ÇEVRE - 03 Aralık 2025 Çarşamba 11:48

Kepez’de konforlu ulaşım için yoğun asfalt mesaisi

A
A
A
Kepez’de konforlu ulaşım için yoğun asfalt mesaisi

Talas Belediyesi, Kepez Mahallesi’nde 5 bin 600 metrekarelik alanda bin 040 ton asfalt çalışması gerçekleştirdi.


Talas Belediyesi, ilçe genelinde kesintisiz ulaşım ve güvenli trafik akışı sağlamak amacıyla sürdürdüğü yol yenileme çalışmalarına Kepez Mahallesi’nde hız verdi. Kırsal diğer mahallelere giden önemli bir geçiş güzergâhı olan Kepez’de yapılan çalışmalar, bölge ulaşımını daha akıcı ve güvenli hâle getirdi. Ekipler, kapsamlı bir planlama doğrultusunda mahallede toplam 5 bin 600 metrekarelik alanda 1.040 ton asfalt serimi yaptı.


Caddelerde kapsamlı yenileme


Çalışmalar kapsamında Kepez Mahallesi’nin trafik yükünü taşıyan Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’nde 2 bin 700 metrekarelik alanda 520 ton, Şehit Er Faik Doğan Caddesi’nde ise 2 bin 100 metrekarelik alanda 400 ton asfalt serilerek her iki cadde de baştan sona yenilendi.


Mahallenin farklı noktalarına asfalt yaması


Cadde çalışmalarının yanı sıra, mahallede ihtiyaç duyulan 800 metrekare büyüklüğündeki muhtelif alanlarda 120 ton asfalt yama çalışması yapılarak yol güvenliği ve konfor artırıldı.


Kesintisiz ulaşım için gece gündüz çalışma


Talas Belediyesi ekipleri tarafından titizlikle sürdürülen çalışmalarla Kepez Mahallesi’nin yolları daha güvenli, daha konforlu ve daha modern bir çehreye kavuştu. İlçe genelinde yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen belediye, asfalt yenileme ve bakım çalışmalarını planlı bir şekilde sürdürüyor.



