EĞİTİM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 15:35

KADES uygulaması Bulgarlara örnek oldu

A
A
A
KADES uygulaması Bulgarlara örnek oldu

Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen sempozyumda konuşan Türk Bulgar İş Kadınları Derneği Başkanı Türkan Tatyana Türker, Türkiye’de kullanılan KADES uygulamasının Bulgaristan’da hayata geçirilmesi için çalışma başlatıldığını ifade etti.


Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde, Kastamonu Teknokent ve Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi iş birliğiyle düzenlenen Ulusal İnovasyon, Teknoloji ve Girişimcilik Öğrenci Sempozyumu başladı. Sempozyum, farklı üniversitelerden öğrencileri, akademisyenleri ve girişimcilik ekosisteminin paydaşlarını bir araya getirdi.


Sempozyumun açılışında konuşan Türk Bulgar İş Kadınları Derneği Başkanı Türkan Tatyana Türker, "Hayatımda yaşadığım en büyük şoklardan biri, kadın cinayetinde kaybettiğimiz 33 yaşındaki Sevinç’tir. Bolu’da hayatını kaybetti. 13 yaşında çok güzel bir kız bıraktı. Bu hayatımda yaşadığım çok büyük acılardan biriydi. Çok üzüldüm, daha sonra Bulgaristan’a döndüm. Kadınlar için ne yapabilirim diye düşündüm. Yaşadığınız her zorluktan, her acıdan güç toplayın. Bulgaristan’da kadına şiddet yine var. Türkiye teknoloji konusunda, inovasyon konusunda çok ileride. Bir Avrupa ülkesi olan Bulgaristan’da KADES gibi bir uygulama yoktu. Bu bir eksiklik. Ben de WKADES uygulamasını Bulgaristan’da olmalı, Sevinç’in anısına bir şey yapmalıyım’ dedim. Onun anısına, onun acısıyla büyük bir şey başardık. Biz, bir yıl içinde KADES uygulamasını anlatabildik. Türkiye’den Sibel Özdemir geldi, Sayın Büyükelçimiz Mehmet Uyanık, İçişleri Ataşemiz İlker Bey geldiler ve anlattılar. Bize çok yol açtılar. Büyük bir konferans düzenleyerek KADES’i anlattık. Bu süreç uzun oluyor. Ben buraya gelmeden iki gün önce karşımda Bulgaristan’ın İçişleri Bakan Yardımcısı, Bulgaristan’ın İçişlerindeki bütün kadına şiddete karşı bölümleri, 112 servisinin müdüründen oluşan 9 kişilik heyet vardı. Biz kadınlardan bu uygulamayı dinledi ve bu uygulamanın hayata geçirilmesi sözünü verdiler. Yaşadığım çok büyük bir acıdan böyle bir sonuç çıkıyor. Onun için güçlü olun, bir şeyi çok çok çok isteyin ve çok inanın" dedi.


Sempozyumda konuşan Vali Yardımcısı Hakan Kubalı ise, "Yapay zeka devrimini yaşıyoruz. Birtakım ülkeler uzay teknolojisinde o kadar ilerlediler ki gördüğümüzde gıpta ediyoruz. Biz de yaşayalım istiyoruz. Kuantum fiziği gelişti. Biyoteknoloji alanında müthiş devrimler yaşanıyor. Yeşil enerji sistemleri, siber güvenlik, veri güvenliği, dijital bir devrim yaşıyoruz. Bu dijital devrimde sonuçlar önemlidir. Halkın yararına bir teknolojik devrim yaşanmazsa, sermaye uluslararası bütün kaynakları elinde tutarsa, bu teknoloji ile birlikte halkın yararına değil zararına bir gelişim yaşanır. O yüzden asıl bu işi başaracak olan sizlersiniz. O yenilikçi düşünceleriniz ve azminiz, Türk Milleti’ni, Türkiye Cumhuriyeti’ni daha da ileriye taşıyacaktır" ifadelerini kullandı.


Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Alperen Kaymakcı ise sempozyumun hazırlık sürecinde öğrencilerin büyük bir çabası olduğunu hatırlatarak, öğrencilerin açısında değerli bir deneyime dönüştüğünü kaydetti. Prof. Dr. Kaymakcı, "Öğrencilerimiz proje anlatmayı, iletişim kurmayı, ikna etmeyi ve kaynak geliştirmeyi öğrendiler. Bunların her biri girişimcilik kültürünün önemli parçalarıdır" diye konuştu.


Prof. Dr. Kaymakcı, Teknokent’in yaptığı çalışmalar hakkında bilgiler vererek, üretici bir birim olan Teknokent’te öğrencilerin de aynı zamanda üreten, geliştiren, kodlayan, tasarlayan ve teknolojiye yön veren bireyler olmalarını hedeflediklerini söyleyerek, "Bilginizi yalnızca notlara değil, patentlere, tasarımlara ve projelere dönüştürün. Çünkü bilgi paylaşıldıkça değer kazanır. Kastamonu Üniversitesi, Kastamonu Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisi olarak biz her zaman yanınızdayız. Şimdi zihinlerinizdeki o fikirleri özgür bırakma zamanı. Çünkü gelecek, onu bugünden inşa etmeye cesaret edenlerin olacaktır" dedi.


Etkinlikte konuşan Teknokent Öğrenci Topluluğu Akademik Danışmanı Öğretim Görevlisi Dr. Berkan Güngör ise yalnızca bir sempozyumun açılışını gerçekleştirmediklerini, öğrencilerin fikir üretme, araştırma yapma, proje geliştirme, yenilikçi düşünme ve girişimcilik ekosistemine katılma iradesini görünür kılan akademik ve kurumsal buluşmaya da ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Sempozyumun öğrencilerin bilimsel merakını, teknolojiye olan ilgisini ve girişimcilik potansiyelini daha ileri taşımak amacıyla hazırlandığını anlatan Dr. Güngör, "Burada öğrenciler yalnızca dinleyici değil; bildiri sunan, fikir geliştiren, tartışan, öğrenen, üreten ve organizasyon sürecine emek veren aktif paydaşlar olarak yer almaktadır. Bu yönüyle sempozyumumuz, öğrenci merkezli akademik üretim kültürünün oluşmasına katkı sunan önemli bir platform niteliği taşımaktadır" şeklinde konuştu.


"Gençlerin ilham alabileceği ortamlar oluşturmaya çalışılıyor"


Kastamonu Üniversitesi Teknokent Öğrenci Topluluğu Başkanı Numan Mücahit Demir, dünyanın hızla değiştiğini söyleyerek, gençlerin sadece tüketen değil, düşünen, üreten, geliştiren ve değer ortaya koyan bireyler olması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Ayrıca Demir, bilgi paylaşımını artıran, farklı bakış açılarını bir araya getiren ve gençlerin ilham alabileceği ortamlar oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.


Sempozyum kapsamında yapay zeka, dijital dönüşüm, sürdürülebilir teknoloji, akıllı üretim sistemleri ve girişimcilik modelleri gibi güncel başlıklarda öğrenci bildirileri sunulacak. Üç gün sürecek etkinlik boyunca panel, atölye çalışmaları ve proje sunumları gerçekleştirilecek.


