POLİTİKA - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 12:49

Kasapoğlu: "AK Parti gençlik hareketidir"

A
A
A
Kasapoğlu: "AK Parti gençlik hareketidir"

AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, TÜGVA tarafından düzenlenen "İhtisas Akademi’26" buluşmaları çerçevesinde Kastamonu ve Karabük’te üniversiteli gençlerle bir araya geldi.


TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci’nin de katıldığı ve soru cevap şeklinde düzenlenen programların ilki Kastamonu Üniversitesi Sezai Karakoç Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Buluşma sırasında gençlerden gelen soruları cevaplayan Dr. Kasapoğlu, "Artık girişimcilik dönemindeyiz, teşebbüs dönemindeyiz, üretme dönemindeyiz, icat etme, icat çıkartma dönemindeyiz. Dünya bir konfor alanı değil. Ne kadar üretirseniz ne kadar faydalı olursanız ne kadar gayret gösterirseniz o kadar mutlu olursunuz. Mutluluğun yolu üretmekten geçiyor. Elbette kamu ve özel sektörde hedefler olacak ama asıl hedef üretmek, üzerine koyabilmek olmalı. Tekamül hayatın sonuna kadar devam edecek. Mezuniyetiniz sonrasında da devam edecek. Asıl olan üretme, teşebbüs etme ruhu. Bizler bu noktada sizlere güveniyoruz. Eskisinden çok daha geniş imkanlara sahipsiniz. İşte Kastamonu Üniversitesi. Altyapısıyla, yurtlarıyla, laboratuvarlarıyla, spor tesisleriyle sizlerin hizmetinde. Elbette bunlar sizin inancınızla, motivasyonunuzla, özgüven ve cesaretinizle çok daha değerli çok daha işlevsel olacak. Başarısızlıktan korkmayın. Girişimin özünde cesaret var. Elbette ummadığınız durumlarla da karışılacaksınız. Yaşam düz bir yolda gitmiyor. Yokuşlar, inişler de var. Yuvarlanabilirsiniz de ama asıl olan dimdik ayağa kalkabilmek ve azimle inançla kararlılıkla yolu devam ettirme iradesine sahip olabilmek. Kendinizi neye yatkın, neye motive hissediyorsanız o alanda kendinize istikamet çizin. Girişim ruhu olduktan sonra her imkan peşi sıra gelecektir" dedi.



İnsan önce kendinin lideri olacak


Kasapoğlu, liderlik konusunda gelen bir soruyu ise, "İnsan önce kendinin lideri olacak. Nefsine, iradesine liderlik yapamazsa, toplumsal alanda liderlikten bahsetmek zor. Bizim kültürümüzde toplumsal liderlik ateşten gömlektir. Çünkü büyük bir sorumluluktur. Liderlik aynı zamanda zarurettir. Süreç yönetimleri, sürece liderlik yapma sizi sorumluluğa iter. Yapmamak bizim medeniyette vebal almaktır. İyi bir lider olmak hakikaten zordur. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğin nasıl olması gerektiğini güçlü bir şekilde ortaya koyan en iyi örnektir. Liderin bir derdi vardır. Derdin varsa davan da vardır. Dolayısıyla lider o dert istikametinde yürüyen ve peşinde yürünen kişidir. Liderlik güçlü bir karakter gerektirdiği kadar, tevazuyu samimiyeti gerektirir. Ve en önemlisi vefayı gerektirir. Kibirden uzak kapsayıcı müşfik bir kalbi gerektirir ve cesareti. O cesaret fırtınada gemiyi rotasında tutup güvenle yol aldıran davranıştır" şeklinde cevapladı.



