapıldı ve yapay zekânın tarihçesi, altyapısı ve temel oluşumu çok iyi anlatıldı. Daha önce katıldığım eğitimlerden farklı bir yaklaşımla hazırlanmıştı. Uygulamalı örnekler teorik bilgileri pekiştirmede oldukça etkili oldu ve bana yeni bir perspektif kazandırdı." dedi. Eğitim sonunda katılımcılara katılım belgesi verildi.
Kars Karslı öğrencilerden Türkiye Finallerinde büyük başarı Mersin’de düzenlenen Anadolu Yıldızlar Ligi Atletizm Kros Türkiye Finalleri’nde Kars’ı temsil eden Arpaçay Değirmenköprü İsmet Kaya Ortaokulu öğrencileri, elde ettikleri derecelerle hem ilçe hem de il adına gurur kaynağı oldu. Zorlu parkurlarda Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcularla mücadele eden Kars Takımı sporcularından 2012 doğumlu Latif Çetinkaya, erkekler kategorisinde üstün bir performans sergileyerek Türkiye 2’ncisi olmayı başardı. Disiplini, azmi ve yarış boyunca ortaya koyduğu kararlılıkla dikkat çeken Çetinkaya, önemli bir başarıya imza attı. Aynı organizasyonda mücadele eden bir diğer başarılı sporcu, 2013 doğumlu Sümeyra Kaya ise kızlar kategorisinde Türkiye 4’üncüsü olarak büyük bir başarı elde etti. Genç yaşına rağmen sergilediği performansla gelecek için umut veren Kaya, izleyenlerden tam not aldı. Elde edilen dereceler, Arpaçay ilçesinde ve Kars genelinde büyük sevinçle karşılanırken, sporcuların başarısında emeği geçen öğretmenler ve okul yönetimi de takdir topladı. Özellikle Beden Eğitimi Öğretmeni öncülüğünde sürdürülen disiplinli çalışmaların bu başarıda önemli rol oynadığı ifade edildi. Arpaçay Kaymakamı Muhammed Burak Akköz, sporcuların elde ettiği başarıların kendilerini gururlandırdığını belirtti. Akköz, "Müsabakada özverili ve üstün başarı örneği sergileyerek derece elde eden öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Bu başarıda emeği bulunan öğretmenlerimize ve okul idaremize de teşekkür ediyorum. Gençlerimizin spora yönelmesi ve bu tür başarılarla adından söz ettirmesi bizler için son derece kıymetlidir" dedi. Karslı öğrencilerin elde ettiği dereceler, bölgedeki diğer genç sporcular için de ilham kaynağı olurken, ilin spor alanındaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Aydın Aydınlı doğaseverler, Kaptan Cousteau’nun "Yeryüzündeki Cennet" dediği Gökova’da yürüdü Haftasonu rotasını Kaptan Cousteau’nun "Yeryüzünde cennet" dediği Gökova’ya Aydınlı doğaseverler, rehber eşliğinde bölgeyi adeta yeniden keşfederken, Akdeniz’in eşsiz bitki örtüsünü hayranlıkla izledi. Aydın’ın tarihi ve doğal güzelliklerinin korunması adına önemli çalışmalar yapan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’nin (EKODOSD) her hafta düzenledikleri gezi turlarının bu haftaki durağı Muğla’nın Gökova ilçesi oldu. Doğaseverlerin ilk durağı Kıran Dağları olurken, Akdeniz’in eşsiz bitki örtüsünü tüm canlılığıyla izledi. Her zaman olduğu gibi doğa ve kültür gezilerinin devam edeceğini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, gezi ile ilgili bilgi vererek "Kaptan Cousteau’nun yıllar önce Gökova’ya geldiğinde söylediği ifade edilen, ’Yeryüzünde cenneti görmek istiyorsanız Gökova’yı görün’ sözündeki bu cenneti bir kez daha görmek için, bu haftaki etkinliğimizde Gökova’ya gittik. Ülkemizin birçok yerinde yağmur, kar, fırtına ve soğuk hüküm sürerken, biz adeta doğanın bize armağan ettiği bir günde, Gökova’nın eşsiz güzelliğinde güneşle buluştuk. Baharın tüm renklerini, kokusunu ve sessizliğini içimize çekerek yürüdük. Şelalenin coşkuyla akan sularının sesini duyamadık belki ama yağışlı geçen kışın ardından Akdeniz’in eşsiz bitki örtüsü tüm canlılığıyla karşımızdaydı. Doğa, bir yandan kaybettirirken bir yandan da tüm güzelliğiyle direnmeye devam ediyordu. Alatepe-Kocadağ zirvesine ulaştığımızda, Gökova Körfezi tüm görkemiyle önümüzde uzanıyordu. Deveboynu gibi kıvrılan Datça Yarımadası, Karaca Adası, Longöz, Değirmenbükü, Yedi Adalar, İngiliz Limanı ve Tuzla’nın dantel gibi işlenmiş kıyılarını, hepsine yukarıdan bakarken, doğanın büyüklüğü karşısında bir kez daha hayran kaldık. Kocaçay’ın taşıdığı alüvyonlarla oluşan Ören’in verimli topraklarını, yapılaşmaya rağmen hala direnen o yeşil dokuyu kuşbakışı izlerken, korunabildiği kadar korunmuş her alanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hissettik. Adını mitolojide çömlekçilik sanatının kurucusu sayılan Keramos’tan alan bu kadim coğrafyada, rehberimiz Ayda Su Pusar’ın anlatımlarıyla geçmişin izlerini de dinledik. Gördük ki, doğa bize her zaman cömert. Ama biz onu koruyabildiğimiz sürece" dedi.