KÜLTÜR SANAT - 27 Aralık 2025 Cumartesi 11:21

Başkan Büyükkılıç: "Kültürel ve tarihi zenginliğimizi sizlere yansıtmaya çalışıyoruz"

A
A
A
Başkan Büyükkılıç: "Kültürel ve tarihi zenginliğimizi sizlere yansıtmaya çalışıyoruz"

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Valilik, Büyükşehir ve İl Kültür Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen Şehir Sohbetleri programının ilk konuğu oldu. Kayseri’nin tüm yönleriyle konuşulduğu programda gençlerle sıcak ve samimi bir ortamda sohbet eden Büyükkılıç, gençlere değer verdiklerine vurgu yaparak, "Gençlerimizi çok seviyoruz, onlara layık olma yönünde de gayret gösteriyoruz. Her şey gençler için" dedi.


Kültür ve medeniyetler şehri Kayseri’nin köklü tarihi, zengin kültürel mirasını ve turizm değerlerini sohbet ortamında ele almak amacıyla düzenlenen Şehir Sohbetleri programının ilki 26 Aralık Cuma günü Kayseri İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleşti. Şehir Sohbetleri programına Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Spor A.Ş. Genel Koordinatörü Fatih Çağan ile gençler başta olmak üzere vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda büyükşehir belediyesi tarafından hazırlanan ’Zenginliler Şehri Kayseri’ belgeseli izletildi. Programda konuşan Başkan Büyükkılıç, birlik, beraberlik vurgusu yaparak; "Amacımız birlikte olmak, beraber çalışmak. Ben yok biz var. Kayseri’miz bu anlayış ve yaklaşım içerisinde çalışmalarını sürdürüyor. Dolayısıyla yaptığımız çalışmaları da hep birlikte daha verimli konuma ve duruma getiriyoruz" dedi. Büyükkılıç, güne kariyer günleri kapsamında Fevzi Çakmak Lisesi öğrencileri ile bir araya gelerek başladıklarını hatırlatarak; "Şimdi de burada gençlerimizle birlikte oluyoruz. Burada şehrimize yakışır bir kütüphaneyi hayata geçirdik. Hem fiziki şartlar itibariyle hem günün şartlarına uyarlanan hizmet anlayışıyla bu çalışmayı tamamladık ve sizlerin hizmetine sunduk. Kütüphanemizde gördüğümüz; gençlerimizin memnuniyeti, onların fiziki ortam itibariyle güzel bir çalışma ortamını bulmuş olmaları bizleri keyiflendirdi. Çünkü onlar donanımlı, eğitimli olursa, geleceğe ümitle bakarsa onlara da bizler imkân sağlarsak şehrimiz kazanır, ülkemiz kazanır" diye konuştu. Gençlere değer verdiklerine vurgu yapan Başkan Büyükkılıç, "Gençlerimizi çok seviyoruz, onlara layık olma yönünde de gayret gösteriyoruz" dedi. Büyükkılıç Kayseri’nin kadim bir medeniyetler şehri olduğuna dikkat çekerek, "Kültürel ve tarihi zenginliğimizi sizlere yansıtmaya çalışıyoruz. Müzelerimizle, kütüphanelerimizle, tarihi dokuyla ilgili yaptığımız kazı ve çalışmalarımız ile sizleri buluşturmaya gayret gösteriyoruz. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde 15 kütüphanede hizmeti ayağa getirme anlayışıyla sadece merkezde buluşturma yerine semtlerde yavrularımızın beklentilerine cevap vermeye çalışıyoruz. Ücretsiz hizmetimizi daha da zenginleştirerek gençlerimizi sporla, kütüphanelerimizle, bilimle buluşturma yönünde gayret gösteriyoruz" şeklinde konuştu. Şehri daha yaşanabilir bir konuma getirmek ve hayatı kolaylaştırma yönündeki gayretlerinin yanında kültürel ve sosyal yönden turizm odaklı çalışmalardan da uzak kalınmaması gerektiğine işaret eden Başkan Büyükkılıç, şehri günün şartlarına uygun, çağdaş medeniyetin daha da üzerine çıkaracak şekilde hazırlamanın ve gençlere güzel bir gelecek bırakmanın önemine vurgu yaptı. Büyükkılıç, kamu kurum ve kuruluşları ile dayanışma içerisinde insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Sanayi ve ticaret şehri Kayseri’de bunların yanı sıra tarım ve hayvancılık alanında da üretimi desteklediklerini kaydeden Başkan Büyükkılıç, üreten bir Kayseri vurgusu ile Büyükşehir Belediyesi olarak tarım ve hayvancılığa 1 milyar TL destek verdiklerini dile getirdi. Büyükkılıç, Kayseri’nin turizm potansiyeline de ayrı bir parantez açarak kentin adeta bir açık hava müzesi olduğunu söyledi ve şehirdeki tarihi yapıları sıraladı.



