GÜNDEM - 14 Ocak 2026 Çarşamba 12:11

Düşük depo yakıt, yüksek yangın riski

A
A
A
Düşük depo yakıt, yüksek yangın riski

Kayseri’de motor ustalığı yapan Selçuk Soylu, araçlarda bulunan yakıt pompalarının soğuma işlemini yakıtla yaptığını ve yakıt azaldığında ısınmaya sebep olduğunu söyleyerek, "Çeyrek deponun altındaki yakıt yangına sebep olabilir" dedi.


Yangınların genellikle benzinli araçlarda meydana geldiğini söyleyen Selçuk Soylu, "Genellikle benzinli araçlarımızda oluyor yangınlar. Yakıtlar çeyrek deponun altı tutulduğu için, benzin pompası da benzinle soğuma yaptığı için ve depoda da benzin olmadığı için benzin pompaları ısınıp yanma yapıyor. Benzinli araçlarımız depoya benzin aldığımızda ön motora yakıt sağlar ve bu sağlamada çeyrek deponun altına düştüğünde kendi soğumasını benzinle yaptığı için araçlarda da LPG olduğundan dolayı benzin pompası boşa çalışıyor, ısınıyor ve yanına yapıyor. Bu konudan dolayı da araçlarımız yanıyor. Benzin pompası depodan yakıtı alıp öndeki motor enjektörlerine yakıt gitmesini sağlar. Soğumasını da benzine yapar. Öncelikle de LPG’li araçlarda benzinden tüpe geçtiğinde soğumayı yakıt olmadığı için depoda vatandaşlarımız da dolu depo tutmadığı için benzin pompaları yanıp bu da araçlarda yanmaya sebep oluyor" dedi.


Soylu araç çalışmaya başladığında yakıt pompasının da sürekli olarak çalıştığını söyleyerek, "Motoru çalıştırdığınız an yakıt pompası da sürekli çalışır. Vatandaşlarımızın burada neye dikkat etmesi lazım dersek de depolarında çeyrek deponun üstünde yakıt tutmaları lazım. Sabahları genellikle 3-5 dakika çalıştırıp motoru ısındırmaları lazım. Özellikle LPG’lerini kış aylarında fitresinin bakımını ve yakıtın, antifrizin derecelerini sağlamaları lazım. Araçlarda tüp beyinleri var ve tüp beyinlerine sıcak su erken gitmediği için karlama yapıyor ve o sebepten de egzoz tarafına takılıyor montajda. Bu seferde de araçta yanma başlıyor. Araçların yüzde 80’inin yanma sebepleri de bunlardandır. Olumsuz bir durumla karşılaşmamak için vatandaşlarımız çeyrek deponun üstünde yakıtlarını tutsunlar. Kış aylarında LPG bakımlarını özellikle yaptırsınlar" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep E-ihracat destekleri GTO’da anlatıldı Gaziantep Ticaret Odası (GTO), üyelerinin dijital ihracat kapasitesini artırmak ve küresel pazarlara açılım süreçlerini desteklemek amacıyla Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle "E-İhracat Destekleri Tanıtım Toplantısı" düzenledi. Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan ve GTO’nun da hayata geçirmeyi planladığı E-İhracat Projesi’nin de anlatıldığı toplantıda, e-ihracat için verilen tüm desteklerin detayları ele alındı. Toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in üretim gücü ve köklü ticaret kültürüyle Türkiye’nin önemli ihracat merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "2025 yılında 10,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam Türkiye’deki 55 ilin toplam ihracatına eşdeğer. Türkiye’de en fazla ihracat yapan 6. şehiriz. Ancak yeni dönemde sadece güçlü olmak yetmiyor. Geleneksel ihracat gücümüzü dijital kanallarla tamamlamak zorundayız" dedi. "E-ihracat projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini güçlendireceğiz" Gaziantep Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerinin e-ihracat kapasitelerini güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Yıldırım, "Dünya ticareti dijitalleşirken yerinde sayan kaybeder. Veriyi yöneten kazanır. Markalaşan büyür. Dijitalleşen kalıcı olur. Gaziantep Ticaret Odası olarak bu dönüşümü stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirdiğimiz UR-GE ve Sektörel Ticaret Heyeti projeleri ile firmalarımızın hedef pazarlara erişimini güçlendiriyoruz. Danışmanlık sağlıyor, network oluşturuyor, üyelerimizin uluslararası rekabet gücünü artırıyoruz. Şimdi ise Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini sistematik şekilde güçlendirmeyi hedefliyoruz. E-ihracat; veri yönetimi, marka inşası ve küresel görünürlük demektir. E-ihracat artık bir seçenek değil, rekabet üstünlüğünün anahtarıdır" şeklinde konuştu. Toplantının devamında Türkiye İhracatçılar Meclisi E-ihracat Uzmanı Ali İhsan Bars E-ihracat destek kalemleri, başvuru süreçleri ve devlet teşviklerinden etkin yararlanma yollarıyla ilgili sunum yaptı. E-ihracat Eğitmeni Murat Bulgak ise E-ihracat, B2B ve B2C E-ihracat arasındaki farklar, B2C E-ihracatın avantajları ve B2C E-ihracat platformları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Ankara 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlandı, Türk bilim insanları yurda döndü Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını kaydederek, "Bilim insanlarımız, Antarktika’nın zorlu koşullarında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitümüzün koordinasyonunda yürüttüğümüz kutup araştırma seferlerimizle ülkemizin bilimsel kapasitesini artırmaya, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kacır, "Hedefimiz Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde ’danışman ülke’ statüsü elde etmek" dedi. "Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise, bu yıl 10’uncu seferin sona erdiğini belirterek, bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutuplara gittiğini ve önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının birbirinden farklı 15 proje yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Antarktika’ya giderken ve oradan dönerken karşı karşıya kaldıkları zorluklardan bahsetti. Türk bilim insanlarının hangi alanlarda çalışmalar yaptığına ilişkin bilgi veren Özsoy, orada yapılan araştırmaların örneklerinin ve kurulu istasyonlardan alınan verilerin Türkiye’ye getirildiğini, çıkacak sonuçları heyecanla beklediklerini anlattı. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da, sefer kapsamında bilimsel projelerini tamamladıklarını belirterek, "15 farklı konuda bilimsel proje yürütüldü. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında araştırmalar yapıldı. Bu örnekler Türkiye’de laboratuvarlarda incelenecek ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacak. Özellikle Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" dedi. 15 ayrı araştırma projesi yürütüldü Bilim ekibi, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında bu yıl 15 araştırma projesi yürüttü. Küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok sorunun yanıtını arayan Türk bilim insanları, iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler, yakın uzay ve kozmik radyasyon ölçümleri gibi fiziksel ve jeofizik süreçlere odaklanan çalışmalar yaptı. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama ile biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik araştırmalar gerçekleştirildi.