Karabük’te öğrencilerle buluştu


Kastamonu programının ardından TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci ile Karabük’e geçen Kasapoğlu, Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda üniversite öğrencileri ile bir araya geldi. Kastamonu programında olduğu gibi soru cevap formatında geçen programda Dr. Kasapoğlu, "Öncelikle bu salonu tıka basa dolduran gençlerimize teşekkür ediyorum. Umarım bu buluşma, ihtisas akademisi programı, hayırlar getirsin, bereketler getirsin. TÜGVA’nın çok güzel programları var. Birçoğuna Bakanlık dönemimde de katıldım. Şimdi de destekçisi ve takipçisiyim. Ama bu programın pek çok programın harcı olduğunu düşünüyorum. Akademi çatısı altındayız Görevimiz ne olursa olsun, siyasetçi de olsak özel sektörde müteşebbis de olsak bir yanımızın akademide olması lazım. İlim; hayat rehberi, hikmetle yoğurulmuş ilim ise bambaşka bir güç. Bu nedenle üniversitelerimizin bu işin içinde olması çok kıymetli. İhtisaslaşmak; istikameti net bir şekilde belirlemek demek. İhtisaslaşmak adım atmak, bir meydan okumak, yüzeyselleşmek sığlık değil bilakis derinliktir" dedi.



Adaletle dünyaya hükmetmiş bir ecdadın torunlarıyız


Kasapoğlu, günümüz dünyası ve teknoloji ile ilgili gelen bir soruya ise, "İnsan eşref-i mahlukattır. Yaratılmışların en şereflisi. Öznedir. Çağın bize dayattığı nesne olma anlayışını her bir tavrımızla özneye dönüştürmeliyiz. Vizyon vereceğiz. Teknolojiyi yukarı taşıyacağız. Kullanacağız elbette ama orada da hükmeden biz olmalıyız. Teknolojik bir ürünü vicdani bir yaklaşımla tasarımlamak başka, insani bir yaklaşım olmadan vicdan, merhamet olmadan yapmak-kullanmak başka. Bizim bir farkımız var. Bizler adil bir medeniyetin evlatlarıyız. Adaletle dünyaya hükmetmiş bir ecdadın torunlarıyız. Böyle bir emaneti birer özne olarak daha yukarı taşımalıyız. Yaklaşık çeyrek asırdır Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümetteyiz. Bu hükümetlerin en önemli gündemi gençliktir ve gençliği özne olarak hep en başa koyan bir siyasi anlayışa sahibiz" cevabını verdi.



