SAĞLIK - 26 Aralık 2025 Cuma 12:35

Kışın korkusu: "Soğuk ısırması"

A
A
A
Kışın korkusu: "Soğuk ısırması"

Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, soğuk ısırması olarak bilinen ’Frostbite’ hakkında verdiği bilgilerde uygulanan yanlış tedavinin ampütasyona kadar gidebileceğini söyleyerek, "Isıtılan organın yeniden soğuğa maruz bırakılmaması gerekiyor" dedi.


Soğuk havalarda uzun süre kalındığında soğuk ısırması durumunun ortaya çıkabileceğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Tabi toplumda soğuk ısırması olarak bilinen esasta literatürde ’Frostbite’ olarak tanımlanmış rahatsızlık genelde sıfır derecenin altındaki havalara yoğun maruz kaldığında dokularda ve hücrelerde meydana gelen iskemik yani beslenme bozukluğuna bağlı meydana gelen tabloyu tanımlamak için kullanılan bir tanımdır. Özellikle yoğun soğuk havalara uzun süre maruz kalındığında, yahut yoğun alkol kullanımından sonra yine soğuk havalarda uzun süre kalındığında, işte askerler ve dağcılar gibi risk grupları var. Akral bölgeler dediğimiz yani burun, kulak, el ve ayak parmakları gibi bölgeler esasında soğuk ısırmasında en sık etkilenmesini beklediğimiz bölgelerdir. Genelde klinik muayenelerde biz gördüğümüz tabii ki bu etkilenen dokularda karıncalanma, uyuşma ve yer yer solukluk hissini hastalarımızda görmekteyiz. Bununla birlikte daha hafif frostbite yani soğuk ısırması vakalarında genelde derinin rengi daha beyaz gri iken daha uzun süreli soğuğa maruz kalma ve dokunun beslenmesinin bozulması ile birlikte deri renginin daha çok mavi-mor renge doğru değiştiğini beslenmenin bozulmasına paralel olarak bir sertlik dokuda hissediyoruz ve ileri vakalarda tabii bül dediğimiz bu sıvı oluşumları ve veziküller de ciltte görülebiliyor" dedi.


Yücel, ısıtılan organın yeniden soğuğa maruz bırakılmasının ampütasyona kadar gidebileceğini söyleyerek, "En ileri vakalarda da en şiddetli vakalarda da sinirlerin etkilenmesine bağlı biz hissizlik etkilenen ekstremitelerde ve organlarda görmekteyiz. Tabi burada en önemli şey tedavide hastalarımızın şunlara dikkat etmesi lazım. Burada en yanlış yapılan şey hastanın etkilenen organını ısıttıktan sonra tekrardan eğer soğuk maruziyeti olacaksa bu en yapılmaması gereken şeydir. Yani etkilenen organın çok daha kötü yani amputasyona yani derinin kaybına kadar girebilecek komplikasyonlara sebebiyet verebilir. Dolayısıyla tedavide uygulamamız gereken en önemli şey önce soğuk maruziyetini hastalarımızdan hemen kesmek ve bununla birlikte 37-39 derece gibi sıcaklıklardaki suya etkilenen organı maruz bırakarak 20-30 dakika gibi ve sonradan tekrardan soğuğa maruz kalmayacak şekilde tedavi algoritmasını biz başlatıyoruz. Bununla birlikte herhangi bir etkilerini organı ısı kaynağına maruz bırakmak, işte ateşle ısıtmaya çalışmak, ovalamak bunlar yapmamamız gereken davranışlardandır. Bazı vakalarda ilaç tedavisi de kullanabiliyoruz. Daha ileri vakalarda mikro pıhtılar oluşup artık organların amputasyonuna yani kesilmesi ne kadar gidecek olan şiddetli vakalarda ise trombolitik ajanları biz tercih ediyoruz. Ne önlemler alabiliriz bunu da konuşmak gerekirse tabi ki sıkı giyinmek bazı anemik hastalarımız mesela bu açıdan biraz daha risk altındadır diyebiliriz. Oksijenin dokulara taşıdığı besin miktarı da bozulduğundan dolayı kat kat giyinmek belki bu tarz hastalarda biraz daha önleme yönelik konuşabiliriz. Bununla birlikte tabi termal çoraplar, eldiven ve bere kullanımı soğuk havalarda özellikle parmakları sürekli bu az önce bahsettiğimiz risk gruplarında sürekli hareket ettirmek, aşırı soğuğa maruz kalmamak da ne hastalarımıza önermemiz gereken tedbirler arasındadır diyebiliriz" ifadelerini kullandı.



Kışın korkusu: "Soğuk ısırması"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Rumeli geleneği Bursa’da sahura renk kattı Bursa’nın İnegöl ilçesinde, ramazan ayının ruhunu yaşatmak amacıyla vatandaşlar sahura Rumeli ezgileriyle uyandırıldı. İnegöl’de asırlardır sürdürülen geleneğin yaşatılması amacıyla vatandaşlar sahura Rumeli ezgileriyle uyandırıldı. Yöresel kıyafetler giyinip müzik eşliğinde sokaklarda dolaşarak vatandaşları sahur için çağıran Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği üyeleri; tef, darbuka, akordeon ve klarnetle Balkan müzikleri çalarak sokak sokak dolaştı. İlçe sakinleri, bu neşeli müziklerle sahura kalkmanın keyfini yaşarken, dernek üyeleri de yöresel halk oyunlarını sergileyerek etkinliğe renk kattı. Ekipte yer alan görme engelli akordeon sanatçısı Hüseyin Şentürk de, çaldığı ezgilerle büyük beğeni topladı. Pencerelere çıkan vatandaşlar gençlerin performansına alkışlayarak destek verdi. Etkinlikte yer alan görme engelli akordeon sanatçısı Hüseyin Şentürk de çaldığı ezgilerle büyük beğeni topladı. Mahalleli, gençlere evlerinde yaptıkları börek ve tatlılardan ikram etti. Ekip, yaklaşık 5 kilometre yürüyerek etkinlik boyunca toplanan böreklerle sahurlarını yaptı. İnegöl Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Serdar Ay, "Dernek olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da sahur programı düzenledik. Bu akşam kültürel kıyafetlerini giyen Folklor ekibimizle İnegöllüleri sahura kaldırıyoruz. Bizim derneğimizde bu bir gelenek oldu. Her ramazan ayında yapıyoruz. Her sokakta vatandaşlar bizlere eşlik ediyorlar. Güzel kültürel bir etkinlik oluyor. Bu gelenek 15 yıldır devam ediyor. Bu akşam davulcular görevi bize bıraktı. Herkese teşekkür ediyoruz. Herkesin ramazan ayını ve gelmekte olan bayramını kutluyorum" dedi.