Program, 15 Mayıs’ta gerçekleştirilecek değerlendirme ve kapanış oturumuyla sona erecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GESOB’ta Akdoğan dönemi Gaziantep Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği’nde (GESOB) gerçekleştirilen olağan genel kurulda başkanlık seçimini Ünal Akdoğan kazandı. Gaziantep esnafının merakla takip ettiği Gaziantep Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği olağan genel kurulu bugün yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gaziantep Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği’ne bağlı 71 odada ocak ayında başlayan ve mart ayında tamamlanan olağan genel kurul sürecinin ardından gözler birlik başkanlık seçimine çevrildi. Bugün yapılan genel kurulda esnaf temsilcileri sandık başına gitti. Esnafın yakından takip ettiği seçimde mevcut başkan adaylarından Ünal Akdoğan ve İsmet Özcan delegelerin oyları için yarıştı. Genel kurulda delegelerin tercihi Ünal Akdoğan’dan yana oldu. İsmet Özcan 175 oy alırken, Ünal Akdoğan 359 oy ile yeni başkan seçildi. Yapılan oylama sonucu Akdoğan, GESOB’un yeni başkanı seçilerek önemli bir başarıya imza attı. Seçim süreci boyunca esnafın büyük ilgi gösterdiği genel kurulda, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Yeni dönemde esnafın sorunlarının çözümü, ekonomik destekler, mesleki gelişim çalışmaları ve oda yapısının güçlendirilmesi gibi başlıkların öncelikli gündem maddeleri olması bekleniyor. Akdoğan’ın önümüzdeki günlerde yeni yönetim kadrosunu şekillendirerek çalışmalarına başlaması bekleniyor. Aynı zamanda Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı olan Akdoğan, ocak ayında yapılan Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın genel kurulunda yeniden başkan seçilmişti. 4 dönemden bu yana Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı görevini başarıyla yürüten Akdoğan’ın esnaf için yeni projelere imza atacağı bekleniyor.
Samsun Samsun’da denize girmek isteyenlere hayati uyarılar Samsun’da yaz sezonu yaklaşırken Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri denize girmeden dikkat edilmesi gereken 5 hayati kurala dikkat çekti. Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Müdahale Şube Müdürü Rıza Zengin yaklaşan yaz sezonu öncesi hayati uyarılarda bulundu. Zengin, 5 hayati kuralı hatırlattı. Saat 10.30 - 20.00 arasına dikkat Boğulma vakalarına karşı cankurtaranların görev yaptığı plajlarda ve cankurtaranların çalışma saatleri içinde denize girilmesini tavsiye eden Zengin, "Denizde bir kişinin dahi burnunun kanaması bizleri üzmektedir. Bizim cankurtaran hizmeti verdiğimiz alanlarda bunun faydasını görüyoruz. Özellikle sabah 10:30 ile akşam 20:00 saatleri arasındaki cankurtaranların çalışma süresi içinde boğulma vakalarına çok rast gelmiyoruz" dedi. İç sular ölüm tuzağı: "Baraj ve göletlere girmeyin" İç sularda yüzmeye gidilmemesi gerektiğini söyleyen Rıza Zengin, "Samsun’un en büyük riskli yerlerinden birisi de iç sularımız. İç sularda vatandaşımızın bilinçli olması ve buralara girmemesi gerekiyor. Göletlere, baraj göllerine, kanallara girilmemesi gerekiyor. Buralarda maalesef boğulma vakaları oluyor. Onun için biz insanımıza şunu öneriyoruz: Denizlerde itfaiye hizmetinin verildiği, cankurtaran hizmetinin verildiği yerleri tercih ederseler güvenli bir yaz sezonu geçireceklerine inanıyoruz" diye konuştu. Rüzgarlı havada Karadeniz’le inatlaşmayın Fırtınalı, dalgalı havalara dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Şube Müdürü Rıza Zengin, "Samsunumuzda yaklaşık üç aylık yaz dönemi içinde zaman zaman çok fırtınalı havalar da oluyor. Bunda da dalgalı durumlarda vatandaşlarımızın denize