"Her şey gençler için"


Başkan Büyükkılıç; Büyükşehir belediyesinin spor alanında lider kuruluşu Spor A.Ş.’nin hizmetleri hakkında da Spor A.Ş. Genel Koordinatörü Fatih Çağan’dan gençleri bilgilendirmesini rica etti ve Çağan gençlere Spor A.Ş. faaliyetlerini anlattı. Büyükkılıç, programa katılan gençlere 1 aylık yüzme paketi ve kayak kursu paketi hediye ederek, "Her şey gençler için" dedi. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin spor alanında kazandığı yatırımlarla Altın Bayrak Ödüllü Avrupa Spor Şehri ünvanını elde ettiğini ve Dünya Spor Başkenti adayı olduğunu da hatırlatarak, "Bu şehir sahiplenilmesi gereken bir spor şehri, kültür şehri, turizm şehri. Ekibimizin yaptığı çalışmalar bunu hak ediyor ve ödülden ödüle, hizmetten hizmete koşuyor. Bu yeter mi? Yetmez daha fazlasını hep beraber yapacağız ve inşallah daha da güzel başarılara imza atacağız" ifadelerini kullandı. Büyükkılıç, sorduğu sorulara doğru cevabı veren gençlere de hediye takdiminde bulunmayı ihmal etmedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, şehir Sohbetleri programının soru cevap kısmında gençlerin sorularını cevaplayarak talepleri dinledi.


Programa katılan gençlerden Erciyes Üniversitesi Fen Fakültesi öğrencisi Veysel Aksu ise Başkan Büyükkılıç’a hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek; "Tüm hizmetleriniz için çok teşekkür ederim. Üçüncü sınıftayım üniversite hayatım boyunca çok güzel zaman geçirdim. Konyalıyım" dedi. Gençlerin taleplerinin yerine getirilmesi için anında talimat veren Başkan Büyükkılıç, "Gençler, biz sizin için varız derken bunu laf olsun diye söylemiyoruz. Biz devletine, vatanına, milletine, bayrağına sevdalı, insana hizmete sevdalıyız. Biz birliğin, beraberliğin, tarihine, kültürüne sahip çıkan anlayışın temsilcileri olmak ve onu sahiplenmek mecburiyetindeyiz. Biz sizin için varız" diye konuştu. İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun ise; "Başkanım sizlerin ve sayın valimin istişareleri sonucunda şehrimizin değerleri hakkında çeşitli programlar planladık. Bunlar her ay il halk kütüphanemizde gerçekleştirilecek. Tabii bu programın ilk konuğu olarak sizler şeref verdiniz. Hoş geldiniz" diye konuştu. İl Halk Kütüphanesi hakkında da bilgiler veren Dursun, Başkan Büyükkılıç’a desteklerinden dolayı teşekkür ederek, "Göreve başladığımdan beri başkanım, sizlerde şunu gördük; sen, yok biz varız ifadesi, bu çok önemli ve anlamlı. Bu kütüphanede onun göstergelerinden bir tanesi. Bunun dışında Yeşilhisar kütüphanemiz keza öyle. Başka ilçelerimizde de iş birliği içerisinde çok farklı kütüphanelere sağ olsun başkanım ‘hemen yapalım, ne gerekiyorsa’ dediler ve sonuç ortada. Gerçekten muhteşem bir bina ortaya çıktı. İl halk kütüphanemiz açıldığı günden bu yana çok sayıda kullanıcıyı ağırladığımız bir yer haline geldi. Gerçekten şehrin önemli bir değeri oldu. Burada en büyük teşekkürü tabii size sunmak gerekiyor. Elinize sağlık diyoruz, başkanım" ifadelerinde bulundu.