Kasapoğlu: "AK Parti gençlik hareketidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’in lojistik gücü Avrupa’ya tanıtılıyor Mersin Deniz Ticaret Odası ev sahipliğinde, Eurochambres ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş birliğiyle yürütülen Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD II) projesi kapsamında düzenlenen çalışma ziyareti başladı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen program, 5-8 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilirken, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen oda ve borsa yöneticileri Mersin’de bir araya geldi. Dört gün sürecek programda, kentin uluslararası lojistik kapasitesi tanıtılarak yeşil ekonomi ve dijital dönüşüm alanlarında iş birliği fırsatları ele alınıyor. Programın açılış toplantısı Mersin Deniz Ticaret Odası’nda yapıldı. Toplantıya Eurochambres ve TOBB temsilcilerinin yanı sıra Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu yetkilileri ile oda yöneticileri katıldı. Açılışta konuşan MDTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bedii Canatan ve Genel Sekreter Fuat Gedik, Mersin’in Doğu Akdeniz’deki stratejik konumuna dikkat çekerek, kentin Avrupa ile Orta Doğu ve Orta Asya arasında önemli bir ticaret köprüsü olduğunu vurguladı. Programın, Mersin’in liman, lojistik ve turizm potansiyelinin tanıtılması açısından önemli bir fırsat sunduğu ifade edildi. Toplantıda TEBD II Proje Direktörü Pınar Erdil, TOBB AB Dairesi Uzmanı Tuğçe Duru Kaya ve AB Türkiye Delegasyonu Program Müdürü Özgür Öcal da değerlendirmelerde bulunarak, proje kapsamında Türkiye ile Avrupa iş dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Etkinlik kapsamında düzenlenen oturumlarda, Mersin’in ticari kapasitesi ve enerji verimliliği projeleri katılımcılara aktarıldı. Programın devamında Mersin Büyükşehir Belediyesi Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde ’Enerji Verimliliği ve Yeşil Lojistik’ konulu konferans düzenlendi. Konferansta ticaretin enerji maliyetleri ve yeşil lojistikteki güncel gelişmeler ele alındı. Program çerçevesinde Mersin Uluslararası Limanı, Mersin Serbest Bölgesi ve çeşitli lojistik tesislerde incelemeler yapılacak. Ayrıca denizcilik eğitimi alanında faaliyet gösteren kurumlar ziyaret edilerek kentin eğitim altyapısı yerinde incelenecek. Programın son bölümünde ise Silifke ve Taşucu bölgelerinde sürdürülebilir turizm ve gastronomi alanındaki çalışmalar tanıtılacak.
Samsun En Güzel Bahçe Yarışması’na başvurular başladı SAMSUN (İHA) – Samsun’un Atakum Belediyesi’nin bu yıl ikinci kez düzenleyeceği En Güzel Bahçe Yarışması’na başvurular başladı. Atakum Belediyesinin düzenlediği 2. En Güzel Bahçe Yarışması’na başvurular başladı. En güzel villa/konut/hobi bahçesi, en güzel site/apartman bahçesi, en güzel ofis/iş yeri bahçesi, en güzel balkon/teras bahçesi kategorilerinde düzenlenen yarışmaya katılmak isteyen vatandaşlar 31 Mayıs Cuma gününe kadar belediyenin internet adresine e-posta yoluyla başvuru yapabilecek. Kentte çevre farkındalığı oluşturmak ve yeşille bütünleşmiş kentsel mekanların artırılması amacıyla düzenlenen yarışmaya, bahçe dekorasyonu ile amatörce uğraşan vatandaşlar katılabilecek. Yarışmaya katılmak isteyenlerin bahçe, balkon veya teraslarındaki peyzaj çalışmalarını 1024-768 piksel çözünürlükte ve JPEG formatında fotoğraflarla belgelemesi gerekiyor. Yarışma kriterleri arasında katılımcıların, son başvuru tarihine kadar 18 yaşını doldurmuş olması da yer alıyor. Bahçe düzenlemesine ilgi duyan vatandaşlar, 31 Mayıs Pazar gününe kadar internet adresindeki forma ad-soyad, TC kimlik numarası, telefon, adres bilgilerini yazarak ve ilgili mekanlardan farklı açılardan çektikleri fotoğrafları (en az 5-en fazla 15) ekleyerek başvuru yapabiliyor. Akademisyenler ve uzman isimlerden oluşan seçici kurul dört ayrı kategoride finalistleri belirleyecek. Mekânın genel tasarımı, bitki kompozisyonu, kullanılan yapı ve dekorasyon elemanlarının uygunluğu gibi kriterlerin değerlendirileceği yarışmada ilk üçe giren yarışmacılara çeşitli ödüller verilecek. Seçici kurulun yapacağı değerlendirme sonuçları, 1 Temmuz Çarşamba günü Atakum Belediyesinin sosyal medya hesaplarından web sitesinden kamuoyu ile paylaşılacak. Organizasyon hakkında yapılan açıklamada, "Yarışmamızı bu yıl ikinci kez, halkımızla buluşturmanın gururunu taşıyoruz. Organizasyonumuzun kentimizde çevre ve yeşil alanlar konusunda farkındalık oluşturacağına, halkımızın çiçek ve süs bitkilerine olan ilgisini artıracağına inanıyoruz. Geçen yıl düzenlediğimiz yarışmamız halkımızdan yoğun ilgi görmüştü. Bu yıl katılımın, daha da fazla olacağını düşünüyoruz. Tüm Atakumluları peyzaj yeteneklerini sergilemeye, yarışmamıza davet ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.
