KÜLTÜR SANAT - 23 Şubat 2026 Pazartesi 14:15

Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle Paflagonya tarihi ortaya çıkarılacak

A
A
A
Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle Paflagonya tarihi ortaya çıkarılacak

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle ilgili Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan projeyle Paflagonya tarihine ışık tutulacak.


Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin’in yürütücülüğünde hazırlanan "Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paflagonya Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti’nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi" başlıklı proje, TÜBİTAK-3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.


Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti’nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim tarihi bakış açısıyla kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor.


Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel düşüncede disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye’de antik güneş saatlerine ilişkin beşeri bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor.


Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık-gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak.


Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu’nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan ve milattan önce 64 yılında inşa edilen Pompeiopolis Antik Kenti’nde proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların yanı sıra Paflagonya tarihine ışık tutacak veriler de ilk kez ortaya çıkarılacak.


"Roma döneminden kalma kase tipi güneş saati olduğunu belirledik"


Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat, "Taşköprü’deki kalıntıları üniversitemizin Arkeoloji Bölümü’nden arkadaşlarımız incelediklerinde bir güneş saati bulduklarını söylediler. Biz de bu projeyi bu amaçla hazırladık ve buradaki güneş saatinin nasıl olduğunu, ne türde bir güneş sahip olduğunu ve çalışma prensibinin de nasıl olduğu üzere bir çalışma yapmaya çalıştık. Bu çalışma süreci içerisinde güneş saatinin aşağı yukarı milattan sonra üçüncü yüzyıldan Roma döneminden kalan kase tipi bir güneş saatini olduğunu belirledik. Amacımız bu güneş saatini yeniden ortaya çıkartmak, dizayn etmek, belki de üniversitemizin kampüsü içerisinde bu saatimizi yeniden reprodüksiyonunu yaparak güzel bir şekilde yerleştirebilmek" dedi.


"Bölgeyi ziyaret eden kişilerin güneş saatinin olması önem taşıyor"


Bütün uygarlıkların bilime katkılarının oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Unat, "Biz, Kastamonu’nun da geçmişten bu yana bilim kültürüne hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak bu projeyi tamamlamayı düşünüyoruz. Dolayısıyla geçmiş dönemden bugüne kadar oluşan süreç içerisinde gerek Roma dönemi, gerek Osmanlı dönemi, gerek diğer kültürlerin buraya yapmış olduğu katkıların bilimsel katkıların da olduğunu gösterebilen bir proje sunmayı hedefledik. Bu buranın kültürel zenginliklerini göstermesi açısından, gerek Paflagonya bölgesinin, gerek Kastamonu’nun kültürel kimliği açısından oldukça önemli. Bunun dışında buradaki çalışma aynı zamanda ekonomik ve turizm açısından da bölgeye katkı sağlayaca" diye konuştu.


"Pompeipolis’inde dijital olarak tasarlanması kültürel mirasa katkı sağlayacak"


Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin ise, "Bilim tarihinden coğrafyaya, arkeoloji bölümünden tarih bölümüne kadar farklı alanlardaki arkadaşlarımızla bir ekip kurduk ve Pompeipolis Antik Kentini güneş saati üzerinden dijitalleştirmeye karar verdik. Dijitalleştirme için de çağımızın oldukça önemli bir yaklaşım olan dijital beşeri bilimler çalışmalarını ve yöntemlerini kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda projemizde güneş saatini tarama cihazlarıyla ve oradaki antik kenti bir uçtan diğer uca kadar olacak şekilde üniversitemiz aracılığıyla bir web sitesinde tanıtmayı planlıyoruz. Pompeipolis’in de dijital olarak tasarlanması, modellenmesi, kültürel mirasa büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu.


"Dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatacağız"


Amaçlarının Paflagonya’daki bilimsel çalışmaları ele almak olduğunu ifade eden Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Okan Demir de, "Paflagonyanın tarihi anlamdaki imajları genelde egemen güçler tarafından çizilmiştir. Aslında bu projeyle beraber Paflagonyanın bilimsel olarak üretimlerini, sosyo-kültürel açıdan dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatmış olacağız. Bu kapsamda projemiz daha sonraki çalışmalar açısından Paflagonya tarihinin aydınlatılmasında çok büyük bir önemi haizdir. Güneş saati, milattan sonra üçüncü veya beşinci yüzyıllar arasında üretilmiş olduğu düşünülüyor. Bu dönemde Paflagonya, Roma İmparatorluğu’nun egemenliği altındadır" şeklinde konuştu.