girmemeleri öneriyoruz" şeklinde konuştu. Şehir dışından gelen misafirlere "tabela" uyarısı Şehir dışında Samsun’a yüzmeye gelen vatandaşların da cankurtaran tabelalarına dikkat etmesi ve bu alanlarda yüzmesi gerektiğini söyleyen Rıza Zengin, "Samsun’a hafta sonları şehir dışından gelenlerin sayısı oldukça fazla. Şehir dışından gelen vatandaşlarımızın da mutlaka cankurtaran bulunan yerleri tercih etmeliler. Çünkü hizmetin verilmediği çok farklı noktalara gidebiliyorlar" ifadelerini kullandı. Mavi bayrak hayat kurtarır Mavi bayraklı plajların güvenli olduğunu söyleyen Zengin, "Samsun’un sahil boyu yaklaşık 250 kilometre ki bunun tamamında cankurtaran hizmeti vermek mümkün değil. Dolayısıyla Samsun Valiliğimizin aldığı kararlar doğrultusunda belirlenen yerlerde ancak hizmet veriliyor. Bu nedenle denize girmek isteyen vatandaşlarımız mavi bayraklı alanları tercih ederseler daha güvenli bir yerde denize girmiş olurlar" şeklinde konuştu.
Sakarya 5 saat süren mikro operasyon başarıyla tamamlandı: Kendi dokusuyla hayata tutundu Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, kanser nedeniyle memesi alınan bir hastaya, kendi dokusu kullanılarak mikro cerrahi yöntemle yeni meme oluşturuldu. Şehirde ilk kez uygulanan bu operasyonla, hastanın karın bölgesinden alınan doku damarlarıyla birlikte göğüs bölgesine nakledildi. Rahatsızlığı nedeniyle Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran hastada gerçekleştirilen operasyon iki aşamalı olarak tamamlandı. İlk olarak genel cerrahi ekibi tarafından gerçekleştirilen işlemin ardından, Plastik Cerrahi Uzmanları Dr. Muaz Zuhurlu ve Dr. Emre Berkay Zeyrek devraldı. Yaklaşık 5 saat süren operasyonda, "serbest doku aktarımı" adı verilen mikro cerrahi yöntemi uygulandı. Operasyon kapsamında hastanın karın bölgesinden alınan doku, mikroskop altında damar bağlantıları yapılarak göğüs bölgesine taşındı. Uzmanlar, hastanın kendi dokusunun kullanıldığı bu yöntemin, yapay materyallere oranla vücutla daha uyumlu ve kalıcı sonuçlar sunduğunu ifade etti. Yaşam kalitesini artırıyor Uygulanan yöntemin meme kanseri sonrası rehabilitasyon sürecinde ve hastanın yaşam kalitesinin artırılmasında önemli rol oynadığı belirtildi. Sakarya’da ilk kez gerçekleştirilen bu mikro cerrahi müdahalesinin, bölgedeki benzer durumdaki hastalar için bir tedavi alternatifi oluşturması hedefleniyor. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve takip sürecinin devam ettiği öğrenildi.
İstanbul Atlas Çağlayan cinayetinde aileyi tehdit eden şahsa 6 yıl 8 ay hapis cezası İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın ailesine tehdit mesajları attığı tespit edilen sanık, 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit ettiği iddiasıyla Diyarbakır’da gözaltına alınan ve tutuklanan sanığın yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Muhammed Yusuf Kazıcı (18) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Müşteki anne Gülhan Ünlü, baba Cüneyt Çağlayan ile tarafların avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. "Bir zararım yok ama en acılı günümde manevi zararım var" Duruşmada beyanda bulunan anne Gülhan Ünlü, "O dönemde çok fazla tehdit mesajları üst üste geliyordu. Ben de bunları hemen emniyete ilettim. Mesaj içeriği iddianamede yazdığı gibidir. Sanık ‘bana, oğlunuzun bana borcu var, ödemezseniz sizi 48 saat içerisinde öldürürüm’ dedi. Emniyetten 15 ekip aracı kapımızın önüne geldi sahte ihbarlardan dolayı. Oğlumu tanımıyordu. Somut bir zararım yok ama en acılı günümde manevi zararım var" şeklinde konuştu. Baba Cüneyt Çağlayan ise beyanında, "Bana bir mesaj gelmedi. Sanığı tanımıyorum. Benim adresime bir