ASAYİŞ - 28 Nisan 2025 Pazartesi 11:34

Telefonda tartıştığı köy muhtarını öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

A
A
A
Telefonda tartıştığı köy muhtarını öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

Kastamonu’da su sayacı okuma konusunda telefondan çıkan tartışmanın ardından köy muhtarını öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.


Olay, 28 Nisan 2024 tarihinde Merkez ilçesine bağlı Kuzyaka köyü Baylar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin ardından Kuzyaka köyü muhtarı olarak seçilen Mehmet Başoğlu, mahalledeki evlerdeki su sayaçlarını okuyarak ücretlerini toplamak istedi. 2014-2019 yılları arasında aynı köyde muhtarlık yapan Mehmet Depişgen, kendisini telefonla arayan ve husumetli olduğu yeni muhtar Mehmet Başoğlu’na su parasını ödemeyeceğini söyledi. Bu sebeple eski muhtar Depişgen ile yeni muhtar Başoğlu arasında telefonda tartışma çıktı. Yaşanan tartışmanın ardından Başoğlu, azası ile su faturası için mahallede yaşayan bir vatandaşın evine gitti. Bu sırada Depişgen, Başoğlu’nun bulunduğu evin önüne gelerek pompalı tüfek ile üç el ateş açtı. Bahçede beklerken kurşunların isabet ettiği muhtar Başoğlu, olay yerinde hayatını kaybetti.


Olayın ardından 2014-2019 yılları arasında aynı köyde muhtarlık yapan cinayet zanlısı Mehmet Depişgen, jandarma ekiplerince yakalanarak çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı.


Sanık Mehmet Depişgen hakkında "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürme" suçundan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.


Davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti kararını açıkladı. Sanık, muhtar Mehmet Başoğlu’nun yakınları ve avukatlar duruşmada hazır bulundu. Duruşmada konuşan Mehmet Başoğlu’nun eşi S. Başoğlu, "Mütalaa doğrultusunda sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.


"Ömrüne üçüncü cinayeti sığdırmış bu kişinin toplumdan tamamen soyutlanarak en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz"


Başoğlu ailesinin avukatı İ.D. ise sanığın köyde bir korku etkisi oluşturduğunu ifade ederek, "O sayacı okuyamıyorsa ya da o sayacı okutturmuyorsa muhtar elbette kolluklardan yardım isteyecek ve köyün suyunun kesilmemesi için bu sayaçları okuyacaktır. Köye sanık korku kurmuştur. Kardeşini ve babasını öldürmüştür. Köyde kurduğu korku ile muhtar daha seçilmiştir. Köyden birisi cesaret edip şikayet etmiş ve muhtarlığı düşürülmüştür. Muhtar seçilemediği için husumet beslemesi, ’size muhtarlık yaptırmayacağım’ diyerek ilk görüşmede kendisi önce küfür etmiştir. Bu yüzden görevi yaptırmamak için devleti dahi yok sayarak herhangi bir tahrik altında suçu işlememiştir. En küçük şekilde tahrik bile yoktur. Ömrüne üçüncü cinayeti sığdırmış bu kişinin toplumdan tamamen soyutlanarak en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz" diye konuştu.


"Ben bu olayı kesinlikle isteyerek yapmadım, mecbur bırakıldım"