Verimli ve keyifli bir şekilde tamamlanan ilk Şehir Sohbetleri programının kapanışında İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a programa katılımlarından dolayı teşekkür ederek hediye takdiminde bulundu.



Başkan Büyükkılıç: "Kültürel ve tarihi zenginliğimizi sizlere yansıtmaya çalışıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Bu bitkiyi koparana 699 bin TL ceza veriliyor Dünyada sadece Malatya’da yetişen ve nesli kritik seviyede tehlike altında bulunan endemik "Peşmen Navruzu" bitkisi, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde görüntülendi. Koruma altında bulunan Peşmen Navruzu bitkisini koparanlara ise 699 bin 245 TL ceza veriliyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında Malatya’da nesli tehlike altında bulunan endemik türlerden Iris Peshmeniana (Peşmen Navruzu), Ornithogalum Malatyanum ve Hypericum Malatyanum 2016 yılında koruma altına alınmıştı. Koruma altında bulunan Peşmen Navruzu, Yeşilyurt ilçesinde yaklaşık bin 400 rakımlı bölgelerde doğa yürüyüşü yapan Hüseyin Gülfırat tarafından görüntülendi. Yer yer kar örtüsünün halen bulunduğu bölgede açan çiçekler dikkat çekti. Malatya Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü yetkilileri, Peşmen Navruzu’nun Malatya’ya özgü lokal endemik ve nesli kritik seviyede tehlike altında (CR) bulunan bir tür olduğunu belirterek, bitkinin genellikle nisan ayında çiçek açtığını, 2026 yılında ise hava şartlarına bağlı olarak nisan ayı sonlarında çiçeklendiğinin gözlemlendiğini ifade etti. Yetkililer, türün korunmasına yönelik izleme çalışmalarının Malatya DKMP Müdürlüğü tarafından sürdürüldüğünü kaydederek, kurum izni olmadan yapılacak biyokaçakçılık faaliyetlerine karşı 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında 699 bin 245 TL idari para cezası uygulandığını bildirdi. Bitkiyi görüntüleyen Hüseyin Gülfırat ise yüksek rakımlı bölgelere zaman zaman kar görmek amacıyla çıktığını belirterek, "Tesadüfen gördüğüm bu bitkinin daha sonra Peşmen Navruzu olduğunu öğrendim. Bölgenin yüksek rakımlı ve soğuk olması nedeniyle bitki burada daha geç ortaya çıkıyor. Endemik ve koparılması yasak bir tür olduğunu öğrendim" diye konuştu
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin, "Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor. Havalar ısınmaya başladığı andan itibaren kasım ayına kadar devam ediyor" dedi. TVHB Başkanı Eroğlu, KKKA vakalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. İlk kene vakalarının Türkiye’de 2002 yılında görüldüğünü belirten Eroğlu, bu vakaların ilk olarak Tokat’ta başladığını ifade etti. KKKA vakalarının insanların yüzde 5’inde ölümle sonuçlandığını dile getiren Eroğlu, KKKA’ya karşı daha dikkatli ve bilinçli olunması gerektiğinin altını çizdi. KKKA’nın daha çok kırsal ve ormanlık alanlarda yaygın olduğunu söyleyen Eroğlu, keneden korkulmaması gerektiğini, bu tip vakalara karşı gerekli önlemler alınırsa toplum sağlığının iyi yönde ilerleme kaydedeceğini sözlerine ekledi. "KKKA ilk defa ülkemizde 2002 yılında bazı vakalar görülüyor" KKKA’nın Türkiye’de ilk vakaların 24 yıl önce görüldüğünü belirten Eroğlu, "KKKA ilk defa ülkemizde 2002 yılında bazı vakalar görülüyor. Ama tanı 2003 yılında yapılmış. 2004 yılından itibaren de keneye karşı alınması gereken önlemler, diğer mücadeleler belirleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı tarım il müdürlükleri vasıtasıyla özellikle riski olan yerlerde vakalar ülkemizde önce Tokat’ta başlıyor. Daha sonraki yıllarda da 30 ilimizde vakalar görüldü. Dünyada 899 kene türü var. Ülkemizde bunun 46 tanesi yaşıyor. 