GÜNDEM - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 14:02

Kurban pazarlarında pazarlıklar kızıştı

A
A
A

Kayseri’de Kurban Bayramı’na sayılı günler kala kurban pazarlarında pazarlıklar kızışırken, besiciler ise kurban alacak vatandaşlara önerilerde bulundu.

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde bulunan Bülbülpınarı Kurban Pazarı’nda sıkı pazarlıklar yaşanıyor. Besiciler ise kurban alacak vatandaşlara hayvanın ön 2 dişini kontrol etmeleri gerektiğini ve pazarlıklarını son güne bırakmamaları gerektiğini söyledi. 15 yıldır büyükbaş hayvan besiciliği yapan Muhammet Ali Öğmen, sistem üzerinden kurbanlıkların küpe numaralarını kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, "Biz kurbanlık hayvanlarımızı genelde toplu olarak satıyoruz. Hayvanlarımız 2 yaşını doldurmuş, dişlerini çıkartmış hayvan olarak satıyoruz. Vakıflara ve Kur’an kurslarına hayvanlarımızı sattıktan sonra kalanları pazara indiriyoruz. Kurban alacak vatandaşlar hayvanların 2 yaşını geçmiş olması lazım, küpelerine bakmaları gerekli. Sistem üzerinden küpelerin üzerindeki numaraları girip yaşlarını doldurup doldurmadıklarına baksınlar. Bu yıl satışlar yavaştı ama bitirdik. Hayvan alırken pazarlık yapamadan önce dişini açıyoruz. Dişler kazma ve büyük olacak. Ayaklarında yara var mı, kalçası nasıl gözümüzle tartıyoruz" şeklinde konuştu.

Kurban pazarlarında pazarlıklar kızıştı

"Pazarlıklar kızıştı, gelen çok giden çok"

30 yıllık besici Murat Gümgüm de, kurban alacak vatandaşların alışverişlerini son güne bırakmamaları gerektiğini söyleyerek, "30 yıllık besiciyim. Kurban satışlarımız iyi gidiyor. Vatandaşlarımız, kurbanlarını alacaksa son güne bırakmasınlar, yanılmasınlar. Hayvan eksik ve az. Fiyatlarımızda uygun. Satışlarımız mükemmel, pazarlıklar kızıştı gelen çok giden çok. Çok şükür satıyoruz. Malı sattık bitirdik 3-5 tane mal kaldı neredeyse, yetişen alır. Kurbanlık hayvan seçerken dişlerine dikkat etmek gerekiyor, dişleri kapak açmış olacak. Yoksa o hayvandan kurban olmaz, dinde dahi böyle" ifadelerini kullandı.