Duruşmada kendisini savunan Mehmet Depişgen ise, "Ben kümese girdim, kümeste yaşıyordum. Ne camiye gittim, ne mevlide gittim, ne düğüne gittim. Benim çocuklarım mağdur olmasın istemedim. Benim çocuklarım mağdur olmasın, başım belaya girmesin diye bunlardan kaçabildiğim kadar kaçmaya çalıştım. Bana tezgah kurdular. ’Mehmet’e küfür edelim, onu tahrik edelim, o da tüfekle muhtarı öldürsün’ istediler. . Benim kimseyle bir işim yoktu. Kendi halimde yaşıyordum. Ben canavar mıyım, hayır, Türkiye vatandaşı birisiyim. Ben canavar da değilim, cani de değilim. Beni mecbur bıraktılar. Ben olsam kapıya çıkmazdım, hem bana küfür edeceksin hem de köy meydanına çağıracaksın, ondan sonra da kapıya çıkacaksın. Evden çıkmasa, bana bir şey demese ben orada bağırıp çağırıp gidecektim. Kimseye de bir şey olmayacaktı. Ben kendimi yargıladım. Ben kendimi yargılayacak bir insanım. Benim bu olayda hiçbir suçum yoktur. Ben suçsuzum, yukarı da Allah var, bana silah doğrultulmasaydı ateş etmezdim. Ben muhtarın vurulduğunu dahi görmedim. Kaçıp gittim, ben onu vurmasam o beni vuracaktı. Takdir yüce mahkemenin, adaletin tecelli etmesini istiyorum. Ben buraya düştükten sonra, çocuklarım mağdur olduktan sonra ceza verseniz ne olur" şeklinde konuştu.


"İlk küfür ve eylem karşı taraftan gelmiştir"


