SPOR - 23 Şubat 2026 Pazartesi 09:34

Kayserispor’da hasret dindi

A
A
A
Kayserispor’da hasret dindi

Süper Lig ekiplerinden Kayserispor; sahasında Antalyaspor’u yenerek galibiyet hasretine son verdi.


Süper Lig’de iyi günler geçirmeyen Kayserispor, galibiyet hasretine son verdi. Ligin 23. haftasında sahasında Antalyaspor‘u konuk eden sarı kırmızılı ekip, 90 dakikayı kârlı noktalayarak 3 puanı hanesine yazdırdı. Ligdeki son galibiyetini deplasmanda Rizespor’u yenerek elde eden Kayserispor, sonrasında oynadığı 8 maçta galibiyet yüzü görememişti.


Kayserispor, bu sezon oynadığı 23 müsabakada Kasımpaşa, Rizespor ve Antalyaspor maçlarını galibiyetle noktalayabildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ocak ayında 2,3 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Ocak ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Ocak ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında 2,3 trilyon TL tutarında 1,7 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 büyüme ile 687,4 milyar TL oldu. Kart sayıları gelişimi Ocak ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 143,4 milyon, banka kartı sayısı 210,9 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 110,6 milyon adet oldu. 2025 yılının Ocak ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 10’luk, banka kartı adedinde yüzde 8’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 2’lik düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 464,9 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış gösterdi. Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Ocak ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2.325,8 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 1.995,5 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 322,8 milyar TL’sinde banka kartları, 7,5 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 46, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 55 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -77 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Ocak ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 1,7 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 1.009,6 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 664,7 milyon adedinde banka kartları, 31,8 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 24 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -75 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artarak 687,4 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 30 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artarak 245,9 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 15. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarak 1.124,6 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artarak 751,8 milyar TL oldu. Ocak ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
Samsun ‘İyi kolesterol hayat kurtarıyor’ Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, toplumda çoğunlukla "zararlı" olarak bilinen kolesterolün bir türünün damarları koruyan en önemli doğal savunma mekanizması olduğunu belirterek, "HDL dediğimiz iyi kolesterol, damarların adeta süpürgesidir. Kalp krizine karşı sessiz ama güçlü bir koruma sağlar" dedi. Türkiye’de kalp-damar hastalıklarının tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğunu vurgulayan Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, bu tablonun arka planında düşük HDL düzeyleri, yüksek LDL(düşük yoğunluklu lipoprotein) kolesterol, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yer aldığını söyledi. Kolesterolün vücut için hayati bir madde olduğunu ifade eden Yücel, hormon üretiminden hücre zarlarının yapısına, D vitamini sentezinden