ASAYİŞ - 26 Haziran 2025 Perşembe 15:10

Yüksek gerilim hattına temas eden balya asansörü 40 dönüm tarlayı kül etti

A
A
A
Yüksek gerilim hattına temas eden balya asansörü 40 dönüm tarlayı kül etti

Karaman’da yüksek gerilim hattına balya yükleme asansörünün temas etmesi sonucu yangın çıktı. Yangında 40 dönüm buğday tarlası ile plastik yağmurlama boruları yanarak kül oldu.


Yangın, sabah saatlerinde merkeze bağlı Yollarbaşı köyü Siler mevkiinde bulunan buğday tarlalarında çıktı. Edinilen bilgiye göre, buğday tarlasındaki saman balyalarını toplayan kamyonetteki balya yükleme asansörü bir teli sarkan yüksek gerilim hattına temas etti. Elektrik akımına kapılmamak için kamyonetten atlayan sürücüsü canını son anda kurtarırken, çıkan kıvılcımlar tarlayı tutuşturdu. Rüzgarında etkisiyle alevler kısa sürede büyüyerek bitişikteki hasat edilmeyi bekleyen diğer buğday tarlalarına da sıçrayarak yayıldı. Tarlaların yandığını gören köylüler traktörlerle yangına müdahale ederken, ihbar üzerine olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri de sevk edildi. Köylüler ve itfaiyenin yaptığı çalışmalar sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında 40 dönüm buğday tarlası kül olurken, plastik yağmurlama boruları da eriyerek kullanılamaz hale geldi.


"Balya yüklenirken yangın çıktı"


Çıkan yangında tarlasının bir bölümü yanan çiftçi Mehmet Kabakçı, "Saman balyası yüklendiği sırada balya asansörünün yüksek gerilim hattına temas etmesiyle yangın çıkmış. Çıkan yangında toplam 40 dönüm ekili arazi yanarak kül oldu. Zayiatımız çok" dedi.


"Yüksek gerilim hatlarına bir çare bulunması lazım"


Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, yangın çıkan ekili arazilerde incelemelerde bulunarak çiftçilere geçmiş olsun dileklerinde bulundu.


Bayram, şuanda çiftçilerimizin 1 yıllık emeği kül olmuştur diyerek, "Karaman’da hububat hasadının başlamasıyla birlikte yüksek gerilim hatlarına bağlı olarak yangınlar artmaya başladı. Son 2 hafta içinde bölgemiz de 4 yangın olayı meydana geldi. Yaşananlar üzücüdür. Zaten üreticilerimiz zor bir yıldan geçiyor. Bu yangınların özellikle yüksek gerilim hatlarının geçtiği yerlerde çıktığını görüyoruz. Bunun için bir önlem alınması gerekiyor" diye konuştu.


Yangın nedeniyle yaşanan zararın yapılacak olan tespit çalışmalarının ardından netleşeceği öğrenildi.



Yüksek gerilim hattına temas eden balya asansörü 40 dönüm tarlayı kül etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.