sipariş, ambulans yada itfaiye gelmedi. Biz o dönemde eski eşimle olaylardan dolayı iletişim halindeydik. Olaydan haberimiz sonradan oldu. Somut bir zararım yok ancak şikayetçiyim" dedi. Sanık Muhammed Yusuf Kazıcı, "Ben bir cahillik yaptım ve çok pişmanım. Aileden ve herkesten çok özür diliyorum" ifadelerini kullandı. Son sözü sorulan sanık, mahkemeden beraatını talep etti. 6 yıl 8 ay hapis cezası Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın ‘nitelikli yağmaya teşebbüs’ ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ suçlarından toplamda 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, sanığın üzerine atılı ‘kişilerin huzur ve sükununu bozma’ suçundan önce 2 ay 15 gün hapis cezasına ardından bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vererek, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. "Cezanın tamamını yatacak" Duruşma sonrası adliye önünde basın mensuplarına açıklama yapan Gülhan Ünlü, "Sanık pişman olduğunu söyledi. Özür diledi. Benim en acılı en zor günlerimde evime polis, kurye, itfaiye ve ambulans gönderdi. Bütün aileyi tehdit etti. Atlas’ın ona borcu olduğunu söyleyerek benden para istedi. Almış olduğu ceza 6 yıl 10 aydır. Cezanın tamamını yatacak. Böyle bir günde böyle bir acımda bu tarz tehdit, bundan haz alan, canımızı yakmak için uğraşan, bu vicdansızlık. Biz kamera görüntülerini izlediğimizde olay anında caniler beş kişi şu anda sadece 1 tane katil var diğer 4 tanesi dışarda, kamera görüntülerinde azmettirici oldukları çok net şekilde belli. Bunlar hakkında bir işlem yapılmadı. İlk mahkemedeki beklentimiz bu yönde, yasanın çıkmasını bekliyoruz. Emsal karar bekliyoruz. Kimse bu acıları yaşasın istemiyoruz" diye konuştu. "Cezaevinde kalması diğerleri için de bir caydırıcılık oluşturuyor" Mahkeme kararının tatmin edici olduğunu belirten müşteki avukatı Mehtap Yılmaz ise, "Tehditle, yağma suçu işlenmişti. Verilen ceza 10 yıl ile başladı fakat suçun teşebbüs aşamasında kaldığı için cezasında indirim yapıldı. 4 yıl 2 ay ‘yağma’ suçundan aldı. Bunun dışında kişisel verileri ele geçirme ve yağma suçlarından verilen bir hapis cezası var. O da 2 yıl ile başlayıp, arttırıcı ve indirici sebeplerle 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla sanık cezalandırıldı. Bugüne kadar hep duyuyoruz, mağdur aileleri bu şekilde rahatsız eden kişiler için cezanın caydırıcı olduğunu düşünüyoruz, tutukluluk halinin de devamına karar verildi. Her ne kadar sanık pişmanlığını dile getirse de bazen cezalar daha etkili olabiliyor. Cezaevinde kalması diğerleri için de bir caydırıcılık oluşturuyor" dedi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, 29 Ocak günü bir numaraya kayıtlı WhatsApp üzerinden bir şahsın kendini Muhammed Hüseyin Yıldırım olarak tanıttığı ve müşteki Gülhan Ünlü’ye yönelik tehdit içerikli mesajlar attığı aktarıldı. İddianamede, şüphelinin, müşteki Ünlü’nün adresine birden fazla yemek siparişi verdiği, 112 hattına asılsız ihbarlarda bulunduğu ve bunun tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi. iddianamede yer alan siber araştırma raporunda da bir sosyal medya hesabında Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin paylaşımlar yapıldığı belirtildi. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, şüpheli Muhammed Yusuf Kazıcı hakkında, Gülhan Ünlü’ye yönelik ‘nitelikli yağma’ ve ’kişilerin huzur ve sükununu bozma’ suçlarından, ayrıca müştekiler Gülhan Ünlü, Cüneyt Çağlayan ile mağdurlar Atlas Çağlayan, Doruk Çağlayan, Ayaz Çağlayan ve Arden Çağlayan’a yönelik ise ’zincirleme şekilde kişisel verileri ele geçirme’ suçundan toplamda 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.