sindirim için gerekli safra asitlerinin üretimine kadar pek çok önemli görev üstlendiğini kaydetti. Kolesterolün kanda serbest dolaşamadığını ve "lipoprotein" adı verilen taşıyıcı paketlerle taşındığını belirten Yücel, bu noktada LDL ve HDL’nin (yüksek yoğunluklu lipoprotein) rolüne dikkat çekti. LDL’nin damar duvarlarında birikerek damar sertliğine zemin hazırladığını, HDL’nin ise bu birikimleri toplayarak karaciğere geri götürdüğünü ifade eden Yücel, "Tıpta buna ters kolesterol taşınımı diyoruz. Bu süreç kalp krizine karşı en önemli doğal savunma mekanizmalarından biridir. Kardiyoloji pratiğimde hastalarıma hep şunu söylerim: LDL ateşi yakan kibrit, HDL ise yangın söndürme ekibidir" diye konuştu. HDL’nin yalnızca kolesterol taşımakla kalmadığını, aynı zamanda damar iç yüzeyindeki iltihaplanmayı azalttığını, kanın pıhtılaşma eğilimini dengelediğini ve LDL kolesterolünün oksitlenmesini önleyerek damar sertliğinin ilerlemesini yavaşlattığını dile getiren Yücel, HDL düşüklüğünün genellikle belirgin bir belirti vermediğine dikkat çekti. HDL değerleri hakkında bilgi veren Yücel, erkeklerde 40 mg/dL’nin, kadınlarda ise 50 mg/dL’nin altındaki seviyelerin riskli kabul edildiğini, 40–59 mg/dL aralığının normal, 60 mg/dL ve üzerinin ise koruyucu düzey olarak değerlendirildiğini ifade etti. Düzenli kan tahlilinin görünmeyen riskleri erken yakalamak açısından büyük önem taşıdığını belirten Yücel, 20 yaşından itibaren en az 5 yılda bir lipid profili testi yapılması gerektiğini söyledi. 40 yaş üstü, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanlar, diyabet, tansiyon veya obezitesi olan kişilerin ise yılda en az bir kez test yaptırmasının önem taşıdığını kaydetti. HDL seviyesinin yaşam tarzı değişiklikleriyle önemli ölçüde artırılabileceğini vurgulayan Yücel, haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik egzersiz yapılmasını önerdi. Tempolu yürüyüş, bisiklet ve yüzme gibi aktivitelerin HDL’yi yüzde 5-10 oranında artırabildiğini belirten Yücel, düzenliliğin en kritik unsur olduğunu ifade etti. Beslenme alışkanlıklarının da belirleyici olduğunu kaydeden Yücel, zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve somon, uskumru, sardalya gibi omega-3’ten zengin yağlı balıkların HDL’yi desteklediğini söyledi. Trans yağlardan ve aşırı doymuş yağlardan uzak durulması gerektiğini belirten Yücel, lif açısından zengin beslenmenin de kolesterol dengesini olumlu etkilediğini ifade etti. Mercimek, nohut, kuru fasulye gibi kurubaklagillerin yanı sıra yulaf, taze sebze ve meyvelerin çözünür lif içerikleri sayesinde bağırsaktaki kolesterol emilimini azalttığını dile getirdi. Sigaranın HDL’yi doğrudan düşüren en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Yücel, sigarayı bırakan kişilerde HDL düzeyinin birkaç hafta içinde yükselmeye başladığını belirtti. Fazla kilolardan kurtulmanın da HDL artışını desteklediğini kaydeden Yücel, her 3 kilogramlık kilo kaybının HDL’de yaklaşık 1 mg/dL artış sağlayabildiğini ifade etti. Alkol tüketimi konusunda da uyarıda bulunan Yücel, çok az miktarda alkolün HDL üzerinde artırıcı etkisine dair veriler bulunduğunu ancak genel sağlık riskleri nedeniyle bu amaçla alkol tüketiminin önerilmediğini söyledi. Kronik stresin kortizol hormonunu artırarak kolesterol profilini olumsuz etkileyebileceğini belirten Yücel, meditasyon, nefes egzersizleri ve düzenli uykunun kalp sağlığı açısından önemli olduğunu ifade etti. Sık sorulan sorular ve yanlış bilinenler Sık sorulan sorular ve yanlış bilinenler hakkında bilgi aktaran Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, şunları söyledi: "HDL’m yüksekse kalp krizi geçirmem mümkün değil mi?’ Maalesef hayır. Yüksek HDL riski azaltır ama sıfırlamaz. Tansiyon, şeker hastalığı, sigara ve genetik faktörler de büyük rol oynar. Kalp sağlığı bütünsel bir yaklaşım gerektirir. ‘Yumurta yemek kolesterolü yükseltir mi?’ Güncel bilimsel veriler, sağlıklı bireylerin günde 1-2 yumurta tüketmesinin kolesterol dengesini olumsuz etkilemediğini göstermektedir. Yumurta, aslında HDL’yi destekleyen besinler arasındadır. ‘HDL’yi ilaçla yükseltmek mümkün mü?’ Bazı ilaçlar HDL’yi yükseltebilir, ancak ilaçla yükseltilen HDL’nin yaşam tarzıyla yükselen HDL kadar koruyucu olup olmadığı hâlâ araştırılmaktadır. Doktorunuzun önerisi olmadan ilaç kullanmayın. ‘Zeytinyağı gerçekten HDL’yi yükseltir mi?’ Evet. Akdeniz tipi beslenmenin temel taşı olan zeytinyağı, içerdiği oleik asit ve polifenoller sayesinde HDL düzeyini olumlu yönde etkiler. Günlük 2-3 yemek kaşığı soğuk sıkım zeytinyağı tüketimi, kalp-damar sağlığı için güçlü kanıta dayalı bir öneridir. ‘Kolesterol testini ne sıklıkla yaptırmalıyım?’ 20 yaşından itibaren en az 5 yılda bir lipid profili önerilir. 40 yaş üstü, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar, diyabet, tansiyon veya obezitesi bulunan kişilerin ise yılda en az bir kez test yaptırması gerekir. ‘Hastalarıma her zaman şunu hatırlatırım: Sağlıklı yaşam değişiklikleri, hiçbir ilaçla elde edemeyeceğiniz kadar geniş bir koruma ağı örer. HDL’nizi yüksek tutmak, bu ağın en kritik düğümü olabilir."
İstanbul Eti Bakır Ar-Ge Merkezi tescillendi Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescillendi. Bu sayede akademik dünya ile bağları da resmiyet kazanan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, hem yurt dışında hem de Türkiye’de üniversitelerle geliştirdiği projelerin sayısını arttırmayı hedefliyor. Eti Bakır’ın Samsun’da bulunan Ar-Ge Merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 5746 sayılı kanun kapsamında yapılan denetimler sonucunda 30 Ocak 2026 itibarıyla ‘Ar-Ge Merkezi’ belgesini aldı. Alınan tescil belgesi sayesinde teknik kabiliyetleri güçlendirmek için gerekli olan yüksek teknolojili cihaz ve ekipmanlara erişim kolaylığına sahip olan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, teknoloji geliştiren yapısıyla Türkiye’deki tüm madencilik sektörü için teknik bir güç olmayı hedefliyor. Eti Bakır Ar-Ge Direktörü İbrahim Göktaş, Ar-Ge merkezi ünvanına sahip olmanın bir varış noktası değil, global ligde oynamak için alınan bir vize olduğunu belirterek, "Bu ünvan bizi ’problem çözen’ yapıdan ’teknoloji geliştiren’ bir yapıya taşıyacak. Bize kattığı en büyük değer kurumsallaşma ve disiplin olacak. Yer altındaki zenginliği, yer üstündeki akıl ve bilimle birleştiriyoruz. Bu tescil sayesinde nitelikli insan kaynağının yanı sıra Ar-Ge merkezlerine özel açılan fonlara ve hibe programlarına erişimimiz kolaylaşacak. Tescil belgesiyle yer aldığımız her proje yeni bir projeyi beraberinde getirecek" dedi. Üniversite - sanayi iş birliği projeleri Alınan bu belge ile akademik dünya ile Eti Bakır Ar-Ge Merkezi arasındaki bağlarının resmiyet kazandığını ifade eden Göktaş, üniversite- sanayi iş birliğini bir iş modeli haline getireceklerini söyledi. Üniversitelerle kurulan bağların daha da sıkılaşarak, ortak projelerin artırılacağını ifade eden Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Madencilik sektörü dünyada artık sadece rezerv miktarıyla değil o rezervi ne kadar verimli ve çevreci işlediğinizle ölçülüyor. Eti Bakır, madenciliğe her zaman ‘bilimsel’ yaklaştı. Ar-Ge Merkezimizle bunu artık kanıtlamış oluyoruz. Önümüzdeki dönemde Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) belgesine başvurarak yurt dışındaki güvenilir faaliyetlerimizi de artıracağız."
