ASAYİŞ - 25 Haziran 2025 Çarşamba 10:52

Karaman’da kaybolan 2.5 yaşındaki kız çocuğunu jandarma buldu

A
A
A
Karaman’da kaybolan 2.5 yaşındaki kız çocuğunu jandarma buldu

Karaman’ın Ayrancı ilçesinde kaybolan 2.5 yaşındaki yabancı uyruklu kız çocuğu jandarma ekipleri tarafından çiftlikte bulundu.


Olay, dün akşam saat 21.30 sıralarında ilçeye bağlı Kavuklar ile Köğecik köyü arasında bulunan mevsimlik işçilerin kaldığı çadırda yaşandı. Edinilen bilgiye göre, mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan Suriye uyruklu ailenin 2.5 yaşındaki kızı N.E.A., bir anda kaldıkları çadırdan uzaklaşarak kayboldu. Kızlarının çadırda olmadığını fark eden aile çevrede yaptıkları aramada çocuğu bulamayınca durumu jandarmaya bildirerek yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye Jandarma, AFAD, Polis ve UMKE ekipleri sevk edildi. Köylülerinde destek verdiği arama çalışmaları sabaha kadar devam etti. Yapılan arama çalışmaları sonucunda 2.5 yaşındaki kız çocuğu sabaha karşı jandarma ekipleri tarafından kaldığı çadıra yaklaşık 1.5 kilometre uzaklıktaki çiftlikte sağ salim bulundu. Ayrancı Entegre Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen çocuk daha sonra ailesine teslim edildi.



Karaman’da kaybolan 2.5 yaşındaki kız çocuğunu jandarma buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.