"Güneş saatiyle ilgili veriler toplayacağız"


Proje süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Suat Yazan da, "Ulaştığımız verilerin dijitalleşmesine de hem uzaktan algılama, hem coğrafi bilgi sistemleriyle yapılacak analizlerde kullanılmasına çalışacağız. Bu anlamda benim temel vurgunum projenin bütüncül yapısına ilişkin olabilir. Ayrıca kazı faaliyetlerini gerçekleştiren ekiple de bir araya geleceğiz. Onların buradaki kazı çalışmasına yönelik çıkarılan, ulaşılan arkeolojik keşiflere yönelik görüşlerini alıp projeye dahil edeceğiz ve bu şekilde projemizi tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.


Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Samet Doğan da projede kullanılacak sayısal yüzey modelleme konusunda bilgi verdi.


Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise projeyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Pompeiopolis Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan güneş saatinin yeniden bilimsel bir bakışla incelenmesi, hem üniversitemiz hem de bölgenin kültürel mirası açısından oldukça değerlidir" dedi.


Projede Harran Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi de yer alıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Savcı, Bölge Adliye Mahkemesi’nde kadın hakimi vurmuştu; olayın ardından yaşananlar kamerada Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ın hakim Aslı K.’yi vurmasının ardından adliyede yaşananlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yaralı hakimin sedyeyle hastaneye götürüldüğü, savcının da gözaltına alındığı görülüyor. Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde 13 Ocak’ta meydana gelen olayda cumhuriyet savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı K.’yi silahla 1 el ateş ederek yaralamış, Kılıçarslan ikinci atışı yapmak istediği sırada odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü çaycı Yakup Karadağ tarafından engellenmişti. Mağdur hakim Aslı K.’nin kasık bölgesinde kurşun girişi olduğu belirlenirken, olayı gerçekleştiren cumhuriyet savcısı yakalanmıştı. Savcı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adam öldürmeye teşebbüs suçundan gözaltı kararı verilmiş, İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen Kılıçarslan, ‘kasten insan öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, hakim Aslı K.’nin ise tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilmişti. Adliye koridorunda yaşanan hareketliliğin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ın hakim Aslı K.’yi vurmasının ardından adliyede yaşanan hareketliliğin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde adliye koridorunun bir anda kalabalıklaştığı, sağlık ekibinin yaralı hakimi sedyeyle taşıdığı ve göz atlına alınan savcının ise götürüldüğü görülüyor.
İstanbul A Milli Kadın Futbol Takımı’ndan kanser hastalarına moral ziyareti A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ile futbolcular Melike Öztürk, Busem Şeker, Meryem Küçükbirinci ve İpek Kaya, Medicana Ataköy Hastanesi Onkoloji Servisi’ni ziyaret ederek hastalara, tüm takımın kendi el yazılarıyla yazıp imzaladıkları mektupları ve milli takım forması hediye etti. Medicana Ataköy Hastanesi, kanser farkındalığı oluşturmak ve kanser hastalarına destek olmak amaçlı ’Sağlığa Mektuplar: Bilim, Umut ve Mücadele Aynı Sahada’ başlıklı etkinlik gerçekleştirdi. Etkinliğin başında milli futbolcular, kanserle mücadeleyi temsilen kaleye şut çekti. Etkinlikte Kadın A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ile futbolcular Melike Öztürk, Busem Şeker, Meryem Küçükbirinci ve İpek Kaya, onkoloji servisini ziyaret ederek tedavi gören hastalara tüm takımın yazıp imzaladıkları mektupları takdim edip; milli takım forması hediye etti. Servisteki hastalar, mill futbolcuların ziyareti karşısında büyük mutluluk yaşadı. Etkinlik hasta ziyareti sonrasında seminer salonunda devam etti. Seminerin açılışını yapan Medicana Ataköy Hastanesi Genel Müdürü Dr. Necip Kozalı, "Bu projede mektupları kaleme alanlar, sahada mücadele ruhunu temsil eden kıymetli milli sporcularımız oldu. A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ve değerli oyuncularımızın yazdığı mektuplar; onkoloji hastalarımıza yalnız olmadıklarını, yanlarında güçlü bir destek olduğunu hissettirmek için hazırlandı. Kanserle mücadele; yalnızca tıbbi bir süreç değil, aynı zamanda büyük bir