1944’te Kırım’da, 1956’da Kongo’da benzer vakalar görülüyor. İkisi bir araya getiriliyor. İnsanlarda yüzde 5’e yakın ölümle seyrediyor. Kamuoyuna şöyle bir duyuru yapmıştık; ‘Keneden korkmayın, geç kalmaktan korkun.’ Daha çok kırsalda, özellikle ormanlık alanlar, ormanlık alanın bittiği yerde, ülkemizde Kuzey Anadolu platosunda, Erzincan, Sivas, Tokat, Amasya, Bolu’ya kadar olan risk illerinde görülüyor. Fakat sonraki yıllarda değişik illerde, Diyarbakır, Malatya gibi yerlerde vakalar görüldü. Hatırladığım kadarıyla 400 vaka görülüyor. Bu kişilerden 15’i hayatını kaybediyor. Başka bir yıl yine 500’e yakın vaka var. Geçen yıl da 15 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu yıl geçtiğimiz günlerde yine bir gencimiz, evladımız hayatını maalesef kaybetti" diye konuştu. "Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor" KKKA’yı tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını, gerekli bilinçle ölümlerin azaltılabileceğinin altını çizen Eroğlu, "Bunu tamamen ortadan kaldırmanız mümkün değil. Onun için bireysel önlemler, mekanik önlemler ve kimyasal mücadele bunları ortaya koymak lazım. Çiftlik hayvanlarının, diğer hayvanların ilaçlanması, parazit ilaçlarıyla, antiparazitli ilaçlarla ilaçlanması da önemli noktalardan bir tanesi. Doğru bilinen yanlışlar doğru zannediliyor ama yanlış aslında. Bunları bu vesileyle ortaya koymak lazım. Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor. Havalar ısınmaya başladığı andan itibaren kasım ayına kadar devam ediyor. Temmuzda, ağustosta pik yapıyor. Keneler o sırada çok aktif. Bağ, bahçeye giderken gerekir tedbirleri almaları lazım" şeklinde konuştu. "KKKA’yı taşıyan kene, 12 saate yakın kan emiyor" Kenenin vücuda yapıştıktan sonra hemen zehir vermediğini dile getiren Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Daha çok açık renkli ve uzun kollu, yani açık bir bölge olmayacak şekilde giyinmeleri lazım. Pantolonlarının paçasını çorabın içine koyacaklar, oradan bir yapışma olmasın. Vatandaşlar, işi bittikten sonra evine geldiği zaman da soyunacak ve bir kene taraması yapacak. Çünkü kene yapıştığı zaman hissetmiyor zaten insanlar. Eğer bir kene görmüş ise buna hemen müdahale etmesi gerekiyor. Doğru bilinen yanlış dediğimiz şey, ‘Aman keneye dokunulmasın, bir sağlık kuruluşuna gidilsin.’ Hayır, doğru değil. Bunun sebebi şu; kene yapıştıktan sonra kan emmeye başlıyor. Etkeni vermiyor. KKKA’yı taşıyan kene 12 saate yakın kan emiyor. 12 saat sonra şişiyor ve etkeni vermeye başlıyor. Biz keneyi gördüğümüzde ne zaman yapıştığını, ne zaman tutulduğunu bilmiyoruz. Vatandaşlar sabahleyin tarlasına gidiyor çalışıyor. Öğleden sonra diyelim ki keneyi gördü. Süratli bir şekilde alacak ama çıplak el ile almayacak. Bir poşet, eldiven ya da bir bez parçası ile onu çıkarıp muhafaza edecek."
İstanbul TCG Anadolu turistlerin ilgi odağı oldu SAHA EXPO 2026 kapsamında İstanbul’a gelen Türk donanmasının amiral gemisi TCG Anadolu, Sarayburnu Limanı’nda vatandaşların ve turistlerin ilgi odağı oldu. İstanbul Boğazı’ndan geçen dev kruvaziyer gemisi MSC Fantasia’daki turistlerin, tarihi yarımadaya adeta sırt çevirerek TCG Anadolu’yu izlediği anlar havadan görüntülendi. Geminin yalnızca TCG Anadolu’ya bakan kısmında oluşan yoğunluk dikkat çekti. Türkiye’nin en büyük askeri gemisi olan TCG Anadolu, SAHA EXPO 2026 kapsamında