Kepez’de konforlu ulaşım için yoğun asfalt mesaisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’teki komşu cinayeti davasında sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Siirt’te Gülhan Börülce’nin (39) lojmanda bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık Şükrü K. (33) ve eşi Fatma K. (30) tutuklu bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Maktulün eşi Ramazan Börülce, annesi Şükran Güngör, babası Bayram ve kardeşi Muhammed Önder de SEGBİS aracılığıyla Ankara’dan duruşmaya bağlandı. Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanıkların "tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme" ve "nitelikli yağma" suçlarından cezalandırılması ve mevcut hallerinin devamı yönünde görüş belirtti. Duruşmada, müştekiler ve avukatları, sanıkların cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devam etmesi talebinde bulundu. Sanık Şükrü K. ise esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında, suçu tek başına işlediğini, eşi Fatma K’nin masum olduğunu söyledi. Sanık Fatma K. de suçsuz olduğunu iddia ederek, beraati yönünde karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Şükrü K. hakkında "tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme" ve "nitelikli yağma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıl hapis cezası ile tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, sanık Fatma K’nin ise hakkında isnat edilen suçlardan beraatini kararlaştırdı. Olayın geçmişi İki çocuk annesi Gülhan Börülce, 17 Aralık 2025’te merkez Barış Mahallesi’ndeki askeri lojmanda bıçaklanmış halde bulunmuş, ekiplerce yapılan kontrolde yaşamını yitirdiği belirlenen kadının cenazesi Ankara’da toprağa verilmişti. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Börülce’nin komşusu Şükrü ve eşi Fatma K. tutuklanmıştı.
Iğdır Iğdır’da "Azerbaycan Yatırım Fırsatları: Nahçıvan Bölgesinin Stratejik Avantajları" semineri Iğdır Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde Nahçıvan’ın yatırım ve ticaret alanındaki stratejik avantajları ele alındı. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesinde "Azerbaycan Yatırım Fırsatları: Nahçıvan Bölgesinin Stratejik Avantajları" semineri düzenlendi. Seminer, İstiklal Marşı ile Azerbaycan Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Seminerde konuşmacılar, Nahçıvan’ın jeopolitik konumu, lojistik avantajları, yatırım imkanları ve bölgenin ekonomik potansiyeli hakkında bilgiler verdi. Nahçıvan’ın Türkiye ile olan stratejik bağlantısına dikkat çekilen programda, özellikle ticaret, sanayi, tarım ve ulaştırma alanlarında önemli fırsatlar sunduğu ifade edildi. Katılımcılara Azerbaycan’daki yatırım süreçleri ve teşvikler konusunda da sunum yapıldı. Nahçıvan Ekonomi Bakanı Kazım Hüseyneliyev, konum olarak Iğdır ve Nahçıvan’ın stratejik önemine değinerek, "Iğdır Azerbaycan ve Nahçıvan için çok önemli bir şehirdir. Yaşı müsait olanlar iyi hatırlar, 1990’lı yıllarda, Azerbaycan bağımsızlığı yeni kazandığı zaman çok çetin durumlar vardı. Aynı zamanda Azerbaycan’ın ayrılmaz parçası olan Nahçıvan’da da ekonomik durum iyi değildi. O zaman Nahçıvan’da halkın talebiyle Yüksek Meclis Başkanlığına Haydar Aliyev seçildi. Onun büyük tecrübesi sayesinde Nahçıvan bu çetin durumlardan kurtuldu" dedi. Nahçıvan’ın ekonomik gelişim sürecinde Türkiye ile Iğdır’ın büyük katkıları olduğunu ifade eden Hüseyneliyev, "Bunun en büyük vesilelerinden biri Türkiye ile sınır kapısının ve gümrük köprüsünün yapılması oldu. Bu köprü Nahçıvan için artık bir ümitti, aynı zamanda bu köprü üzerinden taşınan mallar Nahçıvan’ın ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir rol oynamıştır. Elbette ki Nahçıvan bunu hiçbir zaman unutmamıştır" diye konuştu. Türk dünyası arasındaki bağın güçlendiğine dikkat çeken Hüseyneliyev, "Şahit oluyoruz ki son dönemlerde Türk devletleri arasında ilişkiler varlık gösteriyor. Türk dünyası arasındaki bu alaka Iğdır ve Nahçıvan aracılığıyla birleşiyor. Yani Türkiye’nin Türk dünyasına açılan bir kapısı da Nahçıvan’dır. Bu bizim birliğimizi ve beraberliğimizi biraz daha arttıran bir meseledir." dedi. Programa Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Kazım Hüseyneliyev, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Azerbaycan’ın Türkiye’deki Ticaret Temsilcisi Tamerlan Tağıyev ile çok sayıda davetli katıldı.
İstanbul Mahkeme başkanından sanık avukatlarına: "Hızlanması için bize yardımcı olun, kaç gündür duruşma yapıyoruz, bu tempoda duruşma yapan heyet yok" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında mahkeme başkanı sanık avukatlarına, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 36. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık eski Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin savunma yaptı. Ahmet Şahin hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgütün Büyükçekmece’deki faaliyetlerinin takibi için örgüt lideri tarafından meclis üyesi olarak yerleştirildiği ifade edilmişti. Şahin’in başka soruşturma kapsamında tutuklanan Hasan Akgün’ün yerine Başkanvekili olarak görevlendirildiği ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş tarafından Büyükçekmece Belediyesi’nde "sistem" için para toplaması amacıyla yetkili kılındığı aktarılmıştı. Şahin’in Büyükçekmece’de bulunan büyük inşaat projelerinin, alışveriş merkezlerin imar ve ruhsat konusundaki taleplerini örgüt lideri ve yöneticilerine ilettiği de iddianamede aktarılmıştı. Sanık Şahin iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Sözde örgütün faaliyetlerinin takibi için meclis üyeliğine yerleştirildiğim iddiası var. 2009 yılından beri meclis üyesiyim. Siyasetin her bir kademesinde emek verdim. Büyükçekmece’de 42 yıldır yaşıyorum. 4 seçim dönemi boyunca listelerin birinci sıralarından meclis üyesi seçildim. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün yerine seçildim. Belediye başkanvekilliğinin bir suç idaresine çevrildiğine inanmak istemiyorum. Ben Fatih Keleş’i siyasetten tanırım. Aramızda ast, üst emir talimat ilişkisi olamaz. Hiyerarşi iddiasını da kabul etmiyorum. Üzerime atılı örgüt üyeliği suçunu kabul etmiyorum" dedi. Duruşmada ardından Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya’nın savunmasına geçildi. Kaya hakkında iddianamede, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi olduğu, bu sebeple nüfuzunu kullanarak belediye ile sivil vatandaşlar arasındaki aracı kişi olduğu belirtilmişti. Kaya’nın sivil vatandaşların belediyedeki iş ve işlemleri için resmi bir sıfatı olmamasına rağmen nüfuzunu kullanarak devreye girdiği, belediyeye işe alınacak şahıslar konusunda da yine belediyede resmi sıfatı bulunmamasına rağmen aracılık yürüttüğü iddianamede kaydedilmişti. Kaya’nın İBB kaynaklarından kendisine maddi menfaat temin etmeye çalıştığı iddianamede açıklanmıştı. Kaya, mesleğinin iş insanı olduğunu ve aylık gelirinin 300 bin TL olduğunu söyleyerek, "Ben İBB’de çalışan değilim, altyapı üstyapı yapmıyorum. Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı örgüt üyesiymişim. Ben ne yaptım, ne talimat vermiş bana, ne işini yapmışım? Bu dosyada bana yöneltilen bir eylem yok. Sanıklar arasında tanığım 2-3 kişi var, biri eniştem Ekrem İmamoğlu. Ben haksız zenginleşmedim ben zengindim zaten. Zenginleşmeye ihtiyacım yoktu benim. Ben çok üzgünüm böyle bir olay bana yaşatıldığı için. Ben bu ülkeye yatırım yapmış, SSK, vergi primi ödemiş, işçisinin parasını zamanında ödeyen, bu ülkeye döviz kazandıran biriyim. İddianame çıktı okudum, ‘mahkeme başkanı beni tensip ile bırakır’ dedim. Ortada bir şey yok. Tek bir şey var 380 gündür ben cezaevindeyim. Ben iyi bir iş insanıyım. Ben o koltukta olsam bunların hepsini bırakırım. Eğer kamuya zarar vermişsem ödeyeceğim 10 katını. İş adamıyım ben. Kendi paramdan ödeyeceğim" dedi. Mahkeme başkanı Kaya’nın avukatlarının savunmasının ardından yaptığı açıklamada, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Süreci biz de uzatmaktan memnun değiliz. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. Duruşma yarına ertelendi.