Ali Göç - Samet Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Kurban bayramı öncesi çınarların kapısı vefayla çalındı Erzurum’da Kurban Bayramı öncesi yalnız yaşayan yaşlı vatandaşlar unutulmadı. "Çınarlarımızla Bir Ömür, Bir Dua" projesi kapsamında yaşlı bireyler evlerinde ziyaret edilerek hem bayramları kutlandı hem de ihtiyaçları yerinde dinlendi. Erzurum’da Kurban Bayramı öncesi yaşlı vatandaşlara yönelik anlamlı bir vefa ziyareti gerçekleştirildi. Erzurum Valiliği himayesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Çınarlarımızla Bir Ömür, Bir Dua" projesi kapsamında yalnız yaşayan yaşlı bireylerin kapısı bayram öncesinde çalındı. Proje ile yaşlı vatandaşların yalnızlık duygusunun azaltılması, ihtiyaçlarının yerinde tespit edilmesi ve sosyal yönden desteklenmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Erzurum genelinde tek başına yaşayan 65 yaş üstü 486 yaşlı birey tespit edildi. Bu vatandaşlardan 170’i düzenli ziyaret programına dahil edildi. Ekipler, belirlenen yaşlı vatandaşları üç aylık periyotlarla evlerinde ziyaret ederken, haftalık telefon görüşmeleriyle de ihtiyaç ve risk durumlarını yakından takip ediyor. Ziyaretlerde yaşlı vatandaşların sağlık durumları kontrol ediliyor, tansiyon ölçümleri yapılıyor, psikologlar tarafından sohbet ve psikososyal destek sağlanıyor. Müftülük görevlileri dini konularda merak edilen soruları yanıtlarken, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı uzmanları da vatandaşların sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını değerlendiriyor. Çalışmalar; Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde, müftülük, sağlık müdürlüğü, kaymakamlık, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile ilgili kurumların iş birliğiyle yürütülüyor. Yakutiye ilçesinde yalnız yaşayan Mürvet Portakal (79) ve Resul Kara (88) da Kurban Bayramı öncesi ziyaret edilen yaşlı vatandaşlar arasında yer aldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerini evinde ağırlayan Mürvet Portakal, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek büyük mutluluk yaşadı. Portakal, "Aranmak, sorulmak, bir ihtiyacımızın görülmesi kadar güzel. Devletin evimde, çok mutluyum" dedi. Alipaşa Mahallesi’nde yalnız yaşayan Resul Kara (88) ise Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut ve beraberindeki ekibi gözyaşlarıyla karşıladı. Kara’nın tansiyonu ölçülürken, psikolog tarafından sohbet edildi, müftülük görevlisi de dini konularda merak ettiği soruları yanıtladı. Kara, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Böyle bir topluluğun gelip bizi dinlemesi çok önemli. Sohbetimiz çok güzel geçti. Dünya benim oldu sanki. Allah hepinizden razı olsun" ifadelerini kullandı. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, projenin yalnızca bir ziyaret programı olmadığını belirterek, devletin şefkat elinin ve toplumun vefa duygusunun sahadaki güçlü bir yansıması olduğunu söyledi. Aykut, yaşlı vatandaşların üçer aylık periyotlarla ziyaret edildiğini, haftalık telefon görüşmeleriyle de olası ihtiyaç ve risklerin takip edildiğini ifade ederek, çalışmanın birçok kamu kurumunun iş birliğiyle sistemli şekilde yürütüldüğünü kaydetti. Bayram öncesi gerçekleştirilen ziyaretler, yaşlı vatandaşların gönüllerinde sıcak bir iz bırakırken, Erzurum’da vefa kültürünün güçlü bir örneği olarak değerlendirildi.
Adana Çelik: "Türkiye, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye’nin çevresindeki krizlere rağmen dünyanın "barış adası" olarak öne çıktığını belirterek, "Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. "Bunlar büyük bir mücadelenin eseri" Türkiye’nin dünyanın barış adası olarak öne çıktığını anlatan Çelik, "Türkiye’nin yukarısında Rusya-Ukrayna konusundaki kriz devam ediyor. Türkiye’nin güneyindeki Gazze’de soykırım maalesef devam ediyor. Doğumuzda İran’a dönük olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in haksız, hakkaniyetsiz ve hukuksuz saldırısının neticesi olarak ortaya çıkan tablo maalesef insani, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. Balkanlar’da birtakım olaylar gerçekleşiyor. Bütün bunun ortasında Türkiye’miz, nazar değmesin, gıpta edilen, üzerine titrenilen, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor. Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" ifadelerini kullandı. "Bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Büyük Türkiye’ davası için mücadele verdiğini belirten Çelik, "Cumhurbaşkanımızın bütün ömrünü vakfettiği Büyük Türkiye davası, bu davanın gereklerini yerine getirme konusunda cesur, tereddütsüz ve tavizsiz mücadelesi ve tabii sizlerin, sizlerden öncekilerin hep beraber verdiği bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" diye konuştu. "Dimdik ayakta durduk" Geçmiş dönemlerde siyasi baskılarla karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Çelik, "Vesayetin en karanlık zamanlarında, vesayetin en zor zamanlarında ve dünyanın en kötü şartlarında Cumhurbaşkanımıza bilinen ve bilinmeyen siyasi suikastlerle ve siyasi tehditlerle gelirlerken, bütün siyasi kadrolarımızın ve partimizin üzerine bir kabus gibi çökmeye çalışırlarken tek bir parti temsilcimizi bile sökemediler, dimdik ayakta durduk" dedi. Adana teşkilatındaki birlik ve beraberliğe vurgu yapan Ömer Çelik, "Allah’a şükürler olsun ki Adana’da bütünleşme devam ediyor, büyüme devam ediyor, AK Parti Adana’ya imza atmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından partililer bayramlaştı.
Sinop Sinoplu kaptan, İsrail zulmünü anlattı Gazze’ye insani yardım götüren Küresel SUMUD Filosu’nun Sinoplu kaptanı Tahsin Ünlü, uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğradıklarını; tecrit, şiddet ve gasba maruz kaldıklarını söyledi. İsrail ablukasını kırmak ve Filistin halkına insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’e açılan Küresel SUMUD Filosu’nda görev yapan Sinoplu tekne kaptanı Tahsin Ünlü, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ünlü, Kıbrıs’ın 80 mil açığında, uluslararası sularda İsrail askerleri tarafından hukuksuzça alıkonulduklarını ve 3 günlük bir tecrit süreci yaşadıklarını söyledi. Uluslararası hukukun hiçe sayıldığını belirten Kaptan Tahsin Ünlü, "Kıbrıs’ın 80 mil güneyinde, İsrail’in kendi topraklarından 180-200 kilometre uzakta, hiçbir uluslararası hakkı ve hukuku olmadan gerçekleştirdiği bir saldırıydı bu. Alıkoyma sonucu 3 günlük bir tecrit oldu; bunun 2 günü deniz, 1 günü kara hapishaneydi. Ardından Türkiye’nin girişimiyle ülkemize getirildik" dedi. "Konteynerlerde balık istifi kaldık" Gemi güvertesindeki ilkel şartlarda tutulduklarını aktaran Ünlü, "Gemilerin ortasına boş konteynerler koymuşlar. Kirli, soğuk, kadın-erkek karışık balık istifi yatar derece bir yerde kaldık. Açlık susuzluk sorun değil, biz bunu 3 gün çektik ama Filistinli kardeşlerimiz bunu yıllardır yaşıyor. Bizim yaşadığımız problem, onların yaşadıklarının yanında bir hiç kalır" ifadelerini kullandı. "Elektroşok ve şiddet uyguladılar" Gözaltı sürecinde ağır şiddete maruz kaldıklarını dile getiren Ünlü, "Kadın-erkek ayırt etmeden darp edilen arkadaşlarımız oldu. Ters kelepçe, darp ve işkence yapıldı. Yardım isteyen kadınlara elektroşok ile bayıltma gibi işlemler uygulandı. İsrail bunu kendi yayın organlarında bizleri rahat transfer ederken görüntüleyip dünyaya şiddet kullanılmadığını iddia edebilmek için lanse etmeye çalışıyor. Ayrıca pasaportlarımızın içine koyduğumuz paralara el koydular, 1 dolara bile tamah edip gasp ettiler" şeklinde konuştu. Hem Türk hem İsrail vatandaşı olan kişilerin İsrail ordusunda görev yaptığına dair ifşalara değinen Ünlü, "Farkındalık oluşturup yurt dışındaki insanların, özellikle Siyonistlerin Türkiye’deki mülkiyet haklarını ve vatandaşlıklarını ellerinden almamız gerekiyor. Sınır dışı yasağı koymalıyız" dedi. "Gemi hapishanesinde arkamızda namaza durdular" Filonun hedefine tam olarak ulaşamasa da küresel uyanışa vesile olduğunu belirten Kaptan Tahsin Ünlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Farklı ülkelerden, farklı din ve ırklardan gelen aktivistlerle çok büyük bir fikir alışverişi yaptık, muazzam bir dayanışma içindeydik; hatta orada bir kardeşimiz Müslüman oldu. İslam’ın orada yayılışına, İsrail’in gemi hapishanelerinde İslam’dan tamamen bihaber olan Güney Amerikalıların arkamızda saf tutup namaza durduğuna şahit olduk. Hedefimiz Gazze’ye varmaktı; bunu tam bir zafer olarak niteleyemeyiz ama hezimet de değil. Çünkü bir hezimet olması için tamamıyla başarısız olmamız gerekiyordu. Bu süre zarfında dünyanın çeşitli yerlerinden, Avrupa’da ve Güney Amerika’daki insanlar bu konunun üzerine çok fazla düşmeye başladılar ve büyük bir uyanış başladı."