Sarayburnu Limanı’na demirledi. Üzerinde konuşlu 4 helikopter ve Bayraktar TB3 SİHA’larla dikkat çeken milli gemi, İstanbul Boğazı’ndan geçen yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini gördü. Özellikle dev kruvaziyer gemisi MSC Fantasia’daki turistlerin güvertelere çıkarak TCG Anadolu’yu cep telefonlarıyla görüntülemesi dikkat çekti. Havadan çekilen görüntülerde turistlerin savaş gemisine bakan tarafta yoğunluk oluşturduğu, İstanbul’un tarihi siluetine ise ikinci planda kaldığı görüldü. "Turistler İstanbul manzarasını değil TCG Anadolu’yu izledi" Boğaz geçişi sırasında Sarayburnu açıklarından geçen Bahama bayraklı dev kruvaziyer MSC Fantasia’daki turistlerin büyük bölümünün geminin sancak tarafına yönelmesi dikkat çekti. Havadan kaydedilen görüntülerde yolcuların cep telefonlarıyla TCG Anadolu’yu görüntülediği, bazı turistlerin uzun süre gemiyi izlediği görüldü. İstanbul’un tarihi yarımadası, Ayasofya-i Kebir Camii, Sultanahmet Camii ve Topkapı Sarayı manzarasına rağmen turistlerin yoğun ilgisinin savaş gemisine yönelmesi dikkat çekici görüntüler oluşturdu. Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki en büyük platform olan TCG Anadolu, yaklaşık 232 metre uzunluğa ve 27 bin 436 ton deplasmana sahip bulunuyor. Çok maksatlı amfibi hücum gemisi olarak görev yapan TCG Anadolu; SİHA konuşlandırabilme kapasitesiyle de dünyada öne çıkan platformlar arasında yer alıyor. Gemide aynı anda helikopter operasyonları gerçekleştirilebiliyor. "Dev kruvaziyer ile milli savaş gemisi aynı karede" Yaklaşık 333 metre uzunluğundaki MSC Fantasia ise dünyanın büyük kruvaziyer gemileri arasında gösteriliyor. Binlerce yolcu kapasitesine sahip lüks gemi; açık yüzme havuzları, seyir terasları ve eğlence alanlarıyla dikkat çekiyor. Dev yolcu gemisinin, TCG Anadolu ile aynı karede görüntülenmesi İstanbul Boğazı’nda güzel görüntüler oluşturdu.
Osmaniye Teneffüste fenalaşan öğrenciye öğretmenden hayat kurtaran müdahale Osmaniye’de teneffüs sırasında nefes borusuna mısır parçası kaçan ilkokul öğrencisi, nöbetçi öğretmen Ayşe Dinç’in yaptığı Heimlich manevrasıyla kurtarıldı. Osmaniye merkezde bulunan Yedi Ocak İlkokulu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, teneffüs sırasında yiyecek yiyen bir öğrenci, nefes borusuna mısır parçası kaçması sonucu bir anda fenalaşarak yere yığıldı. Durumu fark eden nöbetçi sınıf öğretmeni Ayşe Dinç, hızla öğrencinin yanına koştu. Öğrencinin nefes almakta zorlandığını ve soluk borusuna yiyecek kaçtığını anlayan öğretmen Ayşe Dinç, vakit kaybetmeden Heimlich manevrası uyguladı. Yapılan müdahale sonrası öğrencinin nefes borusundaki yiyecek çıkarılırken, öğrenci yeniden nefes almaya başladı. Bu tür durumlarda ilk yardım bilmek ve doğru müdahale önemli diyen Öğretmen Ayşe Dinç, "Bahçe nöbetim sırasında bir öğrencinin boğazını tutarak bana doğru geldiğini ve nefes almakta zorlandığını fark ettim. Daha önce almış olduğum ilk yardım eğitimi sayesinde aklıma hemen Heimlich manevrası geldi ve vakit kaybetmeden uygulamaya başladım. Öğrencimizin soluk borusundaki yabancı cisim kısa sürede çıkarıldı. Müdahalenin ardından öğrencimiz yavaş yavaş nefes almaya ve kendine gelmeye başladı.Bu tür durumlarda soğukkanlı davranıp zamanında ve doğru müdahale yapmak çok önemli. Gerçekten hayat kurtarıyor. Bu nedenle herkesin ilk yardım eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum. En büyük sevincimiz ise öğrencimizin yeniden sağlığına kavuşmuş olmasıdır." Dedi.