Sanık avukatı ise, "Köylerde su parası diye bir şey yoktur. Suyu, Türk köylüsü ücretsiz kullanıyor. Su parası köylüler ödemiyor, su parası diye bir şey yoktur. Suyu evlere pompalayan, gitmesini sağlayan elektrik sisteminin ücreti vardır. Toplanan para da bununla ilgilidir. Müvekkilim hiçbir sebep olmadan bu eylemi gerçekleştirmesi olağan değildir. İlk küfür ve eylem karşı taraftan gelmiştir. Şüpheden sanık yararlanır uygulamasının, tahrik indirimlerinin uygulanmasını, adaletin işini kolaylaştırıp tüfekle birlikte kendisi teslim olmuştur. Olayın şokunu atlatamamış, susma hakkını bu yüzden kolluktaki ifadesinde kullanmıştır. Şimdi mahkemenizde de olayı tüm çıplaklığıyla anlatmıştır. Bu yüzden müvekkilimin beraatına, tahrik hükümlerinin de uygulanmasına karar verilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, daha önceki sabıkasını da göz önünde bulundurularak sanığı ’kasten öldürme’ suçundan, hiçbir tahrik ve indirim hükümleri uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Tunç: "Avukatlık vakarına uygun davranış göstermeyen avukat hakkında soruşturma başlatıldı" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu’na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.
Antalya Enes Çelik: "Yaptığımız 7 transfer bizi liderlik yarışında tutacak" Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik, transfer çalışmaları hakkında bilgi vererek, "Yüzde 99 oranında 2 futbolcu daha bitti. Biri kanat, diğeri 10 numara pozisyonunda" TFF 2. Lig’de Teknik Direktör Tahsin Tam yönetiminde lider konumda bulunan Bursaspor, Antalya’da gerçekleştirdiği kamp çalışmalarıyla sezonun ikinci yarısına hazırlanıyor. Yeşil-beyazlı ekibin kamp yaptığı otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Bursaspor Kulüp Başkanı Enes Çelik, takımın son durumu, hazırlık maçları ve transfer süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Yeni transferler sahaya hızlı adapte oldu" Hazırlık maçındaki performanstan memnun olduğunu belirten Çelik, "Bugün buraya yeni geldik ve gelir gelmez maçımızı izledik. Rakibimiz Romanya 1. Lig ekibiydi. Özellikle ilk yarıda takımımız daha farklı bir skor yakalayabilirdi. Maçın genelinde her zamankinden daha iyi bir Bursaspor izledim. Oyuncularımız zaten kaliteli. Yapılan takviyelerle birlikte özellikle kaleci pozisyonunda takımın daha iyi bir noktaya geldiğini gördük. Bu nedenle gayet memnunum. Güzel bir hazırlık maçı oldu. Yeni transferlerimiz sanki uzun zamandır bizimle oynuyorlarmış gibiydi. Sahada çok mücadele ettiler ve yıllardır takımdaymış gibi oynadılar. Bu transferlerle birlikte takımda ciddi bir düzelme olduğunu söyleyebilirim" dedi. "Son imzalar atılmış olsaydı şu an iki ismi açıklayabilirdim" Transfer çalışmaları hakkında da bilgi veren Çelik, iki futbolcunun transferinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade ederek, "Son imzalar atılmış olsaydı şu an iki ismi açıklayabilirdim. Yüzde 99 oranında iki futbolcu daha bitti. Biri kanat, diğeri 10 numara pozisyonunda. Yarın ya da öbür gün peş peşe açıklamayı planlıyoruz. Mevcut kadromuz zaten yeterli ancak yaptığımız transferler hem 1. Lig’de hem de Süper Lig’de oynayabilecek kapasitede. Bunu oyuncuların kariyerleri ve mevcut form durumları net şekilde gösteriyor. Bundan sonraki transferlerimiz daha çok yabancı ağırlıklı olacak. Devre arası transfer dönemi zor bir süreç ve bu oyuncular sıradan isimler değil, oldukça kaliteli futbolcular. Birçok kulübün ilgisine rağmen Bursaspor’un marka değeri bu süreci kolaylaştırdı" diye konuştu. "Yedi transferin de bizi liderlik yarışında tutacağına inanıyorum" Toplam transfer sayısına da değinen Enes Çelik, "Şu anda yedi transfer noktasındayız. Beşinin açıklamasını yaptık, iki oyuncuyu daha bu hafta açıklayacağız. Kampa yetiştireceğimizi söylemiştik ve sonuna da olsa yetiştireceğiz. Süper Lig yolculuğunu geleceğe yönelik planlıyoruz. Radarımızda yerli, üst düzey ve 30 yaş üstü olmayan oyuncular var. Yedi transferin üzerine çıkmayı düşünmüyoruz. Çünkü mevcut kadromuzda da bizi buraya taşıyan çok değerli oyuncular var. Oyuncu kayıplarına ve sakatlıklara rağmen bu noktaya geldik. Yapılan bu yedi transferin de bizi liderlik yarışında tutacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Adana Domenico Tedesco: "Galatasaray maçı bizim için güzel bir test olacak" Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, "Finalde olduğumuz için mutluyum. Bizim için ligin ikinci yarısı başlamadan çok güzel bir test olacak" dedi. Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Samsunspor’u 2-0 mağlup etti. Sarı-lacivertliler bu sonuçla adını finale yazdırdı. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, finale çıktıkları için mutlu olduklarını aktararak, "Açıkçası finalde olduğumuz için mutluyum. Bu maç bizim için çok güzel bir test olacak. Ligin ikinci yarısı başlamadan önce güzel bir test olacak. Biz şuanda pozitif bir moddayız. 10 günlük bir iznimiz vardı ancak 10 günlük izinde bireysel planlar hazırladık. Bireysel antrenmanları kontrol ettik. Futbol güven üzerine kuruludur. Ben oyuncularıma güveniyorum. Bizler için enerjimizi, kuvvetimizi korumak önemliydi" ifadelerini kullandı. "Musaba çok iyi bir performans sergiledi" Anthony Musaba transferinden mutlu olduğunu anlatan Tedesco, "Çok fazla iyi oyuncu var bu ligde ve bizim de çok iyi oyuncularımız var. Anthony Musaba’da çok iyi bir performans sergiledi. Ona sahip olduğumuz için mutluyum. Ligi tanıyan bir oyuncu ve iyi bir yaşta. O profilde oyuncumuz yoktu, hakkını vermem gerekiyor. 3 gün önce takıma geldi ve eski takımına karşı oynadı. Onun içinde bu karşılaşma duygu yüklü olmuştur" diye konuştu.