SAĞLIK - 23 Şubat 2026 Pazartesi 10:58

‘İyi kolesterol hayat kurtarıyor’

A
A
A
‘İyi kolesterol hayat kurtarıyor’

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, toplumda çoğunlukla "zararlı" olarak bilinen kolesterolün bir türünün damarları koruyan en önemli doğal savunma mekanizması olduğunu belirterek, "HDL dediğimiz iyi kolesterol, damarların adeta süpürgesidir. Kalp krizine karşı sessiz ama güçlü bir koruma sağlar" dedi.


Türkiye’de kalp-damar hastalıklarının tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğunu vurgulayan Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, bu tablonun arka planında düşük HDL düzeyleri, yüksek LDL(düşük yoğunluklu lipoprotein) kolesterol, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yer aldığını söyledi. Kolesterolün vücut için hayati bir madde olduğunu ifade eden Yücel, hormon üretiminden hücre zarlarının yapısına, D vitamini sentezinden sindirim için gerekli safra asitlerinin üretimine kadar pek çok önemli görev üstlendiğini kaydetti.


Kolesterolün kanda serbest dolaşamadığını ve "lipoprotein" adı verilen taşıyıcı paketlerle taşındığını belirten Yücel, bu noktada LDL ve HDL’nin (yüksek yoğunluklu lipoprotein) rolüne dikkat çekti. LDL’nin damar duvarlarında birikerek damar sertliğine zemin hazırladığını, HDL’nin ise bu birikimleri toplayarak karaciğere geri götürdüğünü ifade eden Yücel, "Tıpta buna ters kolesterol taşınımı diyoruz. Bu süreç kalp krizine karşı en önemli doğal savunma mekanizmalarından biridir. Kardiyoloji pratiğimde hastalarıma hep şunu söylerim: LDL ateşi yakan kibrit, HDL ise yangın söndürme ekibidir" diye konuştu.


HDL’nin yalnızca kolesterol taşımakla kalmadığını, aynı zamanda damar iç yüzeyindeki iltihaplanmayı azalttığını, kanın pıhtılaşma eğilimini dengelediğini ve LDL kolesterolünün oksitlenmesini önleyerek damar sertliğinin ilerlemesini yavaşlattığını dile getiren Yücel, HDL düşüklüğünün genellikle belirgin bir belirti vermediğine dikkat çekti.


HDL değerleri hakkında bilgi veren Yücel, erkeklerde 40 mg/dL’nin, kadınlarda ise 50 mg/dL’nin altındaki seviyelerin riskli kabul edildiğini, 40–59 mg/dL aralığının normal, 60 mg/dL ve üzerinin ise koruyucu düzey olarak değerlendirildiğini ifade etti. Düzenli kan tahlilinin görünmeyen riskleri erken yakalamak açısından büyük önem taşıdığını belirten Yücel, 20 yaşından itibaren en az 5 yılda bir lipid profili testi yapılması gerektiğini söyledi. 40 yaş üstü, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanlar, diyabet, tansiyon veya obezitesi olan kişilerin ise yılda en az bir kez test yaptırmasının önem taşıdığını kaydetti.


HDL seviyesinin yaşam tarzı değişiklikleriyle önemli ölçüde artırılabileceğini vurgulayan Yücel, haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik egzersiz yapılmasını önerdi. Tempolu yürüyüş, bisiklet ve yüzme gibi aktivitelerin HDL’yi yüzde 5-10 oranında artırabildiğini belirten Yücel, düzenliliğin en kritik unsur olduğunu ifade etti.


Beslenme alışkanlıklarının da belirleyici olduğunu kaydeden Yücel, zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve somon, uskumru, sardalya gibi omega-3’ten zengin yağlı balıkların HDL’yi desteklediğini söyledi. Trans yağlardan ve aşırı doymuş yağlardan uzak durulması gerektiğini belirten Yücel, lif açısından zengin beslenmenin de kolesterol dengesini olumlu etkilediğini ifade etti. Mercimek, nohut, kuru fasulye gibi kurubaklagillerin yanı sıra yulaf, taze sebze ve meyvelerin çözünür lif içerikleri sayesinde bağırsaktaki kolesterol emilimini azalttığını dile getirdi.


Sigaranın HDL’yi doğrudan düşüren en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Yücel, sigarayı bırakan kişilerde HDL düzeyinin birkaç hafta içinde yükselmeye başladığını belirtti. Fazla kilolardan kurtulmanın da HDL artışını desteklediğini kaydeden Yücel, her 3 kilogramlık kilo kaybının HDL’de yaklaşık 1 mg/dL artış sağlayabildiğini ifade etti.


Alkol tüketimi konusunda da uyarıda bulunan Yücel, çok az miktarda alkolün HDL üzerinde artırıcı etkisine dair veriler bulunduğunu ancak genel sağlık riskleri nedeniyle bu amaçla alkol tüketiminin önerilmediğini söyledi. Kronik stresin kortizol hormonunu artırarak kolesterol profilini olumsuz etkileyebileceğini belirten Yücel, meditasyon, nefes egzersizleri ve düzenli uykunun kalp sağlığı açısından önemli olduğunu ifade etti.



Sık sorulan sorular ve yanlış bilinenler


Sık sorulan sorular ve yanlış bilinenler hakkında bilgi aktaran Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, şunları söyledi:


"HDL’m yüksekse kalp krizi geçirmem mümkün değil mi?’ Maalesef hayır. Yüksek HDL riski azaltır ama sıfırlamaz. Tansiyon, şeker hastalığı, sigara ve genetik faktörler de büyük rol oynar. Kalp sağlığı bütünsel bir yaklaşım gerektirir.


‘Yumurta yemek kolesterolü yükseltir mi?’ Güncel bilimsel veriler, sağlıklı bireylerin günde 1-2 yumurta tüketmesinin kolesterol dengesini olumsuz etkilemediğini göstermektedir. Yumurta, aslında HDL’yi destekleyen besinler arasındadır.


‘HDL’yi ilaçla yükseltmek mümkün mü?’ Bazı ilaçlar HDL’yi yükseltebilir, ancak ilaçla yükseltilen HDL’nin yaşam tarzıyla yükselen HDL kadar koruyucu olup olmadığı hâlâ araştırılmaktadır. Doktorunuzun önerisi olmadan ilaç kullanmayın.


‘Zeytinyağı gerçekten HDL’yi yükseltir mi?’ Evet. Akdeniz tipi beslenmenin temel taşı olan zeytinyağı, içerdiği oleik asit ve polifenoller sayesinde HDL düzeyini olumlu yönde etkiler. Günlük 2-3 yemek kaşığı soğuk sıkım zeytinyağı tüketimi, kalp-damar sağlığı için güçlü kanıta dayalı bir öneridir.


‘Kolesterol testini ne sıklıkla yaptırmalıyım?’ 20 yaşından itibaren en az 5 yılda bir lipid profili önerilir. 40 yaş üstü, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar, diyabet, tansiyon veya obezitesi bulunan kişilerin ise yılda en az bir kez test yaptırması gerekir.


‘Hastalarıma her zaman şunu hatırlatırım: Sağlıklı yaşam değişiklikleri, hiçbir ilaçla elde edemeyeceğiniz kadar geniş bir koruma ağı örer. HDL’nizi yüksek tutmak, bu ağın en kritik düğümü olabilir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.