Iğdır 56 yıl sonra bulunan şehit mezarı memleketine taşındı 1965 yılında Iğdır’da şehit olan ve kimsesizler mezarlığına defnedilen Onbaşı Duran Öztürk’ün naaşı, yıllar sonra ortaya çıkan mezarından alınarak Tokat’a gönderildi. Tokatlı Onbaşı Duran Öztürk, 1965 yılında Iğdır’da askerlik görevini yaptığı sırada yaşanan fırtına nedeniyle yemekhanede borunun başına düşmesi sonucu şehit oldu. Maddi imkansızlıklar nedeniyle cenazesi memleketine götürülemeyen Öztürk, Iğdır’daki kimsesizler mezarlığına defnedildi. Şehidin mezarı, yıllar boyunca kendisini defneden kişilerden birinin düzenli ziyaretleri sayesinde unutulmadı. Zamanla kaybolmaya yüz tutan mezarın bir şehide ait olduğu, isimsiz ziyaretçinin anlatımları ve askeri kaynakların doğrulamasıyla ortaya çıkarıldı. Durumu öğrenen mermer atölyesi sahibi Gökhan İpek, mezarı yeniden yaptırarak başucuna Türk bayrağı dikti ve her hafta ziyaret etti. İpek, 2021 yılında gelişmeleri, şehidin oğlu ile aynı isim ve soyadı taşıyan gazeteci Halit Öztürk aracılığıyla kamuoyuna duyurdu. Haberi gören ve Tokat’ta yaşayan oğlu Halit Öztürk (62), mezara sahip çıkan İpek’e ulaşarak teşekkür etti. Henüz bir yaşındayken babasını kaybeden Öztürk, yıllar sonra Iğdır’a gelerek babasının mezarını ilk kez ziyaret etti. Öztürk, "Ailem o dönemdeki maddi imkansızlıklar nedeniyle babamın cenazesini Tokat’a getirememiş. Mezarı Iğdır’da olduğunu biliyorduk ancak yerini tespit edememiştik" dedi. Ailenin talebi üzerine, şehidin naaşının memleketine nakledilmesine karar verildi. Iğdır Asri Mezarlığı’ndaki kabri açılan Şehit Duran Öztürk’ün naaşı tabuta konularak kara yoluyla Tokat merkeze bağlı Yazlık köyüne gönderildi. Cenaze nakli sırasında Kurmay Albay Ümit Çetin, askerler ve polis ekipleri de hazır bulundu. Şehidin çocukları ve torunları, yıllar sonra memleketlerinde mezarı başında dua etme imkanı bulacak. Şehit mezarını bulan mermer atölyesi sahibi Gökhan İpek, "2016 yılında bu olayla tesadüfen karşılaştım. Asri Mezarlık’ta bir mezar yapıyordum. O sırada başka bir mezarın taşının yarısına kadar toprağa gömüldüğünü fark ettim. Taşın üzerinde sadece "şehit" yazıyordu. Taşı çıkarıp incelediğimde, burada askeri personel olarak şehit düşen birine ait olduğunu anladım. Bunun üzerine araştırmaya başladım ve mezarı yeniden yaptırdım. O dönem bölge gazeteciliği yapan Halit Öztürk ağabeyime de durumu anlattım. İlk paylaşımlarımızda herhangi bir sonuca ulaşamadık. Alay Komutanlığı’na ve askerlik şubesine gittim, ancak burada böyle bir askerin ya da böyle bir şahsın şehit olduğuna dair net bir bilgi verilmedi. Bugün ulaşılan bilgilerin tamamı, o gün elimizde bulunan bilgilerle aynıydı. Daha sonra Halit Bey’i çağırdım. Bir haber yaptık. Halit Bey’in girişimleri sayesinde aileye ulaşıldı. Bu, aile için 56 yıllık bir özlemdi. Merhum, askerlik görevini yapmak için buraya geldiğinde oğlu bir yaşındaymış, kız kardeşi ise iki yaşındaymış. Yaklaşık üç ay önce Tokat’a giderek aileyle görüştüm. Daha önce onlar da Iğdır’a gelmiş, ailece bizi ziyaret etmişlerdi. Aslında aile, 1991 yılında da Iğdır’a gelmiş. O dönemde Iğdır Belediyesi tarafından 14 gün boyunca anons yapılmış, ancak herhangi bir sonuca ulaşılamamış. Bunun üzerine geri dönmüşler. Şehit Duran Öztürk, ilk olarak Alay Komutanlığı’nın arkasındaki mezarlığa defnedilmiş. Ancak daha sonra mezarı başka bir yere nakledildiğinde zabıt defterlerine işlenmemiş. Bu nedenle kayıtlarda kaybolmuş ve kimsesizler mezarlığına defnedilmiş. Nasip bizeymiş. 2016 yılında tesadüfen fark ettik. Mezar, adeta yolun içine karışıp kaybolmak üzereydi. Sonuçta bunların hepsi bizim değerimizdir. Şehidimizin naaşı, bulunduğu mezardan alınarak doğduğu topraklara götürüldü. Ancak ben mantıken şuna inanıyorum: Mezarı hangi yerde bulunduysa, orada mutlaka sembolik de olsa bir şehit mezarı bulunmalı. Eğer yapılmazsa, ben bizzat kendim yapmayı düşünüyorum" dedi.