GÜNDEM - 23 Nisan 2025 Çarşamba 17:03

Deprem Uzmanı Prof. Dr. Bilgehan: "İstanbul’da beklediğimiz büyük deprem, bu deprem olabilir"

A
A
A
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Bilgehan: "İstanbul’da beklediğimiz büyük deprem, bu deprem olabilir"

Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilgehan, İstanbul’da bir süredir bekledikleri büyük depremin 6.2 şiddetindeki depremin olabileceğini belirterek, "Bugünkü depremle birlikte İstanbul’da 7’nin üzerinde bir deprem olma ihtimali de düştü" dedi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görevlendirmesiyle Hatay’da deprem incelemesinde bulunan, aynı zamanda Milli Savunma Bakanlığının Deprem Araştırma Grubunda da yer alan Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilgehan, "Gördüğümüz kadarıyla bir öncü deprem meydana geldi. Daha sonra da 6.2 şiddetinde bir deprem meydana geldikten sonra artçı depremler meydana geldi. Ana depremin 6.2’lik deprem olduğunu söyleyebiliriz. Bundan sonra depremler azalarak devam edecek. Fakat ne olacağı belirsiz, çok parametrelere bağlı bir olgu deprem dediğimiz olgu. Evlere hemen girmemek ilk aşamada faydalı olabilir. Özellikle hasarlı evlerden uzak durmak, yetkililerin uyarılarına kulak vermek gerekiyor. İstanbul gibi büyük bir metropol şehirde toplanma alanlarının mutlaka toplanmaları gerekiyor bu gibi depremlerde ilk başta, toplanma alanlarında toplanıldığı zaman ve yetkililerin uyarılarına dikkat ederek buralara toplanıldığı zaman herhangi bir sorun çıkmayacaktır. Depremin korkusu ve paniği atlatıldıktan sonra rahatlıkla evlerimize dönebiliriz" dedi.



"Biz, İstanbul’da 6 veya 7 civarında bir deprem bekliyorduk"


İstanbul’da 7 üzeri bir deprem beklemediklerini söyleyen Prof. Dr. Bilgehan, "Tarih boyunca İstanbul’da meydana gelen depremler aslında şu anda meydana gelen fay hattı üzerinde olduğu fay zonunda meydana geldiği için belki de açıkçası bu kesin olmamakla birlikte belki de İstanbul’da beklediğimiz o büyük deprem bu depremdir de diyebiliriz. Bu belirsiz olmakla birlikte böyle bir öngörüde bulunabiliriz. Bu iyimser bir öngörü tabii. Çünkü oralarda beklediğimiz deprem bu mertebede bir depremdi. Yani biz 8 veya 9 civarında bir deprem İstanbul’da beklemiyorduk. Beklediğimiz deprem 6 veya 7 civarında bir deprem bekliyorduk. Deprem İstanbul’daki beklediğimiz deprem bu deprem olabilir. Yine de kırılmamış olan 60 kilometre civarında bir fay hattı var. Fay zonumuz var, orası da kırılabilir. Kırıldığı zaman ne kadar deprem üretir? Tabii bunların hepsi incelemesi gereken konular" diye konuştu.



"Kırılmamış olan henüz 60 kilometre civarında bir fay zonumuz var"


Marmara Denizi üzerinde Kumburgaz fay zonu üzerinde olan kısmın henüz tam kırılmadığını belirten Prof. Dr. Bilgehan, "Kırılmamış olan henüz 60 kilometre civarında bir fay zonumuz var, bu da deprem üretebilir çünkü depremlerin olması, aslında artçı depremlerin olması olmazsa bunun arkasından iyi bir şey, kötü bir şey değil. Çünkü stresi gerilmeyi alıyor, gerilmeyi almakla birlikte başka bir yere gerilme yüklüyor aslında, o kısımlarda yükleniyor demektir, bu da kırılmamış kısımlarda kırılabilir ama bu kadar büyük deprem üretir mi? Dediğim gibi incelenmesi gereken konular" şeklinde konuştu.