Çanakkale 74 yaşındaki Hakime Teyzenin resim tutkusu Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, 15 yıldır yaptığı binlerce resmi annesinden kalma evinde sergiliyor. Kartonlara, ağaç ile taş parçalarına ve kağıtlara çizdiği binlerce resimle evini kaplayan Gürel’in tek tutkusu gördüklerini ve yaşadıklarını resimlere aktarmak. Ayvacık ilçesine bağlı 20 haneli Söğütlü köyünde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, çocukluğundan bu yana büyüklerinden dinlediği hikaye ve masallar ile hayatında gördüklerini ve yaşadıklarını resmedip annesinden kalma evinin her köşesine yerleştiriyor. Okuma ve yazması olmayan Hakime Pala Gürel’in resim tutkusu görenleri hem şaşırtıryor hem de duygulandırıyor. İlçeye 4 kilometre uzaklığındaki Söğütlü köyünde yaşamını küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile sağlayan Gürel’in dostları çizdiği resimler oldu. 15 yıl önce kalem ve boyaları ilk kez eline alan Gürel, yıllardır yaşadıklarını ve gördüklerini resimlere aktarıyor. Çocukluğunda dinlediği masalları da resimlere aktaran Gürel’in evindeki resimleri görenler de bu masalları Hakime Gürel’den dinleyebiliyor. Resim tutkusunun ilk olarak Umre’den döndükten sonra başladığını ifade eden Gürel, "Umre’ye gidince Kabe’ye aşık oldum. Hiç kalemi eline almayan insan olarak oradan döndükten sonra Kabe’yi çizdim. İlk yaptığım resim de bu oldu" dedi. Resim yaptıkça resim ve çizim yapmayı sevdiğini fark eden Gürel, "Resim yaptıkça resim yapmayı çok sevdiğimi fark ettim. İstanbul’a gittim. Oradaki gördüklerimi de resmetmeye başladım. İstanbul’da gördüğüm camileri çizdim" diye konuştu. Kartonlara, Ağaç ile Taş Parçalarına ve Kağıtlara Resim Çiziyor İlk olarak kağıt parçalarına resim çizen Gürel, ardından resim çizime uygun birçok maddeye de resim çizmeye başladığını söyledi. Gürel, "Çizimlerimi kağıt üzerine, karton üzerine, taş parçalarının üzerine, ağaç kabuklarının üzerine çomaklara resim çiziyorum. Tahtaymış, taşmış resime uygun herşeye çiziyorum. Yine evime ve kapılara da bu çizimi yapıyorum. Resim çizmeyi çok sevdiğim için böyle yapıyorum. Kaç tane resim yaptığımı bilmiyorum. Binlerce olmuştur. Çizdiğim resimleri üst üste koydum. Bir yerde biriktirmeye çalıştım, olmadı. Sonra evimi müze gibi yaptım. Her yerini çizdiğim resimlerle doldurdum. Evimin bu tarafında annem yaşıyordu. Öte yanda ben yaşıyordum. Annem vefat edince bu tarafı müze gibi yaptım. İsteyen de gelsin görsün" dedi. Üzüldüğünde ve Sevindiğinde İlk Yaptığı Şey Resim Çizmek Üzüldüğünde ve sevindiğinde bunu resimlerle paylaştığını ifade eden Gürel, "Çok sevindiğim veya çok üzüldüğümde bunu geçirmek için resim yapıyorum. Çok gezmeyi sevmem. İnsanlarla dedikodu da yapmam. Dağlara giderim. Doğayı incelerim. Meyveleri ve hayvanları incelerim. Kaç türlü ağaç var? Kaç çeşit yılan var, hayvan var? Buna bakarım. Bunu da resmederim. Yaptığım resimlerin hemen hemen hepsinin bir hikayesi var" dedi. Gürel, çizdiği resimlerin ilçeye ve köye gelenlerin ilgi gösterdiğini belirterek, resimlerini bazen de sattığını ifade etti.