moral ve dayanıklılık yolculuğudur" dedi. Necla Kıragası: "Yolun sonunda çok güzel günler göreceklerine inanıyorum" Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası da burada yaptığı konuşmada etkinlikte yer almaktan duydukları mutluluğu dile getirerek, "Bugün kansersiz bir yaşamı desteklemek için buradayız. Sağ olsunlar bize çok güzel bir şekilde kapılarını açtılar. Medicana Sağlık Grubu’yla beraber hastalarımızı ziyaret ettik. Ben aslında onlara hasta demek istemiyorum. Çünkü onları zor bir yolun yolcusu ve o yolun sonunda çok güzel günler görecek kişiler olarak addetmek istiyorum. Kadın Milli Futbol Takımı olarak insanlarımızı sağlıklı bir şekilde görmek için kansersiz bir yaşamı desteklemeye devam edeceğiz. Bize bu güzel fırsatı tanıdığınız için çok teşekkür ederiz, çok kıymetli işler yapıyorsunuz. Umarım bu destek ve çalışmalarınız devam eder; bizler de sizleri sahada gururlandırmaya devam ederiz" şeklinde konuştu. "Futbol, sesimizi duyurmak için bir araç" Futbolun spordan ibaret olmadığını vurgulayan Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası, "Şu bir gerçek; futbol çok önemli bir oyun ve spor branşı ama aynı zamanda bizim için çok önemli bir araç. Sesimizi çok fazla insana duyurabiliyoruz, dikkat çekebiliyoruz. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz ama buradaki farkındalığı oluşturabilmenin de bizim görevimiz olduğunu düşünüyoruz. Milli takım formasını giydiğimiz her an bu bilinçle hareket ediyoruz. O yüzden bizim için çok kıymetli, asla unutmayacağımız anlara şahit olmuş olduk" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, kanserle ilgili önemli bilgiler verdi Ziyaretin ardından Medicana Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk’un moderatörlüğünde düzenlenen seminerde Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkan Doğan, Doç. Dr. Nilay Şengül, Klinik Psikolog Beldem Sekban ve A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası yer aldı. Erkan Doğan: "Kanser tedavilerinde son 20 yılda çığır açıcı gelişmeler yaşandı" Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkan Doğan, son 20 yılda kanser tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirterek şu cümlelere yer verdi: "Son 20 yıldaki gelişmeler, çığır açıcı gelişmeler. Biz kanserin ciddi genetik alt yapısına kadar bazı şeyleri öğrenebildik. Bazı şeyleri çözmeye başladık. Onlarca akıllı ilaç, hedefe yönelik tedaviler, immünoterapiler ortaya çıktı. İmmünoterapilere 2018 yılında Tıp Ödülü verildi. Ama aynı immünoterapi, bir hastada çok faydalı olup hastalığı tamamen ortadan kaldırırken, başka hastada aynısını yapamadığını görüyoruz. Bu da şunu gösteriyor; kanser sandığımız gibi kolayca çözülebilen, DNA’sını bilseniz bile bir ilaç verip kurtarabileceğiniz bir hastalık değil. Çünkü tümör veya kanser hücreleri çok akıllı. Sizin belirlediğiniz bir tedaviye çok hızlı cevap verip kendini değiştirme ve geliştirebilme kabiliyetine sahip. Bundan dolayı kanser hücreleriyle ilgili bilmediğimiz çok şey var. Ancak bilim çok hızlı ilerliyor." Nilay Şengül: "Kanser bir halk sağlığı problemi" Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Nilay Şengül ise kanser tedavisinde erken tanının önemine dikkat çekerek, "Bu organizasyonun amacı 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle kansere farkındalığı oluşturmak. Çünkü kanser bir halk sağlığı problemi ve halkın da bilinçlenmesi ve farkında olması gerekiyor. Birçok erken tanıma programı var. Türkiye’de de halk sağlığı merkezlerinde, KETEM’lerde bu tarama programları ücretsiz. Kanserde erken tanı hayat kurtarıyor, nüksetmiyor. İleri evrede tanı konulduğunda ise hem hasta için hem de bizim için daha zor oluyor. O yüzden erken tanının önemini vurgulamak istiyoruz. Birçok yenilikçi tedavi süreçleri var artık. Hedefe yönelik tedaviler, kişiye özel tedaviler, immünoterapiler var. Bu sayede hastaları çok çok uzun süre yaşatabiliyoruz" diye konuştu. Beldem Sekban: "Kanser sadece fiziksel değil pek çok süreci içinde barındıran bir durum" Klinik Psikolog Beldem Sekban da, "Kanser sadece fiziksel değil pek çok süreci içinde barındıran bir durum. Kişinin hayatı yeniden anlamlandırdığı bir dönem olan tedavi sürecinde pek çok destek gerekiyor. Kişinin bununla baş etme yollarıyla ilgili, aileye nasıl davranılması gerektiğine dair psikolojik destek alınması önem taşımaktadır" açıklamasını yaptı.