"Depreme dayanıklı şehirler meydana getirdiğimiz zaman insanlarımız deprem olduğunda paniğe kapılmayacaktır"


Her deprem olduğunda depremin tekrar gündeme geldiğini ifade eden Prof. Dr. Bilgehan, "Tekrar yoğun bir şekilde münazara ediyoruz, konuşuyoruz yani ders yapılmamış, hatalarımızdan yapmamış olduğumuz şeyleri düşündüğümüz zaman keşke yapsaydık diyoruz. Hatalarımızdan ders almaya çalışıyoruz fakat artık bence bu ders alma konusunu geçip tamamen biz, iyi ki bunu yapmışız deme noktasına gelmemiz gerekiyor. Çünkü dediğim afet değil, yani binaların yıkılması, insanların ölmesi, o depremi afet haline getiriyor. Biz afet haline getirmeyecek şekilde önlemlerimizi almamız en uygun olacaktır. En iyisi olacaktır. Binalarımız çok güçlü olduğu zaman iyi olduğu zaman depreme dayanıklı binalar yaptığımız zaman depreme dayanıklı şehirler meydana getirdiğimiz zaman da açıkçası biz insanlarımız deprem olduğu zaman da paniğe kapılmayacaktır. Yani dışarıdaysa bile o binaya girmeye çalışacaktır. Çünkü binasına güveniyordur, binalara güveniyordur, binanın yıkılmayacağını düşünüyordur. O bilinci verebilmemiz gerekiyor, bu da ancak çok dediğim gibi çok iyi binalar yapmamız inşa etmemiz de olacaktır. Binalar çok iyi yapılmazsa tabii insanlar her zaman korkar vaziyette, panik halinde dışarıya doğru kaçacaktır. Hatta bazı olaylar duyuyoruz. Mesela deprem olduğu anda deprem sarsıntısı meydana geldiğinde insanların panik halinde balkonlardan dışarı atladığını duyuyoruz haberlerini alıyoruz. Deprem öldürmeyecekse bina yıkılmayacaksa bile o insanın dışarı atlamasından dolayı can kaybı meydana gelebiliyor"



"Bu depremle birlikte ilk 30 yıl içerisinde 7 üzeri deprem olma ihtimali yüzde 64’tü, bu ihtimal nispeten düştü"


İstanbul’da yaşanan 6.2 şiddetindeki depremin ardından 7 ve üzeri deprem olma ihtimalinin de nispeten düştüğünü söyleyen Bilgehan, "İstanbul’da yapılan istatistikler sonucunda 2000 sonrasında 7 ve üzerindeki büyüklükte bir deprem meydana gelme ihtimali yüzde 64 civarında hesaplanmıştı. Bu tabii ilk 30 yıl içerisinde tabii meydana gelme ihtimali de ilk 40 yıl içerisinde 50 yıl içerisinde meydana gelme ihtimalleri gittikçe yükseliyor. Yüzde 70, yüzde 80 hatta yüzde 90’ları buluyor. Bu demek oluyor ki İstanbul’da mutlaka deprem meydana gelecekti. Bu daha önceden de söyleniyordu. Bugün böyle bir deprem yaşadık. Bu deprem dediğim gibi bayağı bir stresi aldı. Aslında bu iyi haber başka noktalara tabi stres yüklüyor. Bu da kötü haber. Umarım o stres yüklenen yerler çok fazla deprem üretmezler. Bu depremle birlikte ilk 30 yıl içerisinde 7 üzeri deprem olma ihtimali de yüzde 64 demiştik. Bu nispeten düştü. Yani bu stresi gerilmeyi gittikçe azalttı diyebiliriz. Bu güzel bir şey. Yani biz biliyoruz ki 250 yılda bir bu İstanbul’da çok büyük deprem meydana geliyor. Biz de bu deprem bekliyorduk zaten, bu 250 yıl geçti. Bunu anlamda açıkçası bu stresi azalttı ve beklediğimiz deprem umarım budur diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.



Deprem Uzmanı Prof. Dr. Bilgehan: "İstanbul’da beklediğimiz büyük deprem, bu deprem olabilir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala: "Dünya sürekli silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çözmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi" Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi’nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala’nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti’nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay’ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye’yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002’den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika’da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır’da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "Uluslararası sistem çökmüş durumda" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye’yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye’nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye’nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye’de çöktü. Suriye’de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye’nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye’nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "Terör örgütünü kullananları uzakta aramaya gerek yok" Türkiye’nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye’nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "Ana muhalefet partisi tam bir Ortadoğu’ya döndü" Ak Parti’nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu’ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa’da iktidar dileniyor. Türkiye’yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri’nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay’a gittik. Hatay’da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi’nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye’nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye’de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan’a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye’nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye’nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye’yi getirdik, hedefler koyduk" "Türkiye’deki sorunlar masamızın üzerindedir. Emekli, çalışan ve çiftçimizin gelirini arttıracağız" Türkiye’de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye’nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa’nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye’yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye’nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı. (GÖ-İHS)